Anasayfa / Editoryal / Ahmet ve Mehmet Altan serbest bırakılmalıdır

23 Eylül

Ahmet ve Mehmet Altan serbest bırakılmalıdır

Altan kardeşlerin ‘’darbeye teşebbüs’’ ile suçlanması darbenin gerçek sorumlularını gizleme amaçlıdır

 
 
Bu tuhaf macera gazeteci yazar Ahmet Altan ve kardeşi ekonomi profesörü Mehmet Altan’ın “insan bilincinin kavrayamayacağı mesajları bir televizyon programında vererek, darbecilerle ilişki kurdukları” iddiasıyla başladı.
 
Ahmet ve Mehmet Altan Türkiye’de dokuz günlük bir resmî tatil döneminin ilk günü olan 10 Eylül’de, bayramın hemen öncesinde şafak vakti evleri basılarak gözaltına alındılar.
 
Gözaltının resmî gerekçesi, Ahmet ve Mehmet Altan’ın 15 Temmuz darbe girişiminden bir gece önce bir televizyon kanalında ‘’subliminal’’ darbe mesajı verdikleri iddiasıydı.
Altan kardeşler bu iddia ile 12 gün gözaltında tutuldular.
 
İlk beş gününde avukat görüşü de olmayan, aile görüşüne hiç izin verilmeyen bu gözaltı süresince, ayrı ayrı dörder kişilik küçük koğuşlarda, florasan ışıklarının 24 saat yandığı, gökyüzünün hiç görünmediği, penceresiz, bahçesiz, havalandırmasız bir ortamda, günde bir soğuk sandviç iki küçük konserve ile sınırlı yemek yiyerek, çay, kahve, sigara, gazete, kalem, kâğıt, televizyon, telefon kullanmalarına izin verilmeksizin, kötü hijyen koşullarında tutuldular.
 
12 günlük gözaltı süresi sonundaki sorgularında Ahmet ve Mehmet Altan’a gözaltına alınmalarının nedeni olan ‘’subliminal darbe mesajı’’ iddiası sorulmadı bile.
 
Hukuken utanç verici olan bu iddia bütün dünyanın ve Türkiye’nin tepkisini çekince, 12 günlük gözaltı süresinden sonra birden suçlama değişti.
 
İki yazar, 15 Temmuz darbesini gerçekleştiren silahlı terör örgütüne üye olmak ve Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etmek suçlarıyla itham edildi.
 
“O nedenle” olmuyorsa “bu nedenle” olsun diye özetlenebilecek hukuksuz bir kararlılık sergileyen savcı, yazarların 2008 yılında, 2010 yılında yazdıkları yazıları bile “suç unsuru’’ olarak görüp dosyaya ekledi.
 
“Silahlı terör örgütüne üye olmak’’ gibi dehşet verici bir suçlamayla karşılaşan iki yazara, bu “örgüt”  üyeliği ile ilgili herhangi bir kanıt gösterilmedi.
 
Mehmet Altan tutuklandı
 
Savcının iddiası doğrultusunda, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın “hukuk dışına çıktığını" söylemenin, bunu eleştirmenin “darbeciliğin” bir unsuru ve göstergesi olduğunu iddia eden Sulh Ceza Hâkimliği, Mehmet Altan’ın iki buçuk saatlik bir televizyon programında söylediği tek bir cümleyi “terör örgütü üyeliğinin” ve ‘’darbeciliğin’’ kanıtı olarak kabul ederek kendisini 22 Eylül günü sabaha karşı tutukladı.
 
Hâkimlik, Mehmet Altan’ın – 2013’te bazı hükümet üyeleri hakkında yolsuzluk ve rüşvet iddialarının gündeme geldiği – 17-25 Aralık olayından sonra hükümeti eleştirmeye devam etmesinin de darbeciliğin bir göstergesi olduğunu iddia etti.
 
Hukuk sisteminin, hükümeti eleştiren herkesi “darbecilikle” suçlamaya yönelik yeni bir anlayışı benimsediği ve uygulamaya koyduğu Mehmet Altan hakkında verdiği kararla ortaya çıktı.
 
Başarısız darbe girişiminden bu yana bu girişimle bağlantılı olarak gözaltına alınan çok sayıda gazeteci ve yazar silahlı terör örgütü üyeliği ya da propagandası ile suçlanırken, bu kez tanınmış bir gazeteci, yazar ve iktisat profesörü doğrudan ‘’darbeye teşebbüs’’ ile de suçlanmaktadır.
 
Serbest kalan Ahmet Altan hakkında yakalama kararı
 
Ahmet Altan 22 Eylül gece yarısından sonra çıkarıldığı 10. Sulh Ceza Hâkimliği’nce, ‘’silahlı terör örgütü üyeliği ve Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçlarını işlediğine dair kuvvetli suç şüphesinin varlığının kabulüne yeterli delil olmadığı’’ gerekçesiyle adlî kontrolle serbest bırakıldı.
 
Bu kararın üzerinden 24 saat geçmeden Savcı Can Tuncay, Altan hakkındaki karara itiraz etti ve 1. Sulh Ceza Hâkimliğinden tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarttı. Karar basına yansıdıktan sonra Ahmet Altan Çağlayan Adliyesi’ne giderek güvenlik yetkililerine teslim oldu. Bu karar, Altan’ın ‘’silahlı terör örgütü üyesi’’ olduğu iddiasını, yazarın 14 Aralık 2012’ye kadar yönettiği Taraf gazetesinde yapılan haberlere dayandırıyor.
 
Ahmet ve Mehmet Altan hakkındaki tutuklama kararları sonrasında, 15 Temmuz darbe girişiminin ciddiyetle, hukukun ve aklın gerektirdiği biçimde soruşturulmayacağından endişe duymaktayız.
 
Altanların ‘’silahlı terör örgütü üyeliği ve darbeye teşebbüs’’ suçlarından yargılanacak olması hukuk dışı bir amaç taşımaktadır.
 
Bu amaç, darbe girişimi bahane edilerek her türlü eleştirel sesin “darbeci’’ ya da ‘’terör örgütü üyesi’’ suçlamasıyla susturulması, muhalefetin sindirilmesidir.
 
Profesör Mehmet Altan ve yazar Ahmet Altan bu amacın kurbanı olarak yargılanmadan cezalandırılıyorlar.
 
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin verdiği siyasetçileri eleştirme hakkını terör ve darbeyle eşdeğer tutmak ve bu hakkı kullanmak dışında bir eylemi olmayan gazeteci ve yazarları özgürlüğünden mahrum etmek darbeyle ve darbecilerle mücadeleye hizmet etmez, aksine bu çok önemli soruşturmayı rayından çıkarma riski taşır.
 
Esasen darbe soruşturmasını rayından çıkarmak isteyenler, bu süreçle ilgili eleştirilerin susturulmasını isteyenler hayatı boyunca darbelerle ve darbeci zihniyetle mücadele etmiş, bu konuda binlerce sayfa yazı yazmış olan Mehmet Altan ve Ahmet Altan’ı hapishaneye gönderdi.
 
Altanlara sahip çıkmak aynı zamanda hukuka, demokrasiye ve Türkiye’ye sahip çıkmak anlamına gelecektir.
 
Ahmet Altan ve Mehmet Altan hakkındaki bu haksız suçlamaların düşürülmesi, iki kardeşin derhal serbest bırakılması için hukuk yoluyla mücadeleyi sürdüreceğiz.
 
 

Paylaş

Twitterda Paylaş Facebookda Paylaş Google Plusda Paylaş
?
?
?
?
?
?

P24’E YAZIN

Proje ve çalışmalarımızla
ilgili düşünce, öneri
ve görüşlerinizi
bize buradan iletebilirsiniz.

FİKRİNİ PAYLAŞ
P24’E YAZIN
Proje ve çalışmalarımızla ilgili düşünce, öneri ve görüşlerinizi bize buradan iletebilirsiniz.

Fikrini paylaş >>
© TUM HAKLARI SAKLIDIR.

P24’E BAĞLAN

Güncel bilgilerilerden /duyurulardan haberdar olmak için mail listemize kayıt olun.

Powered by PXLDeN Design