Anasayfa / Güncel / “Cezaevindeki gazetecileri serbest bırakın”

28 Şubat

“Cezaevindeki gazetecileri serbest bırakın”

Uluslararası hak temelli kuruluşlara göre gazetecilerin bırakılması ve Olağanüstü Hâl’in kaldırılması öncelikli adımlar olmalı


Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC), Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI), Article 19, İsveç PEN, Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü (RSF) ve Avrupa Gazeteciler Derneği (AEJ) 27 Şubat’ta düzenledikleri bir toplantıda Türkiye’de basın üzerindeki baskının sona erdirilmesi ve hapisteki gazetecilerin serbest bırakılması çağrısında bulundu.

Heyet üyeleri muhalefet partileriyle ve basın kuruluşlarıyla görüşmeler gerçekleştirmek üzere İstanbul’da bulunuyor.

TGC Burhan Felek konferans salonunda gerçekleştirilen toplantıya TGC Başkanı Turgay Olcayto, IPI Savunu ve İletişim Direktörü Steven Ellis, IPI İngiltere Ulusal Komitesi üyesi ve BBC İskoçya Sorumlu Müdürü Sandy Bremner, RSF Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu, AEJ Başkanı Otmar Lahodynsky, insan hakları örgütü Article 19 Program Sorumlusu Georgia Nash ve RSF Savunu Danışmanı Sophie Busson katıldı.
 
“Halkın suskunluğu anlaşılamaz”

Toplantının açılış konuşmasını yapan TGC Başkanı Turgay Olcayto, sözlerine sıkıntılı dönemlerde yurt dışındaki meslek örgütlerinden büyük destek alıklarını söyleyerek başladı.

“Türkiye gazetecilerin çok zorlandığı dönemler yaşadı. Bu kadar derin ızdıraplı bir dönem hiç yaşanmadı,” diye Olcayto cezaevinde 145 gazeteci bulunduğunu ve çoğunun sadece gazetecilik yaptığı için hapiste olduğunu söyledi.
Adalet Bakanlığı’nın TGC’nin cezaevindeki gazetecilere ziyaret etmesine izin vermediğini söyleyen Olcayto, böyle bir dönemde halkın suskun kalmasının anlaşılamaz olduğunu söyledi.

Var olan durumu “Hızla otokrasiye doğru yürüyen bir Türkiye var. Konuşmanın, sorgulamanın, irdelemenin, hattâ kitap okumanın bile suç olduğu bir toplum” diyerek açıklayan Olcayto, baskılara rağmen çalışmaya devam eden gazeteciler nedeniyle umutlu olduğunu söyledi.

“Basına baskı demokrasiyi zedeliyor”

Toplantıda konuşan IPI’dan Steven Ellis Türkiye’de basın ve ifade özgürlüğünün geleceğinden endişe duyan örgütler olarak, gazetecilik faaliyetlerinden ötürü hapsedilen gazetecilerle dayanışmak ve basın özgürlüğünün önümüzdeki referandum için önemine dikkat çekmek için İstanbul’da olduklarını dile getirdi.

Cezaevindeki gazetecileri ziyaret etme taleplerinin Adalet Bakanlığı tarafından reddedildiğini anlatan Ellis, basın üzerindeki baskının güç denetleme mekanizmalarını, dolayısıyla da demokrasiyi, zedelediğini söyleyerek bundan büyük endişe duyduklarını dile getirdi.

Cezaevindeki gazetecilerin derhal salıverilmesini isteyen Ellis, “Hükümetin hapisteki gazetecilerin suçlu olduğuna dair savını kategorik olarak reddediyoruz,” diyerek, davaları incelediklerinde gazetecilerin yazı veya söylemleri nedeniyle suçlandığını gördüklerini belirtti.

“Demokrasiye saldırı”

IPI İngiltere Ulusal Komitesini temsilen katılan ve BBC’de gazetecilik yapan Sandy Bremner: “Bu kadar yüksek sayıda gazetecinin âdil yargılama olmaksızın hapiste tutulması hiçbir medeni standarda göre kabul edilemez dedi. Onca gazeteci bu muameleyle karşı karşıyayken uluslararası toplumdan beklenen de tepki göstermesidir” diye ekledi.

Bremner bu kadar çok sayıda gazetecinin hapiste bulunmasını “demokrasiye bir saldırı” olarak niteledi.

“Davalar siyasi”

Article 19 adına konuşan Georgia Nash, gazetecilerin iddianame olmaksızın uzun süreli tutuklu bulunmasının, somut suçlamalar yöneltilmeden cezalandırılması anlamına geldiğini söyledi. Davaların siyasi olduğunun açık olduğunu belirten Nash, Ahmet Şık’ın aynı anda Fethullah Gülen cemaatinin hem de PKK propagandası yapmakla suçlandığını ve Altan kardeşlerin “sübliminal mesaj” vermek suretiyle darbeye destek olmakla suçlandığını hatırlattı.
Nash, bu davaların Türk yargısına olan güveni zedelediği gibi Türkiye’nin uluslararası hukuktan doğan yükümlülüklerinin de ihlali olduğunu söyleyerek hapisteki gazetecilerin bırakılması ve Olağanüstü Hâl’in kaldırılarak, bu dönemde çıkan KHK’lerin iptal edilmesi çağrısında bulundu.

“Türkiye en büyük gazeteci hapishanesine dönüşmemeli”

AEJ Başkanı Otmar Lahodynsky ise Avrupa Konseyi ve AGİT üyesi ve AB üyeliğine aday olan Türkiye’nin uluslararası topluma taahhütlerini yerine getirmesi gerektiğini söyledi.
Die Welt muhabiri Deniz Yücel’in gözaltına alınmasının yabancı basına gözdağı vermek amaçlı olduğunu savunan Lahodynsky, “Türkiye dünyada gazeteciler için en büyük cezaevine dönüşmemeli” dedi.
OHÂL’in insan hakları ihlalleri için bir gerekçe olamayacağını vurgulayan Lahodynsky, “AEJ olarak gazetecilikten başka icraatı olmamış gazetecilerin serbest bırakılmasını istiyor, gazetecilik suç değildir diyoruz” dedi.

RSF: AYM ile görüşeceğiz

RSF Savunu Danışmanı Sophie Busson RSF Türkiye temsilcisi Erol Önderoğlu’nun da Özgür Gündem ile dayanışma kampanyasına katıldığı için 14 yıl hapis tehdidiyle karşı karşıya olduğunu hatırlatarak bu durumu Anayasa Mahkemesi ile görüşeceklerini belirtti.

“Ayrıca örgüt olarak Avrupalı parlamenterlerle bir araya gelme koşullarını arıyoruz, Cenevre’de Avrupa Parmanetosu’nda Türkiyeli gazetecilerin durumuyla ilgili oturum gerçekleştireceği, Türkiye’deki durumu Avrupalılarla paylaşacağız.”

“Referandumda haber alma hakkı önemli”

İsveç PEN’den katılan konuşmacı Anna Livion Ingvarsson da “Türkiye’de habere sahip çıkma, tartışmaya dahil olma, yazı yazma ve kitap yazmanın bedelinin ağır olması karşısında duyduğumuz endişe nedeniyle buradayız. Referandum sürecinde de haber almanın ne kadar önemli olduğunu gözlemliyoruz. İsveç PEN olarak da tutuklu tüm gazeteci ve yazarların da tahliye edilmesini bekliyoruz” diye konuştu.
 
 
 

Paylaş

Twitterda Paylaş Facebookda Paylaş Google Plusda Paylaş
?
?
?
?
?

P24’E BAĞLAN

Güncel bilgilerilerden /duyurulardan haberdar olmak için mail listemize kayıt olun.

Powered by PXLDeN Design