Anasayfa / Güncel / Semiha Şahin ve Pınar Gayıp tahliye edilmedi

10 Eylül

Semiha Şahin ve Pınar Gayıp tahliye edilmedi

Beş aydır tutuklu ETHA çalışanları Semiha Şahin ve muhabiri Pınar Gayıp ilk kez hâkim karşısındaydı. Duruşmada tahliye kararı çıkmadı

 
Beş aydır tutuklu bulunan Etkin Haber Ajansı (ETHA) editörü Semiha Şahin ve muhabiri Pınar Gayıp’in yargılandığı davanın ilk duruşması 10 Eylül’de İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Mahkeme, savunmaların ardından her iki gazeteci ve aynı davada yargılanan diğer iki sanık Ferhat Harun Pehlivan ve Gülsen İmre’nin tutukluluklarının devamına hükmetti. Davanın ikinci duruşması 5 Aralık 2018’de görülecek.
Dava kapsamında her iki gazeteci de “terör örgütü üyeliği” ve “örgüt propagandası yapmak” suçlamalarıyla yargılanıyor. Diğer iki sanık, SGDF üyesi ve bir dönem ETHA’da staj yapan Ferhat Pehlivan ile Gazi Mahallesi’nde gözaltına alınan Gülsen İmre ise “örgüt propagandası yapmak” ile suçlanıyor.

Semiha Şahin: Dava hukuki değil, siyasidir

ETHA editörü Semiha Şahin, mahkemeye verdiği savunmasında haklarındaki “örgüt üyeliği” suçlamasının ETHA’da çalışmalarına dayandırıldığını belirterek, “Halkın haber alma özgürlüğü evrensel bir normdur. Ama ETHA yasa dışı gösteriliyor, çalışanları kriminalize ediliyor, haberler suç delili olarak sunuluyor. Bu nedenle bu davanın hukukî değil, siyasi olduğunu düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
Savunmasına gözaltına alınma biçimlerinden tutuklanana kadar pek çok hukuk ihlali yaşandığına dikkat çeken Şahin, “Adalet bu ülkenin en önemli talebi haline geldi. Hakkımdaki gözaltı kararı, gözaltına alınma biçimim, tutuklanmam adaletin ‘A’sını aratır nitelikteydi” dedi. Hakkındaki iddialara da değinen Şahin, Özel Harekat polislerinin de dâhil olduğu bir ev baskını sonucu gözaltına alınmalarını protesto etmek için emniyette yaptıkları açlık grevi eyleminin ve ETHA’nın gözaltına alınmalarına ilişkinin haberinin de suç delili olarak dosyaya konduğunu söyledi. Şahin ayrıca 7 binin üzerinde Twitter paylaşımından 3-4 tanesinin cımbızlanarak delil olarak sunulmasını da eleştirdi.

“Bizler olağan şüpheli olarak görülüyoruz, zamanı gelince tutuklanıyoruz. Bu yaklaşımla adil bir yargılama nasıl mümkün olur?” diye Şahin, duruşmada beraat edeceğine inandığını söyleyerek savunmasını tamamladı.

Pınar Gayıp: Bir kez bile ifadeye çağrılmadım

ETHA muhabiri Pınar Gayıp’te gözaltına alınma ve tutuklanma sürecinde yaşadıkları hukuksuzluklara değindi. İstanbul’a geldiğinden bu yana aynı evde yaşadığını, aynı ajansta çalıştığını ve neredeyse her gün Adliye’de dava takip ettiğini vurgulayan Gayıp, “Bir kez bile ifadeye çağrılmadım. Bunun yerine evim sabah karşı kar maskeli uzun namlulu polisler tarafından basıldı” dedi. Gayıp ayrıca emniyette 7 gün boyunca süren gözaltı süreçlerinin ardından savcı tarafından ifadeleri alınmaksızın tutuklanmaya sevk edildiklerini de sözlerine ekledi.

Sosyal medyada IŞİD ile savaşan gruplara ilişkin paylaşımlarının suç delili olarak gösterilmesine tepki gösteren Gayıp, IŞİD’in Türkiye’de de bir terör örgütü olarak sayıldığını vurgulayarak “Ancak benim sosyal medyada bu paylaşımları yapmamın bir nedeni daha var. Ben katil IŞİD çetelerinin bu topraklarda gerçekleştirdiği en büyük katliamlardan biri olan Suruç katliamından şans eseri sağ çıktım. Eğer o gün basın çalışanlarının olduğu tarafta yer almasaydım bugün burada olamazdım” ifadelerini kullandı.

Sosyalist bir kadın ve gazeteci olduğunu ve bu çizgide yayın yapan ETHA ajansında çalıştığını belirten Gayıp, “Gazetecilik, egemenlerin iktidarlarını kurmak ve korumak için gizlemeye çalıştığı gerçeklerin izini sürmek ve açığa çıkarmaktır. Gazetecilerin görevi de bu gerçekleri ne pahasına olursa olsun halka ulaştırmaktır. Dünyanın her yerinde gazetecilere iki şey dayatılır; ya iktidarın verdiği bilgiler doğrultusunda egemenlerin görmek ve duymak istediklerini servis eder ya da ezilenlerinden yana taraf olup halka ulaştırır yani özgür basın geleneğinin saflarında yer alırsınız” diye konuştu.

Gayıp, “hukuka uygun bir yargılama yapılırsa beraat edeceğime eminim” diyerek tahliyesini talep etti.

Avukatlar: Olaysız eylemler 3-4 yıl sonra suç delili sayılıyor

Semiha Şahin ve Pınar Gayıp’ın savunmalarının ardından söz alan avukatları ise iddianamedeki delillerin hukuka aykırı olduğunu söyledi. Semiha Şahin’in avukatı Özcan Karakoç, mahkemeye “Müvekkilimle ilgili 3-4 yıl önce katıldığı eylemler suç ise, neden emniyet fotoğraflandığı anda savcılığa ihbar etmemiş? Bu eylem ve anmalarda ne bir uyarı, ne polis tarafından dağıtma ne de gözaltı olmuş. Bunlar 3-4 yıl sonra nasıl delil olarak sunulur?” diye sordu. Gazetecilerin emniyette 7 gün boyunca herhangi bir işlem yapılmaksızın bekletildikleri, gece saatlerinde savcılığa sevk edilip ifadeleri dahi alınmadan tutuklandıklarını belirten avukat Karakoç “(Kolluk ve savcılığa tanınan) yetkiler sınırsız ve keyfî değildir” dedi.

Sanıkların isnat edildikleri suçları işlediklerine dair kesin kanıt oluşmamışsa tutukluluğun devamı kararının ağır olacağını vurgulayan Karakoç, “her türlü karar vicdani olmak zorundadır” ifadelerini kullandı. Pınar Gayıp’ın avukatı Kader Tonç da müvekkilinin tüm sosyal medya hesaplarının kapalı olduğunu vurgulayarak “Delil olarak sunulan paylaşımlar yasa dışı olarak elde edilmiştir” dedi. ETHA’nın ise yasal olarak faaliyet gösteren bir ajans olduğunu vurgulayan Tonç “ETHA’nın ticarî sicilini ve Pınar Gayıp’ın ajansın çalışanı olduğuna dair kaşeli bir belgeyi dosyaya sunduk. Düşünün, ‘yasa dışı bir örgüt bu kişiler benim çalışanımdır’ diyecek” ifadelerini kullandı.

Basın çalışanları karar açıklanırken salona alınmadı

Savunmaların ardından söz alan duruşma savcısı, dosyada eksik unsurların giderilmediğini gerekçe göstererek tüm tutukluların tutukluluk hallerinin devamını talep etti. Mahkeme aranın ardından, her iki gazeteci ile birlikte yalnızca “örgüt propagandası yapmak” suçlamasıyla yargılanan Ferhat Harun Pehlivan ile Gülsen İmre’nin tutukluluk hallerinin devamına hükmederek duruşmayı 5 Aralık 2018’e erteledi.

Bu arada, tahliye taleplerinin değerlendirilmesi aşamasında duruşma salonundan çıkarılan basın çalışanları, karar açıklanırken mahkeme başkanının talimatıyla salona alınmadı. Basın mensupları, İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi’nin ara kararı kapalı kapılar ardında açıklamasına tepki gösterdi.
 
 
 
 

Paylaş

Twitterda Paylaş Facebookda Paylaş Google Plusda Paylaş
?

P24’E BAĞLAN

Güncel bilgilerilerden /duyurulardan haberdar olmak için mail listemize kayıt olun.

Powered by PXLDeN Design