Anasayfa / Güncel / “Gençliğin umutsuz bayramı”

18 Mayıs

“Gençliğin umutsuz bayramı”

19 Mayıs Gençlik Bayramı öncesi Türk gençliğinin içler acısı son durumu Karar gazetesinin manşetindeydi.

Karar gazetesi manşetinde, “Gençliğin umutsuz bayramı” başlıklı habere yer verdi. Haberde şu ifadeler kullanıldı:

“19 Mayıs öncesi Türkiye’de gençliğin durumuna ilişkin veriler, düşündürücü tabloyu ortaya koydu. 15 yaş üstü işsizlik son 40 yıldaki en yüksek seviyeye ulaştı. Üniversite eğitiminin kalitesindeki geriye gidiş ve ‘ne çalışan ne okuyan’ oranının yüzde 26’ya ulaşması, nüfus içindeki en dinamik kesim olan 13 milyonun içinde bulunduğu sıkıntılar için en ciddi uyarı oldu. TÜİK’e göre 15 yaş üstü nüfusun 2000 yılında 3.38 olan işsizlik oranı geçen yıl 7.27’ye fırladı. Alarm zilleri çaldıran rakamlar, 19 Mayıs Gençlik bayramından önce 15-24 yaş arasındaki 12.9 milyon gencin sıkıntılarının yansıması oldu. Ancak sorunlar işsizlikle sınırlı kalmadı. Ne eğitim gören ne çalışanların sayısı 2.9 milyon oldu. ‘Gençlik raporu’ hazırlayan CHP’li Yunus Emre de bu ıranın yüzde 26.7’ye ulaştığını belirtti. Raporda, üniversitelerdeki artışa rağmen eğitimdeki kalitenin alarm verdiği belirtilerek, kayıtdışı istihdam nedeniyle gençlerin salgın desteklerinden de yararlanamadığına yer verildi. En dinamik olması gereken kesimin ekonomik ve siyasi hayatta yer edinememesinin ise ‘sosyal dışlanma’ya yol açtığı kaydedildi. Gençlerin bayram yapamadığını ortaya koyan tablo, kritik başlıklarda acil önlem alınmasının gerekliliğini gösterdi.” 

“Toplumu koruyacak olan dayanışmadır”

Yeni Yaşam gazetesinin manşetinde, “Toplumu koruyacak olan dayanışmadır” başlıklı haber yer aldı. Haberde şöyle denildi:

“Hükümetin sorun yaratan konumda olduğunu ve sorunların çözümü için toplumun dayanışma içinde mücadele etmesi gerektiğini belirten HDP Eşbaşkanı Buldan birçok konuya ilişkin gazetemize konuştu: ‘AKP Genel Başkanı’nın inşaat işçileriyle arasındaki 200 metrelik mesafe aslında otoriter ve tekçi iktidarın halkla arasında yarattığı mesafeyi ortaya koymaktadır. Dolayısıyla burada asıl önemli olan nokta, toplumun devlet mekanizması karşısındaki sosyal, siyasal ve demokratik örgütlülüğüdür. Toplumu adıl koruyacak olan kendi örgütlülüğü, özgücü ve dayanışmasıdır. Korona günlerinde ortaya konulan dayanışma duygusunu ve kolektivizmi demokratik siyasal örgütlülüğe kavuşturmak ve bunu çözüm gücü haline getirebilmek, en nihayetinde toplumsal demokratik ittifak alanını genişletmek en önemli hedef olmak zorunda. Üçüncü Yol stratejisi tam da bu noktada önem kazanmakta. Umutluyuz, güçlüyüz ve oldukça kararlıyız. AKP, seçimle kazanamadığı yerel yönetimleri kayyum gaspıyla ele geçirmektedir. Bugüne kadar 45 belediyemiz gasp edildi. Bu gayri meşru ve demokrasi dışı bir yoldur. Bu iktidar, örgütlü kötülükle, organize hukuksuzlukla, organize nefretle, kutuplaşmayla ülkeyi çok tehlikeli bir noktaya doğru sürüklemektedir. Kendisi çökerken, ülkeyi de çökertmeye çalışıyor.” 

“Çekin elinizi çocuklardan”

Cumhuriyet gazetesi manşetindeki, “Çekin elinizi çocuklardan” başlıklı haberinde, “Başta Rabia Naz Vatan olmak üzere şüpheli çocuk ölümü ve istismarını araştıran TBMM Araştırma Komisyonu’nun raporu tüyler ürpertti: Türkiye’de 12-17 yaş grubunun yüzde 9.6’sı evlendiriliyor. Dünyada her yıl 70 bin ergen gebelikten ötürü yaşamını yitiriyor. İstanbul Tabip Odası Çocuk Hakları Komisyonu, çocuk yaşta gebeliği skandal sözlerle savunan Prof. Özgüven’e ilişkin, ‘Hangi doktora sorarsanız 12-17 yaşındaki kız çocukları çocuktur. Aksi, insanı biyolojik bir aygıt olarak görmektir. Çocuk yaşta gebeliği savunmak suçtur’ açıklaması yaptı. Böyle bir düşünceyi kabul edilemez bulan İstanbul Aydın Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Doç. Aydın, ‘Her şeyden önce, kız çocukları olan bir baba ve bir kız toruna sahip bir dede olarak bu sözlerden inanılmaz derecede rahatsız oldum’ değerlendirmesini yaptı” ifadelerine yer verdi.

“Sığınacak tek bir liman kalmayacak”

Birgün gazetesinin manşetinde, “Sığınacak tek bir liman kalmayacak” başlıklı haber yer aldı:

“AKP döneminde hız kazanan özelleştirme sürecinde 268 kurumda kamu hissesi kalmadı. Son hedef yeterli teklif alınamayan limanları elden çıkarmak. İktidarın 2020 özelleştirme hedefini, daha önce hayata geçiremediği liman özelleştirmeleri oluşturuyor. 273 kuruluşta yapılan ve 268’inde hiç kamu payı kalmaması ile sonuçlanan özelleştirme politikalarının sürdürülmesi ile kamunun elinden çıkan varlıklara yenileri eklenecek. 2019 çok sayıda taşınmazı özelleştiren Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’nın ‘faaliyet raporu’nda gelecek hedefleri anlatıldı. ‘Etkin bir piyasa mekanizması oluşturma’ hedefiyle özeleştirme çalışmalarını sürdüreceği bildirilen idare, portföyünde bulunan şirket ve varlıkları özelleştirecek, bu portföye yenilerini ekleyecek. Limanların işletme hakkı devri yöntemiyle özelleştirilmesinin ana limancılık politikası olarak benimsendiği ifade edilen rapora göre, daha önce iptal edilen ya da yeterli teklif alınamadığı için tamamlanamayan ihaleler bu yıl gerçekleştirilecek.” 

Paylaş

Twitterda Paylaş Facebookda Paylaş Google Plusda Paylaş
?
  10 Eylül 2016'da gözaltına alındı  
  22 Eylül 2016'da serbest bırakıldı  
  23 Eylül 2016'da tutuklandı  
  4 Kasım 2019'da hükümle serbest bırakıldı  
  12 Kasım 2019'da gözaltına alındı  
  13 Kasım 2019'da tutuklandı  

P24’E BAĞLAN

Güncel bilgilerilerden /duyurulardan haberdar olmak için mail listemize kayıt olun.

Powered by PXLDeN Design