Anasayfa / Medya izleme / “Zirveye trivela”

26 Şubat

“Zirveye trivela”

Kartal Fener’le moral buldu…

Ligde yaşadığı kayıpların ardından Şampiyonlar Ligi’nde de Münih faciası yaşayan Beşiktaş dev derbide Fenerbahçe’yi 3 golle geçti.   
 
Fanatik gazetesi manşetinde, “Şampiyon geri döndü” başlığını kullandı ve “Beşiktaş hafta arasında Devler Ligi’nde Bayern’e kaybetmiş, keyfi kaçmıştı, Talisca, Pepe ve Oğuzhan gibi 3 yıldızı da yoktu. Fenerbahçe ise moralli ve formdaydı. Üstelik rakip erken golle öne de geçti, motivasyonu ikiye katlandı. Ancak 40 bin taraftar da Şenol Güneş’in öğrencileri de pes etmedi. Eşitliği Vida sağladı ama gecenin finalinde sahneye Quaresma çıktı. Portekizli’nin attığı jeneriklik goller yarışa yeni bir soluk getirdi. Beşiktaş, şampiyonluk için dev bir adım attı” dedi.

AMK gazetesi manşetindeki habere, “Zirveye trivela” başlığını attı ve “Şampiyonluk yarışına tutunmak için kazanmaktan başka çaresi olmayan Kara Kartal, Fernandao’nun golüyle geriye düşse de ikinci yarıdaki futboluyla sarı-lacivertlilere sahayı dar etti. Vida’nın uçarak attığı kafayla skoru eşitleyen Beşiktaş’ta sahneye Q7 çıktı. Portekizli önce müthiş trivelasıyla Kameni’yi çaresiz bıraktı, uzatma anlarındaki golüyle de maçı noktaladı” ifadelerini kullandı.

Fotomaç gazetesi, “Zafer madalyası” başlığıyla verdiği haberde, “Fenerbahçe karşısında ilk yarıyı 1-0 yenik kapatan Beşiktaş ikinci yarıda Şenol Güneş’in ders niteliğindeki zekice hamleleriyle müthiş bir baskı kurdu; Vida ve Querasma’nın (2) golleriyle derbiyi 3-1 kazandı” ifadelerine yer verdi.

Hürriyet “Querasma 3’lü çektirdi” başlığıyla verdiği haberde, “Kritik derbiye F.Bahçe, Fernandao’nun tartışmalı golüyle başladı. 8. dakikada geri düşünce bocalayan Beşiktaş, ikinci yarıda toparlandı. Vida devrenin başında beraberliği getirdi, ardından Quaresma’nın şovu başladı. Önce trivela ile durumu 2-1, sonra sert bir şutla 3-1 yaptı. 3 puanı Kartal’ın hanesine yazdırdı. 3’lemeyi taraftara 3’lü çektirerek tamamladı” ifadelerini kullandı.

Sabah gazetesi habere, “Diriliş Kartal” başlığını attı ve “Vodafone Park’taki maçta konuk ekip ofsayt pozisyonunda Fernandao’nun golüyle öne geçti. Vida skora denge getirirken Quaresma iki şık golle sonucu ilan etti” dedi.

Cumhuriyet gazetesi manşetindeki habere, “Querasma uçurdu” başlığını attı ve “Beşiktaş, geriye düştüğü maçta F.Bahçe’yi Portekizli yıldızla devirdi” ifadelerini kullandı.

Yeni Şafak gazetesi habere manşetinde, “Kartal Fener’i trivela ile yıktı” başlığıyla yer ayırdı ve “Ligde haftanın maçında Beşiktaş, konuk ettiği Fenerbahçe karşısında Fernandao ile geriye düştüğü derbide Vida ve Querasma (2) ile sonuca gitti” dedi.

Star gazetesi habere “Quaresmatik zafer” başlığını attı ve “Kanarya, Fernandao ile öne geçti. 2. yarı, Vida beraberliği sağladı. Ardından Quaresma duble ile takımını galibiyete taşıdı. 44 puana ulaşan Beşiktaş, Fener’in averajla önüne geçerek, 3. sıraya yükseldi” dedi.

Vatan gazetesi, “Zirve yarışına come to Beşiktaş” başlığını kullandı ve “Kanarya 8’de Fernandao’nun golüyle devreyi önde kapatsa da Kartal, 49’da Vida’nın kafasıyla skoru eşitledi. 77’de muhteşem bir trivela ile Kameni’yi avlayan Q7, 90+4’te ise topu tavana çaktı ve siyah-beyazlılar 3. sırayı ezeli rakibinden aldı” ifadelerine yer verdi.

Akşam gazetesi habere, “Tabutta trivela” başlığıyla yer verdi. Haberde, “Maça iyi başlayan Fenerbahçe, Fernandao’nun golüyle öne geçti. Beşiktaş ilk yarı eksiklerinin de etkisiyle bocaladı. İkinci yarı Kartal fırtınası esti. Vida kafayla eşitledi, Q7 trivelayla öne geçirip, sonra fişi çekti” ifadeleri yer aldı.

Mehmet Demirkol Fanatik gazetesindeki, “Kalite farkı” başlıklı yazısında, “İsmail oyundan çıkana kadar Aykut Kocaman’ın kurduğu oyun Başakşehir maçındaki kadar iyi olmasa da iyi bir baskı yaratıp Beşiktaş’ı oynatmadı. Sonrasında Isla sola Şener sağa geçti. İkisi de arka arkaya sarı kart gördü. Şener kariyerinin en şaşkın oyunlarından birini oynadı. Fenerbahçe öndeydi. Ancak son dönemde formsuz olduğunu söylediğim Şenol Güneş üst üste hamlelerle oyunu aldı. Hem de yine çok eleştirdiğim hamlelerle savunmasıyla oynayarak. Tabi bu kez onu seyreden ve tepki veremeyen bir rakip vardı. Babel’i merkeze Tosic’i sol kanada çekerek oyunu çizgiden çizgiye genişletip Fenerbahçe için baskı yapılamaz bir alana yaydı. Üstüne Sarı-Lacivetliler, sürekli pas hatası yapınca rakiplerini boğdular. Nefes aldırmadılar” ifadelerine yer verdi.

Bağış Erten Cumhuriyet gazetesinde çıkan, “Ismarlasan olmaz” başlıklı yazısında, “Özel bir motivasyon maçı ısmarlasanız bu kadarını tahayyül edemezdi Siyah-Beyazlılar. Hafta içi Bayern eziyetinin ardından ‘hayata dönüş’ için her şey vardı dün. Oyuna kötü başladılar. İstedikleri hiçbir şeyi doğru düzgün yapamıyorlardı. Üstüne yanlış hakem kararlarıyla mağdur/ mağlup duruma düştüler. Her şey rakibin lehine gelişiyordu. Buradan geri döndürmek belki de tüm sezonu geri çevirmekti. İşte bunu başardı Beşiktaşlılar. Büyük iş! Önce bu hakedişi yapalım. Bu ligin bu kaliteyi gösterebilecek belki de tek takımı onlar. Peki nasıl oldu bu? Neredeyse ilk yarım saatte çok daha iyi oynayan, fizik olarak belki de ligin en güçlü takımı Fenerbahçe’yi nasıl böyle baskı altına aldılar? Önce sakin kalmayı başararak, sonra da daha etkili oynayabileceklerini hem rakibe hem de tribünlere kabul ettirerek. Bazen plan değiştirerek, bazen tempo. Ama böyle bir oyuna en büyük ‘katkıyı’ Sarı-Lacivertlilerin verdiğini de unutmamak gerek. Fenerbahçe, öne geçtikten sonra akıl almaz bir şekilde sadece takımı değil oynama iradesini de geri çekti. Adeta tüm alanı bıraktılar ki Beşiktaş oynasın. Akılcı, çağdaş, Mourinho’msu bir kapanmadan bahsetmiyoruz. 1980’ler kokan bir geri çekilmeydi bu. Top yapmadan, alan kapatmadan, sadece savuşturarak. Rakip gol atsın diye çaresizce beklercesine... 

Oysa ne büyük bir özgüvenle başlamışlardı maça. Aykut Hoca’nın haftalardır provasını yaptığı sağlam oyun nasıl ki Başakşehir’i devirmişti, Beşiktaş’ı da sallıyordu işte. Ama attıkları gol adeta lanetleri oldu. Sanırım o golü atmak yerine yeseler daha az dağılırlardı. Belki de planladıklarından önce geldi gol. Ve savunmak için geride çok uzun zaman kalmıştı. Her durumda 0-0’ı bu kadar iyi oynayıp 1-0’da dağılmak herkesi şaşırttı. Bu yenilgi sayesinde sanırım yeniden gerçeklerle de yüzleşmiş oldu Sarı- Lacivertliler. Görüldüğü üzere, bu takımın bir sınırı, bu oyunun bir sıkıntısı var. Arada iflah olmuş gibi duruyor, ama en kritik yerde nüksedebiliyor da. Dün bunun ibreti vesikası gibi oldu. Şampiyonluk yarışında hâlâ direnebilen bir takım için asıl sorun bu sanırım. Gene çıkarlar öne, gene yarışa tutunurlar. Ama ya kırılma anları?.. Dün Beşiktaş’ın kazanmasının başka kazanımları da oldu. Bu sayede Türkiye’nin en kariyerli hakem triosunu da ipten aldık. Yoksa engizisyon kurulacaktı kesin. Sadece bu da değil. Ligin tepesinde hareketlilik de arttı böylece. Başakşehir yarın puan kaybederse Avrupa’nın en çekişmeli ligi olacak Süper Lig. 3 puan aralığında dört takım var! Yani bu ligin altından daha çok su akacak” ifadelerini kullandı.

Güntekin Onay ise Vatan gazetesindeki, “Şenol hocanın satrancı” başlıklı yazısında şu ifadelere yer verdi: “Beşiktaş, karşılaşmaya iyi başlamadı. F.Bahçe’nin kalabalık orta sahası iyi yardımlaşarak çok koşarak Beşiktaş’ın pas trafiğine engel oldu. Ancak Tolgay Arslan’ın da pozisyonunu yadırgadığını ve bu yüzden Beşiktaş’ın orta saha hücum geçişlerinde istasyon bulamadığını gördük. 8. dakikada gelen F.Bahçe golü sonrasında sarı-lacivertliler bir süre daha istediğini yaptı ancak maç 20. dakikanın sonra Beşiktaş’ın kontrolüne geçti. Adeta tek kaleye dönen karşılaşmada Şenol Güneş’in taktiksel değişiklikleri etkili oldu. Önce Medel’i stopere çekti Adriano’yu sol öne, Babel’i forvet arkasına koydu. Tolgay’ı da orjinal bölgesine, Atiba’nın yanına sürdü. Bu değişikliklerle Beşiktaş kendi kimliğini buldu ve Quaresma kanadından etkili oynadı. İkinci yarının başlaması ile birlikte inanılmaz bir Beşiktaş baskısı gördük. Siyah-beyazlılar sağlı sollu ataklarla F.Bahçe’yi adeta boğdu. Sarı-lacivertli takım o kadar bunaldı ki 45-65 arasında 20 dakikalık sürede orta sahayı dahi geçemedi. Vıda’nın golünün de tabii ki Beşitktaş’a büyük moral ve özgüven getirdiğini vurgulamak lazım. Sağlı sollu yediği darbelerle adeta grogi durumuna düşen bir boksör gibiydi F.Bahçe. Şenol Güneş son kozunu da Negredo’yu sokarak oynadı. Aykut Kocaman ise bu hamlelere cevap veremedi. Quaresma dün akşam olağanüstü bir futbol ortaya koydu ve çok klas işler yaptı. Maça tam anlamıyla damgasını vuran Portekizli yıldız muhteşem iki gole imza attı.”

Paylaş

Twitterda Paylaş Facebookda Paylaş Google Plusda Paylaş
?

P24’E BAĞLAN

Güncel bilgilerilerden /duyurulardan haberdar olmak için mail listemize kayıt olun.

Powered by PXLDeN Design