Anasayfa / Medya izleme / “Yargıda yine sızma paniği”

06 Mart

“Yargıda yine sızma paniği”

Günün dikkat çeken haberi Cumhuriyet gazetesinin manşetinde yer aldı.

Cumhuriyet gazetesi manşetinde, “Yargıda yine sızma paniği” başlıklı habere yer verdi. Haberde, “Hakim ve Savcılar Kurulu, dün yapmayı planladığı bin kişilik hakim ve savcının kura törenini erteledi. Ertelemenin nedeni, bin kişiden 173’ü hakkında FETÖ ile irtibatlı olabileceği yönündeki güvenlik soruşturmaları. Adaylar yine incelemeye alındı. Yüksek yargı kaynakları, HSK’nin yargıya yönelik sızmalardan endişe ettiğini kaydetti. Adayların büyük bölümünün AKP teşkilatlarından oldukları ortaya çıkmıştı. CHP’li Barış Yarkadaş tek tek açıkladığı bu avukatlar aracılığıyla partili yargı yaratılacağı endişesini dile getirmişti. AKP kadrolarından gelen bu isimler hakkındaki şüphe, ‘FETÖ’nün siyasi ayağı nerede’ sorusunu yeniden gündeme getirdi” ifadeleri yer aldı.

Gazete manşetin altında yer verdiği, “MEB de itiraf etti” başlıklı haberinde ise, “Milli Eğitim Bakanlığı, kendi belirlediği kriterlerle bile kendisini başarılı bulamadı. MEB’in kendi hazırladığı 2017 Faaliyet Raporu’nda hedeflerinin üçte birini tutturamadığı itirafı yer aldı. Bakanlık, birçok faaliyetine ‘iyileştirilmeli’ notu düştü. MEB’in yıllardır yüzde 50 hedef belirlediği, kütüphanesi olan okul oranının yüzde 38’de kalmasını ‘makul’ olarak değerlendirmesi de dikkat çekti. Fatih projesiyle ilgili hedeflerin ise hiçbirine ulaşılamadı” ifadelerine yer verildi. 

“Bir şehir böyle yağmalanıyor!”

Birgün gazetesinin manşetinde, “Bir şehir böyle yağmalanıyor!” başlıklı haber yer aldı. Haberde, “Birgün Minibüsü’nün hafta sonu durağı Antalya’ydı. Konyaaltı sahil projesi, Boğaçayı projesi, Lara kıyılarındaki kurvaziyer limanıyla ilgili projeler, bir deniz kenti olan Antalya’nın sahillerden yararlanma koşullarını ortadan kaldıracak. Yani parası olmayan yurttaşlar, tesislere para ödemedikleri müddetçe sahillerden yararlanamaz hale gelecek. Uçansu Şelalesi’ni de içine alan Alara Çayı ve Küçükçay üzerinde planlanan 8 HES, bölgeye büyük zarar verecek. Köylüler davaları kazanmış ama mahkeme kararı bozmuş. İktidar ile ilişki kurmuş firmalar, Alara çayını borulara sokup suyu şişeleyip satmak istiyor. Arıcılık ve kirazla geçinen köyler boşaltılmak, halk TOKİ’ye yerleştirilmek isteniyor. Antalya’nın köylerinde taşocaklarına karşı mücadele sürüyor. Taşocakları nedeniyle şelaleler kuruyor. Halk, bu işletmelere tepkili. Kurşunlu Şelalesi’nin taşocakları ve sondaj çalışmaları nedeniyle kurumasına karşı çıkmışlar. Ancak taşocağı firmaları halkı 'iş vereceğiz’ diye kandırmış, sonra da işe aldıkları kişileri iki ay sonra işten çıkarmış. Finike’de de bu firmalar adeta korku yayıyor. Doğa ve yaşam savunucusu Ali Ulvi ve Aysin Büyüknohutçu çiftinin bir cinayete kurban gitmesi büyük bir panik ortamı oluşturmuş. Mafya tipli bir takım insanlar şirketlerin aracılığını yapmaya başlamış durumda. Bu kişiler çevre mücadelesine sekte vurmak için aba altından sopa gösteriyor. Eğitimciler, daha önce sınavlarda hep birinci çıkaran Antalya’nın eğitimde gerilemesini eleştiriyor. Eğitimdeki özelleştirme ve kamu okullarındaki dinselleşmeyi bunun nedenleri arasında sayıyorlar. Öte yandan AKP’nin ‘kadınlar plajı’ uygulaması ile kadınları toplumdan ayırmasına kadınlar tepkili” ifadeleri kullanıldı.       
 

Paylaş

Twitterda Paylaş Facebookda Paylaş Google Plusda Paylaş
?

P24’E BAĞLAN

Güncel bilgilerilerden /duyurulardan haberdar olmak için mail listemize kayıt olun.

Powered by PXLDeN Design