Anasayfa / Medya izleme / “Muhalefet baharı”

02 Nisan

“Muhalefet baharı”

Günün dikkat çeken haberleri Cumhuriyet, Evrensel ve Birgün gazetelerinin manşetindeydi.

Cumhuriyet gazetesi manşetinde, “Muhalefet baharı” başlıklı habere yer verdi. Haberde, “Kurultaylarını tamamlayan CHP’de yerel seçimler için düğmeye basıldı. Yerel seçimlerde; kır ve kent belediyeciliği olarak iki koldan çalışma yürüten CHP’de, “yerel yönetimlerin anayasası’’ niteliğinde bir bildiri nisan ayı ortalarında açıklanacak. CHP Genel Merkezi’nde yerel yönetimler konusunda uzmanlaşmış kişilerden oluşan bir komisyon kuruldu. Komisyonda seçim bölgelerinin ayrı ayrı analizleri yapılıyor; bölgeler, seçmen profilinden, ihtiyaç duyulan hizmetlere kadar tek tek inceleniyor. İstanbul’da kamuoyu araştırmalarına göre Kürt seçmenin oylarının belirleyici olacağından yola çıkılan CHP’de, Kürtlerden rahat oy alabilecek bir ismin aday gösterilmesi bekleniyor. Ankara’da ise milliyetçi muhafazakâr bir ismin aday gösterilme ihtimalinin yüksek olduğu belirtiliyor. Ankara için; Ankara Milletvekili Levent Gök nabız yoklarken, 2014’te ve son seçimli kurultayda Kılıçdaroğlu’nun karşısına tek rakip olarak çıkan CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce’nin adı da geçiyor. Saadet Partisi hem Türkiye, hem de bölgedeki Kürt sorununun çözümü için hükümete Diyarbakır’da Barış, İstikrar ve Kardeşlik Kongresi’nin toplanması önerisinde bulundu. Afrin harekâtı ve devamında hangi adımların atılacağı veya ittifak ve erken seçim senaryoları tartışılırken Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, bölgenin sorunlarına yönelik dikkat çeken bir öneri getirdi. Afrin harekâtında ilçe merkezine girildiği gün olan 18 Mart’tan birkaç gün sonra Karamollaoğlu, hükümete Ortadoğu’nun sorunlarının çözümü için bir konferans önerisinde bulundu. Sıcak tartışmaların arasında fazla dikkat çekmeyen çağrısında Karamollaoğlu, Afrin harekâtında gelinen noktanın analizini yaptıktan sonra, “Sınır güvenliği kadar bir önemli konu kardeşlik ikliminin sağlanmasıdır” dedi ve “Diyarbakır’da geniş katılımlı, bölgesel bir konferans organize edilmelidir. ‘Barış, İstikrar ve Kardeşlik’ başlığı altında düzenlenecek bu konferansta İslam ülkelerinin meşru yönetimlerinin yanı sıra silaha bulaşmamış her grup temsil edilmelidir” ifadelerini kullandı. İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, AKP-MHP ittifakına karşı referandumdaki hayır blokunu oluşturan partilerle nasıl bir işbirliği yürütecekleri konusuna hiç girmezken, kongre için Türkiye’nin her tarafından gelen partililerin aralarındaki sohbetlerin ana konusunu CHP ve SP ile yapılacak olası fiili ve yasal işbirlikleri oluşturdu. Akşener’in, MHP’de siyaset yapma imkânı bittikten sonra kurduğu İYİ Parti, 5. ayında 2. kongresini dün yaptı. Partinin kurulup hızla teşkilatlanmasında, Akşener’in “Bir şekilde bizim seçime girmemizi engelleyebilirler” kaygısı belirleyici oldu. Buna göre “Siyasi Partiler Yasası’ndaki seçime katılma koşullarından bazılarını yerine getiremediği için İYİ Parti’yi seçim dışı bırakabilirlerdi.” Ve yine bu kaygıdan hareketle, “İYİ Parti, seçim dışı bırakılmasına malzeme sağlayacak bir açık vermemeliydi.” Dünkü kongrede Akşener’in konuşmasına da AKP-MHP eliyle maruz kaldıklarını düşündüğü engellemeler damgasını vurdu. Akşener, “Engelleri aşa aşa geldikleri” ve “Aşa aşa yola devam edecekleri” mesajının altını çizdi” ifadeleri yer aldı.

“Ege Üniversitesinde KHK ile işçi kıyımı”

Evrensel gazetesinin manşetinde, “Ege Üniversitesinde KHK ile işçi kıyımı” başlıklı haber yer aldı. Haberde, “Ege üniversitesinin açıkladığı kadro listesinde rektörlüğe bağlı kurumlarda çalışan, hükümlülük ve emeklilik engeline takılmayan ve sınavda başarılı olan 400’e yakın işçinin ismi yer almıyor. İşçilerin bugün itibarı ile sözleşmeleri feshedilecek. Ege üniversitesi web sitesinde yapılan açıklamada, ‘ismi açıklanmayanların işçi kadrolarına atanmalarının uygun olmadığı’ duyuruldu. İşçilerin hangi gerekçelerle kabul edilmediği açıklanmıyor. Genel-İş, yönetimle görüşerek kararın geri çekilmesini isteyecek” ifadeleri kullanıldı.   

“Yoksul aileler tarikatlara mahkum ediliyor”

Birgün gazetesi manşetinde, “Yoksul aileler tarikatlara mahkum ediliyor” başlıklı habere yer verdi: “Prof .Dr. Esergül Balcı başkanlığındaki ekibin, bir yıl boyunca sahada yaptığı çalışmalar sonucunda hazırladığı ‘Eğitimde Tarikat ve Medrese Gerçeği’ raporu; Türkiye’de bir milyon öğrencinin tarikatların elinde olduğunu ortaya koydu. Ama bu kadarla sınırlı değil. İstanbul’da 445 tarikat ve kolunun faaliyet gösterdiği, tarikatlara bağlı yurt kapasitesinin 380 bini bulduğunu belirleyen çalışma, devlet okullarında okuyan öğrenci sayısının da nüfustaki artışa rağmen, 2012’den bu yana 1 milyon civarında azaldığını gösteriyor. Prof. Dr. Esergül Balcı ile eğitimde tarikat ve medrese gerçeğini konuştuk: Ailelerin, tarikat okulları, yurtları ve medreselerine yönelmesinin temel nedeni yoksulluk ve sahipsizliktir. Özellikle 4+4+4 uygulamasının başlatıldığı 2012 yılından bugüne kadar devlete ait dört binden fazla ilkokul kapatılmış, öğrenci sayısı da bir milyon civarında azalmıştır. Devletin eğitimden kademe kademe çekilmesi, yoksul ailelerin tarikatlara mahkûm edildiğinin göstergesidir. Devletin çekildiği yerleri tarikatların dolduracağı açıktır. Sayın Bakan İsmet Yılmaz’ın söylediği malumun ilanı. AKP 2007 yılında 625 sayılı Kanun’da özel eğitim kurumları lehine değişiklikler yaptı. ‘Vakıf üniversitelerine yüzde 45’e kadar devlet yardımı yapılabilir’ hükmünü değiştirerek, ‘devlet yardımı yapılır’ şekline dönüştürdü. Böylece yüzdelik limit kaldırılmış, yoksul kesimin aleyhine bir adım atılmış oldu. Günümüzdeki ekonomik uygulamalarla, fark uçuruma dönüştü.”

Paylaş

Twitterda Paylaş Facebookda Paylaş Google Plusda Paylaş
?
?

P24’E BAĞLAN

Güncel bilgilerilerden /duyurulardan haberdar olmak için mail listemize kayıt olun.

Powered by PXLDeN Design