Anasayfa / Medya izleme / “Yıka yıka şampiyonluğa”

30 Nisan

“Yıka yıka şampiyonluğa”

Aslan evinde Kartal ziyafeti çekti…


Galatasaray haftanın en kritik maçında ezeli rakibi Beşiktaş’ı 2-0 yenerek şampiyonluğa bir adım daha yaklaştı.

Fanatik manşetinde, “Şampiyonluk yükleniyor” başlığını kullandı. Haberde, “dev derbide Galatasaray, evinde Beşiktaş'ı 2-0'lık skorla devirdi. Tosic'in kırmızı kart gördüğü karşılaşmada Gomis'in penaltı vuruşundan faydalanamayan Aslan, Fernando ve Rodrigues'in golleriyle zafere koştu. Bu sonuçla Cim Bom 66 puanla liderliğini sürdürürken, Siyah-Beyazlılar 62 puanda kaldı ve haftayı 4. sırada noktaladı” ifadeleri yer aldı.

AMK manşetindeki habere, “Yıka yıka şampiyonluğa” başlığını attı ve “Merakla beklenen dev derbide kazanan taraf 2-0'lık skorla ev sahibi Galatasaray oldu. Aslan puanını 66 yapıp liderlik koltuğunu geri alırken Beşiktaş, 62 puanda kaldı ve dördüncü sıraya geriledi” dedi.

Fotomaç habere, “Adı Aslan, işi destan” başlığını attı ve “Galatasaray sezonun en önemli maçında Beşiktaş’ı müthiş bir futbolla 2-0 yenerek destansı bir zafer kazandı. Nefes kesen derbide goller 23’te Fernando ve 70’te Rodrigues’ten gelirken, 66’da Gomis penaltıyı direğe nişanladı. Tosic 64’üncü dakikada kırmızı kart gördü” dedi. 

Hürriyet, “Şampiyon gibi kükredi” başlığını kullandı ve “Şampiyonluk için son viraja girilen Süper Lig'de Galatasaray sahasında Beşiktaş'ı 2-0 mağlup ederek şampiyonluk yarışında kritik bir galibiyete imza attı. Türk Telekom Stadı'nda oynanan maçta ev sahibi Galatasaray'a galibiyeti getiren golleri 23. dakikada Fernando ve 70. dakikada Garry Rodrigues kaydetti. Beşiktaş'ta Tosic, Gomis'e ceza sahasına içinde yaptığı faul sonrası kırmızı kart görerek oyundan atıldı. Galatasaray'da ise Gomis 66. dakikada penaltı atışından yararlanamadı. Bu sonucun ardından Galatasaray puanını 66 yaparak lider koltuğunda kalırken, Beşiktaş 62 puandan kalarak dördüncü sırada yer aldı” ifadelerine yer verdi.

Sabah gazetesi, “Şampiyonluğa Aslan pençesi” başlığıyla verdiği haberde, “Lider Galatasaray, Spor Toto Süper Lig'in 31. haftasında Beşiktaş’ı yenerek mutlu son yolunda en önemli engeli aşmayı başardı. Türk Telekom'daki müthiş derbide Fernando ile öne geçen sarı-kırmızılı takım Gomis'le de penaltıdan yararlanamadı. Konuk ekip 65'te Tosic'in gördüğü kırmızı kartla 10 kişi kaldı. Rodrigues skoru ilan eden isim oldu. Zirvenin 4 puan gerisine ve 4. sıraya düşen siyah-beyazlılar, yarışta ağır yara aldı” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet manşetinde, “G.Saray fırtınası” başlığını kullandı ve “Merakla beklenen dev derbide kazanan taraf 2-0'lık skorla ev sahibi Galatasaray oldu. Aslan puanını 65 yapıp liderlik koltuğunu geri alırken Beşiktaş, 62 puanda kaldı ve dördüncü sıraya geriledi” dedi.

Yeni Şafak habere, “Aslan kükredi” başlığını attı ve “Galatasaray, Süper Lig'de sezonun finali olarak görülen Beşiktaş karşılaşmasını 2-0 kazandı ve ligin bitimine 3 hafta kala şampiyonluk yolunda kritik bir virajı döndü” ifadelerine yer verdi.

Vatan gazetesi manşetinde, “Ligin fatihi G.Saray” başlığını kullandı ve “Beşiktaş'ı evinde 2-0'la geçen G.Saray, 66 puana yükselerek, Başakşehir'in 1 puan önünde zirveye yerleşti. 62 puanla 4. sıraya gerileyen Beşiktaş ise şampiyonluk şansını zora soktu” dedi.

Akşam gazetesi habere, “Zirveye Aslan pençesi” başlığını attı. Haberde, “Spor Toto Süper Lig'in 31. haftasında Galatasaray, taraftarı önünde Beşiktaş'ı konuk etti. Büyük heyecana sahne olan karşılaşmada Galatasaray, Beşiktaş'ı 2-0 mağlup etmeyi başardı. Galatasaray'a rakibi karşısında galibiyeti getiren golleri 23. dakikada Fernando, 70. dakikada Garry Rodrigues kaydetti. Sarı-krımızılı takımda 66. dakikada Bafetimbi Gomis bir penaltı atışından yararlanamadı. Beşiktaş'ta 66. dakikada Dusko Tosic kırmızı kart gördü. Bu galibiyetin ardından Galatasaray, Spor Toto Süper Lig'de puanını 66'ya çıkardı ve haftayı lider kapattı. Beşiktaş ise 62 puanda kalarak haftayı 4. sırada tamamladı” ifadeleri yer aldı.

Uğur Meleke Hürriyet gazetesindeki, “Spor-Toto Gomis ligi” başlıklı yazısında, “Eğer bu sezonu Galatasaray şampiyon tamamlar, Gomis de kupanın yarısını ben eve götüreceğim derse, pek fazla itiraz edemezsiniz herhalde! Türkiye’ye belki bu adamdan daha iyi gol koklayanı gelmişti, daha kuvvetlisi gelmişti, ama onun kadar komple bir santrfor gelmemişti bence. Gomis’e bir takma isim verecek olsam, “Bay Doğru” derdim; çünkü bu adam kadar doğru oynayanını, efektif oynayanını, her zaman/her durumda gerekeni yapanı görmemiştik bu ülkede… Dün 23’te gelen Galatasaray’ın ilk golü, aslında Muslera’yla Gomis arasında defalarca denenmiş ve başarılmış bir senaryonun sonucuydu. Daha birinci dakikada da Gomis aynı yerde aynı topu Rodrigues’e indirmiş, oradan gol çıkmamıştı. 23’te bir daha indirdi, o hücumun sonunda Fernando golü geldi. Gomis’in hava toplarındaki farkı şu: Sadece en yükseğe çıkıp hava topunu kazanmakla kalmıyor, meşin yuvarlağı en doğru yere atıp, bir de pozisyon üretiyor... Dün neredeyse maçın her anında o var: 66’daki penaltıyı kazandıran, Tosiç’i attıran o. 70’te Linnes driplingi yaparken sağa harika bir çapraz koşu yapıp Rodrigues’i markajdan çıkaran yine o... Tabii ki Galatasaray’ın 3 haftada iki direkt rakibini 2’şer farkla yenip şampiyonluk kupasının kulpundan tutmasını sadece Gomis performansıyla açıklamak diğerlerine haksızlık olur: Terim’in dünkü ikinci devre başlangıcının da altını çizmeliyiz mutlaka. Böyle bir maçta ilk devreyi 1-0 mağlup kapayan her takımın ikinci devreye baskıyla başlamasını beklersiniz. Beşiktaş da bunu denedi, ama karşınızda bir Fatih Terim takımı varsa, onlar otomatik olarak 1-0’ı koruma psikolojisine bürünmüyorlar. Dolayısıyla size de bir otomatik baskı fırsatı vermiyorlar. Bu da Fatih Terim farkı kesinlikle. Dün Galatasaray, Beşiktaş’ı 2-0 yenerken tabelada Fernando ve Rodrigues’in isimleri yazıyordu ama o gollerin altına Fatih Terim ve Galatasaray tribünlerini yazsanız, asistler de Gomis’ten deseniz, çok yanılmış olmazsınız bence” ifadelerini kullandı.

Mehmet Demirkol Fanatik gazetesindeki, “Güneş’in hatası” başlıklı yazısında, “Zorunlu Serdar Aziz-Maicon değişikliği dışında Başakşehir maçı kadrosu sahadaydı. Ön alan baskısı Beşiktaş’ı o kadar çok uzun top kullanmaya itti ki, 22. dakikada Ricardo Quaresma kenara gidip ‘neden pas yapmıyoruz. Neden sürekli ileri vuruyoruz!’ diye isyan etti. Beşiktaş, Allianz Arena’da dahi bu kadar pastan uzak oynamamıştı ilk dakikaları... O maçta kırmızı kartın hemen öncesinde baskıyı gören Güneş, savunmayı ‘uzun oynayın’ diye uyardığından beri Beşiktaş baskı görünce vuruyor. Terim, bu riski Donk’un Talisca üzerinde kuracağı baskıyı hesaplayarak almıştı. İki kanatta Q7 ve Babel ve sonra Lens’i de oynatmamayı başardılar. Alvaro Negredo’nun sakatlığı sonrası santrfora santrfor değişikliği yapmayışı Beşiktaş Teknik Direktörü Şenol Güneş’in en büyük hatası oldu. Vagner Love bir maç oynayacaksa o maç bu maç olmalıydı. Çünkü onun için bunda daha uygun bir savunma göbeği yok” ifadelerine yer verdi.

Bağış Erten ise Cumhuriyet gazetesindeki, “Kara göründü” başlıklı yazısında şu yorumlarda bulundu: “İnanması güç ama bu yazıda sadece 90 dakikanın hikâyesi var. Gerginlikler, kavgalar, dövüşler, itişmeler değil, sadece bir futbol maçı. Hem de ne maç! Müthiş bir hız, saygı duyulacak bir mücadele ve azim. Demek derbilerin böyle bir versiyonu da varmış. Hakemsiz, olaysız, şiddetsiz, saf futbol bu topraklarda da vuku bulabiliyormuş! Önce bize bunu gösteren iki tarafa da teşekkür etmek lazım. Kâğıt üzerinde yapılan taktik hesapları taca atan bir pratikle girdik maça. Teorik olarak daha kontrolcü gibi görünen 11’ler, ilk düdükle birlikte ‘ritmik jimnastik’ yapmaya başladılar. Belli ki bu kadar kritik bir derbi, hiç de güvenli kipte oynanabilecek gibi değildi. Zaten ev sahibi Sarı - Kırmızılılar tempo ve baskı yaptıkça çağlıyordu. Öyle de oldu. Beşiktaş ikinci yarının ilk 20 dakikası hariç belki de sezonun en etkisiz oyununu oynadı. Bu yetmezmiş gibi, bir de sakatlık yüzünden gelen iki değişiklik akışın öngörülebilirliğini hepten bozdu. Artık tasarlanmamış bir maç izliyorduk. Bu doğaçlama oyun, oturmuş ve devamlılığı olan Beşiktaş’a değil, coşkuyu seven Galatasaray’a yaradı. Neticede Şenol Güneş hep aynı planı oynamaya çalışıyordu, kaos ise Fatih Hoca uzmanlığıydı. Nitekim, bu ‘yüksek hızlı trende’ Cim Bom maçı domine eden taraf oluverdi. İlk golü bulmadan önce de, sonra da. İkinci devre oyun alanına rakibinden çok daha erken çıktı Beşiktaş. Hamle etmesi beklenen taraf olmanın bilinciyle sanırım. Öyle de oldu. Baskıda servis rakibe geçti ve pozisyonlar gelmeye başladı. Organize ya da spontane, gol atacak pek çok fırsat buldu Kara Kartal. Ama verimlilik oranları düşüktü. Hele de böyle bir derbi için. Sonra penaltı oldu. Bence doğru karardı. Kart da öyle. Orada kopmalıydı maç. Gomis kaçırdı. İmdada ise bu temponun eksperi Rodrigues yetişti ve işi bitirdi. Bu gol maçın kazananını da ilan etmiş oldu. Maç öncesi kendi kaderini tayin edebilecek tek takımdı Cim Bom. Öyle de kaldılar. Şampiyonluk için ‘kara göründü’ diyebilirler artık. Ama hâlâ derede takılmadan limana götürülmesi gereken bir gemi var.”
 

Paylaş

Twitterda Paylaş Facebookda Paylaş Google Plusda Paylaş
?
?

P24’E BAĞLAN

Güncel bilgilerilerden /duyurulardan haberdar olmak için mail listemize kayıt olun.

Powered by PXLDeN Design