Anasayfa / Medya izleme / “Çıkmadık candan…”

08 Mayıs

“Çıkmadık candan…”

Beşiktaş, Devler Ligi için…


Şampiyonluğu büyük ölçüde kaybeden Beşiktaş evinde Kayserispor’u yenip Şampiyonlar Ligi iddiasını devam ettirdi.

Fanatik manşetinde, “Haydi kalk ayağa, yürü ‘Güneş’e” başlığını kullandı ve “Spor Toto Süper Lig'in 32. haftasında Beşiktaş sahasında Kayserispor'u ağırladı. Galatasaray mağlubiyeti ile zirve yarışının gerisinde kalan Siyah Beyazlılar mücadeleyi 2-0 kazanarak takibini devam ettirdi. Siyah Beyazlılara galibiyeti getiren golleri Tosic ve Adriano kaydetti. 61. dakikada Tosic gördüğü kırmızı kartla takımını 10 kişi bırakmasına rağmen, Kartal evinde kazanmasını bildi” dedi.

AMK manşetindeki habere, “Çıkmadık candan…” başlığını attı ve “Şenol Güneş yönetiminde 100. Süper Lig maçına çıkan Beşiktaş sahadan 2-0'lık galibiyetle ayrıldı ve zirve takibini sürdürdü. Dusko Tosic ve Umut Bulut'un kırmızı kart gördüğü maçın ardından Beşiktaş puanını 65'e çıkardı. Kayserispor ise 44 puanda kaldı” ifadelerini kullandı.

Fotomaç habere manşetinde, “Umut varsa Beşiktaş da var” başlığıyla yer verdi ve “Geçen hafta G.Saray’a yenilip şampiyonluk şansını mucizelere bırakan Beşiktaş, umuda tutunma maçını 2 golle kazanırken, şampiyonlar Ligi şansını ise güçlü şekilde devam ettirdi” dedi.  
Hürriyet, “Beşiktaş yakın takipte” başlığını kullandı ve “Süper Lig'de 32. hafta maçında Beşiktaş sahasında 10 kişi kaldığı maçta Kayserispor'u 2-0 mağlup etti. Siyah beyazlı ekip bu sonuçla Süper Lig'de Vodafone Park'ta oynadığı son 10 maçtan galibiyetle ayrıldı. Vodafone Park'ta oynanan maçta ev sahibi Beşiktaş'a galibiyeti getiren golleri 31. dakikada Tosic ve 45. dakikada Adriano kaydetti. Beşiktaş'ta 61. dakikada Tosic gördüğü ikinci sarı kartın ardından kırmızı kart görerek oyundan atıldı. Kayserispor'da da Umut Bulut 90. dakikada ikinci sarı karttan kırmızı kart gördü. Bu sonucun ardından Beşiktaş puanını 65 yaparak zirve takibini sürdürürken, Kayserispor ise 44 puanda kaldı” ifadelerine yer verdi.

Sabah gazetesi, “Kartal evinde moral buldu” başlığıyla verdiği haberde, “Dusko Tosic ve Adriano'yla Kayserispor'u yenen Beşiktaş, kara bulutları dağıttı. Olaylı kupa maçı ve ligdeki Galatasaray mağlubiyeti ile sıkıntlı günler yaşayan Şenol Güneş'i önce taraftar bağrına bastı, ardından öğrencileri hocalarının Beşiktaş'taki 100. maçını galibiyetle taçlandırdı. Beşiktaş'ta Tosic 61, Kayseri'de Umut 90'da kırmızı gördü Siyah-beyazlılar son iki haftaya 65 puanla girip takibi sürdürdü” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet gazetesi manşetinde, “Kartal zirve takibini sürdürüyor” başlığını kullandı ve “Şenol Güneş yönetiminde 100. Süper Lig maçına çıkan Beşiktaş sahadan 2-0'lık galibiyetle ayrıldı ve zirve takibini sürdürdü. Dusko Tosic ve Umut Bulut'un kırmızı kart gördüğü maçın ardından Beşiktaş puanını 65'e çıkardı. Kayserispor ise 44 puanda kaldı” dedi.

Yeni Şafak habere, “Kartal kopmadı” başlığını attı ve “Süper Lig'de 32. haftanın kapanış karşılaşmasında Beşiktaş sahasında Kayserispor'u 2-0 mağlup etti. Siyah beyazlıların golleri Tosic ve Adriano'dan geldi” ifadelerine yer verdi.

Vatan gazetesi haber için, “Kartal takipte” başlığını kullandı ve “Süper Lig'İn 32. haftasında Beşiktaş evinde Kayserispor'u Adriano ve Tosic golleriyle 2-0 mağlup etti. Beşiktaş'ta Tosic Barış Şimşek tarafından 61'de ikinci sarı karttan kırmızı kart ile oyundan atıldı. Kayserispor'da ise Umut Bulut uzatmalarda ikinci sarıdan kırmızı kartla oyundan atıldı” dedi.

Akşam gazetesi habere, “Kartal zirveden kopmadı” başlığını attı. Haberde, “ Beşiktaş evinde Kayserispor'u konuk etti. Vodafone Park'ta oynanan mücadeleyi Beşiktaş 2-0'lık skorla kazandı. Beşiktaş'a galibiyeti getiren goller, 31. dakikada Tosic ve 45. dakikada Adriano'dan geldi. Öte yandan Beşiktaş'ta Dusko Tosic 61. dakikada, Kayserispor'da ise Umut Bulut 90. dakikada kırmızı kart görerek oyun dışında kaldı. Bu sonucun ardından Beşiktaş puanını 65 yaptı ve 4. sırada yer aldı. Kayserispor ise üst üste 3. mağlubiyetinin ardından 44 puanla 8. sırada kaldı” ifadeleri yer aldı.

Ali Ece Fanatik gazetesindeki, “Taraftar:5 Algıcılar:0” başlıklı yazısında, “Kulübün tek sahibi var: O da taraftar. Sezon başından beri Şenol Güneş’in ayrılmasını istedikleri için sürekli “Gidecek, gitsin, gitmeli” algısı yapanlar nasıl bir bacak arası çalım yediklerini hissettiler mi? Quaresma’nın rabona asisti, taraftarın golü eksi 0.1 kalitedeydi. Başka maçta atılsa, Adriano’nun golü haftanın golü seçilebilirdi. Lakin bu maçta 3 puandan da istatistikten de estetikten de çok daha değerli bir şey var: Taraftar futbol görgüsü konusunda, başarısız algıcılara 5 basar! Şenol Güneş’in Beşiktaş’a, Beşiktaş’ın da Şenol Güneş’e daha fazla neler katabileceğinin mesajını en net şekilde verdiler. Top artık Şenol Güneş’te: Hoca kendisinden nefret eden bir avuç kuru gürültücü ve sahiplerini boşverip onun 1000 katı güçteki sevgi saygı gösteren taraftara göre hareket etmeli, düşünmeli, sadece onları kaale almalı!” yorumunu yaptı.

Gülengül Altınsay Cumhuriyet gazetesindeki, “İşte gerçek sivil güç” başlıklı yazısında, “Şiddet varsa ve maç taraftar şiddeti nedeniyle tatil edilmişse verilecek ceza belli; şiddeti yaratan taraftarın takımının 3-0 hükmen mağlubiyeti. Zaten bizde tekrar tekrar yaşandı bu durum. Kimsenin de bir itirazı olmadı. Çünkü kural böyleydi. Hatta o şiddetin ardında açık bir kumpasın olduğu Olimpiyat’taki Beşiktaş- Galatasaray maçından sonra bile. O kumpasın ardından Beşiktaş çok iyi başladığı sezonda bir türlü kendine gelememişti. Fakat bu kez Fenerbahçe-Beşiktaş kupa maçı ile bir ilk yaşandı. Şiddet nedeniyle hakemce tatil edilen maçın “bırakıldığı yerden devamı” kararı verilerek. Çünkü devreye başta Cumhurbaşkanı, Bahçeli gibi siyasiler girdi, “maç kaldığı yerden sonra oynansın” denildi. TFF de bu görüşe uydu. Sanki hiç yoktan tatil edilmiş gibi maçın oynanmasına karar verdi… Hakikatlere uymayan bu yeni karara mağdur Beşiktaş’ın ses çıkarmadan uyması bekleniyordu herhalde. Öyle olmadı. Bu kez camianın, Divan Kurulu’nun, taraftarların ortak tepkisi bu haksızlığa boyun eğilmemesi ve o maça çıkılmaması şeklinde oldu. Bunun üzerine Beşiktaş yönetimi de bu yönde bir karar aldı. Daha 1910’da ilk tescilli dernek halini almış olan Beşiktaş topluluğu bu ülkenin aynı zamanda en güçlü sivil gücü olduğunu gösterdi. Haksız bulduğu karara, cezaları da göze alarak itaatsizlik gösterdi. Gösterdi ama tıkırında giden işleri ve bol keseden atılan “fair play” pozlarını fena dağıttı. Bu beklenmedik duruşun ardından medyada bazıları mahcup oldu, çoğu kulağının üstüne yattı. Bazıları da daha önceleri söylediklerini unutup üste çıkmaya çalışarak Beşiktaş’ı ve Güneş’i suçlu ilan etti. Her maç ardından Beşiktaş hakkında konuşan Aykut Kocaman da dağılanlardandı. Herhalde bir yerlerden kulağına fısıldanmış olmalı ki “Beşiktaş’ın maça çıkmayacağını düşünmüyorum” dedi durdu. Sonra da bir hafta önce “ben hükmengalibiyetle turu geçmeye tenezzül edecek değilim” demişken, “Beşiktaşhükmen yenik sayılmalıydı” diye yeni bir karara vardı. Aziz Yıldırım ise baştan beri “Beşiktaş’ın hükmen yenilmesi lazım” derken tekrara ve üç maç seyircisiz oynamaya razı şimdi. Pek önemi de yoktu onun için; böylece seçim yılında yine bir dış düşmanlık ve mağduriyet yaratarak rakibi Ali Koç’u taca atmıştı bile” ifadelerine yer verdi.

Güntekin Onay ise Vatan gazetesinde çıkan, “Forvetler durdu savunmacılar attı” başlıklı yazısında, “Üzerine çok da fazla konuşulması gereken bir maç olmadı. Beşiktaşlı oyuncuların büyük bölümü işlerini ciddiye alınca galibiyet de kolay geldi. Fizik olarak hazır görünmeyen Vagner Love ve Talisca hariç açıkçası herkes işini yaptı. Beşiktaş, Tosic’in atılmasıyla son 30 dakika 10 kişi kalmasa maçı daha da farklı kazanırdı. ‘Büyük takımlar lig hedefinin gerisinde kalınca doğal olarak performans düşer’ yorumlarına hiç katılmıyorum ve desteklemiyorum. Artık uluslararası seviyede oyuncular forma giyiyor ve profesyonellik seviyesi bambaşka. Öyle eski yıllardaki gibi Türk işi profesyonellik yok. Futbolcular her maç %100’lerini vermek için ücret alıyorlar ve ona göre çalışıyorlar. Beşiktaş kalan 2 maçta da sahaya tüm gücünü vermek zorunda. Medel bu konuda çok somut bir örnek. Her maç varını yoğunu ortaya koyuyor. Bu kadar kaliteli ve pahalı bir kadronun seneye UEFA Avrupa Ligi’nde oynayacak olması ise hem sportif hem de ekonomik açıdan büyük götürüsü olur. Şansı az olsa da Şampiyonlar Ligi hedefi Beşiktaş’ın önceliği olmalı. Yeni yılın planlamasını doğru yapmak için bu sezonun doğru analiz edilmesi gerektiğini düşünüyorum. “Cenk Tosun gitti, şampiyonluk gitti” yorumları ise gerçeği yansıtmıyor. Çünkü Beşiktaş, 2’nci yarıda 15 maçta ilk yarıdaki 17 maçtan daha çok puan aldı ve daha çok gol attı. Sezon bitince ligin neden bu noktada bittiğinin değerlendirmesini yaparız” ifadelerini kullandı.
 

Paylaş

Twitterda Paylaş Facebookda Paylaş Google Plusda Paylaş
?
?

P24’E BAĞLAN

Güncel bilgilerilerden /duyurulardan haberdar olmak için mail listemize kayıt olun.

Powered by PXLDeN Design