Anasayfa / Medya izleme / “Silahta yeni rota”

22 Ağustos

“Silahta yeni rota”

Gazetelerin gündeminde S-400 füze savunma sisteminin teslimatı yer alırken, Evrensel, Birgün ve Cumhuriyet gazetelerinin haberleri dikkat çekti.

Cumhuriyet gazetesinin manşetinde, “Silahta yeni rota” başlıklı haber yer aldı. Haberde, “Rusya S400 savunma sisteminin Türkiye’ye 2019’da verileceğini açıkladı. Açıklama Türkiye ile ABD ve NATO ülkeleri arasındaki tartışmayı bir kez daha gündeme taşıdı. NATO, sistem uyumsuzluğu ve güvenlik gerekçesiyle Türkiye’nin S400 kullanımına karşı çıkarken Ankara, Rusya’yla başlattığı süreçte geri adım atmadı. Türkiye, ABD’nin en çok silah sattığı üç ülkeden biri. ABD’nin Brunson kriziyle F35 satışını askıya aldığı Türkiye, yerli üretimi geliştirerek ve ‘diğer’ seçeneklere yönelerek Batı ile yeni bir yol ayrımının mesajlarını veriyor. Uzmanlara göre alternatif aramak, dünyadaki genel eğilimlere ters değil” ifadeleri kullanıldı.

Sabah gazetesi habere manşetinde, “S-400 füzeleri 2019’da Türkiye’de” başlığıyla yer verdi ve “Türkiye’yi, dünyadaki en iyi hava savunma sistemlerinden birinin sahibi yapacak S-400’ler gecikmeksizin teslim edilecek” dedi.

Akşam gazetesi ön sayfasının altında yer ayırdığı habere, “S-400 gelecek yıl Türkiye’de” başlığını attı ve “Rus devlet askeri ihracat şirketi Rosoboronexport’un yöneticisi Miheyev, S-400 füze savunma sisteminin Türkiye’ye 2019’da teslim edileceğini açıkladı” ifadelerini kullandı.

Haber Hürriyet gazetesinde manşetin altında, “İlk S-400 2019’da” başlığıyla yer buldu. Haberde,  “Rusya’nın silah ihracatçısı ‘Rosoboronexport’ şirketinin yöneticisi Aleksander Miheyev, Türkiye’nin sipariş ettiği uzun menzilli S-400 hava savunma sistemlerinin üretiminin 2019 yılında başlayacağını, ilk teslimatın da aynı yıl içinde yapılacağını açıkladı” ifadelerine yer verildi.

“Delilsiz hapis”

Cumhuriyet gazetesi manşetin altındaki, “Delilsiz hapis” başlıklı haberinde, “İstanbul Yenibosna’da 10 Haziran’da AKP standındaki görevlileri tehdit ettikleri iddiasıyla gözaltına alınan ve tutuklanan Muratcan Gözmen (24), Burak Baran Katar (28) ve Taylan Şimşek (32) 73 gündür mahkemeye çıkarılmayı bekliyor. İddianame delil yetersizliğinden savcılığa iade edildi ancak gençlerin tahliye talebi kabul edilmedi. Bayramı cezaevinde karşılayan gençlerin aileleri tepkili. Aileler, ‘Çocuklarımızdan ayrı ikinci bayramımız. Çocuklarımız okullarından ve işlerinden oldular. Bu adaletsizliğin ve keyfi tutumun bir an önce son bulmasını ve çocuklarımızın tahliye edilmesini istiyoruz’ diyor. Avukat Mehmet Uysal, müvekkilleri hakkındaki dosyanın, AKP Bahçelievler İlçe Başkanı ve Bahçelievler İlçe Emniyet Müdürü’nün talebi üzerine örgütlü suçlar bürosuna gönderildiğini söyledi. Uysal, ‘Komplo kuruldu. Bu gençler zaten tehdit ve hakaretten tutuklandı. Örgüt üyeliğine dair somut olgu ve delil bulunamadığı için tutuklama gerekçesinde böyle suçlama yoktu. Tehdit ve hakaret suçundan bu kadar süre tutuklu kalmaları, mahkemeye çıkarılmamaları adil soruşturma yapılmadığını, arka planda başka şeyler döndüğünü gösteriyor. Dosya şu an savcıda. Yeni bir iddianame hazırlanmasını bekliyoruz’ dedi” ifadelerine yer verdi.

“Tarikat yurdundaki yangına çifte terfi”

Birgün gazetesinin manşetinde, “Tarikat yurdundaki yangına çifte terfi” başlıklı haber yer aldı. Haberde, “Aladağ’daki tarikat yurdunda 11’i çoçuk 12 kişinin ölümüne sebep olan yangın çifte terfi getirdi. Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne görevden alınan Vefa Bardakçı’nın yerine, Adana Aladağ’daki yurt yangınında 11’i çok 12 çocuğun yaşamını yitirdiği dönemde Adana İl Milli Eğitim Müdürü olan Turan Akpınar getirildi. Öte yandan aynı dönemde Aladağ İlçe Milli Eğitim Müdürü olan ve Milli Eğitim Bakanlığı’nca görevinden alınıp sosyal bilgiler öğretmenliğine getirilen Mehmet Aktaş okul müdürlüğüyle ödüllendirildi. Milli Eğitim Müdürlüğü müfettişlerinin hazırladığı raporda, yurtta yangın söndürme tatbikatının yapılmadığı gibi tespitlere karşın müdürlüğün, eksikliklerin giderilip giderilmediğinin takibini yapmadığını ve ardından yangın faciasının gerçekleştiğini söyleyen eğitimciler Bardakçı’nın Ankara Milli Eğitim Müdürü olarak ‘mükafatlandırılmasına’ tepki gösterdi. Aladağ’daki facianın üstünü örtmekle suçlanan Akpınar’ın, yangında çocuklarını kaybeden aileleri azarladığı iddia edildi. Akpınar’ın çocuklarının zorla tarikat yurduna yönlendirildiğini anlatan acılı ailelere, ‘Çocuklarınızı isteyerek bu yurda verdiniz, sizin söylediklerinize inanmıyorum, ne derseniz deyin inanmam’ dediği ileri sürüldü. Olayın ardından Akpınar hakkında herhangi bir soruşturma açılmazken Akpınar, terfi ettirildi. Önce Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşar yardımcısı yapılan Akpınar, Müsteşarlık makamının kaldırılmasıyla Milli Eğitim Müşavirliği görevine getirildi. Akpınar’ın yeni görevi ise ‘Ankara Milli Eğitim Müdürü’ oldu” ifadeleri kullanıldı.

“Tahammülsüzlük arttı”

Evrensel gazetesi manşetinde, “Tahammülsüzlük arttı” başlıklı habere yer verdi. Haberde, “Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanan “Adli İstatistikler 2017” raporunda ‘Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar”dan , ‘Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar’a ‘Cumhurbaşkanına Hakaret’ davalarına kadar hemen her davada bir önceki yıla oranla önemli bir artış olduğu göze çarpıyor. Bilgi Üniversitesi  Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yaman Akdeniz yayımlanan istatistiklerin ciddi bir tahammülsüzlüğe işaret ettiğini söyledi. Akdeniz, özellikle Cumhurbaşkanına hakaret iddiasıyla açılan ceza soruşturması ve davaların hükümetin geniş kapsamlı ve sistematik bir şekilde devam eden ve caydırıcı etkisi göz ardı edilemez hale gelen susturma politikasının bir parçası olduğunu ifade etti. Dava sayılarındaki artışı gazetemize değerlendiren Prof. Dr. Yaman Akdeniz, darbe girişimi ve OHAL sürecinin bu artışların temel nedeni olduğunu söyledi. Akdeniz, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. KeremAltıparmak ile birlikte English PEN için hazırladıkları ‘Türkiye’de Can Çekişen İfade Özgürlüğü: OHAL’de Yazarlar, Yayıncılar ve Akademisyenlerle İlgili Hak İhlalleri’ raporunda da belirttikleri ve istatistiklerin de gösterdiği üzere Türkiye’de birden bire patlayan soruşturma ve yargılama sayılarında darbe girişimi ve 2015’te barış sürecinin sona ermesinin önemli bir payı olduğunu ifade etti. Yine de bu kadar büyük sayıda insanın doğrudan darbeye karışan ve/veya eline silah alan kişilerden oluşmadığına dikkat çeken Akdeniz, görüşlerini gazetede, medyada, sosyal medyada açıklayan çok sayıda kişinin de örgütlerle ilişkilendirildiğini dile getirdi. Akdeniz, ‘Doğal olarak işi görüş açıklamak, değerlendirme yapmak olan yazarlar,  gazeteciler ve akademisyenler de bu dalgadan etkileniyor’ dedi” ifadeleri yer aldı.
 

Paylaş

Twitterda Paylaş Facebookda Paylaş Google Plusda Paylaş
?

P24’E BAĞLAN

Güncel bilgilerilerden /duyurulardan haberdar olmak için mail listemize kayıt olun.

Powered by PXLDeN Design