Anasayfa / Medya izleme / “Aslan fırsat tepti”

04 Ekim

“Aslan fırsat tepti”

Portekiz’de iyi oyun galibiyeti getirmedi…

Galatasaray, Şampiyonlar Ligi ikinci maçında Porto deplasmanından mağlubiyete döndü. Sarı-kırmızılılar 6 net pozisyondan yararlanamadı.
Fotomaç gazetesi manşetinde, “Yakan top” başlığını kullandı ve “Şampiyonlar Ligi'ne Lokomotiv Moskova galibiyetiyle başlayan Galatasaray, Porto deplasmanından puan çıkartmayı başaramadı: 1-0. Ndiaye, Emre Akbaba ve Eren'in eksikliğine rağmen güçlü rakibi karşısında üstün bir oyun sergileyen temsilcimiz çok net pozisyonlara girmesine karşın bunları gole çevirmeyi başaramadı. 13, 45 ve 79. dakikalarda Sinan, 38'de Nagatomo, 39'da Henry Onyekuru, 76'da Rodrigues son vuruşlardan yararlanamayan isimlerdi.” dedi.
Hürriyet gazetesi manşetten verdiği habere, “Şanssızlık” başlığını attı ve “UEFA Şampiyonlar Ligi D Grubu'nda Galatasaray, Porto deplasmanında boy gösterdi. Mücadeleyi Portekiz temsilcisi 1-0 kazandı. Ev sahibi takımın golünü 49. dakikada Marega kaydetti. Galatasaray, Sinan Gümüş, Nagatomo ve Rodrigues ile net pozisyonlar yakalasa da maçtan eli boş döndü. Porto 4 puana yükselirken sarı-kırmızılılar 3 puanda üçüncü sıraya düştü. Şampiyonlar Ligi'nde Galatasaray bir sonraki maçını evinde Schalke ile oynayacak. Porto ise Lokomotiv Moskova deplasmanına gidecek” ifadelerini kullandı.
Sabah gazetesi habere manşetinde, “Aslan fırsatı kaçırdı” başlığıyla yer verdi ve “UEFA Şampiyonlar Ligi D Grubu ikinci maçında Porto'ya konuk olan Galatasaray, 49. dakikada Marega'nın golüne engel olamadı ve karşılaşmadan 1-0'lık mağlubiyetle ayrıldı. Bu sonuçla Portekiz temsilcisi puanını 4'e yükseltirken Galatasaray 3 puanda kaldı” dedi.
Cumhuriyet gazetesi manşetinde, “Aslan Portekiz’de fırsat tepti” başlığını kullandı ve “UEFA Şampiyonlar Ligi D Grubu 2. maçında Galatasaray, deplasmanda Porto'ya 1-0 mağlup oldu” dedi.
Yeni Şafak gazetesi manşetindeki habere, “Aslan’a yazık oldu” başlığını attı ve “UEFA Şampiyonlar Ligi'ndeki temsilcimiz Galatasaray, D Grubu'ndaki ikinci maçında Portekiz temsilcisi Porto'ya 1-0 mağlup oldu. Sarı kırmızılılar mücadelede yakaladığı net pozisyonlardan yararlanamazken grupta 3. sırada yer aldı” ifadelerini kullandı.
Vatan gazetesi, “Yazık oldu!” manşetiyle çıktı ve “Galatasaray, Şampiyonlar Ligi ikinci maçında Porto deplasmanından 1-0 yenik ayrıldı. Galatasaray Sinan, Rodrigues, Nagatomo ile birçok pozisyon yakaladı ama aradığı golü bulamadı” ifadelerine yer verdi.
Akşam gazetesi manşetten verdiği habere, “Aslan saç baş yoldurdu” başlığını attı. Haberde, “UEFA Şampiyonlar Ligi D Grubu 2. maçında Galatasaray deplasmanda Porto ile karşı karşıya geldi. Galatasaray birçok gol pozisyonundan yararlanamadığı karşılaşmada Porto'ya 1-0 mağlup oldu. Galatasaray karşısında Porto'nun tek golünü 49. dakikada Marega kaydetti. Bu sonucun ardından Galatasaray 1 puanda kalırken, Porto ise puanını 4'e çıkardı. Galatasaray, gruptaki 3. maçında İstanbul'da Schalke'yi konuk edecek. Porto ise 3. maçında sahasında Lokomotiv Moskova ile karşı karşıya gelecek” ifadeleri yer aldı.
Mehmet Demirkol Fanatik gazetesindeki, “Şova dönebilirdi, üzücü bitti” başlıklı yazısında, “İlk yarıda Galatasaray, Fernando’nun mükemmel oyunuyla Porto’nun kurmak istediği baskıyı erkenden kırdı ve rakip alana çıktı. İkinci yarıda sarı kartlı Donk’un yarattığı tedirginlikle savunma görevlerinin ön plana çıkması Brezilyalı’nın etkinliğini azalttı. Bunun zincirleme bir etki yaptığını da söylemek lazım. İlk yarıda Sinan, Onyekuru ve Rodrigues’i demarke bir şekilde geniş alanda topla buluşturabildi Galatasaray. Sert orta sahanın yaptığı baskı Portekizlileri zorladı. İkinci yarıda hem bu sertlik sarı kart tedirginliğiyle yumuşadı hem de presle kapılan toplar azalınca Porto iki hızlı hücum kanadımızı daha rahat kontrol etti. Buna rağmen akan oyunda Porto’dan daha çok net pozisyon bulduk. Galatasaray’ın kadrosuna bakıldığında bir deplasman fobisi olması inanılmaz. Geçiş oyununun profesörü sayılabilecek Fernando, iki uçurtma Rodrigues ve Onyekuru ve dün neredeyse bir Gareth Bale golüne yaklaşmış olan Sinan. İşte dün aslında bu takımın kontra oyununa ne kadar yakın olduğunun bir gösterisini izledik. Kaçan 5 net gol gecenin bir şova dönüşmesini engelledi ama bu gerçeği değiştirmedi” ifadelerine yer verdi.
Ali Ece aynı gazetedeki, “Hem atamaz hem de tutamazsan” başlıklı yazısında, “Galatasaray ilk yarıda 8 şut attı, 4 net gol pozisyonuna girdi. Bu Devler Ligi’nde son 4’e kalabilen takımların ortalama hücum istatistiği. Lakin Galatasaray, Çarşamba gecesi maçlarında gerçek santrforu olmadan sahaya çıkan tek takım. Misal ilk yarıdaki 4 net pozisyonunun ikisinde Gomis veya yetenek olarak muadili net bir santrfor olsa Galatasaray daha ilk yarıdan 3 puanı getirecek golleri çoktan atabilirdi. Evet, Şampiyonlar Ligi’nin yaşayan efsanesi Casillas, Altın Çağı olan 2010 yazındaki acayip kurtarışlardan nostaljik esintiler sergiledi. Fakat Galatasaray’da gol pozisyonlarına girenler de daha etkili vuruşlar yapmalıydılar. “Atamayana atarlar” derler ya Galatasaray’ın yediği goldeki kadar rakibin en iyi kafa vuruşu yapabilen oyuncusu Marega’yı o kadar boş bırakırsan pozisyona giremeyene bile gol atarlar maalesef” ifadelerini kullandı.
Uğur Demirkol ise Hürriyet gazetesindeki, “Devler Ligi’nde sonucu detaylar belirler” başlıklı yazısında şu değerlendirmeleri yaptı: “Dün akşam Lokomotiv-Schalke ve Porto-Galatasaray maçlarını peş peşe izledim. Grup olağanüstü dengeli. Herkes kazanmayı çok istiyor ama güç dengeleri nedeniyle maçlarda kaderi küçük detaylar belirliyor. Önce Ruslar, bir anlık konsantrasyon eksikliğiyle üzgün ayrıldılar sahadan. Ardından da Dragao’da en azından beraberliği hak eden Galatasaray, yine basit bir detayla, Nagatomo’yla Marega arasındaki 14 santimlik boy farkıyla kaybetti maçı. Bir zamanlama hatası mıydı, eşleşme ya da yerleşim hatası mıydı, elbette bunun cevabını en iyi Terim biliyor. Ama Devler Ligi böyle. Sonucu küçük detaylar belirliyor. Oysa maçın genelinde Onyekuru ve Sinan harikalardı. Uluslararası bir yıldızı, Brahimi’yi savunurken sağ iç Fernando ve sağ açık Onyekuru’nun da yardımıyla gayet başarılıydık. Corona daha fazla pozisyon yarattı zira sol iç Belhanda, Nagatomo’ya gereken yardımı yapmadı. Terim’e saygı duyuyorum ancak iki maçın ikisinde de takımın zayıf halkası gözüken Belhanda’nın oyunda bu kadar kalmasına da anlam veremiyorum. İlk maçta N’Diaye’nin ilk kartı görmesinin sebebi de Belhanda’ydı. Eğer orada N’Diaye, Belhanda yüzünden o ilk kartı görmese, Porto’da da sahada N’Diaye olacaktı muhtemelen. Bu arada dünün çok önemli bir karesine de değinmeden geçemeyeceğim: Michael Oliver, dünyanın en iyi hakemlerinden biri. Sırası geldiğinde Dünya Kupası ya da Avrupa Şampiyonası finali yöneteceğine eminim. Dün tek bir hatası dışında da ders gibi bir maç yönetti İngiliz. En öğretici karesi de 52’de Linnes’e sarı kart gösteriş biçimiydi. Norveçli sağ bek feci bir hata yapmış, topu kaptırmış, çareyi sarı kartlık bir faul yapmakta bulmuş. Zaten çok üzgün. Oliver elinde sarı kartla geliyor ama morali bozuk Linnes’i bir de o incitmek istemiyor, çok açık. Sakince gösteriyor kartı, abartmadan... Süper Lig’in gerilerek, depar atarak kart şovu yapan hakemlerine güzel bir dersti bence o kare.”
 
 

Paylaş

Twitterda Paylaş Facebookda Paylaş Google Plusda Paylaş
?

P24’E BAĞLAN

Güncel bilgilerilerden /duyurulardan haberdar olmak için mail listemize kayıt olun.

Powered by PXLDeN Design