Anasayfa / Medya izleme / “Çocuklar okulda güvende değil”

09 Ekim

“Çocuklar okulda güvende değil”

Evrensel ve Birgün gazetelerinin manşeti günün öne çıkan haberleri oldu.

Birgün gazetesi manşetinde, “Çocuklar okulda güvende değil” başlıklı habere yer verdi. Haberde, “Kocaeli Derince Turgut Reis İlkokulu’nun bahçesinde oyun oynarken üzerine okulun demir bahçe kapısının devrilmesi sonucunda 7 yaşındaki Mehmet Ali İşler'in hayatını kaybetmesi okulların fiziki güvenliği konusunda adım atılmadığını ortaya koydu. Okullarda denetimleri Bakanlık müfettişleri yapıyor. Ama müfettiş mevzuatında yoklama fişleri var, dersin işlenip işlenmediğinin kontrolü, öğretmenin kılık kıyafeti var, gelen giden evrakı denetleme yükümlülüğü var fakat fiziki güvenlik yok. Okulu denetlemek için bir mekanizma oluşturulmuş değil. Okullarda alınacak güvenlik iş güvenliği kanunu kapsamında değerlendiriliyor. Buna göre iş güvenliği için 50 ve üzeri çalışan kriteri geçerli. Yani okulda en az 50 öğretmen çalışıyor olmalı. İş güvenliği için 2017'de kanuni zorunluluk getirildi, okullar için bu zorunluluk iş güvenliği sorumlusu istihdam etme değil bunun yerine okuldan birinin iş güvenliği sertifikasını alması şeklinde yapılıyor. Okuldan seçilen bir isim 1 aylık iş güvenliği sertifikası alarak okulda iş güvenliği konusunda sorumluluk alıyor. Çocuk hakları savunucusu Onur Yılmaz, ‘Okulda iş güvenliği geçerli ama bu fiziki güvenlik anlamına gelmiyor’ diyor. ‘Okulda sadece çalışanların iş güvenliğine bakılıyor’ diyen Yılmaz, ‘Bir bütün olarak fiziksel güvenliğe bakmıyorlar. Bu iş güvenliği genellikle iş güvenliği ile ilgili tabelalar açıldı mı, çalışanlara bilgi verildi mi gibi şeyler yani bu iş güvenliği mevzuatı okuldaki çocukları kapsamıyor’ dedi” ifadeleri kullanıldı.

“İrademizi elimizden alıyorlar”

Evrensel gazetesinin sürmanşetinde, “İrademizi elimizden alıyorlar” başlıklı haber yer aldı. Haberde, “Erdoğan’ın ‘kayyım’ açıklamasına dair konuşan Diyarbakırlı yurttaşlar, kayyım atanacaksa niye seçimin yapıldığını sorarak, ‘İrademizi elimizden alıyorlar ama biz irademize sahip çıkmaktan vazgeçmeyeceğiz’ dedi. ‘O demeseydi de biz biliyorduk’  diyen Mehmet Akman adlı yurttaş, ‘Biz adayımızı seçeceğiz o da kayyımını atasın’ dedi. Erdoğan’ın bu söyleminin halkı tehdit eder nitelikte olduğunu söyleyen Akman, ‘Bize oylarınız boşa gidecek diyor üstü kapalı. Boşa mı gidiyor, nereye giderse gitsin biz oyumuzu kullanacağız’ dedi. Demokrasiye inançlarının kalmadığını belirten Akman, ‘Madem ‘teröre bulaşmış’ diyorsun o zaman aday niye yapıyorsun’ dedi. İsmini söylemek istemeyen bir yurttaş ise, ‘Bir defa değil 20 defa da kayyım atasa biz oyumuzu kullanacağız, oy verdiğimiz adayın seçilmesi için de çalışacağız’ dedi. Seçim deyince akıllara demokrasinin geldiğini dile getiren yurttaş, ‘Adaylar çıkar kim seçilirse o kazanır. Karşımıza onun da adayı çıkacak, başka adaylar da çıkacak. Seçim olduktan sonra seçilen adayı beğenmedim kayyım atayacağım demenin demokrasiyle nasıl bir alakası var?’ diye sordu. Erdoğan’ın bu söyleminin ‘bana oy verirsen iyisin vermezsen değilsin’ anlamına geldiğini belirten yurttaş, ‘Dünya beşten büyük değil diyorsun kusura bakma ama sende 6 milyondan büyük değilsin. İrademizi elimizden alıyorlar ama biz irademize sahip çıkmaktan vazgeçmeyeceğiz. Kimsenin halkın seçtiği doğru değil benim seçtiğim doğrudur demeye hakkı yok’ dedi” ifadelerine yer verildi.

Gazete manşetindeki, “Çürük raporu vermedi, il disipline sevk edildi!” başlıklı haberinde ise, “Adana’da, askerlikten muaf olmak için çürük raporu almak isteyen ve sağlık heyetinin karşısına çıkan O.C.K., ‘Gaziyim, Erdoğan’la resmim var, çürüğüm’ dedi. Sağlık heyeti ‘askerlik yapabilir’ raporu verince, 18 yıllık kalp damar cerrahı N.M., il disiplin kuruluna sevk edildi! Konuyu gazetemize değerlendiren Sağlık Emekçileri Sendikası (SES) Hukuk Danışmanı Avukat Tugay Bek, ‘15 Temmuz’un arkasına sığınan birinin mesnetsiz iddialarına itibar edip 18 yıllık kalp damar cerrahına disiplin soruşturması başlatılmış olması üzerinde düşünülmesi gereken bir sorundur, kabul edilemez’ dedi. Dr. N.M’nin, hakkında açılan soruşturma karşısında üzgün ve şaşkın olduğu bilgisini de paylaşan Avukat Bek, Doktor N. M’nin ‘Ben Askerliğimi 1993-94’te Şırnak, Güçlü Konak, Fındık Jandarma Komando Taburunda Asteğmen olarak yaptım. Bazı askerlerin, hava değişimi almak için hepatitli hastaların tabağından yediğini, kendini vurduğunu gördüm. Bense imkanım olmasına rağmen görev yerimi değiştirmedim. 1992 Erzincan depreminde, doktorlar da dahil bir çok insan şehir dışına çıkmaya çalışırken ben devlet hastanesine gittim, yıkılan kız koleji binasından öğrenci çıkarttım’ dediğini de sözlerine ekledi” ifadelerini kullandı.
 

Paylaş

Twitterda Paylaş Facebookda Paylaş Google Plusda Paylaş
?

P24’E BAĞLAN

Güncel bilgilerilerden /duyurulardan haberdar olmak için mail listemize kayıt olun.

Powered by PXLDeN Design