Anasayfa / Medya izleme / “Çarpıtma telaşı”

25 Aralık

“Çarpıtma telaşı”

Yeni Yaşam gazetesinin manşetinde, Sakarya’da işlenen ırkçı cinayetin nasıl çarpıtılmaya çalışıldığıyla ilgili haber yer aldı.


Yeni Yaşam gazetesi manşetinde, “Çarpıtma telaşı” başlıklı habere yer verdi. Haberde, “Sakarya’nın Hendek ilçesinde Hikmet Usta adlı kişinin ‘Kürt müsünüz, Suriyeli mi’ sorusuna ‘Biz Kürdüz’ yanıtını verdikten sonra katledilen Muşlu Kadir Sakçı ile yaralanan oğlu Burhan Sakçı olayıyla ilgili yeni bilgiler ortaya çıktı. HDP’li vekillerin ziyaret ettiği aile, olaydan sonra kendilerini ziyaret eden polisin ‘Olay olduğu gibi Kürt meselesi üzerinden basına yansırsa, size zarar gelebilir’ diyerek tehdit ettiğini söyledi. Hükümete yakın medya kuruluşları olayı, ‘Küfretme yüzünden sarhoş bir kişinin işlediği cinayet’ gibi yansıtmaya çalışsa da Habertürk’teki köşesinde yazan Nagehan Alçı olayın içyüzünü yazdı. Yerel kaynaklardan aldığı bilgileri yazan Alçı, cinayete saldırganın oğlunun da karıştığını yazarken, olayın saldırganın oğlunun Kürtlere ve Suriyelilere küfür etmesiyle başladığını yazdı. Alçı’ya göre Kadir Sakçı da oğlunu korumak isterken öldü” ifadeleri yer aldı.    

Evrensel gazetesi ise manşetin yanında, “Nefret suçu cezasız bırakılamaz” başlığıyla verdiği haberde, “Sakarya’da ırkçı saldırı sonucu 43 yaşındaki Kadir Sakçı’nın hayatını kaybetmesi, aynı saldırıda oğlu 16 yaşındaki B.S’nin de yaralanmasıyla ilgili İHD İstanbul şubesi açıklama yaptı. Açıklamada siyaset ve medyadaki ayrımcı söylemin saldırıları tetiklediği vurgulanırken, ‘Nefret suçu cezasız bırakılamaz’ denildi” ifadelerine yer verdi.

“‘Kriz inşatta 3 yıl daha sürer’”

Evrensel gazetesi manşetinde, “‘Kriz inşatta 3 yıl daha sürer’” başlıklı habere yer verdi. Haberde, “Kriz, özellikle Türkiye’nin lokomotifi denilen inşaat sektöründe en yıkıcı etkilerini gösteriyor. Konkordatolar, işten atmalar, ödenmeyen ücretler ve banka borçları... Peki ne oldu da ülkeyi kalkındıracağı söylenen ve yüzlerce işçinin canına mal olan dev projelerin başındakiler iflas bayrağını çekti, beton mikserleri dönmez oldu? Bu soruları İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Başkanı Cemal Gökçe’ye yönelttik. Öncesindeki görevleri bir yana 1998’den 2016’ya yılına kadar İMO İstanbul Şube Başkanlığı ve halen Genel Başkanlık görevini sürdüren Gökçe, inşaata dair deneyimlerini bizimle paylaştı. İhtiyaç değil, ticari anlayışla yapıların inşa edildiğini dile getiren Gökçe, ekonominin inşaata, betona bağlandığını ama bunun da bir doygunluk noktası olduğunu söyledi. 2008 krizinde de ihtiyaç temelli olmayan, sosyal niteliği yok sayılan konutlar üretildiğini kaydeden Gökçe, ‘Dağ taş inşaata dönüştürüldü. Rantı en yüksek yerlerden başlanarak yapıldığı için sosyal sorunlar yaşandı. Gelinen noktada Türkiye’de yaklaşık 3 milyon civarında fazla konut var ve bunların satılması lazım. Peki kime satacaksınız? Konut ihtiyacı olan insanların paralarının olması lazım ama krizle birlikte artan işsizlik, hayat pahalılığı nedeniyle insanların eve ne peşin ne de banka kredisiyle verecek parası yok’ dedi. Ülke ekonomisinin ‘lokomotifi’ haline getirilen inşaat sektörünün birçok iş kolunu da etkilediğini ifade eden Gökçe, sadece konut sektörünün yaklaşık 250-300 iş koluna hitap ettiğini ifade etti. Bu süreçte sürekli dışarıya borçlanıldığını belirten Gökçe, kamu bankalarından çiftçiye veya ihtiyacı olan vatandaşa verilmeyen milyarlarca kredinin kamu-özel ortaklığı çerçevesinde köprülere, havaalanlarına aktarıldığını söyledi. ‘Artık havuzun suyu doldu’ diyen Gökçe, şunları söyledi: ‘Her alanda olduğu gibi inşaat sektöründe kriz gerekçesiyle konkordatolar ilan edildi, işçiler işten atıldı, meslektaşımız inşaat mühendisleri ya işten çıkarıldı ya da esnek çalışmaya maruz kaldılar. Yaklaşık 10 ay içinde 600-700 civarında kişi işten çıkarıldı. İnşaat sektörü krize geç girer ve krizden geç çıkar. Çünkü birtakım malzemeler alınmıştır ve işçilerle anlaşmalar yapılmıştır. O yüzden belli bir hızda inşaatlar sürer ama bir yerden sonra tıkanır ve krize girer. Bu nedenle şu an üretime devam eden inşaat şirketleri de krizden etkilenecektir. İnşaatta krizin en az 3 yıl daha yaşayacağı yönünde ciddi tespitlerimiz var’” ifadeleri kullanıldı.

“Bakanlık bilmez!”

Cumhuriyet gazetesi manşetin altında, “Bakanlık bilmez!” başlıklı habere yer verdi. Haberde, “Ticaret Bakanlığı, TBMM’de milletvekillerinden gelen yazılı soru önergelerini ya ‘başka bakanlıkların görev alanında’ diyerek iade ediyor ya da Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) internet sitesine yönlendiriyor. Bakanlık konkordato ilan eden firmalar, bireysel kredi borçları ile fabrika yangınlarına ilişkin önergeleri iade ederken, ithalata dair bilgi isteyen önergeler için de TÜİK’in sitesini adres gösteriyor. TBMM Başkan Vekili Mustafa Şentop’un İYİ Parti Denizli Milletvekili Yasin Öztürk’ün önergesine verdiği yanıta göre, 14 Aralık 2018 itibarıyla Ticaret Bakanlığı’na yöneltilen toplam 154 önergeden süresi içinde cevaplananların sayısı 17. Süresi geçtikten sonra yanıtlananların sayısı ise 102. Yanıt verilmeyen önerge sayısı 22. İşlemde bulunan toplam 13 önerge var” ifadeleri yer aldı.
 

Paylaş

Twitterda Paylaş Facebookda Paylaş Google Plusda Paylaş
?

P24’E BAĞLAN

Güncel bilgilerilerden /duyurulardan haberdar olmak için mail listemize kayıt olun.

Powered by PXLDeN Design