Anasayfa / Medya izleme / “Mülga operasyonu”

07 Şubat

“Mülga operasyonu”

Birgün gazetesi manşetinde, “Ben bilmem, vakıflar bilir”, Cumhuriyet gazetesi ise manşetinde, “Mülga operasyonu” başlıklı habere yer verdi.

Cumhuriyet gazetesinin manşetinde, “Mülga operasyonu” başlıklı haber yer aldı. Haberde, “Yeni sisteme göre kararname çıkarmak yerine pek çok düzenlemenin Meclis’ten çıkarılmasından şikâyetçi olan AKP yönetimi, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın kararname konusunda elini rahatlatmak için çalışma yapıyor. Anayasadaki ‘Kanunda açıkça düzenlenen konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılamaz. Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile kanunlarda farklı hükümler bulunması halinde, kanun hükümleri uygulanır’ hükmünü aşmak isteyen AKP, anayasada açıkça yasayla düzenleneceği öngörülen alanlar dışındaki tüm yasaları kaldırmayı planlıyor. Böylece Erdoğan’ın anayasal engele takılmadan istediği gibi kararname çıkarması sağlanacak. AKP içinde bir süredir Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yeni sistemle birlikte getirilen ‘Cumhurbaşkanlığı kararnamesi’ çıkarma yetkisini yeterince kullanmadığı, bürokrasinin Erdoğan’ı yanlış yönlendirdiği, eski alışkanlıkla kararname ve yönetmelikle bile çıkarılabilecek düzenlemelerin yasa konusu yapılarak Meclis’e getirildiği eleştirileri yapılıyor. Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda AKP yöneticilerinin de katıldığı toplantılarda, yasa-kararname ayrımının nasıl yapılacağı masaya yatırıldı ve Erdoğan’a anayasayla verilen ‘kararname’ yetkisinin tam anlamıyla kullanılması gerektiği yönünde karar alındı. Bunun için tüm mevzuatın baştan sona taranması kararlaştırıldı. Anayasanın 104. maddesi, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin nasıl çıkarılabileceğini düzenliyor. Söz konusu madde, ‘Cumhurbaşkanı, yürütme yetkisine ilişkin konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarabilir. Anayasanın ikinci kısmının birinci ve ikinci bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleriyle dördüncü bölümde yer alan siyasi haklar ve ödevler Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenlenemez. Anayasada münhasıran kanunla düzenlenmesi öngörülen konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılamaz. Kanunda açıkça düzenlenen konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılamaz. Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile kanunlarda farklı hükümler bulunması halinde, kanun hükümleri uygulanır. TBMM’nin aynı konuda kanun çıkarması durumunda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi hükümsüz hale gelir’ hükmünü içeriyor. Yine anayasada açıkça yasayla yapılabileceği hüküm altına alınan alanlar Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenlenemiyor. ‘Bir yasada açıkça düzenlenen konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin çıkarılamayacağı, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile yasalarda farklı hükümler bulunması durumunda yasa hükümlerinin uygulanacağı’na ilişkin anayasa hükmü ise AKP’yi zorluyor. AKP, çözümü kararname çıkarılmasını engelleyici nitelikte olan tüm yasaları kaldırmada buldu. Mevzuatta yapılacak tarama sonucunda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılmasını engelleyen ve yönetmelikle düzenlenebilecek mevcut yasaların tümü ya da bazı maddeleri Meclis’ten çıkarılacak yasayla yürürlükten kaldırılacak” ifadeleri kullanıldı.

“Ben bilmem, vakıflar bilir”

Birgün gazetesi manşetinde, “Ben bilmem, vakıflar bilir” başlıklı habere yer verdi. Haberde, “Eğitim Komisyonu’nda çalışmalar hakkında bilgi veren Bakan Selçuk, eğitimde yetki alanının dışında kalan hususlar olduğunu söyleyerek ‘Haddimi ya da alanımı biliyorum’ dedi. CHP’li üyeler Ensar ve TÜGVA gibi vakıflarla yapılan anlaşmaları eleştirdi. Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu’nda Bakanlığın çalışmalarıyla ilgili bilgi verdi. Göreve geldiği günden itibaren eğitimin sorunlarına ilişkin somut adım atmayan Selçuk, bu yöndeki eleştirilere, ‘Bir çocuk dokuz ay 10 günde doğacaksa, bekleyeceğiz’ yanıtını verdi. Vizyon Belgesi’nin üç yıllık bir takvimi kapsadığını ifade eden Selçuk, ‘Sürpriz yapmak niyetinde değiliz. Durup dururken ani değişiklikler yapmak istemiyoruz’ diye konuştu. Komisyonun CHP’li üyeleri, MEB ile dini vakıf ve cemaatler arasında kurulan ilişkiyi eleştirdi. CHP Milletvekili Mustafa Adıgüzel, Bakanlığın Ensar Vakfı, Birlik Vakfı, İlim Yayma Cemiyeti, Hayrat Vakfı ve TÜGVA gibi birçok vakıfla ilişkisi olduğuna dikkati çekerek ‘Sadece kurs, seminer değil, eğitimle ilgili de bunlara ön açıldığı görülüyor. Eğitimin çağdaş, bilimsel normlara uygun olması gerekliliğinden hareketle bu şekilde farklı cemaatlerin bir uygulama alanı haline çevrilmemesini diliyorum. Baskı altında kaldığınızı düşünüyor musunuz? Bu konularda talepler geliyor mu?’ diye sordu. Bakan Selçuk dini vakıflar ile MEB arasında imzalanan işbirliği anlaşmaları ve eğitimin dinselleştirmesine ilişkin soruları yanıtsız bıraksa da dikkat çeken bazı açıklamalarda bulundu. Konuşmasını daha çok teknik konularla ilgili yaptığını belirten Selçuk, ‘Gücümün yetmediği ve yetki alanım içinde olmayan hususlar var’ dedi. Eğitimle ilgili bazı eleştirilerin iktidarın meselesi olduğunu ifade eden Selçuk, ‘Ben haddimi ya da alanımı biliyorum. Nereye kadar gücümün yettiğinin farkındayım’ diye konuştu. Komisyonda dile getirilen bazı konuların güç alanının dışında kaldığını öne süren Selçuk, komisyon üyelerinin ‘polemik’ olarak adlandırdığı bazı meselelerin TBMM’de ve toplum nezdinde konuşularak çözülmesi gerektiğini söyledi” ifadeleri yer aldı.
 

Paylaş

Twitterda Paylaş Facebookda Paylaş Google Plusda Paylaş
?

P24’E BAĞLAN

Güncel bilgilerilerden /duyurulardan haberdar olmak için mail listemize kayıt olun.

Powered by PXLDeN Design