Anasayfa / Medya izleme / “Sanatçılar ‘Leyla’ dedi”

25 Şubat

“Sanatçılar ‘Leyla’ dedi”

Günün öne çıkan haberleri Yeni Yaşam, Evrensel ve Birgün gazetelerinde yer aldı.

Yeni Yaşam gazetesi manşetinde, “Sanatçılar ‘Leyla’ dedi” başlıklı habere yer verdi: “PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması talebiyle Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı ve HDP Milletvekili Leyla Güven’in 110 gün önce başlattığı açlık grevi her geçen gün daha da kritik bir aşamaya geliyor. Güven’in ardından 100’e yakın cezaevinde yaklaşık 350 tutuklu aynı taleplerle 72 gündür açlık grevinde. Açlık grevini sürdüren eylemcilerin sağlık durumları kritik aşamayı geçti. Tecrit kalkana kadar eylemlerine son vermeyeceklerini söyleyen açlık grevi eylemcilerine hemen her kesimden destek açıklamaları gelmeye devam ediyor. Gazetemize konuşan sanatçı ve aydınlar tecrit uygulamasının hukuksuz olduğuna dikkat çekerek, “Yetkililerin o canların ölmesini değil, o canların yaşamasını savunması lazım” dedi. Oyuncu Levent Üzümcü: ‘Bir ülkenin içerisinde insanların açlık grevinde ölmesini başarı olarak görecek bir kitle varsa, o ülkedeki herkes kendinden utanmalıdır. İnsanlara ucuz yollu etiketler yapıştırmak ve bu etiketler sayesinde insanların vicdanlarını rahatlatması utanç verici.’ Oyuncu Orhan Alkaya: ‘Sayın Leyla Güven, halkın oylarıyla seçilmiş bir milletvekilidir. Belediye Başkanlığı’nı da katarsak, halkın halis bir temsilcisidir. Temel hukukun yok sayılması anlamına da gelen ‘tecrit’ uygulamasına yahut hukuksuzluğuna karşı, Meclis’teki ifade olanaklarının hiçe sayılması üzerine başladığı açlık grevi, bir ‘liceat statum’ durumuna yani devletin hukuktan arındırılması durumuna işaret ediyor. Gene de, kendimde bu hakkı bulabilseydim, Sayın Leyla Güven’in önünde diz çöküp, açlık grevini sonlandırması için ona yalvarırdım. Çünkü hayatın, halkın halis temsilcilerine ihtiyacı var. Leyla Güven’in yaşaması büyük dileğimdir.’ Yazar Ahmet Ümit: ‘İnsanların bir ülkede canı pahasına açlık grevine gidiyor olması çok kötü ve üzücü bir durum. O nedenle ülkede öyle bir adalet ve özgürlük olması lazım ki kimse kendi canı pahasına adalet arayışına girmemeli.’ Oyuncu Füsun Demirel: ‘Leyla Güven’in açlık grevinde olması elbette çok üzücü. Bir an önce taleplerin konuşulması lazım.’”

“‘Dikkat göçük tehlikesi’ yazısı altında çalıştırıldılar”

Evrensel gazetesinin manşetinde, “‘Dikkat göçük tehlikesi’ yazısı altında çalıştırıldılar” başlıklı haber yer aldı. Haberde, “Milas’ın Sarıkaya mahallesindeki Yumrutaş mevkiinde faaliyet gösteren ve Kömürcüoğlu Group tarafından işletilen feldspat madeninde, bazı işçilerin işi bırakıp kaçtığı, yanında ‘dikkat göçük tehlikesi’ yazdığı madende bir göçük meydana geldi ve Şükrü Otlak, Engin Tutuk, Servet Çapacıoğlu adlı işçiler yaşamlarını yitirdi. Yumrutaş denilen dev kaya, yüz binlerce ton ağırlığındaki bir doğal kaya. Göçüğün nedeni, bugünün meselesi değil, yıllarca o dev kayaya doğru yapılan madencilik çalışmaları, kayayı yıllar içerisinde yorar. Burada da doğal etmenlerin ve madencilik faaliyetlerinin kaya üstündeki etkisi sonucunda devasa bir kütle koparak ana kayadan ayrılmış. O kayanın dış müdahalelerin etkisiyle bir gün çökeceği bilinen bir gerçek. Bu büyüklükteki bir kayanın altında, dibinde, yanında ve yöresinde uzun yıllar madencilik çalışması yapılırsa, yağmur sularının da etkisiyle, o kayanın bir gün bu müdahalelere tepki vereceği de bilinen bir diğer gerçek. Göçük de bu nedenle meydana geldi. Önlemler elbette alınabilirdi. Üniversitelerin maden mühendisliği bölümlerinden; madencilik açısından nasıl bir çalışma yapılabileceği yönünde bir rapor istenebilirdi. Önlemler alınsaydı, yıllarca o kayaya doğru kazılar, çalışmalar yapılmasaydı, bugün bu göçük meydana gelmezdi, 3 işçi de ölmezdi. Olayın ardından haberlerde madenci firmanın adı yerine “özel bir maden ocağı” ifadesi kullanılarak, şirketin ve patronların adları gizlenmeye çalışıldı. İşletme sahiplerinin AKP’li vekillerle bölgedeki AKP’li belediye başkanları ile yakın ilişkide olduğu biliniyor, bu dönem Cumhur İttifakının Aydın Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mustafa Savaş’ın da yakın ilişkileri biliniyor” ifadeleri kullanıldı.

“Yanlış zamanda mezun olmuşsunuz çocuklar!”

Birgün gazetesi manşetinde, “Yanlış zamanda mezun olmuşsunuz çocuklar!” başlıklı habere yer verdi. Haberde, “Ekonomik krizin etkisi büyümeye devam ediyor. Yükselen fiyatların, artan yoksullaşmanın yanında işsizlik de özellikle gençler arasında hızla artıyor. TÜİK’in açıkladığı verilere göre 5 milyon genç üretim dışında yer alıyor. Bu gençlerin önemli bir bölümünü ise kadınlar oluşturuyor. Son olarak, Bağımsız Sağlık-Sen’in raporu genç işsizliği ile ilgili acı tabloyu bir kez daha gözler önüne serdi. Raporda, 4 işsizden birinin üniversite mezunu olduğu ifade edildi. Biz de diplomalı işsiz gençlerle yaşadıklarını konuştuk. Kimi çareyi yüksek lisansa yönelmekte buluyor. Kimi alan değiştiriyor. ODTÜ felsefe mezunu 2 yıldır iş arayan Zeynep Nisan Şahin ise henüz 27 yaşında fakat kasiyer olmak için yaşının çok büyük olduğunu ‘öğrendiğini’ söylüyor. ODTÜ makine mühendisliği mezunu Atakan Çelik ekonomik kriz gerekçe gösterilerek pek çok iş yeri için başvuru aşamasına dahi geçilemediğini söyleyerek şöyle konuşuyor: ‘ODTÜ makina mühendisliğinden geçen yıl mezun oldum ve 6 aydır işsizim. Yeni mezunlara teklif edilen işler genelde düşük ücret ve karşılığı alınamayan ekstra mesaileri içeriyor. Daha makul bir seçenek arayışında olan benim durumumdaki mezunlar için ‘iş beğenmeme’ diye bahsedilen durum oluşuyor. Üstelik yaz aylarından beri şirketler küçülmeye gidiyor. Böyle olunca kalan makul seçenekler için ise sayıları sürekli artan tecrübeli işsizlerin sayısı da durumu daha da zor bir hale sokuyor. Ekonomik kriz gerekçe gösterilerek pek çok iş yeri için başvuru aşamasına dahi geçemiyoruz.’ Yıldız Teknik Üniversitesi Harita mühendisliği mezunu olan Ezgi Tekin ise hem kendisinin hem de arkadaşlarının yaşadıklarını şöyle anlatıyor: ‘7 aydır kalıcı bir işte çalışamıyorum. Mesleğime dair çeşitli işlerde çalıştım. Bulabildiğim işleri hep arkadaş çevrem sayesinde buldum. Bir yere özgeçmiş göndererek bir işe ulaşamıyoruz. Sunulan işlerin nitelikli olmayışı henüz çalışma hayatında yeni olan bizleri kendimizi sorgulamaya itiyor. İş bulma sürecinde kendimizi daha görünür kılmak ve bu zorlu süreci biraz daha ertelemek için birçok yolu deniyoruz. ‘Sektör çok kötü’, ‘çok kötü zamanda mezun oldunuz’ cümlelerini duymaktan ileriye gidemiyoruz’” ifadeleri yer aldı.

Cumhuriyet gazetesi ise manşetindeki, “İşimiz fala kaldı” başlıklı haberinde, “Türkiye Genç İşadamları Derneği (TÜGİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Anıl Alirıza Şohoğlu, ekonomide öngörü yapamamaktan yakınarak, ‘Ekonomistler bile öngörü yapamıyor. Neredeyse falcı getirip tarot açalım diyeceğiz. Tarota soralım bir de küre koyalım soralım anca o karar versin. Bu aslında sadece Türkiye ile ilgili de değil. Öngörülebilirliğin olmadığı bu denizde nasıl yol alacağız?’ dedi. Bol para döneminin de sona erdiğini, yönetenlerin de iş insanının da halkın da bedel ödeyeceğini dile getiren Şohoğlu, ‘İlk defa Türkiye’de zam yapılmayıp işçilerin evet ben çalışırım beni işten çıkarma dediği dönemi yaşıyoruz. Güzel bir restorana gittiniz yediniz içtiniz hesap gelir ya hani... İşte şimdi hesap geldi. Bu hesap ödenecek’ dedi” ifadelerine yer verdi.

Paylaş

Twitterda Paylaş Facebookda Paylaş Google Plusda Paylaş
?

P24’E BAĞLAN

Güncel bilgilerilerden /duyurulardan haberdar olmak için mail listemize kayıt olun.

Powered by PXLDeN Design