Anasayfa / Medya izleme / “Ne yazayım abime?”

26 Şubat

“Ne yazayım abime?”

Birgün ve Cumhuriyet gazeteleri Türkiye’deki “Akademik yıkım”ı manşete taşıdı.

Birgün gazetesinin manşetinde, “Ne yazayım abime?” başlıklı haber yer aldı. Haberde, “CHP Bilim Platformu’nca hazırlanan, Politika Notları, akademideki yıkımı bir kez daha gözler önüne serdi. Raporda, akademi üzerinde baskıya dikkat çekilerek üniversitelerin ilerici misyonunu yitirdiği belirtildi. Türkiye sahte ve para karşılığı en çok tez yazılan üçüncü ülke oldu. CHP Genel Başkan Yardımcısı Fethi Açıkel’ın yönetimindeki Bilim Platformu’nun hazırladığı, “Üniversitelerde Yaprak Dökümü ve Akademik Yıkım” başlıklı politika notu, yükseköğretimdeki olumsuz tabloyu bir kez daha gözler önüne serdi. Akademide son yıllarda yaşanan çöküşe yönelik tespitleri içeren ve sorunlara ilişkin çözüm önerileri sunan politika notunda, Türkiye’deki üniversitelerin dünya sıralamalarında gerilediği, akademik kalitenin düştüğü ve iktidarın üniversiteler üzerinde baskı kurduğu vurgulandı. Türkiye’deki üniversite eğitimi kalitesinin 137 ülke arasında 101’inci sırada yer aldığına dikkat çeken politika notunda, 2019 yılında yükseköğretim kurumlarına bütçeden ayrılan payın 2018’e göre yüzde 42 azaldığı bildirildi. Politika notunda, hiçbir devlet üniversitesinin dünya sıralamasında ilk 500’e giremediği anımsatılarak şu tespit ve değerlendirmelere yer verildi. 2002 yılında devlet üniversitelerindeki 120 öğrenciye bir profesör düşerken 2018 yılında 157 öğrenciye bir profesör düşmektedir. AB bütçesinden Türkiye’ye ayrılan payda, otoriterleşme gerekçesiyle 147 milyon Avro kesinti yapıldı. Türkiye, Hindistan ve Nijerya’nın ardından şaibeli, sahte ve para karşılığı en çok tez ve makale yayımlanan üçüncü ülke konumuna gelmiştir. Bilim insanlarımız 2002 yılında yayınlarına uluslararası düzeyde 15 atıf alırken 2017 yılında bu sayı 0,4’e kadar düşmüştür. 2016-2017 yıllarında Türkiye menşeli yabancı yayınlar tüm alanlarda yüzde 28 azaldı. En büyük düşüş yüzde 44 ile sosyal bilimler ve yüzde 36 ile tıp yayınlarında yaşandı. Türkiye genelinde tercih edilmediği için 20 üniversitenin 100’den fazla fakültesi, yüksekokulu ve enstitüsü boş kaldı” ifadeleri kullanıldı.

Cumhuriyet gazetesi habere manşetinde, “Akademik yıkım” başlığıyla yer verdi ve “CHP Bilim Platformu tarafından hazırlanan politika notunda; AKP iktidarında Türkiye’deki üniversitelerde yaşanan çöküşün sonuçları sıralanırken, Türkiye’nin sahte ve şaibeli yayınlarda dünya üçüncüsü olduğu, yükseköğretim kalitesinde 137 ülke arasında 101. sırada yer aldığı belirtildi. CHP Genel Başkan Yardımcısı Fethi Açıkel başkanlığındaki CHP Bilim Platformu tarafından hazırlanan “Üniversitelerde Yaprak Dökümü ve Akademik Yıkım” başlıklı politika notunda üniversitelerde son yıllarda yaşanan sorunlar sıralandı. Politika notunda özetle şunlar yer aldı: AKP politikaları sonucunda, üniversiteler dünya sıralamalarında hızlı bir gerileme dönemine girdi. En saygın üniversite sıralama kuruluşlarından QS World University Ranking’in hazırladığı listelere göre 2018 yılı itibarıyla Türkiye’deki üniversiteler ilk 400’de kendine yer bulamazken, Times Higher Education University Ranking’in hazırladığı listede ise 2019 yılı itibarıyla ilk 350 üniversite arasında yer alamadı. 2015 yılında ODTÜ aynı listede 85., Boğaziçi 139. sıradayken, ilk 350 arasında İstanbul Teknik, Sabancı, Bilkent ve Koç üniversiteleri yer alıyordu. Türkiye’deki üniversiteler ileri teknolojiye sahip ürün üretme konusunda sanayi ile doğru, verimli ve istihdam yaratıcı ilişkiler kuramıyor. 2002’de devlet üniversitelerinde 120 öğrenciye 1 profesör, 2018’de 157 öğrenciye 1 profesör düşüyor. 2013-2015 döneminde doktora öğrencilerinin sayısı lisans öğrencilerinin sayısının yüzde 5’i olurken, 2017-2018 döneminde bu oran yüzde 4.3’e geriledi. AKP iktidarında Türkiye’de yayın sayılarında kısmi bir artış yaşanmasına karşın uluslararası sıralama dikkate alındığında Türkiye’nin gerilediği gözlemleniyor. İran 2002’de Türkiye’nin 18 sıra gerisindeyken, bugün 4 sıra önünde. Türkiye’de 2016-2017 yılları arasında yapılan Türkiye menşeli yabancı yayınlarda bütün alanlarda yüzde 28 oranında azalma yaşanırken; en büyük düşüş yüzde 44 ile sosyal bilimler ve yüzde 36 ile tıp yayınlarında yaşandı. 2002’de Türkiye’deki bilim insanlarının yaptıkları yayın başına uluslararası düzeyde 15 atıf yapılırken, 2017 yılında bu sayı 0.4’e kadar geriledi” ifadelerine yer verdi.
 

Paylaş

Twitterda Paylaş Facebookda Paylaş Google Plusda Paylaş
?

P24’E BAĞLAN

Güncel bilgilerilerden /duyurulardan haberdar olmak için mail listemize kayıt olun.

Powered by PXLDeN Design