Anasayfa / Medya izleme / “Yumrukta yeni skandal”

02 Mayıs

“Yumrukta yeni skandal”

Sözcü ve Cumhuriyet gazetelerinde yer alan “Kılıçdaroğlu’na yumruk”la ilgili haber gündemde öne çıktı.

Sözcü gazetesi manşetinde, “Yumrukta yeni skandal” başlıklı habere yer verdi. Haberde, “CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na yönelik Ankara Çubuk'taki saldırıya ilişkin soruşturmada, skandal niteliğinde bir belge ortaya çıktı. Şehit cenazesi sırasında gerçekleşen linç girişimi sonrası başlatılan soruşturma kapsamında Kılıçdaroğlu'na yumruk attığı belirlenen Osman Sarıgün'ün yakalanması için hazırlanan müzekkere, savcılığın olaya karşı tutumunu da gözler önüne serdi. Çubuk Cumhuriyet Savcısı, olaydan bir gün sonra yumrukçu Sarıgün hakkında ‘Yakalama müzekkeresi’ düzenledi. Savcının yazısında, Sarıgün'ün ‘Terör örgütü üyeliği’ suçundan yakalanıp ifadesinin alınması ve serbest bırakılması istendi. Savcının, Sarıgün'ün, henüz olayın detayları netleşmeden serbest bırakılması yönünde talimat vermesi dikkat çekti. ‘Terör’ suçundan gözaltına alınan Sarıgün, ‘Kamu görevlisine hakaret, kamu görevlisini yaralama ve halkı suç işlemeye tahrik’ suçlarından adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Çubuk Cumhuriyet Savcısı, Ensar Vakfı Ankara Şube Başkanı iken avukatlıktan savcılığa geçmişti. CHP'nin, Kılıçdaroğlu'na yönelik linç girişiminin araştırılması için verdiği araştırma önergesi Meclis'te reddedilmişti. İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı İzmir Milletvekili Aytun Çıray, konuyla ilgili bir değerlendirme yaptı. Çıray, Çubuk'ta yaşanan olay için ‘Kim olduğu şimdilik bilinmeyen bir mihrak tarafından çıkarılmış adeta kontrollü bir yangın’ benzetmesi yaptı ve şunları söyledi: ‘Kanlı kardeş kavgasının kıyısından dönüldü. Sayın Meral Akşener'in evini basmaya çalışan ahlaksızlardan sonra bu ikinci denemedir. Hümanistliğiyle bilinen CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ölümcül olabilecek bir yangının içinde kaldı. Hedef demokrasiyi ve hukuk devletini yıkmaktı’” ifadeleri kullanıldı.

Cumhuriyet gazetesi habere manşetin üstünde, “İfadesini alın, bırakın” başlığıyla yer verdi ve “CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik saldırı soruşturmasında skandal bir ayrıntı ortaya çıktı. Çubuk Cumhuriyet Savcısı Ercan Poyraz, olaydan bir gün sonra yumrukçu Osman Sarıgün hakkında ‘yakalama müzekkeresi’ düzenledi. Savcı Poyraz, yazıda Sarıgün’ün ‘Terör örgütü üyesi olmak’ suçundan ifadesinin alınması ve ardından serbest bırakılması talimatını verdi. Savcılığın, olayın perde arkası henüz netleşmeden, terörden alınmasını istediği Osman Sarıgün’e yönelik baştan ‘tutuklamama iradesini’ göstermesi düşündürdü. Talimatı veren Savcı Poyraz, Ensar Vakfı Ankara Şube Başkanı’yken 2017’de avukatlıktan savcılığa geçmişti. Olayla ilgili soruşturma başlatan Çubuk Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Kılıçdaroğlu’na yumrukla saldıran Osman Sarıgün’le ilgili dikkat çeken bir yazısı ortaya çıktı. Buna göre Çubuk Savcısı Ercan Poyraz, ertesi günü 22 Nisan’da Osman Sarıgün hakkında yakalama müzekkeresi çıkardı. Yazıda, ‘şüphelinin suçu’ bölümüne terör örgütü üyeliği suçunu düzenleyen TCK’nin 314/2 maddesi yazıldı. Yazıda, ‘Sarıgün’ün yakalanması, yakalandığı andan itibaren 24 saat içinde Çubuk Başsavcılığı’nda hazır edilmesi, bu süre içinde hazır edilemeyecekse Sesli ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden Çubuk Başsavcılığı’nca ifadesinin alınması için hazır edilmesi, bu da mümkün değilse şüpheliye en yakın Cumhuriyet Başsavcılığı’nca ifadesinin alınması ve ifadesi alındıktan sonra serbest bırakılması’ talimatı verildi. Ancak bu yazı tartışma yarattı. Henüz saldırı olayı yeniyken, deliller toplanmamış, saldırının örgütlü olup olmadığı netleşmemişken, şüpheli Osman Sarıgün’ün rolü tam aydınlatılmamışken, savcılığın Osman Sarıgün’le ilgili peşinen tutuklamama iradesini ortaya koyması düşündürdü” dedi.

“Asla iptal edilemez”

Cumhuriyet gazetesinin manşetinde, “Asla iptal edilemez” başlıklı haber yer aldı. Haberde, “Eski Yargıtay Başkanı Sami Selçuk, YSK’nin sandık kurullarının oluşum biçimiyle ilgili kendini bağlayıcı nitelikte yerleşik kararlar verdiğini hatırlattı. Selçuk, YSK’nin bu konuda en son ‘Sandık Kurulları’nın teşkiline dair itirazlar 2 Mart tarihinde kesin olarak karar bağlanmış olması nedeniyle tam kanunsuzluk iddiasına ilişkin talebin reddine’ karar verdiğini belirtti. Üç yüz binden çok kısıtlı, hükümlü, ölü seçmenin oy kullanması konusunun kanıta dayanmayan soyut bir iddia olduğunu vurgulayan Selçuk: ‘Bir hükümlülük kararı bulunanlar ‘güvenlik önlemi’ cezalarını çektikleri sırada ‘seçme hakkı’nı kullanamazlar. YSK de aynı doğrultuda kararı vermiştir. ‘Engelli’ olmak ise oy kullanmaya engel olamaz’” ifadeleri kullanıldı.      

Paylaş

Twitterda Paylaş Facebookda Paylaş Google Plusda Paylaş
?

P24’E BAĞLAN

Güncel bilgilerilerden /duyurulardan haberdar olmak için mail listemize kayıt olun.

Powered by PXLDeN Design