Anasayfa / Medya izleme / “Yine döneceğiz”

09 Mayıs

“Yine döneceğiz”

Cumhuriyet ve Sözcü gazeteleri, Ekrem İmamoğlu’nun açıklamalarını manşete taşıdı.

Cumhuriyet gazetesi manşetinde, “Yine döneceğiz” başlıklı habere yer verdi. Haberde, “İstanbul’un seçilmiş belediye başkanı İmamoğlu Cumhuriyet’in sorularını yanıtladı. İBB’de büyük boyutlarda israf tespit ettiklerini anlatan İmamoğlu, yürüteceği kampanyaya ilişkin bilgiler paylaştı. İmamoğlu, ‘Coşkuyla İstanbul’u gezeceğim. Mağduriyetimizi anlatacağız. İstanbul’a ne yapacağımızı, daha önce anlattığımız projelerimizi tekrarlayacağız ve aynı zamanda bunun bir demokrasi mücadelesi olduğunu hissettireceğiz ve 23 Haziran’da inşallah tekrar Türkiye’yi demokrasi kavramlarıyla buluşmasını sağlayacak neticeyi hep birlikte elde edeceğiz." dedi. İmamoğlu, ‘Bu süreçle ilgili sokaklara çıkmak, protesto etmek doğru bir anlayış değil. Haklılığımızı komşunuza, iş arkadaşınıza anlatın’ sözleriyle İstanbullulara çağrı yaptı. Belediyenin sağlıklı yönetilmediğini gördüğünü anlatan İmamoğlu, ‘Büyük israf var. Bütünüyle baktığınızda bütüncül yapıda tasarruf tedbirlerinin çok yoğun bir şekilde alındığı takdirde İstanbullunun lehine inanılmaz bir bütçe oluşacağını hissettim. Bu duygu bir yandan da beni üzdü açıkçası. İstanbul Büyükşehir Belediyesi değerlerinin çok sağlıklı yönetilmediğini tespit ettim. Bir boyutuyla bu, bir başka boyutuyla da İBB’deki kadronun bize dönük korkutulduğunu, ürkütüldüğünü hissettim ama bunu çok hızlı giderebileceğimizi de gördüm açıkçası. Geniş açıklamalarımız olacak’ diye konuştu” ifadeleri kullanıldı.

“Er ya da geç hak yerini bulacak”

Sözcü gazetesinin manşetinde, “Er ya da geç hak yerini bulacak” başlıklı haber yer aldı. Haberde, “Ekrem İmamoğlu uğradığı haksızlığı ve 44 günde neler yapacağını şöyle anlattı: ‘Anamın ak sütü kadar temiz bir seçim kazandım. Bu konuda çok netim. AKP’ye oy vermiş seçmenlerin kul hakkı ve adalet üzerinden bize destek vereceğini düşünüyorum. Seçime kadar, ramazan ayında ve sonrasında sokaklarda seçilmiş İBB Başkanı olarak gezeceğim. Bu seçim şaibeliyse, referandum ve Cumhurbaşkanlığı seçimi de şaibeli. ‘Her şey güzel olacak’ diyenlere hakaret ediliyor. Herkes haddini bilecek. Türkiye’de değişime ihtiyaç var. Bunu başaracağız. Er ya da geç hak yerini bulacak. Biz inançlı insanlarız. Bana bu yapılanlar hangi vicdana sığar’” ifadelerine yer verildi.

“AKP seçmeni de rahatsız”

Evrensel gazetesi manşetindeki, “AKP seçmeni de rahatsız” başlıklı haberinde, “İstanbul ve Kocaeli’de her yer adeta siyaset meydanı. Fabrikalarda, kahvehanelerde ve derneklerde ana gündem YSK’nin ‘iptal kararı’. Muhalif yurttaşlar, ‘Sandığı, seçimi bitirdiler’ diyor. İstanbul’da, ilçelerde AKP’ye oy verip Büyükşehir’de tepki olarak boş oy kullanan ya da İmamoğlu’na oy verenlerin tepkisi artıyor. Büyükşehir’de AKP’ye oy verenlerin bir kısmı da artık muhalif” ifadelerini kullandı.

“Hukuksuzluğa, keyfiyete, tek adamlığa alışmayacağız”

Birgün gazetesi manşetinde, “Hukuksuzluğa, keyfiyete, tek adamlığa alışmayacağız” başlıklı habere yer verdi. Haberde şu ifadeler yer aldı: “Görev süresi 31 Aralık 2018’de biten YSK üyelerinin süreleri, seçimlerden önce bir yıl daha uzatıldı. Nerdeyse tüm devlet olanakları ile tek kale bir seçim süreci organize ettiler. Buna rağmen kaybettiler. Sahte oy, geçersiz oy, kısıtlılar diye başlayan itiraz sürecinin yasa dışı oluşturulan sandık başkanları iddiasıyla seçimi iptal ettirdiler. Hükümet tarafından atanan kaymakamların, HSK tarafından belirlenen hakim ve savcıların oluşturduğu sandık kurullarının yanlış oluşturulduğunu savunup YSK’ye seçimi iptal ettirdiler. Bir anda televizyonlar aynı zarfın içinde olan dört oydan sadece birinin geçersiz olmasının gerekçesini açıklamaya çalışan pişkinlerle doldu. Her şeyin normal ve olması gibi gittiğine inanmamızı bekliyorlar. Üstelik demokrasiden ve hukuktan bahsederek. YSK sadece İstanbul seçimlerini geçersiz saymadı. Aynı anda Türkiye Cumhuriyeti’nin bir döneminin de bittiğini ilan etmiş oldu. YSK, 1920’den bu yana biriken tüm değerler ayaklar altına almakla kalmadı, insanlığın birikimlerini de yok sayan bir sürecin ortağı oldu. Sadece seçimlere değil yargı sisteminin tamamına büyük bir öfke ve güvensizlik duyulmasına yol açtı. Seçimin iptalinden kimin çıkarı olduğunu yaşanan kısa süre içerisinde görmek mümkün. Ekonomi darmadağın, siyaset kriz içerisinde, ülkenin geleceği karanlık ama bir avuç insan bu sonuçtan mutlu. Çok açık ki bu hamle ülkenin geleceğini düşünmeden demokrasiyi askıya alma girişiminden başka bir şey değildir. Normal değildir, olağan kabul edilemez. Yapılanlar demokratik bir rejim içinde değerlendirilemez. Bu karanlık gidişi, ancak olağanüstü bir muhalefetle durdurulabilir. Bu olağanüstü muhalefetin ilk ipuçları 7 Mayıs akşamı kendini gösterdi. Keyfiliğe, hukuksuzluğa alışmayacağız diyen binler sokaklara çıktı. Artık susmayacağız diyen sanatçılar dünyada gündem oldu. Akıl, vicdan, mizah ve dayanışma bir kez daha yan yana geldi; ezber bozdu, kötülüğe dalgakıran oldu. Çoktan demokrasi sınırlarının dışına düşen iktidar ortaklarına karşı insanlığın ortak değerlerini savunanlar 23 Haziran’da bir kez daha karşı karşıya gelecekler. Sandıktan çıkandan bağımsız olarak kazananın umut olduğunu şimdiden söylemek mümkün.”
 
 

Paylaş

Twitterda Paylaş Facebookda Paylaş Google Plusda Paylaş
?

P24’E BAĞLAN

Güncel bilgilerilerden /duyurulardan haberdar olmak için mail listemize kayıt olun.

Powered by PXLDeN Design