Anasayfa / Medya izleme / “Hak, hukuk, adalet”

25 Haziran

“Hak, hukuk, adalet”

Basında İBB Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun zaferinin yankıları geniş yer buldu.

Cumhuriyet gazetesi manşetinde, “Hak, hukuk, adalet” başlıklı habere yer verdi. Haberde, “İstanbul Belediye Başkanlığı seçimini yeniden kazanan Millet İttifakı adayı Ekrem İmamoğlu’nun kampanyası ve seçim akşamı yaptığı konuşma sırasında halktan gelen “hak, hukuk, adalet” talebi dikkat çekti. İstanbul Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yaman Akdeniz, bu talebe ilişkin ‘Türkiye’de insanlar üzerindeki baskı son yıllarda çok arttı. Dolayısıyla insanlar sıkıştı, konuşamaz hale geldi. Nefes alacak imkân kalmadı. Bu da sandıkta kendisini gösterdi. Sandık ve millet cevabı verdi’ dedi. İstanbul Üniversitesi (İÜ) Hukuk Fakültesi Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Adem Sözüer de, ‘hak, hukuk, adalet’ talebinin ilk gereğinin YSK’nin acilen değişimi olduğunu kaydetti. İstanbul Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yaman Akdeniz, bu seçimin biraz da ‘hak, hukuk adalet seçimi’ olduğunu vurguladı. O talebin aslında dün başlayan Gezi davası ile de devam ettiğini dile getiren Akdeniz, seçimde verilen yanıtın, oyların dağılımının aslında herkesin bir bütün olarak ‘hak, hukuk, adalet’ talep ettiğini gösterdiğini kaydetti. Hangi partiyi tutarlarsa tutsunlar insanların seçimde birlikte hareket ettiğini kaydeden Akdeniz, ‘Bu, demokrasi adına çok sevindirici. İnsanlar artık kavga etmek istemiyor. İmamoğlu, herkesi birleştirici bir kampanya yürüttü. Karşısında sadece Binali Yıldırım’ı değil tüm AKP’yi buldu’ dedi. Akdeniz, insanların bu üç talebinin altında son dönemde çok ciddi baskı altında olmalarının da yattığını kaydetti. Buna ‘dondurucu etki’ dediklerini ifade eden Akdeniz, şu görüşleri kaydetti: ‘15 Temmuz sonrasındaki yaptırımlar, kamudan ihraçlar, açılan davalar giderek arttı. Türkiye’de hep baskı vardı. Ancak son yıllarda bu baskılar çok arttı. Dolayısıyla insanlar sıkıştı, konuşamaz hale geldiler. Sadece vatandaşlar için de söylemiyorum. Akademide insanların sustuğu, sivil toplum örgütlerinin dahi tedirgin olduğu bir süreçteyiz. Basın üzerindeki baskılar devam ediyor. Nefes alacak imkân kalmadı. Bu, sandıkta kendisini gösterdi. Sandık ve millet cevabı verdi.’ Ülkede ekonominin iyi gitmediğini, işsizliğin arttığını söyleyen Akdeniz, ‘Millet olarak tükendik. Hükümetin uyguladığı politikalardan 180 derece dönmesi lazım. Önümüzde Gezi davası örneği var. Bu bir fırsattır. Eğer pozitif bir gelişme olursa, Osman Kavala açısından tahliye kararı ile olumlu bir süreç görebiliriz’ diye konuştu” ifadeleri kullanıldı.

“Teslim olmayan milyonların başarısı”

Birgün gazetesinin manşetinde, “Teslim olmayan milyonların başarısı” başlıklı haber yer aldı. Haberde, “23 Haziran’ın AKP-MHP ittifakı açısından sonucu basit bir seçim hezimetinin çok ötesinde. Dün yaşanan aslında siyasal bir kırılma. Ancak bu kırılmayı Pazar günü kurulan sandıkla sınırlandırmak olanaksız. Sandıktan çıkan sonuç, Gezi Direnişi’nden başlayan ve devam eden gelişmelerin son halkası. AKP’nin demokrasi yalanlarını bitiren olay Gezi Parkı’nda ağaçların kesilmek istenmesiyle başladı. Bir avuç insanın parkı savunmak için başlattığı nöbet, polisin çadırları yakmasıyla önce İstanbul’a sonra tüm Türkiye’ye yayıldı. Türkiye tarihinin en kitlesel direnişi olan Gezi, birçok ezberi de değiştirdi. AKP’nin muhafazakâr demokrat bir parti olduğu yalanı çöktü. Fethullahçılarla kurduğu ittifak önce çatırdadı, sonra tamamen yıkıldı. Gezi Direnişi’nin sandığa ilk yansıması ise şüphesiz 7 Haziran 2015 seçimleri oldu. Seçime Erdoğan’a yönelik söylenen ‘Seni başkan yaptırmayacağız’ söylemiyle giren HDP barajı aştı. AKP büyük bir oy kaybı yaşayarak seçimlere girmeye başladığından beri ilk kez Meclis’te çoğunluğu sağlayamadı. Uzun bir süre hükümet kurulamadı. Erdoğan çözüm sürecini sona erdirip Devlet Bahçeli ve MHP ile ittifak kurdu. En önemli kırılma noktalarından biri de CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun başlattığı Adalet Yürüyüşü oldu. CHP Milletvekili Enis Berberoğlu’nun tutuklanması üzerine Ankara’dan başlayan yürüyüş İstanbul Maltepe’deki Adalet Mitingi’yle sona erdi. 25 gün yürüyen Kılıçdaroğlu’na farklı güzergahlarda on binlerce yurttaş eşlik etti. 16 Nisan Referandumu’nun ardından tamamen AKP’nin kontrolüne geçen yargıya karşı adalet talebi bu yürüyüşün ardından çığ gibi yükseldi. Bütün bu olayların ardından Türkiye 2019’da yerel seçimlere girdi. AKP’nin medya ce devletin bütün imkanlarıyla desteklediği seçimlerde CHP çok önemli başarılar elde etti. AKP ve MHP’de olan birçok büyükşehir belediyesi CHP’ye geçti. İstanbul, Ankara, Adana, Antalya, Mersin gibi şehirler CHP’ye geçti. CHP ayrıca birçok ilde de oyunu artırdı. YSK, AKP ve Erdoğan’ın yönlendirmesiyle İstanbul’daki seçimi iptal etti. 23 Haziran’da İstanbullular tekrar sandığa gitti, fark attı” ifadelerine yer verildi.

“Millet adalet ve huzur istiyor”

Sözcü gazetesi manşetindeki, “Millet adalet ve huzur istiyor” başlıklı haberinde, “CHP’li Ekrem İmamoğlu’nun İstanbul Belediye Başkanlığı’nı kazanması, halkın talepleri doğrultusunda yeni bir siyasi anlayışa ihtiyaç olduğunu ortaya koydu. O da temiz siyaset. Halk İmamoğlu’nun ‘Hak, hukuk, adalet, barış ve kardeşlik’ söylemine oy verdi. İktidarın yıllardır sürdürdüğü ayrıştırma ve kutuplaştırma siyasetine kırmızı kart gösterdi” dedi.

“Yüzde 9’un sırrı”

Karar gazetesi manşetinde, “Yüzde 9’un sırrı” başlıklı habere yer verdi. Haberde, “23 Haziran hem seçim öncesi süreçleri hem de sonuçları itibarıyla Türkiye’nin yeni siyasi hayatının değişen kodlarına da sahip bir sandık deneyimi oldu. 2002’de ‘yenilikçi’ söylemle siyasete giren AK Parti 17 yıllık iktidarının en ağır yenilgisini aldı. YSK’nın verilerine göre CHP adayı Binali Yıldırım ile AK Parti adayı Ekrem İmamoğlu arasındaki oy farkı Anadolu’daki birçok ilin toplam nüfusunu da aşan bir rakama, 806 bine ulaştı. İstanbul gibi Türkiye’nin ekonomik, siyasi, kültürel başkenti konumundaki mega kentteki sonuçlar siyasetin değişen yönünü, seçmenin beklentilerini anlamak için de önemli veriler sunuyor. 31 Mart yerel seçimlerinde 4 gün süren oy sayım ve itirazların sonucunda 13 bin oy farkla CHP adayı İmamoğlu ipi önde tamamlamıştı. Ancak AK Parti ve MHP’nin sandık kurullarının oluşumunu gerekçe göstererek yaptığı başvuruyu hala tartışılan bir kararla 7’ye karşı 4 oyla kabul eden YSK’nın seçimleri iptal edip ve İmamoğlu’na verilen mazbatayı da geri alması siyasetin sıkıntılı havasını daha da puslu hale getirmişti. ‘Demokrasi’nin en önemli unsuru olan sandık sonuçlarının bu kadar tartışmalı hale getirilmesi siyasetteki ciddi gerginlik 23 Haziran sürecini daha da kritik bir noktaya taşıdı. 31 Mart sürecini AK Parti - MHP ittifakının beka söylemi ve CHP-İYİ Parti ittifakına yönelik oldukça sert ifadeleriyle istim üzerinde geçiren siyaseti 23 Haziran’a da bu sert rüzgarların etkisinde girdi. 83 gün süren yüksen tansiyon sandıklar da büyük patlamaya dönüştü. 31 Mart’ta 13 bin olan iki aday arasındaki oy farkı 23 Haziran’da tam 59 kat artarak 806 bin yükseldi” ifadeleri kullanıldı.  
 

Paylaş

Twitterda Paylaş Facebookda Paylaş Google Plusda Paylaş
?

  10 Eylül 2016'da gözaltına alındı  

  22 Eylül 2016'da serbest bırakıldı  

  23 Eylül 2016'da tutuklandı  

  4 Kasım 2019'da hükümle serbest bırakıldı  

  12 Kasım 2019'da gözaltına alındı  

  13 Kasım 2019'da tutuklandı  

P24’E BAĞLAN

Güncel bilgilerilerden /duyurulardan haberdar olmak için mail listemize kayıt olun.

Powered by PXLDeN Design