Anasayfa / Medya izleme / "Davutoğlu yeni partiye ışık yaktı”

19 Temmuz

"Davutoğlu yeni partiye ışık yaktı”

Adlî yıl sona ererken manşetlerde yine önemli davalar ve kararlar vardı, Davutoğlu içini döktü…

Ahmet Davutoğlu’nun dün yaptığı açıklamalar gündemin ön sıralarında yer bulurken, Osman Kavala’nın tutukluluk haline devam kararı verilen Gezi davası, CHP İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nun 6 yıl önceki sosyal medya paylaşımları nedeniyle 17 yıl hapis istemiyle yargılandığı dava ve Yargıtay Başsavcılığı’nın Cumhuriyet gazetesi eski çalışanlarının beraatını istemesi de günün önemli haberleri arasındaydı.

Davutoğlu’nun partisini eleştirdiği açıklamalara hükümete yakın çizgiye sahip gazetelerde yer verilmemesi dikkat çekti. 

MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın’ın, “Ahmet Davutoğlu, ‘MHP âdeta AK Parti tabanına hortum bağlamış’, ‘MHP ile ittifak bitirilmeli’ gibi temelsiz, akılsız ve öngörüsüz açıklamalarla aklınca hedef şaşırtmaktadır. Davutoğlu, uluslararası aktörler adına seçmen tabanında anafor oluşturarak kendi partisinin altını oyma vazifesini ifa ederken; asıl maksadını gizleme şeytanlığına kaçmaktadır” sözleriyle tepki gösterdiği (Bkz: MHP’den Ahmet Davutoğlu’na tepki) Davutoğlu’nun açıklamalarının bir kısmı Evrensel, Karar ve Sözcü gazetelerinde yer bulabildi. (Ahmet Davutoğlu’nun açıklamalarının tamamını buradan okuyabilirsiniz: “Davutoğlu: Erdoğan'ın benden isteği ‘Başbakan gibi görün ama başbakan gibi olma’ idi”)

Evrensel gazetesi manşetin altından, “Erdoğan’ı hedef aldı, yeni partiye ışık yaktı” başlığıyla verdiği haberde, “Eski Başbakan Davutoğlu, katıldığı bir programda iktidarı hedef alan açıklamalar yaptı. Davutoğlu görevi bırakma sürecini başlatan Pelikancı metnini muhtıra olarak niteledi. Erdoğan’ı ve Albayrak’ı hedef aldı, yeni bir partiye de yeşil ışık yaktı” ifadelerini kullandı.

Karar gazetesi ön sayfasının altındaki habere, “Partim bölünmesin diye Başbakanlığı bıraktım” başlığını attı. Haberde, “Davutoğlu, istifasıyla ilgili ilk kez değerlendirmede bulundu: Bir yol ayrımında bulunduğumuzu hissettim. Partinin bölünmesi, kriz çıkması gibi opsiyonların gerçekleşmemesi için başbakanlık makamını bırakmayı tercih ettim. Suriye’de tüm suç benim mi? Bütün olumsuzlukları bana yükleyip kendinizi işin dışında tutarsanız buna ‘siyasi ahlaksızlık’ derim. Meydan okuyorum, sorumluluktan kaçmam. Emevi Camii’nde namaz kılacağım diye bir ifadem yok. 15 Temmuz’dan 6 ay sonra yapılan oylamayla çarpık bir sisteme geçtik. Genel başkanlık ayrılmalı, cumhurbaşkanı yardımcısı seçimle gelmeli. Yargı bağımsızlığı teminat altına alınmalı. Demokrasilerde parti kurmak bölücülük değildir ancak Gül ve Babacan’ın parti kurma konusunda irade beyan ettiklerini duymadım. Neden birlikte olmadığımızı Ali Bey’e sormak lazım. MKYK’da muhtıra vari bir tavır yaşadım. Pelikan çetesi… Bildirinin arkasındakilerin kimlerden talimat aldığını biliyorum. Ateş çemberinden geçtiğimiz insanlar beni istifaya zorladı, Alman ajanı ilan etti” ifadeleri yer aldı.

Sözcü gazetesi ise habere manşetin altında, “Parti kurmak bölücülük değil” başlığıyla yer ayırdı: “Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, yeni parti kurmasıyla ilgili eleştirilere başlıktaki yanıtı verdi. Ahmet Davutoğlu AKP’yi eleştirdi: ‘Beraber ateş çemberinden geçtiğimiz insanlar beni istifaya zorladı. Alman ajanı ilan etti.’”

Yargı reforma karşı

16 kişinin yargılandığı Gezi davasının ikinci duruşması görüldü. Sanıkların "hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçundan ağırlaştırılmış müebbet talebiyle yargılandığı davada ara kararını açıklayan mahkeme heyeti Aksakoğlu'nun tahliyesine karar verirken Kavala'nın tutukluluğunun devamına karar verdi.

Haber Evrensel gazetesinin sürmanşetinde, “İddianameler çöktü, hukuksuzluk sürüyor!” başlığıyla yer aldı. Haberde, “Gezi Parkı eylemlerine ilişkin aralarında tutuklu sanıklar Osman Kavala ve Yiğit Aksakoğlu’nun bulunduğu 16 sanık hakkında açılan dava Silivri’de görülmeye başlandı. Kavala, ‘Somut olgular tahrif edilerek, fantastik bir kurgu üretilmiştir’ derken, Aksakoğlu, ‘Şiddetle değişimden yana olmadım ama değişimden yana oldum’ dedi” ifadelerine yer verildi.

Birgün gazetesi sürmanşetindeki habere, “Gezi yargılanamaz” başlığını attı ve “Taksim Dayanışması üyeleri Yapıcı, Kahraman ile iş insanı Kavala’nın da aralarında bulunduğu 16 kişinin yargılandığı Gezi davasının ikinci duruşması Silivri’de görüldü. Avukatlar, ‘Bu iddianamenin kabul edilmesi bile bu hakların engellenmesine yöneliktir’ dedi” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet gazetesi haberi Canan Kaftancığlu’nun yargılandığı davayla birlikte manşetten gördü. “Sipariş davalar tek tek çürüyor” başlığını kullanan gazete, “7 yıl önceki sosyal medya paylaşımları nedeniyle yargılanan CHP İstanbul İl Başkanı Kaftancıoğlu için 17 yıla kadar hapis istendi. Kaftancıoğlu, ‘Bu İstanbul’u yeniden halka vermek üzere yola çıkmış bir il başkanını cezalandırma davasıdır’ dedi. Kaftancıoğlu, çıkışta da mütalaanın bir flash bellekte hazır geldiğini söyledi. Osman Kavala’nın 21 aydor tutuklu olduğu Gezi davasına da sanık avukatlarından Fikret İlkiz, iddianameden somut delil olmadığını belirterek, ‘Böyle iddianame olmaz. Daha önce beraat eden insanlara dava açılamaz’ dedi. Avukat Özgür Karaduman ise FETÖ’nün hazırladığı bir iddianame ile karşı karşıya olduklarını söyledi” ifadelerine yer verdi.

Karar gazetesi haberi ön sayfasının altından, “20 aydır cezaevinde olan Kavala için ‘tutukluluğa devam’ kararı” başlığıyla anonsladı.

İstanbul zaferinin bedeli

CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu 7 yıl önce yaptığı sosyal medya paylaşımları nedeniyle hakim karşısına çıktı. “Bu dava, İstanbul'u yeniden halka vermek üzere yola çıkmış bir il başkanını dolayısıyla sizleri cezalandırma davasıdır. Çünkü o kaybetti, biz kazandık arkadaşlar. AKP vesayetine son verene kadar bedeli ne olursa olsun susmayacağım, mücadele edeceğim, geri durmayacağım” diyen Kaftancıoğlu’nun "Cumhurbaşkanına hakaret", "Halkı kin ve düşmanlığa tahrik etme", "Silahlı terör örgütü propagandası yapmak", "Kamu görevlisine hakaret", "Türkiye cumhuriyeti devleti askeri teşkilatını aşağılamak" suçlarından 4 yıl 10 aydan 17 yıl kadar hapsi istendi.

Birgün gazetesi sürmanşetindeki habere, “Bu dava utanç verici” başlığını attı ve “Altı yıl önceki paylaşımları nedeniyle yargılanan CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu ikinci kez hakim karşısına çıktı. Savcı, Kaftancıoğlu hakkında 17 yıla kadar hapis isterken, dava 6 Eylül’e ertelendi. İktidarın yargı eliyle siyaseti dizayn etmeye soyunduğunu söyleyen Kaftancıoğlu ‘cumhurbaşkanının mahkeme salonlarında bile taraf oluyor olması, şahsımdan ziyade hukuk ve ülkem adına üzüntü vericidir’ dedi” ifadelerine yer verdi.

Evrensel gazetesi habere sürmanşetinde, “Kaftancıoğlu: Muktedir hukuku” başlığıyla yer ayırdı. Haberde, “CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, attığı tweetlerden dolayı 17 yılla yargılandığı davada yaptığı savunmada, ‘Bu dava, muktedire göre şekillenen yargı sisteminin, suçu ve suçluyu iktidara karşıt olup olmamaya göre tanımlayan bir hukuki anlayışın sonucudur’ dedi” ifadeleri yer aldı.

Sözcü gazetesi ön sayfasının altında, “İstanbul’u kazandığımız için cezalandırılmak isteniyorum” başlığıyla verdiği haberde, “CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, 17 yıl hapsinin istendiği davada bu savunmayı yaptı: ‘Neymiş suç aygıtım? Top, tüfek değil. 7 yıl önce attığım tweetler’ dedi” ifadelerini kullandı.

Hükümete yakın medya Gezi davasına değinmezken, Kaftancıoğlu’nun yargılandığı davaya büyük ilgi gösterdi.

Güneş gazetesi haberi birinci sayfasının altından, “Kaftancıoğlu’na 17 yıl hapis talebi” başlığıyla anonsladı.

Türkiye gazetesi ön sayfasının altındaki habere, “Teröre destekten 17 yıl hapsi istendi” başlığını attı ve “Savcı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi eş başkanı gibi davranan CHP’li Kaftancıoğlu için 17 seneye kadar hapis istedi. Suçlamalar, ‘T.C Devleti’ni alenen aşağılama, Cumhurbaşkanı’na hakaret, halkı kin ve düşmanlığa açıkça tahrik, terör örgütü propagandası yapmak” dedi.

Yeni Akit ise “PKK sevici Kaftancıoğlu için 17 yıl hapis istendi” başlığını kullanan gazete, “CHP’nin PKK sevici İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nun sosyal medyadaki bazı paylaşımları nedeniyle yargılandığı davada esas hakkındaki mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı, Kaftancıoğlu’nun 4 yıl 10 aydan 17 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını istedi” ifadelerine yer verdi.

Yeni Şafak, “17 yıl hapsi isteniyor” başlığıyla manşetin yanında yer ayırdığı haberde, “CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’na, ikinci kez çıktığı mahkemede savcı, 4 yıl 10 aydan 17 yıla kadar hapis istedi. Kaftancıoğlu, ‘terör propagandası yapmak, Cumhurbaşkanı’na ve kamu görevlisine hakaret, Türkiye Cumhuriyeti’ni aşağılamak, halkı kin ve düşmanlığa tahrik’ten yargılanıyor” ifadelerini kullandı.

Star gazetesi habere birinci sayfasının altında, “Kaftancıoğlu için 17 yıl hapis istendi” başlığıyla yer verdi ve “CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nun sosyal medyadaki paylaşımları nedeniyle yargılandığı davada mütalaasını açıkladı. Kaftancıoğlu’nun 4 yıl 10 aydan 17 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını istedi” dedi.

Karar gazetesi ise ön sayfasının altındaki habere, “6 yıl önceki tweet için 17 yıl hapis istemi” başlığını attı. Haberde, “CHP İstanbul İl Başkanı Kaftancıoğlu, Gezi olayları döneminde sosyal medyadan yaptığı paylaşım nedeniyle hakim karşısına çıktı. Cumhurbaşkanı’na hakaretle suçlanan Kaftancıoğlu hakkında savcılık 4 yıl 10 aydan 17 yıla kadar hapis cezası talep etti” ifadeleri yer aldı.

Yargı bir adım ileri, iki adım geri

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Cumhuriyet Vakfı Yönetim Kurulu Başkanvekili Akın Atalay, Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Erinç, Genel Yayın Yönetmeni Murat Sabuncu, Yönetim Kurulu Üyesi ve yazar Hikmet Çetinkaya, yazar Aydın Engin'in hapis cezasının bozulmasını ve beraatına karar verilmesini istedi.

Kendi çalışanlarının dışında hiçbir gazetecinin yargılanmasıyla ilgilenmeyen Cumhuriyet gazetesi sürmanşetten verdiği habere, “Özgürlüklerini verin” başlığını attı ve “Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, gazeteciliğin yargılandığı Cumhuriyet davasında verilen mahkumiyet kararlarının bozulmasını istedi. Başsavcılık, eleştiri ve yorum niteliğindeki haberlerin ‘terör örgütüne yardım’ suçunu oluşturmayacağına vurgu yaptı. Ahmet Şık’ın ‘propagandadan’ cezalandırılması istendi. Sosyal medya paylaşımları nedeniyle hukuksuz şekilde tutuklu bulunan Emre İper’in temyiz isteminin reddine karar verilmesi talep edildi. 16. Ceza Dairesi, başsavcılık tebliğnamesine katılırsa beraat edecekler. Eski Cumhuriyet çalışanları, Meclis’in de düzenleme çıkarmaması nedeniyle aylardır içeride” ifadelerini kullandı.

Birgün gazetesi habere sürmanşetinde, “Cumhuriyet davasında bozma kararı” başlığıyla yer ayırdı ve “Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Cumhuriyet davasında verilen mahkumiyet kararlarının bozulmasını istedi. Tebliğname hazırlayan başsavcılık, dava konusu eleştiri ve yorum niteliğindeki haberlerin ‘örgütsel’ bağının olmadığını belirtti” dedi.

Sözcü gazetesi manşetin üstünde, “Savcı Cumhuriyetçilerin beraatini istedi” başlığını kullandı. Haberde, “Yargıtay Başsavcılığı, Cumhuriyet’in eski yazar ve yöneticilerinin hapis cezası aldığı davaya ilişkin tebliğnamesini tamamladı. ‘Eleştirel haber, terör örgütüne yardım suçu oluşturamaz’ dedi. 2 kişi hariç, davada yargılanan herkesin beraatini istedi” ifadeleri yer aldı.

Evrensel gazetesi habere manşetin yanında, “Yargıtay’dan Cumhuriyet davası için beraat talebi” başlığıyla yer verdi ve “Cumhuriyet gazetesi davasında Yargıtay Başsavcılığı tebliğini tamamladı. Başsavcılık, Akın Atalay ve Orhan Erinç, Murat Sabuncu ve Hikmet Çetinkaya’nın beraatini talep etti. Cezası kesinleşenlere ise sirayet yoluyla bozma istedi” dedi.

“Süper aile!”

Gazetelerde öne çıkan bir diğer haber ise Birgün gazetesinin manşeti oldu. Gazete, “Süper aile!” başlıklı haberinde, “Eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın kardeşi olan Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Fatih Sayan ‘kendi kendini denetleme görevi’ni de üstlendi. Fatih Sayan hem Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’ndan (BTK) sorumlu bakan yardımcısı, hem de BTK’nin denetlemekle yükümlü olduğu Türk Telekom’un Yönetim Kurulu Başkanı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yakınlığıyla da bilinen Fatma Sayan’ın kardeşi Ulaştırma Bakan Yardımcısı Fatih Sayan, Bakanlık teşkilatındaki Bilgi Teknolojileri Kurumu’ndan (BTK) sorumlu Bakan Yardımcısı oldu. BTK’nin teşkilat şemasında Fatih Sayan’ın ismi, BTK Başkanı’nın üzerinde yer aldı. İletişim alanında denetleme yapmak, rekabet ortamını sağlamak ve aynı zamanda tüketicilerin haklarını korumakla görevli BTK’den sorumlu olan Fatih Sayan, aynı zamanda Türk Telekom Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini de yürütüyor. Böylece, iletişim alanında rekabet eden firmalar arasında yer alan, televizyon, telekomünikasyon ve internet hizmeti veren Türk Telekom’da yaşanan bir ‘aksaklıkta’ kapısı çalınacak isim ile Türk Telekom Yönetim Kurulu Başkanı, aynı kişi oldu. Sayan’ın hem BTK’den sorumlu Bakan Yardımcısı olmasının hem de Türk Telekom Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı yürütmesinin kabul edilemez olduğunu ifade eden CHP Genel Başkan Yardımcısı Onursal Adıgüzel, ‘Bu durum BTK’nin bağımsızlığına gölge düşürmektedir. Sayan’ın Türk Telekom yöneticiliği, ‘Telekomünikasyon sektörünü düzenleme ve denetleme misyonu taşıyan kurumun’ tarafsızlığının da sorgulanmasına neden olmaktadır. Bir kişinin hem denetleme yetkisi ile donatılması hem de denetlediği şirketin yönetiminde yer alması nerede görülmüş? Sayan’ın ya Telekom’daki yönetim kurulu üyeliğinden ya da bakan yardımcılığından çekilmesi gerekmektedir’ dedi” ifadelerine yer verdi.

Habere Cumhuriyet gazetesi de ön sayfasında yer ayırdı. “Bürokrasinin ‘becerikli’ ailesi” başlığını atan gazete, “Eski Bakan Fatma Betül Sayan’ın kardeşi Ulaştırma Bakan Yardımcısı Fatih Sayan, hem BTK hem Türk Telekom yönetiminde. CHP’li Onursal Adıgüzel, ‘Bir kişinin yönetiminde olduğu şirketi denetlemesi nerede görülmüştür’ dedi. Sayan kız kardeşi, İBB’den aldığı ihale ile gündeme gelmişti. Diğer kardeşi ise büyükelçi” ifadelerini kullandı.



Paylaş

Twitterda Paylaş Facebookda Paylaş Google Plusda Paylaş
?

P24’E BAĞLAN

Güncel bilgilerilerden /duyurulardan haberdar olmak için mail listemize kayıt olun.

Powered by PXLDeN Design