Anasayfa / Medya izleme / “Mesele kayyum değil”miş

22 Ağustos

“Mesele kayyum değil”miş

Gündemin öne çıkanları, kayyum atamalarına tepkiler, orman yangınları ve Suriye bataklığı oldu…

Bugün az sayıda gazete kayyum kriziyle ilgili haberleri okuyucularıyla paylaşırken, Akşam gazetesi “olayı çözdü”. Cumhuriyet, Karar ve Sözcü gazeteleri ise orman yangınlarıyla ilgili Tarım ve Orman Bakanı’nı köşeye sıkıştıracak haberlere yer verdi. Birgün gazetesi Suriye’de çıkmaza giren AKP iktidarının hatalarını manşete taşırken, gündemin gerisinde kalan ilginç mi ilginç bir başka gelişme Yeni Şafak gazetesinin sürmanşetinde yer aldı.

Birgün gazetesi manşetin altında, “Zulme, zorbalığa ve baskıya karşı tek çare ortak mücadele” başlıklı habere yer verdi:

“Görevden alınmalarını Birgün’e değerlendiren Mardin, Van, Diyarbakır ve Kars Belediye Başkanları, ‘yaşananların bir sivil darbe olduğunu ve hep birlikte mücadele edeceklerini’ söyledi. Ahmet Türk: Halkın iradesi ile seçilmişken ikinci kez görevden alınmak, demokrasinin olmadığının ifadesidir. Algı operasyonu yaratılarak darbe meşrulaştırılmaya çalışılıyor. Para aktarıldığı iddia ediliyor. Bunların hepsinin yanıtı verilecek. Selçuk Mızraklı: Kayyum Ankara’ya mı gelir, İstanbul’a mı gelir tartışmasını yapmak yerine, bu hukuksuz durumun ortadan kaldırılması gerek. Bunun bir daha da olmasına imkan vermeyecek şekilde mücadele etmek hepimizin sorumluluğudur. Bedia Özgökçe Ertan: Belediye Eş Başkanı seçildikten sonra hakkımda açılan tek soruşturma müfettişlerin başlattığıdır. Kesinleşmiş bir yargı kararı olması beklenebilirdi. Ancak Soylu’nun ‘Mahkemeyi mi bekleyecektik?’ sözünü hatırlatmakta fayda var. Ayhan Bilgen: Karşı karşıya olduğumuz uygulama Belediyeler Kanunu’nun 45’inci maddesine aykırıdır. Siyasi iktidarın ‘Kazandalar da alacağız’ sözünün ‘geç’ de olsa gerçekleşmesi durumunu yaşıyoruz.”       

Yeni Yaşam gazetesi manşetinde, “Yenilgi hamlesi” başlıklı habere yer verirken haberde şu ifadeleri kullanıldı:

“AKP iktidarının Diyarbakır, Van ve Mardin belediyelerine kayyum atamasına tepkiler büyüyerek sürüyor. Diyarbakır, Van, Mardin ve İstanbul’da halk eylemlerle kararı protesto ediyor. Diyarbakır’da halk dün de sokağa çıkarken, polis müdahale etti. HDP’li seçilmişler polis kuşatmasında eylem yaptı. HDP Eş Başkanı Sezai Temelli ise Mardin’deydi. Ankara’da 44 kurum karar tepki gösterirken, dünyadan da HDP’ye destek açıklamaları geliyor. AKP’nin kayyum atamasına dair değerlendirmeler de yapılıyor. Siyasi partiler ve analistler, ‘AKP-MHP ittifakı içte ve dışta kesin yenilgi ile karşı karşıya. Suriye’de İdlib bataklığı, Kuzey Suriye’de ‘Güvenli Bölge’ ağır bir yenilgi faturası çıkardı. İçeride ise 31 Mart-23 Haziran seçim hezimeti kalıcı oluyor. Kürtler ve demokratik güçler, baskı politikasını işlemez kıldı. Ekonomik kriz ve savaş politikası halkın canına tak etti. AKP baltayı taşa vurdu’ diyor.”

Akşam gazetesinin ise manşetinde, “Mesele kayyum değil” başlıklı haber yer aldı. Haberde şöyle denildi:

“Terörle mücadeledeki ilerleme, örgütlerin ve destekçilerinin girişimleri Türkiye’ye karşı yeni bir kumpas sürecinin işareti. Türkiye, dağdaki teröristleri bitme noktasına getirdi; PKK’nın şehirlerden militan devşirme girişimlerini ve dağa çıkışları durdurdu; uyuşturucu kaynaklarını kesti. PKK, militanlarına ‘grupları küçültün, turistik merkezleri hedef alın’ talimatı verdi. Aynı talimatı DEAŞ da verdi! ABD, YPG’ye terörist devşiren terör örgütü MLKP ile Suriye’de görüştü. Yıl başından bu yana 160, son haftada 4 büyük bombalı eylem önlendi. Şanlıurfa’da yakalanan PKK’lı bombacılar, bir büyükşehirde ‘uluslararası kriz çıkaracak’ eylem yapacaktı. Terör örgütü, seçimden sonra HDP’li belediyelerde yeniden yapılanma, para, eleman ve halk üzerinde yeniden baskı kurmayı denedi; bu girişimde ‘kayyum’la önlendi.”  

“Stratejik derinlik”in dibi

Suriye’deki son gelişmeler, AKP’nin stratejisinin bataklığa saplandığını gösteriyor. Birgün, Yeni Yaşam ve Cumhuriyet gazeteleri bugün bu konuya geniş yer ayırdı.

Birgün gazetesi manşetinde, “Keskin viraj” başlıklı habere yer verdi. Haberde şu ifadeler yer aldı:

“AKP iktidarının Suriye’de yaşadığı çıkmaz derinleşiyor. Rejim ihraç etme politikasının iflası sonrasında devreye sokulan ABD ve Rusya ile aynı anda iş tutma stratejisi krizde. Fırat’ın doğusunda ‘güvenli bölge’ nedeniyle Washington, batısında ise Rusya ile ipler gerilmeye başladı. ABD ile Fırat’ın doğusunda kurulması planlanan güvenli bölge konusunda anlaşmazlık yaşayan Ankara, Rusya destekli Suriye ordusunun İdlib operasyonlarına hız vermesinin ardından Moskova’yla da gerildi. Küresel güçlerin Suriye kapışmasının ortasında kalan Türkiye, her iki cephede de zor günler yaşıyor. Ankara’nın ‘hem ABD hem Rusya’yı kullanayım, hem de kendi taleplerimi dayatayım’ politikası artık yürümüyor. Türkiye’yi kendi yörüngelerinde tutmak için tavizler veren iki ülke de Erdoğan’ın denge oyunundan rahatsız. Ankara’nın güvenli bölge için ABD ile anlaşması ardından Moskova İdlib operasyonuyla yanıt verdi. Astana Mutabakatı çerçevesinde söz verdiği ev ödevini yerine getiremeyen Türkiye’ye ültimatom çeken Rusya’nın Suriye Devleti ile ortak operasyonu Ankara’da hem tedirginlik yarattı hem de ittifakın geleceği hakkındaki soru işaretlerini artırdı.”  

Yeni Yaşam gazetesi ön sayfasının altındaki, “Soçi noktalandı” başlıklı haberinde, “Rusya ve Suriye, Han Şeyhun’u düşürdükten sonra İdlib’de ilerleyişi sürdürüyor. Türkiye ve Rusya Suriye’de birbirlerine karşı örtülü hamleler yaparken, Han Şeyhun süreci ile karşılıklı hamleler alenileşip keskinleşince Astana-Soçi mutabakatlarında yolun sonuna gelindiği belirtiliyor. Han Şeyhun harekatında TSK konvoyu gözlem noktasına giderken vurulmuştu. Suriye Cumhurbaşkanı Beşar Esad, tam da bu süreçte Rus heyeti ağırladı. Esad, İdlib’de yaşananların ‘Türkiye’yi herkese deşifre ettiğini’ vurguladı. Esad, Ankara’nın teröristlere desteğinin gözler önünde olduğunu söyledi. Gelişmelerle Astana-Soçi sürecinin bittiği, Ankara’nın Suriye’den çekilme sürecinin başladığı belirtiliyor. Şam ile savaş tehlikesi de kapıda” ifadelerini kullandı.     

Cumhuriyet gazetesi ise manşetin yanında, “Astana için alarm zilleri” başlıklı habere yer verdi:

“Rusya destekli Suriye ordusunun, İdlib’de cihatçı militanlara yönelik yürüttüğü operasyonda stratejik Han Şeyhun’un ardından kuzey kesimleri de hedef aldığı bildirildi. El Kaide bağlantılı HTŞ konvoyu vuruldu. TSK’nin gözlem noktasının bulunduğu Morik çevresinde de bombardıman yoğunlaştı. TSK’nin gözlem noktasını kuzeye kaydırabileceği yorumları yapılırken, son gelişmeler Türkiye, Rusya ve İran arasında 2017’de siyasi çözüm için başlatılan Astana sürecinin geleceğini tartışmaya açtı. Konu, Ankara’da 11 Eylül’de liderler buluşmasında masaya yatırılacak.” 

Asıl şimdi sen yandın Pakdemirli!

Cumhuriyet gazetesi, ormanların yanmasına göz yuman Tarım ve Orman Bakanı Pakdemirli’nin yalanını ortaya çıkardı.

Gazete manşetindeki, “İşte uçuş belgeleri” başlıklı haberinde, “Türkiye’de yaz ayları boyunca binlerce hektarlık ormanlık alan kül oldu. Bu süreçte Cumhuriyet, uçakların neden uçmadığını, yangın söndürme işinin neden bir mimarlık şirketine verildiğini defalarca yazdı. Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, nihayet önceki gün ‘3 THK uçağının motorunun olmadığını, diğer üçünün de yağ kaçırdığını’ ileri sürdü. Üzerine düşen görevi yerine getirmeyen ve ‘Binmek isteyenler buyursunlar, uçsunlar’ diyerek insanların aklıyla alay eden Pakdemirli’nin iddiası çabuk çöktü. 5 uçağın, dünyanın en saygın kurumlarından biri olan Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nden uçuşa uygunluk belgesi aldığı ortaya çıktı. Altıncı uçak da test aşamasında” ifadelerine yer verdi.    

Karar gazetesi manşetinde, “Asıl yangın sistemde” başlıklı habere yer ayırdı:

“Bir ayda bir il kadar orman alanı yok olunca Türkiye ‘Milli varlıklarımız yanarken neden etkin müdahale edilemiyor” sorusuna kilitlendi. Bakanlıktan, muhalefetten suçlayıcı açıklamalar geldi. Mevzuat tartışmaları arasında çok sayıda gerekçe öne sürüldü ancak ‘küllerin arasından üç kritik başlık öne çıktı: 1- Söndürmede neden uçak kullanılmadı? 2- Orman Bakanlığı’nın ihalesinde THK neden yüksek fiyat verdi? 3- Kurban derisi gibi bağışlarla gelir sahibi olan THK’nın filosu neden 40 yıllık uçaklardan oluşuyor?” 

Sözcü gazetesi ise ön sayfasının altında, “Uçaklarımız hazır” başlıklı habere yer verdi:

“THK, Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin, ‘Bozuk, eski ve yağ kaçırıyor’ dediği uçakların, bakımları yapılmış halde ‘havalanın’ talimatı beklediğini açıkladı. Bir yetkili, ‘Uçaklarımız sapasağlam. Motoru çalıştırır yangını söndürürüz. Para pul da istemiyoruz’ dedi.”   

Kötü yazılmış, bol bit yeniği dolu bir haber

Günün dikkat çeken bir başka haberi ise Yeni Şafak’ta yer aldı. Gazete sürmanşetindeki, “MİT’e sızdı ama casus değilmiş!” başlıklı haberinde, “Mahkeme gerekçede, ‘Hangi nitelikteki gizli bilgileri, ne şekilde ve nereden temin ettiği hususunda delil elde edilemedi’ dedi. MİT’te 23 yıl çalışan Karagöz 2010-2011’de MİT Başkanı Hakan Fidan’ın özel kalem müdürlüğünü yaptı. Karagöz’ün mahrem imam ile 392 görüşme yaptığı tespit edildi. FETÖ’nün casusluk örgütü olduğu da biliniyor” ifadelerini kullandı.



Paylaş

Twitterda Paylaş Facebookda Paylaş Google Plusda Paylaş
?

P24’E BAĞLAN

Güncel bilgilerilerden /duyurulardan haberdar olmak için mail listemize kayıt olun.

Powered by PXLDeN Design