Anasayfa / Medya izleme / “HDP önü serbest, AKP önü yasak”

17 Eylül

“HDP önü serbest, AKP önü yasak”

Çifte standart malumun ilamı oldu!..

Gazetelerde Ankara’daki Putin-Ruhani-Erdoğan zirvesi geniş yer bulurken, günlerdir HDP önüne yerleştirilen aileleri manşetten indirmeyen yandaşlar AKP binaları önünde haklarını ve evlatlarını isteyenlere yapılan müdahalelere hiç aldırmadı. Yeni Yaşam ve Birgün gazeteleri bu haberi manşete çekerken Cumhuriyet ve Sözcü gazeteleri de AKP binaları önündeki eylemlere kayıtsız kalmadı, Karar gazetesi ise yandaşlara uydu.

Yeni Yaşam gazetesi habere manşetinde, “HDP önü serbest, AKP önü yasak” başlığıyla yer verdi:

“Diyarbakır’da ‘çocuklarının dağa kaçırıldığını’ öne süren bir grup günlerdir HDP’nin il binasının önünü işgal ederek oturuyor. Zaman zaman HDP’nin camlarını taşlayan gruba hükümet ve polis destek verirken, Ankara’da ise farklı bir manzara vardı. KHK ile işten atılan Cemal Yıldırım, işine iade edilmesi talebiyle Ankara İl Başkanlığı önünde oturma eylemi yapmak istedi. Ancak polis tarafından durduruldu. Kendisine ‘Valilik yasağı var, oturamazsın’ diyerek engelleyen polise Yıldırım, ‘Diyarbakır, Adana ve İstanbul’da bu tarz eylemler yapılıyor Yaptıklarınız hukuksuz, biliyorum emir ile yapıyorsunuz ama bu eylem benim anayasal hakkım, bunu siz de çok iyi biliyorsunuz’ dedi. Yıldırım pankart açmak isteyince gözaltına alındı. İstanbul’da ise İBB’den atıldığını öne süren bir grup, CHP önünde ‘sorunsuzca’ oturdu.”   

Gazete bu haberin yanında yer ayırdığı, “‘Çocuğumu devlet versin’” başlıklı haberde ise, “15 Temmuz darbe girişiminin ardından tutuklanan askeri öğrencilerin yakınları ise AKP İstanbul İl binası önünde oturma eylemi yapmak istedi. AKP’nin önünde oturmalarına izin verilmeyen aileler, ‘Biz çocuğumuzu devlete verdik. Devletten beklediğimiz için bunu yapıyoruz’ dedi” ifadelerini kullandı.

Birgün gazetesi manşetindeki habere, “İktidardan çifte standart” başlığını attı. Haberde şu ifadeler yer aldı:

“İktidara sesini duyuramayanların başvuru mercii parti binaları oldu. Muhalefet partileri önünde protesto serbest ama AKP önünde müdahale var. KHK ile işten atılan Cemal Yıldırım dün AKP Ankara İl Başkanlığı binası önünde oturma eylemi yapmak istedi. Ancak binaya bile yaklaşamadan gözaltına alındı. AKP’nin İstanbul Sütlüce’deki il binası yakınlarında ise, manzara daha da kötüydü. Kendilerini ‘mağdur annesi’ olarak tanımlayan tutuklu askeri öğrenci anneleri ‘Biz de anneyiz’ diyerek oturma eylemine başladı. AKP binası önünde bulunan bir başka grup da cezaevlerinde ‘genel af’ isteyen anneler oldu. Ancak ailelerin parti binasına yaklaşmasına polis izin vermedi. Binanın ilerisinde bekleyebildiler.”  

Evrensel gazetesi habere ön sayfasının altında, “HDP önü serbest, AKP önü yasak” başlığıyla yer verdi ve “Tutuklu Harp Okulu öğrencilerinin ailelerinin, adalet talebiyle AKP İstanbul İl Başkanlığı önünde yapmak istediği eyleme polis izin vermedi. Gazetemize konuşan aileler, ‘Diyarbakır’daki annelerden ne farkımız var?’ diye sordu” ifadelerini kullandı.

Sözcü gazetesi manşetin altındaki habere, “Partilerin önü, evlat peşinde koşan anaların mekanı oldu” başlığını attı:

“İstanbul’da, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından tutuklanan askeri okul öğrencilerinin anneleri eylemi vardı. Anneler, ‘Adalet istiyoruz’ dediler. Polis eyleme izin vermedi.”

Cumhuriyet gazetesi, “Anneler parti kapılarında” başlığıyla gördüğü haberde, “Çocuklarının PKK tarafından kaçırıldığı iddiası ile HDP önünde oturma eylemini sürdüren ailelere, çocukları terör örgütünün İran’daki uzantısı PJAK içinde olan İranlı 5 aile de katıldı. 15 Temmuz sonrası tutuklanan askeri okul öğrencilerinin anneleriyse AKP önünde oturma eylemine başladı” ifadelerine yer verdi.

“Kandırılmışız”cılar başka kapıya!

Sözcü gazetesinin manşetinde, “Yanılmışız rabbim affetsin” başlıklı haber yer aldı:

“Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun 3 eski AKP’li vekil ile istifa etmesinin ardından AKP’de ayrılıklar hızla gelmeye başladı. Geçmişte milletvekilliği, il başkanlığı, belediye başkanlığı gibi görevler alan isimler partiyi bırakıyor. Bu kişiler sosyal medyada ‘Siyasi parti üyeliğiniz sonlandırılmıştır’ belgesi paylaşıp altına da tepkilerini dile getiriyor. ‘Yanılmışız. Rabbim affetsin’ diyen de, ‘Adalet, liyakat kalmadı’ diyen de var. İstifalar 60 bine dayandı.”

TÜİK çalışıyor!

Haziran ayı işsizlik rakamları açıklandı. İktidarı destekleyen gazeteler her ay olduğu gibi yine bu konudan uzak durmaya gayret ederken Karar gazetesi manşetindeki “İşsizliği TÜİK’le yendik!” başlıklı haberiyle dikkat çekti:
“Enflasyon sepetine yönelik verileri eleştirilere konu olan TÜİK bu kez işsizliği ‘azalttı’. Haziran 2019’da İŞKUR’a başvurup ‘İş arıyorum’ diyen 4 milyon 418 bin kişi bulunmasına rağmen TÜİK aynı dönemde 4 milyon 253 bin kişinin işsiz olduğunu bildirdi. Aradaki dikkat çeken fark ‘İstatistik kurumu kayıtlı işsizleri bile görmüyor’ değerlendirmelerine yol açtı. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre haziran ayında işsizlik oranı 2.8 puan yükselişle yüzde 13 oldu. Kurum, işsiz sayısını ise 4 milyon 253 bin kişi olarak belirtti. Ancak aynı döneme ait İŞKUR verilerine göre kayıtlı işsiz sayısı 4 milyon 418 bin oldu. Aradaki 165 bin kişilik fark kafa karıştırdı. Dikkat çeken tablo, TÜİK’in çalışmak istediğini beyan eden vatandaşları bile işsiz olarak kayıtlara geçirmediğini ortaya koydu. Ekonominin röntgeni niteliğindeki kritik verilerde oluşan anlaşılması güç fark, TÜİK’in diğer başlıklardaki verilerinin güvenirliğinin sorgulanmasına yol açtı. Kurumun enflasyon sepetine ilişkin ayarlamalarda izlediği yöntem muhalefetin de eleştirilerine konu olmuştu. CHP’li Öztrak, ‘Resmi istatistiklere siyasi müdahale var. İş yerleri aranarak fiyatı alınacak ürünlerde indirime gidilmesi isteniyor’ iddiasını dile getirmişti.”    

“TRT’de oyun üstüne oyun”

Cumhuriyet gazetesi manşetindeki, “TRT’de oyun üstüne oyun” başlıklı haberinde, “Ciddi bir kadrolaşma yaşanan ve İstihdam Fazlası Personel olduğu gerekçesiyle, 143 çalışanı isteği dışında, 80 çalışanı da kendi isteği ile başka kurumlara gönderen ve binlerce çalışanını emekli eden TRT’de skandal bitmiyor. Kuruma son 14 ayda 1422 kişi alınırken, yeni personel arasında daire başkanı ve müdürler de var. Emekliliği hak eden 2 bin 100 personelden 1774’ü teşvikle gönderilen TRT’de, alınan 1422 çalışandan 1394’ü Özel Hukuka Tabi Personel (işçi) statüsünde işe başlatıldı. Önce taşeron şirket aracılığıyla alınan personel, daha sonra taşeron aradan çıkarılarak, kurum çalışanına dönüştürüldü” ifadelerini kullandı. 

Gazete manşetin altında ise, “Kefen parası bitti” başlıklı habere yer verdi:

“Merkez Bankası’nın yaklaşık 40 milyar liralık ihtiyat akçesinin aktarılması ile artış hızı yavaşlasa da bütçedeki açık kapatılamadığı gibi bir kara deliğe dönüştü. Geçen yılın ilk 8 ayında 50.8 milyar lira olan bütçe açığı, bu yılın aynı döneminde 68.1 milyar liraya çıktı. Kefen parası olarak da adlandırılan ihtiyat akçesi aktarılmamış olsa, bütçe açığı 68 değil, 108 milyar lira olacaktı. Bütçede ‘örtülü ödenekten’ ağustosta 170 milyon lira, 9 ayda 1.5 milyar lira harcandı. Bütçeden 282 milyon liralık araç, 268 milyon lira da kira gideri yapıldı.”

Paylaş

Twitterda Paylaş Facebookda Paylaş Google Plusda Paylaş
?

P24’E BAĞLAN

Güncel bilgilerilerden /duyurulardan haberdar olmak için mail listemize kayıt olun.

Powered by PXLDeN Design