Anasayfa / Medya izleme / “Eyvah reform yapacaklar!”

23 Eylül

“Eyvah reform yapacaklar!”

“Cumhurbaşkanına hakarete” 12 yıl hapis cezası verilmesi Yeni Yaşam gazetesinde manşetteydi.

Yeni Yaşam gazetesi manşetindeki, “Eyvah reform yapacaklar!” başlıklı haberde “AKP bir yandan derin bir kriz ile adım adım çözülme yaşarken, diğer yandan ‘yargı reformu’ diyerek öne sürdüğü pakette, Ortaçağın engizisyon yargısını hatırlatan uygulamalar eşlik ediyor. Erdoğan’ın Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş’ın hukuk rezaleti olarak nitelenen ‘tekrar tutuklama’ kararı sonrası söylediği ‘Bunları bırakamayız’ sözleri yargının Erdoğan’ın emri ile hareket ettiği eleştirilerini doğruladı. Yargı reformu konuşulurken bir karar da Van’dan geldi. Burhan Borak adlı yurttaş hakkında 2014 yılında sosyal medyada yaptığı 7 paylaşım dolayısıyla ‘Cumhurbaşkanı’na hakaret’ten her bir paylaşımı için 1 yıl 9 ay olmak üzere toplam 12 yıl 3 ay ceza verildi. Erdoğan’a ‘hakaret’ten sadece 4 yıl içerisinde 68  bin 827 kişiye soruşturma açıldı. 12 bin 839’u davaya dönüştü, 3 bin 414 mahkumiyet kararı verildi” ifadelerine yer verdi. 

Haber Evrensel gazetesinde, “Erdoğan’a hakarete 12 yıl hapis!” başlığıyla yer aldı:

“Sosyal medya paylaşımları nedeniyle Burhan Borak’a ‘Cumhurbaşkanına hakaretten’ 12 yıl 3 ay ceza verildi. Borak’ın avukatı ‘Normalde ceza 2 yıl ama bu ceza bir rekor’ diyerek tepki gösterdi.”

Birgün gazetesi ön sayfasının altındaki, “‘Hakarete’ rekor hapis cezası” başlığını attı ve “‘Cumhurbaşkanına hakaret’ davalarına her gün bir yenisi eklenirken, Burhan Borak adlı yurttaş, ‘hakaret’ gerekçesiyle rekor ceza aldı. Borak’a 7 sosyal medya paylaşımından 12 yıl 3 ay hapis cezası verildi” dedi.

Cumhuriyet gazetesi, “Cumhurbaşkanına hakarete rekor ceza” başlığıyla verdiği haberde, “Van’da yaşayan Burhan Borak, 2014 yılında sosyal medyada yaptığı 7 ayrı paylaşım nedeniyle ‘Cumhurbaşkanına hakaret’ suçundan yargılandığı davada, her bir paylaşımı için 1 yıl 9 ay olmak üzere toplam 12 yıl 3 ay ceza aldı” ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu erken seçim dedi

Cumhuriyet gazetesinin manşetinde, “Seçime gidecekler” başlıklı haber yer aldı. “Cumhuriyet’e konuşan CHP lideri Kılıçdaroğlu, erken seçim tartışmalarını değerlendirdi” üst başlığıyla verilen haberde şu ifadeler kullanıldı:

“Erken seçim doğru değil. Ancak bir süre sonra bunlar, başta ekonomi olmak üzere pek çok konuda ülkeyi yönetemedikleri gerçeğiyle yüzleşecekler. Dolayısıyla ‘Seçime gitmek zorundayız’ diyeceklerdir. FETÖ borsası olduğunu söyledik, çünkü var. Bu borsa içinde AKP içinden destek bulanlar yargıdan kurtuldu ya da az ceza aldı. Mal varlıklarında da dokunulmadı. Bu bağlamda öne çıkan en önemli isim Fettah Tamince. Erdoğan’ın avukatlarının FETÖ bağlantılı kaç dava aldığı ve bu dava sonuçlarının izlenmesi lazım. ‘Kül tablasını verir misin, sigaramın külünü dökeceğim’ diyen ve Erdoğan’ın avukatının önüne kül tablasını getiren savcı var. Demirtaş’ın tahliyesi gerekirken iktidarın isteğiyle tekrar tutuklanması hukuk faciasıdır. Bakanlık metni Meclis’e gelince düşüncelerimizi söyleyebiliriz. Haksız yere içeride olan Erdem’den Kavala’ya kadar çok kişi var.”

“Kanserden beter sağlık sistemi”

Birgün gazetesi manşetinde, “Kanserden beter sağlık sistemi” başlıklı habere yer verdi. Haberde şöyle denildi:

“Kansere karşı verdiği örnek mücadele ile milyonlarca kişiye umut olan Neslican Tay, dün son yolculuğuna uğurlanırken, Neslican’ın ölümü, kanser hastalarının yaşadığı sorunları yeniden gündeme taşıdı. TL’nin avro karşısında değer kaybetmesi nedeniyle fiyatları katlanarak artan ilaçların temininde zorlanan yurttaşlar, iktidarın sağlık politikası nedeniyle kanser hastalarının ölüme terk edildiğini vurguladı. Kanser hastası yakını Derya Çıtakbaş, ‘Bu hastalıkla savaşırken sağlık sistemine karşı da mücadele vermek zorunda olduğumuzu fark ettik’ dedi. Kanser ilaçlarının geri ödeme kapsamına alınması konusunda bir standart olmadığını aktaran Türk Tabipler Birliği Başkanı Sinan Adıyaman, tüm kanser ilaçlarına sosyal güvence ile ulaşılması gerektiğini söyledi. Kanser araştırma sonuçlarının açıklanması için Meclis’e soru önergesi veren CHP Milletvekili Özgür Ceylan ise kanserden ölümlerin son yıllarda arttığına dikkat çekti. CHP’li vekil, ‘Kanser ile mücadelenin bir devlet politikası haline gelmesi gerekiyor. Bakanlık çaba göstermeli’ dedi.”

“Zehir akıyor, devlet bakıyor”

Karar gazetesi manşetindeki, “Zehir akıyor, devlet bakıyor” başlıklı haberinde, “Türkiye sanayisinin kalbi Körfez –Dilovası hattı çevre felaketiyle karşı karşıya. Dev fabrikaların yer aldığı bölgede atıkların büyük çoğunluğu arıtım işleminden geçmiyor, bacalardan zehir saçılıyor. Çolakoğlu Metalurji gibi dev demir çelik tesislerinden zehirli tozlar havaya karışıyor, kömür tozları da denize dökülüyor. Körfez’de kanserden ölümlerin oranı yüzde 33.7. Türkiye ortalamasının üç katından fazla. On binlerce işçinin ekmeğini kazandığı devasa fabrikalar her gün havayı, toprağı ve denizi zehre boğuyor. Son skandal da Çolakoğlu Metalurji’de yaşanıyor. Fabrikada işlenen metal hurdaların tozları önlem alınmadan havaya karışıyor. Karar’ın ulaştığı tesisin eski operasyon çalışanı bu işlem esnasında su serpme gibi basit işlemin dahi uygulanmadığını söylüyor. Tesiste kullanılan kömür tozunun denize döküldüğü de iddialar arasında. Aynı iddialarla daha önce de gündeme gelen tesisin denetimlerden kaçma yöntemi de bir hayli ilginç. İsmini açıklamak istemeyen eski çalışan Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin her sabah uçaklarla yaptığı denetim saatlerinde işlemlerin durdurulduğunu belirtiyor. Çevre Bakanlığı’nın teftişlerinden de önceden haberdar olan işletmenin önlemini aldığını ifade ediyor. Çevre Mühendisleri Odası Kocaeli Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Ediz Uyanık da tehlikeye dikkat çekerek, ‘Metal tozu havalanmışsa emisyon sınırı aşılmış demektir’ diyor” ifadelerini kullandı. 

Paylaş

Twitterda Paylaş Facebookda Paylaş Google Plusda Paylaş
?

P24’E BAĞLAN

Güncel bilgilerilerden /duyurulardan haberdar olmak için mail listemize kayıt olun.

Powered by PXLDeN Design