Anasayfa / Medya izleme / “Orduda “siyasi yapılanma” uyarısı”

25 Eylül

“Orduda “siyasi yapılanma” uyarısı”

Kılıçdaroğlu’nun Erdoğan’a “ordu uyarısı” Evrensel ve Sözcü’nün dikkatinden kaçmadı.

Yandaşlar Erdoğan’ın BM konuşmasını manşete taşırken, gazeteler Saray’ın ve Diyanet’in rekor kıran harcamalarıyla “kaybolan” 15 Temmuz raporuna geniş yer ayırdı. Kılıçdaroğlu’nun açıklamaları ise yalnızca Evrensel ve Sözcü’de yer aldı.

Kılıçdaroğlu’nun açıklamaları Evrensel gazetesinde, “Orduda ‘siyasi yapılanma’ uyarısı” başlığıyla yer aldı. Haberde şu ifadeler kullanıldı:

“CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu orduda AKP’ye yakın olan isimlerin akraba, hısım ilişkisine bakarak, liyakat tanınmadan üst kademelere atandığını söyledi. 15 Temmuz’a yol açan FETÖ olayından ders alınmadığını, hataların ‘bilerek tekrarlandığını’ belirten CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, AKP hükümetine orduyu günlük siyasetin dışında tutma çağrısı yaptı.”

Sözcü gazetesi habere, “Ordudaki emir-komuta zincirini bozmayın” başlığıyla yer verdi:

“CHP lideri, TSK’daki atamalarda ‘liyakattan çok siyasal sadakate bakıldığını’ söyledi, ‘FETÖ olayında da bunlar yaşandı ama ders alınmıyor. Hatalar tekrarlanıyor’ diyerek, başlıktaki uyarıyı yaptı.”

Hasan Cemal’in konuyla ilgili, “Kılıçdaroğlu'ndan Erdoğan'a ordu uyarısı: Askerle oynama!” başlıklı yazısının bir bölümü şöyle:

“Kılıçdaroğlu'nun ordu konusunda Erdoğan'a yönelik uyarılarını ciddiye alın. Sorunlarımızı seçim sandığında çözmek istiyorsak... Demokrasiyi seçim sandığıyla yakalamaktan yanaysak... Hukuk ve özgürlük yolunun seçim sandığından geçtiğine inanıyorsak... O zaman, Kılıçdaroğlu'nun Erdoğan'a yaptığı "ordu uyarısı"nı ciddiye almak zorundayız. Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin bugünkü siyasetinde hayati bir meselesine parmak basıyor. Eğer Türkiye belirli aralıklarla bir uçtan öbür uca savrulmaktan kendini kurtarmak istiyorsa... Türkiye'de gerçek istikrar ve barış bir hayat tarzı haline gelecekse... Evet işte o zaman, temel sorunlarımızı -en başta Erdoğan sorunu olmak üzere- seçim sandığında çözmek zorundayız. Tersi kaostur. Hatta Türkiye'nin bir cehennem çukuruna yuvarlanmasıdır. Ayrıca Türkiye, 'Erdoğan sorunu'nu seçim sandığında millet iradesi ile, halkın oyu ile çözebileceğinin işaretini vermiştir. 31 Mart ve 23 Haziran tarihleri bu açıdan dönüm noktalarıdır. Peki, Erdoğan direnebilir mi?
Halkın iradesini gaspetmeye kalkışabilir mi? Millet iradesini tümüyle hiçe sayabilir mi? Sayın Kılıçdaroğlu'nun rahatsız edici duyumlar diye özetlediği ordu uyarısı tam da bu açıdan önem kazanıyor.”

“Kumpas ‘FETÖ’den onay Yargıtay’dan”

Yeni Yaşam gazetesi manşetinde, “Kumpas ‘FETÖ’den onay Yargıtay’dan” başlıklı habere yer verdi. Haberde şu ifadeler yer aldı:

“Kürt siyasetçilere yönelik 14 Nisan 2009’da yapılan operasyonla başlayan KCK Ana Davası’nda Yargıtay kararını açıkladı. Yargıtay, 118 kişi hakkında verilen hapis cezasını onadı. Cezası onananlar arasında HDP’li vekiller Pero Dündar, Musa Farisoğlulları ve Leyla Güven de bulunuyor. Yargıtay çok sayıda siyasetçi hakkında verilen kararları ise aleyhte bozdu. Yargıtay 49 kişi hakkında verilen beraat kararını ise yerinde buldu. Kürt siyasetçilerin ağır cezalar aldığı KCK davasında iddianameyi hazırlayan savcılar ile ilk yargılamayı yapan özel yetkili Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nin birçok üyesi ‘FETÖ bağlantısı’ nedeniyle meslekten ihraç edilmişti. Cumhurbaşkanlığı’nın 15 Temmuz raporunda da KCK davaları ‘kumpas’ olarak nitelendirilmişti.” 

Evrensel gazetesi habere ön sayfasının altında, “KCK ana davası: 3 vekilin cezası onandı” başlığıyla yer verdi ve “Yargıtay, KCK ana davasında, HDP Milletvekilleri Pero Dündar ve Musa Farisoğulları’na verilen 9 yıllık, Hakkari Milletvekili Leyla Güven’e verilen 6 yıl 3 aylık hapis cezasını onadı. Toplamda 118 kişi hakkında verilen hüküm onandı” dedi.

“FETÖ raporu nerede? Yandı, bitti, kül oldu”

Sözcü gazetesinin manşetinde, “FETÖ raporu nerede? Yandı, bitti, kül oldu” başlıklı haber yer aldı. Haberde şu ifadelere yer verildi:

“AKP’li vekil Reşat Petek başkanlığında, 3 yıl önce kurulan Meclis komisyonu, çok kritik isimlerin verdiği bilgiler ışığında FETÖ’nün ipliğini pazara çıkaran bir rapor hazırladı. O rapor 12 Temmuz 2017’de dönemin Meclis Başkanı İsmail Kahraman’a elden verildi. CHP’li vekil Özgür Özel, 2 yıl geçmesine rağmen raporun neden yayınlanmadığını Meclis Başkanlığı’na sordu. Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç, ‘Yetkinleştirilerek başkanlığımıza sunulan bir rapor bulunmamaktadır’ dedi.”

Birgün gazetesi habere ön sayfasının altında, “15 Temmuz raporu ortadan kayboldu!” başlığıyla yer verdi:

“TBMM Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç, 15 Temmuz Darbe Girişimi’nin ardından kurulan Darbe Girişimini Araştırma Komisyonu’nun tören yapılarak teslim edildiği açıklanan raporu için ‘Başkanlığımıza sunulan bir rapor bulunmamaktadır’ dedi. CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel’in soru önergesini yanıtlayan TBMM Başkanvekili Bilgiç, raporun aslında TBMM Başkanlığı’na hiç sunulmadığını iddia etti.”

Haber Cumhuriyet gazetesinin birinci sayfasında, “Darbe raporu bulunamadı” başlığıyla yer aldı:

“TBMM Başkanlığı, internet sitesinde haberi yer alan 2 yıl önce eski Meclis Başkanı İsmail Kahraman’a sunulan darbe raporunu yok saydı. CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, ’15 Temmuz darbe girişimiyle ilgili gerçeklerin irdelenmesine engel olundu’ dedi.”

“İtibarın maliyeti 2,6 milyon TL”

Birgün gazetesi manşetindeki, “İtibarın maliyeti 2,6 milyon TL” başlıklı haberde, “Sayıştay denetçilerinin Cumhurbaşkanlığı’nın 2018 yılı hesaplarına ilişkin denetim raporu açıklandı. Denetçilerin raporu, ‘Cumhurbaşkanlığı’nın 2018 yılına ilişkin mali rapor ve tablolarının tüm önemli yönleriyle doğru ve güvenilir bilgi içerdiği kanaatine varılmıştır’ ifadeleriyle tanımlandı. Cumhurbaşkanlığı’nın gelir ve gider tablolarına da yer verilen rapora göre, 2018 yılındaki harcaması 943 milyon 646 bin lira oldu, önceki yıla göre yüzde 43 oranında artan giderler, gelirlerin 637 milyon 841 bin lira üzerinde gerçekleşti. Cumhurbaşkanlığı, bu hesapla gün başına ortalama 2 milyon 585 bin lira harcadı. Yani Saray'ın bir günde harcadığı para, bin 287 asgari ücretlinin aylık maaşı kadar. Personel sayısı ve maaşları kesin olarak bilinmeyen Cumhurbaşkanlığı’nın personel harcamaları da bir önceki yıla göre yüzde 69 oranında arttı. 2017’de 106,8 milyon lira olan personel harcaması 2018 sonunda 181,6 milyon liraya çıktı. Bunun 107 milyonu sözleşmeli, 50 milyonu ‘Diğer’, 20 milyonu memurlara, 2 milyonu da geçici personele ödendi” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet gazetesi habere manşetinde, “İsrafta yarıştılar” başlığıyla yer verdi:

“Sayıştay’ın 2018 yılı denetim raporları devletteki savurganlığın boyutunu ortaya koydu. Denetim raporlarına göre başlangıç ödeneği 845 milyon lira olan Saray, 1 milyar 648 milyon 678 bin lira kullandı. Personele 181 milyon, temsil ve tanıtıma 48 milyon, mutfağa 5.3 milyon, giyeceğe 10 milyon, temizliğe 3.8 milyon lira harcandı. Ödenek üstü giderler 63.2 milyar liraya çıktı. Diyanet, başlangıç ödeneğine göre 3 milyar TL fazla harcadı ve yılın ilk 6 ayında maaş ödemelerinin ardından bütçesini tüketti. Diyanet’in kitap alım ve basım işerini yaptığı döner sermaye işletmesinin gelir hesaplarında 2.1 milyon TL’lik faiz geliri dikkat çekti. Raporlarda devletteki çok sayıda usulsüzlüğe de yer verildi. Raporlara göre devlete ait taşınmazların kiralanmasında usulsüzlüğe karşın işlem yapılmadı. Mevzuata aykırı olarak makam ve hizmet dışında kullanılmak üzere yabancı menşeili araçlar kiralandı. Vadesi geçmiş alacaklar için takip ve tahsil işlemi yapılmadı. 2018’den 2019 yılına toplam 97.2 milyar lira Hazine garantili borç devredildi. Bilimsel araştırma projeleri tamamlanmadı. SGK, alacakları tahsil edilmedi. Belediyeye ait yerler ihalesiz verildi. Bütçeden yardım alan dernek ve vakıf faaliyetlerine ilişkin bilgiye yer verilmedi.”

Sözcü gazetesi ön sayfasının altında, “Sayıştay’dan 3 rapor” başlığıyla yer ayırdığı haberde, “Şehir hastanelerinde fiyat karmaşası var. Birinde 1 lira olan hizmet, başka bir şehir hastanesinde 335 liraya yapılıyor. Uçurum büyük. C.Başkanlığı’nın geçen yılki giderleri bir önceki yıla göre %160 arttı. 943 milyon lirayı aştı. Mutfak giderleri katlandı. Açık 637 milyon. Merkez Bankası’nın personeli ve yakın akrabalarının özel sağlık harcamaları için kurumun kasasından 171 milyon lira harcandı. Pes” ifadelerini kullandı.

Paylaş

Twitterda Paylaş Facebookda Paylaş Google Plusda Paylaş
?

P24’E BAĞLAN

Güncel bilgilerilerden /duyurulardan haberdar olmak için mail listemize kayıt olun.

Powered by PXLDeN Design