Anasayfa / Medya izleme / Felaket uyarısı

07 Ekim

Felaket uyarısı

İktidar gazeteleri ABD Büyükelçiliği ile yaşanan “Bahçeli’siz siyaset” krizine geniş yer ayırırken diğer gazeteler konuyu pek ciddiye almadı

Yeni Yaşam gazetesinin manşetinde, “Felakete yol açar” başlıklı haber yer aldı. Haberde şu ifadeler kullanıldı:

“Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın önceki gün Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik operasyonla ilgili yaptığı ‘Bugün, belki yarın kadar yakın’ şeklindeki açıklamasına Kuzey ve Doğu Suriye yönetimi tepki gösterdi. Yapılan yazılı açıklamada ‘Komşu ülkelerin güvenliğine dönük hiçbir tehlike oluşturmuyoruz. Aksine her daim komşularımız ile iyi ilişki ve diyaloglar geliştirme taraftarı olduk’ denildi. Uluslararası Koalisyonla yürütülen operasyonlarla IŞİD’in yenilgiye uğratıldığı hatırlatılan açıklamada, bölgeye yapılacak olası bir dış müdahalenin IŞİD’i yeniden canlandırabileceği uyarısı yapıldı. Uluslararası kamuoyuna da şu çağrı yapıldı: ‘BM, AB ve uluslararası koalisyon ülkelerini, Türkiye’nin tehlike oluşturacak saldırıları karşısında tutum almaya davet ediyoruz.’”

Haşim Kılıç: Farklı sesler kesiliyor

Sözcü gazetesi manşetinde, “İfade özgürlüğü suç kapsamına sokularak farklı sesler kesiliyor” başlıklı habere yer verdi. Haberde şu ifadeler yer aldı:

“Ankara’da bir vakfın gecesinde konuşan AYM eski başkanı Haşim Kılıç, Türkiye’deki demokrasiden siyasi iklime kadar pek çok konuda manifesto niteliğinde açıklamalar yaptı. Kılıç şunları söyledi: ‘Demokrat bir ülkede ifade özgürlüğü olarak görülen söz, beyan ve düşünceler, bizim ülkemizde devlet büyüklerine hakaret veya terörü övme suçu kapsamına sokuluyor, farklı olanların sesleri kesiliyor.’ Kılıç, Babacan ve Davutoğlu’nun kuracağı partiler için de, ‘Artık tüm siyasi mahallelerden göç başlamıştır. Bu gönül göçüdür. Taşınmayı başlatanlar, kendilerine yeni bir mahalle aramaktadırlar’ dedi.”

“Korkunun ecele faydası var”

Karar gazetesi, manşetindeki, “Korkunun ecele faydası var” başlıklı haberinde, “Deprem konusunda dünyan ve Türkiye’de sözü geçen isimler arasında yer alan Bilim Akademisi Üyesi Prof. Dr. Naci Görür, 26 Eylül’deki sarsıntının ‘Büyük depremin’ tarihini öne çektiğini söylüyor. Görür’e meslektaşlarından da destek var. Prof. Mehmet Nuray Aydınoğlu da depremin her an olabileceğinin altını çizerek alınacak tedbirler konusunda uyarıyor: ‘Toplanma alanları, ulaşım ağı, temel ihtiyaçlarımızı karşılama açısından nasıl hareket edeceğimizi önceden kapsamlı senaryolar altında değerlendirmeliyiz.’ Aydınoğlu, hatalı şehirleşme, toplanma alanlarının olmaması, acil ulaşım yollarının otopark olarak kullanılması nedeniyle yaşanacak sıkıntılara karşı acil alternatif kurtarma senaryoları üretilmesi gerektiğine vurgu yapıyor. Prof. Dr. Okan Tüysüz de tehlikenin oldukça yaklaştığına dikkat çekiyor. ‘Fayın iki ucunda da stres oldukça arttı’ diyen Tüysüz, ‘Depreme dair var olan korkuyu avantaja çevirmeliyiz. Çaresizce beklemek yerine mücadele edebileceğimiz bilincini oluşturmamız gerekiyor’ çağrısı yaptı” ifadelerine yer verdi.

Evrensel gazetesi ise sürmanşetinde, “Tabutluk inşa eden kurtarıldı, orada yaşayan biçare bırakıldı” başlıklı habere yer verdi:

“Devlet hasarı tespit etme ve güvenli binalara yerleştirme külfetine katlanmıyor. Sonuç: Bir; dayanıklılık test maliyetinden kaçış, tehlikeye göz yummaya döndü. İki; boşluğu rant ve fırsatçılık doldurdu. Üç; riskli yerlerde çok kata izin yok, müteahhit anlaşmaya yanaşmıyor. Dört; komşular karşı karşıya geldi. ‘Kumu denizden, demiri hurdadan alarak, 1980 öncesi binaları adeta tabutluk olarak diktik’ diyen Ağaoğlu ve Finans Merkezi’ni inşa eden 2 müteahhide 1.67 milyar lira aktarıldı. Enerji şirketlerinin borçlarına da kol kanat gerildi. Devlet sermayeyi kucakladı. Anlayış değişirse kentsel dönüşüm için de para bulunur.”  

“Elektrik borcu milyonları vurdu”

Birgün gazetesinin manşetinde, “Elektrik borcu milyonları vurdu” başlıklı haber yer aldı. Haberde şu ifadeler kullanıldı:

“Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Şebnem Seçkin Uğurlu, ucuz enerjiye erişimin temel insan haklarından biri olduğunu vurgulayarak, artan enerji fiyatlarının ‘enerji yoksulluğu’ kavramını yarattığını belirtti. Birgün’e konuşan Uğurlu, 2017-2018 yıllarında 14 milyon 314 bin 375 abonenin elektriğinin en az bir kez borcundan dolayı kesildiğini ifade etti. 1 Ekim’de yapılan son zamla birlikte, 4 kişilik bir ailenin aylık asgari elektrik faturasının ortalama 163 TL’ye yükseldiğine dikkat çeken Uğurlu, bu rakamın 2020 TL olan asgari ücretin yüzde 8’ine denk geldiğinin altını çizdi. Uğurlu, ‘Kış aylarında ısınma amaçlı doğalgaz ve diğer yakıtların da eklenmesiyle, maaştan enerjiye ayrılması gereken pay yüzde 20’lerin üzerine çıkacaktır’ dedi.”

Paylaş

Twitterda Paylaş Facebookda Paylaş Google Plusda Paylaş
?

P24’E BAĞLAN

Güncel bilgilerilerden /duyurulardan haberdar olmak için mail listemize kayıt olun.

Powered by PXLDeN Design