Anasayfa / Medya izleme / “Savcı: Acil 10 bin lazım”

26 Kasım

“Savcı: Acil 10 bin lazım”

Günün öne çıkan haberleri Cumhuriyet, Karar ve Birgün gazetelerinin manşetindeydi

Cumhuriyet gazetesi manşetinde, “Savcı: Acil 10 bin lazım” başlıklı habere yer verdi. “FETÖ borsasına adı karışan Karabacak ‘işi gücü bırakıp’ dolandırıcılık şüphelisi kadının dosyasını ‘takip etmiş’” üst başlığıyla verilen haberde şu ifadeler kullanıldı:

“İstanbul Adliyesi’ndeki ‘FETÖ borsası’ iddialarına adı karıştığı için hakkında iddianame düzenlenen savcı Lütfi Karabacak, yeni bir suçlamayla karşı karşıya. Karabacak’ın aralarında siyasetçi, işadamı ve ünlülerin de bulunduğu 200’ü aşkın kişiyi dolandırdığı iddia edilen Mine Mumcu ile çıkar ilişkisine girdiği ileri sürüldü. Savcı ile Mumcu’nun WhatsApp yazışmaları soruşturma dosyasına girdi. İddiaya göre Karabacak, ‘İşleri güçleri bıraktım sadece senin işlerini takip ediyorum. Hanımın kredi kartı ödemesi var. Bana 10 bin lazım halleder misin?’ diyor. Para trafiğine eski Diyanet İşeri Başkanı Görmez’in oğlunun adı da karıştı.”

Gazete manşetin altındaki, “Çeteye çalışmışlar” başlıklı haberinde ise, “Almanya’da, ‘asrın yolsuzluğu’ olarak nitelendirilen Deniz Feneri’nin Türkiye ayağında, sanıkları beraat ettiren mahkeme başkanı İsmail Hakkı Yolmaz ile üye İsmet Karabulut’un meslekten ihraç edilmelerine neden olan davanın gerekçesi açıklandı. Yargıtay kararında, sanal kumar çetesi lideri Veysel Şahin hakkında ‘yargılamayı yenileme ve infazı durdurma’ kararı veren yargıçların, ‘usul ve yasayı çiğnediği, çeteye menfaat sağladıkları’ belirtildi” ifadelerine yer verdi.  

“İşte Çin zulmünün belgeleri”

Karar gazetesinin manşetinde, “İşte Çin zulmünün belgeleri” başlıklı haber yer aldı. Haberde şöyle denildi:

“Çin’in, Doğu Türkistan’da Nazi yöntemleri uyguladığı resmi belgelerle ortaya kondu. Uluslararası Araştırmacı Gazeteciler Konsorsiyumu’nun paylaştığı belgelerde hükümetin, Müslümanları daha suç işlemeden önce kamplara koymayı ve beyinlerini yıkamayı amaçladığını ortaya koyuyor. 2017’de Çin Komünist Parti Hukuk İşleri Komisyonu Başkanı olan Zhu Hailun’un mimarı olduğu kamplarda uygulanacak yöntemler de tarif ediliyor. Bir millete yönelik kültür soykırımının somut talimatı niteliğindeki belgelerde, Hailun’un kamp yöneticilerine gönderdiği ‘Yanlış davrananlara yönelik cezaları artırın’, ‘İtirafa teşvik edin’ gibi talimatlar yer alıyor. Pekin rejiminin amacının, Müslümanların dillerine ve düşüncelerine ‘format atma’ olduğu kaydediliyor. Parmaklıklar ardında tutulanlara işkencelere boyun eğme durumuna göre de puan verilmesi gerektiği belirtiliyor.”

“Anlaşılmayan gizemli fark!”

Birgün gazetesi manşetindeki, “Anlaşılmayan gizemli fark!” başlıklı haberinde, “Devletin hesaplarını inceleyen Sayıştay, denetim tespitlerine ‘Anlaşılamayan, açıklanamayan’ yorumları da eklemeye başladı. Sağlık Bakanlığı’nın şehir hastaneleri yapımı için imzaladığı bazı sözleşmelerin hükümlerine ‘Anlaşılamayan’ diyen Sayıştay denetçileri yeni bir yorum yaptı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın hesaplarındaki 772 milyon liralık eksiğe de ‘açıklanamayan’ dedi. CHP’li Süleyman Girgin’in, ‘usulsüzlük’ olarak yorumladığı eksiklik Sayıştay raporlarına da yansıdı. Sayıştay’ın ‘Mali kayıtları usule uygun değildir’ dediğini bildiren Girgin, ‘Yani usulsüzlük vardır demek istiyor bir yerde. Raporun ‘açıklanamayan fark’ dediği bu fark neden oluştu. Açıklanmaya muhtaç bir meblağ var ve bunun hukuki sorumluluğu bakanlığa aittir’ dedi.”  

“EYT’liye yok denen para milletvekillerine var!”

Evrensel gazetesi ön sayfasının altında, “EYT’liye yok denen para milletvekillerine var!” başlıklı habere yer verdi:

“AKP’nin teklifiyle milletvekillerinin bakmakla yükümlü olmadıkları aileleri de sağlık hizmetlerine ücretsiz ulaşacak. Düzenlemenin kabul edilmesi halinde eski milletvekilleri ve yüksek yargı mensuplarıyla birlikte yaklaşık 3 bin 500 kişi bundan yararlanacak. Bu kıyak, iktidarın mali yük olarak gördüğü EYT’lileri akıllara getirdi. EYT’liler, ‘Biz 30 sene prim ödemişiz. Hastalık sigortası ödediğimiz halde, hastaneye gittiğimizde işsizsek para veriyoruz. Ödediğimiz primlerle milletvekillerinin ailelerine bakmak zorunda mıyız?’ diye soruyor. TTB ise bunun ayrımcılık olduğunu vurguluyor.” 

Paylaş

Twitterda Paylaş Facebookda Paylaş Google Plusda Paylaş
?
  10 Eylül 2016'da gözaltına alındı  
  22 Eylül 2016'da serbest bırakıldı  
  23 Eylül 2016'da tutuklandı  
  4 Kasım 2019'da hükümle serbest bırakıldı  
  12 Kasım 2019'da gözaltına alındı  
  13 Kasım 2019'da tutuklandı  

P24’E BAĞLAN

Güncel bilgilerilerden /duyurulardan haberdar olmak için mail listemize kayıt olun.

Powered by PXLDeN Design