Anasayfa / Medya izleme / “Bu eller nasıl yıkanacak?”

13 Mart

“Bu eller nasıl yıkanacak?”

Koronavirüsle ilgili dikkat çeken haberler Evrensel, Birgün ve Cumhuriyet gazetelerinin manşetindeydi

Evrensel gazetesinin manşetinde, “Bu eller nasıl yıkanacak?” başlıklı haber yer aldı. Haberde şu ifadeler kullanıldı:

“Türkiye’de ilk koronavirüs vakasının görülmesinin ardından vatandaşlar adeta teyakkuza geçti. Virüse karşı alınacak önlemlerin başında ise hijyen ve temizlik geliyor. Peki hijyenin olmadığı, sabunun bulunmadığı milyonlarca öğrenci ve öğretmenin haftanın 5 günü bir araya geldiği okullarda durum nasıl? Türkiye’nin çeşitli illeri ile İstanbul’da bulunan ilkokul, ortaokul, lise ve üniversitelerin durumunu öğretmen ve öğrencilere sorduk. Alandan verilen bilgilere göre birçok okul binası yeterli sıklıkla temizlenmiyor. Pek çok okulda temizlik için ilk sırada sayılan sıvı sabun bulunmuyor. Tuvalet kağıdı hemen hiçbir okulda yok. Dezenfektan ise okulların yanına bile uğramıyor. Virüsten korunmak için ellerin en az 20 saniye sabunla yıkanması gerektiğini hatırlatan öğrenciler ise soruyor: ‘Peki bu eller nasıl yıkanacak?’ Binlerce öğrencinin eğitim gördüğü İstanbul Üniversitesinde (İÜ) bir panik havası hakim. Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi 4. Sınıf Öğrencisi Aleyna Şevval, üniversitede öğrencilere doğrudan bir bilgilendirme yapılmadığını söyleyerek ‘Tuvaletlerde ne dezenfekten var ne de peçete var. Sınav haftası yaklaşıyor, sürekli kütüphanelerdeyiz. Kütüphaneler de yeteri kadar temizlenmiyor’ dedi. Bazı okulların uzaktan eğitim programına geçtiğini belirten Şevval, okulların tatil edilmesinin bir yöntem olabileceğini söylüyor. İÜ öğrencileri, yemekhane ve tuvaletlerde yeterli hijyen önlemlerinin alınmamasına da tepkili. Tuvaletlerde sabun dahi bulunmadığını söyleyen öğrenciler, üniversiteye her gün kentin çeşitli ilçelerinden toplu ulaşım araçlarını kullanarak geldiklerini belirterek riskin arttığına dikkat çekiyor ve ekliyor ‘Ellerinizi yıkayın diyorlar, sabunun bile bulunmadığı okulda bu eller nasıl yıkanacak?’ İÜ Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Hazırlık Öğrencisi Lisan Alayoğlu ise devlet yurdunda 8 kişilik odada kaldığını, banyo ve tuvaletleri aynı kattaki 130 kadınla ortak kullandıklarını anlatıyor. Yurtta tuvaletlerde peçete ve sabun verilmediğini, kendilerince önlem almaya çalıştıklarını belirten Alayoğlu ‘Dezenfektan da yok. Biz de bir sürü çamaşır suyu alıp odanın her yerini temizledik. Yurtta da hiçbir açıklama yapılmadı. Yurdumuz 800 kişilik ve 1 kişiye bulaşma ihtimali tüm yurda bulaşmasına sebebiyet verebilir’ kaygısını dile getirdi.” 

Birgün gazetesi manşetinde, “Korona teyakkuzu” başlıklı habere yer verdi. Haberde şöyle denildi:

“Devlet dün itibariyle maçları seyircisiz oynatma, okulları tatil etme gibi birçok önlem alsa da hala test yapılan kişi sayısını artırma dahil atması gereken adımlar var. Klinik Mikrobiyoloji Enfeksiyon Derneği (KLİMİK) Başkanı ve Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilimsel Danışma Kurulu Üyesi Prof. Dr. Alpay Azap, koronavirüsle ilgili en çok merak edilen soruları yanıtladı. Türkiye’nin koronavirüse karşı alarm düzeyini en üst seviyeye çıkartması gerektiğini söyleyen Azap, ‘Hasta kişilerin olabilecek en erken sürede tanı alabilmesi için test yapılan kişi sayısı artırılmalı’ dedi. TTB Genel Sekreteri Bülent Nazım Yılmaz ise ülkede sadece bir tanı merkezi olduğunu, üç saatte yapılması gereken testlerin 24 saatte yapılabildiğini belirterek tanı merkezi sayısının hızla artırılması gerektiğini söyledi. Yılmaz, ‘En az yedi bölgede merkez açılmalı, burada yapılan çalışmalar şeffaf şekilde kamuoyu ile paylaşılmalıdır’ uyarısında bulundu.” 

Cumhuriyet gazetesi manşetinde, “Diren Türkiye” başlıklı habere yer verdi: “Türk Tabipleri Birliği (TTB) Başkanı Prof. Dr. Sinan Adıyaman, bir kez daha Sağlık Bakanı’na çağrı yaparak ‘Vakanın hangi ilde olduğu açıklanmalı ki vatandaş ona göre önlemini alsın. Hasta mahremiyeti önemli ama biz hastanın adını, soyadını, T.C. kimlik numarasını verin demiyoruz. Hastanın hangi ilde olduğunu paylaşmak mahremiyete girmez. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) her gün bir harita yayımlıyor, o haritada hastalığın nerede görüldüğü belirtiliyor ki ona göre ülkeler tedbir alıyor. Hastalığın nerede olduğunu DSÖ haritasından mı göreceğiz’ diye sordu. Ülkemizde görülebilecek olası koronavirüs vakalarının artması durumunda bu kez de yoğun bakım yatakları, uzmanların ve hemşirelerin sayısının da önemli olduğuna dikkat çeken Adıyaman, ‘Türkiye’de büyük salgın olursa yoğun bakımların yüzde 60’ı özel hastanelerde. Eğer böyle olursa özel hastanelerdeki yoğun bakımlar kullanılabilecek mi, bunlara bakmalıyız’ diye konuştu. DSÖ’nün koronavirüs ile ilgili pandemi (salgı) ilan ettiğini anımsatan Adıyaman, ‘Paniğe gerek yok, virüsün bulaşma yöntemi belli. Ölüm oranı hastalıkta yüzde 1.2 ile yüzde 2. Şimdiye dek hastalık 114 ülkeye yayıldı. Hastalık riskli ve çabuk yayılıyor. DSÖ, pandemi ilan ederek devletleri tedbir almaya, ilaç firmalarını da araştırma yapmaya ve bir an önce tedavisi için ilaç, aşı bulmaya davet etti’ diye konuştu. Bu nedenle hastaların kimlerle temas ettiği, nereden geldiği, nerede çalıştığının tespit edilmesi gerektiğinin önemli olduğunu vurgulayan Adıyaman, ‘Orada olan insanlar kendilerinde ateş, öksürük, kırıklık hissi, yaşına göre organ yetmezliği varsa en yakın sağlık kuruluşuna gitmeli. Şeffaflık gece çıkıp vakayı açıklamak değil. Şeffaflık hasta sayısını söylemek de değil. Şeffaflık vakanın lokalizasyonunu söylemektir’ dedi.”

Paylaş

Twitterda Paylaş Facebookda Paylaş Google Plusda Paylaş
?
  10 Eylül 2016'da gözaltına alındı  
  22 Eylül 2016'da serbest bırakıldı  
  23 Eylül 2016'da tutuklandı  
  4 Kasım 2019'da hükümle serbest bırakıldı  
  12 Kasım 2019'da gözaltına alındı  
  13 Kasım 2019'da tutuklandı  

P24’E BAĞLAN

Güncel bilgilerilerden /duyurulardan haberdar olmak için mail listemize kayıt olun.

Powered by PXLDeN Design