Anasayfa / Medya izleme / “Acil boşaltın”

18 Mart

“Acil boşaltın”

Yeni Yaşam gazetesi, cezaevlerinde koronavirüs önlemlerinin artırılmasını talep eden insan hakları örgütlerinin açıklamasına manşetinde yer verdi

Yeni Yaşam gazetesinin manşetinde, “Acil boşaltın” başlıklı haber yer aldı. Haberde şu ifadeler kullanıldı:

“Koronavirüsün tutuklular için büyük bir risk oluşturacağına dikkat çeken sağlık ve insan hakları örgütleri, İstanbul’da ortak bir açıklama yaparak cezaevlerinde acil önlem alınmasını istedi. Kurumlar adına açıklamayı yapan TTB Yönetim Kurulu üyesi Ekmez, ilk etapta tutuklulara ücretsiz temizlik malzemelerinin sağlanması ve hapishanelerdeki banyo, tuvalet gibi ortak alanların her gün dezenfekte edilmesini istedi. Cezaevlerindeki doluluğa dikkat çeken Ekmez, ‘Risk grubunda ve kişisel hijyenlerini sağlamakta yetersiz olan kronik hasta, engelli, yaşlı, çocuklu, hamile mahpusların adli kontrol yoluyla cezalarının ertelenmesi gündeme alınmalı’ dedi. Bir mesaj paylaşan HDP Eşbaşkanı Pervin Buldan da ‘Bugünleri de atlatacağız ancak şu anda en riskli yerler arasında cezaevleri geliyor. Acil tahliyeler şart’ dedi.”    

“Türkiye usulü karantina”

Evrensel gazetesi manşetinde, “Türkiye usulü karantina” başlıklı habere yer verdi. Haberde şöyle denildi:

“Ankara’da umreden dönüp yurtlara yerleştirilenlerin sayısı 3 bin 500 kişiyi bulurken yurt çalışanlarının anlattıkları pes dedirtti: Eve gitmek, toplu taşımaya binmek, temas etmek serbest. Risk altında olduklarını söyleyen Kredi Yurtlar Kurumu çalışanı adeta isyan etti: Madem karantina var, biz bütün gün orada durduktan sonra neden eve gidiyoruz? Eğer risk altındaysak neden eve gidip çocuklarımızı, anne babamızı tehlikeye atıyoruz? Bu gerçek bir karantina değil. Burada çalışanlar muhakkak tıbbi bir bakımdan geçirilmeli. Umreden gelerek yurda yerleştirilenlerin bahçe ve birçok ortak alanda birlikte hareket ettiğine dikkat çeken Ankara Tabip Odası genel Sekreteri Dr. Ali Karakoç şunları söyledi: ‘Bir vaka varsa diğerlerine bulaşabilir. Karantinada olmaları için bir odada gözlem altında bulunmaları gerekiyor. Şüpheli vaka varsa görevliler de onları karantina altına almalı.’”

“Daha fazla test, daha fazla tedbir”

Birgün gazetesi manşetindeki, “Daha fazla test, daha fazla tedbir” başlıklı haberinde, “Uzmanlar koronavirüs testinin yurtdışı teması olan kişilerle sınırlı kalmaması gerektiğini vurguluyor. Olası bir salgına karşı, yatak kapasitesi başta olmak üzere hastanelerdeki tıbbi ekipmanların sayısını artırmak da şart. Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Usluer, test sayısının artırılmasını ve TTB gibi meslek örgütlerinin sürece dahil edilmesi gerektiğini vurguladı. Usluer, ‘Salgını kontrol altına almamız gerekiyorsa, enfekte olanları bulmak zorundayız’ dedi. Prof. Dr. Mehmet Ceyhan da test konusunda, sadece yurtdışı temasına bakılmaması gerektiğini söyledi. Koronavirüs konusunda dikkat edilmesi gereken bir diğer nokta da olası bir salgında hastanelerdeki yatak kapasitesinin ihtiyaca cevap verip vermeyeceği… Sağlık sistemine dair sayılar, eksikliğe işaret ediyor. Örneğin Türkiye ile Almanya’nın nüfusunun aynı olmasına rağmen, Almanya’nın yatak kapasitesi Türkiye’ni yatak kapasitesinin 3 katı. Sağlık olanakları derhal geliştirilmeli” ifadelerine yer verdi. 

“Onlar böyle başardı”

Cumhuriyet gazetesinin manşetinde, “Onlar böyle başardı” başlıklı haber yer aldı:

“Koronavirüs salgının başladığı Wuhan’da sıkı önlemler sonucu dün yalnızca bir vaka saptandı. Güney Kore, test ve karantinayla salgını kontrol altına aldı. Bilime kulak veren ülkeler sonuç alırken Türkiye’de salgını büyütebilecek duyarsızlık var. Karantinaya alınmayan ya da kaçmaya çalışan umre ziyaretçileri paniğe neden oldu. Enfekte bir kişinin üç beş günde 625 kişiye hastalık bulaştırabileceğini söyleyen Prof. Azap ve Prof. Kar’ya göre önlemlere uyulmazsa birkaç haftada 30 bin vakaya ulaşılabilir. Kara ve Azap, başarının sırrını özetledi: Teması kesin, mesafe koyun, evde kalın, panik yapmayın, korkmayın korunun, duygusal değil, akılla hareket edin.”

“Kuzu kuzu itiraf”

Cumhuriyet gazetesi ön sayfasının altındaki, “Kuzu kuzu itiraf” başlıklı haberinde, “Yargı üzerinde baskı kurarak İranlı ‘uyuşturucu baronu’ Naci Şerifi Zindaşti’yi tahliye ettirdiği iddiasıyla hakkında soruşturma başlatılan eski AKP milletvekili ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Üyesi Prof. Dr. Burhan Kuzu’nun ifadesine Cumhuriyet ulaştı. Zindaşti’yi tahliye eden hâkimi aradığını ancak baskı yapmadığını savunan Burhan Kuzu, ‘Eski bir öğrencim olan Zindaşti’nin avukatı İlker, uzman görüşü şeklinde hukuki mütalaamı mahkeme hâkimine bildirmemi istedi. Talimat ve telkinde bulunmaksızın düşüncemi iletmek amacıyla Cevdet Özcan’ı telefonla aradım. Eğer delil yoksa tutuklanmanın bir tedbir olduğunu serbest bırakılabileceğini söyledim’ dedi. Firari durumdaki Zindaşti’nin avukatı İlker Dağlı’nın eski bir öğrencisi olduğunu ve Ankara’da kendisini ziyaret ettiğini anlatan Burhan Kuzu, ‘Tutukluluk süresinin dolduğunu belirtti ve bu konuda görüşümü sorarak bir nevi danıştı. Ben de eğer delil yoksa tutuklanmanın bir tedbir olduğunu serbest bırakılabileceğini söyledim. İlker de kanunen engel bulunmayan uzman görüşü şeklinde hukuki mütalaamı mahkeme hâkimine bildirmemi istedi. Ben de bu çerçevede en ufak bir mahkemeye talimat ve telkinde bulunmaksızın düşüncemi iletmek amacıyla İstanbul 5. Sulh Ceza Hâkimi Cevdet Özcan’ı telefonlar aradım. Kendisine Zindaşti’nin hakkında delil bulunmadığını ve tutuklama süresinin dolduğunu iddia ettiklerini söyledim. Ancak herhangi bir şekilde tutukluluğun devamı veyahut tahliye edilmesi gerektiği hususunda bir görüş bildirmedim’ dedi” ifadelerine yer verdi.

Paylaş

Twitterda Paylaş Facebookda Paylaş Google Plusda Paylaş
?
  10 Eylül 2016'da gözaltına alındı  
  22 Eylül 2016'da serbest bırakıldı  
  23 Eylül 2016'da tutuklandı  
  4 Kasım 2019'da hükümle serbest bırakıldı  
  12 Kasım 2019'da gözaltına alındı  
  13 Kasım 2019'da tutuklandı  

P24’E BAĞLAN

Güncel bilgilerilerden /duyurulardan haberdar olmak için mail listemize kayıt olun.

Powered by PXLDeN Design