Anasayfa / Medya izleme / “Korona günlerinde Kürt düşmanlığı”

25 Mart

“Korona günlerinde Kürt düşmanlığı”

Yeni Yaşam gazetesi kayyum atamalarını manşete taşıdı

Yeni Yaşam gazetesi manşetinde, “Korona günlerinde Kürt düşmanlığı” başlıklı habere yer verdi. Haberde şu ifadeler kullanıldı:

“Salgınla mücadelede yetersiz kalan hükümet, Kürt kentlerine kayyum atıyor, hem içeride hem de dışarıda operasyonları sürdürüyor. İnfaz düzenlemesinde ise siyasi tutukluları kapsam dışı bırakıyor. Tüm insanlık koronavirüs ile mücadele ederken, AKP hükümeti ise anti-demokratik uygulamaları hayata geçirmekle meşgul. Virüs salgınına karşı etkili önlem almamak ve salgının tüm Türkiye’ye kısa sürede yayılmasına yol açmakla eleştirilen hükümet; Batman, Lice, Silvan, Ergani ve Eğil’den sonra Siirt Gökçebağ Belde Belediyesi, Iğdır’ın Halfeli belde belediyesi ile Bitlis’in Güroymak İlçe Belediyesi’ne kayyum atadı. Kayyum atanmadan önce aralıksız olarak kentte yapılan dezenfekte çalışmaları kayyum atandıktan sonra durdu. Kayyum atanan diğer kentlerde de virüse karşı mücadelenin aksadığı öğrenildi. HDP’nin çağrısıyla her gün saat 20.00’de balkon ve pencerelerden ses çıkarma eylemi yapılacak. Öte yandan Diyarbakır ve Mardin Barosu ile İHD Diyarbakır Şubesi yaptıkları ayrı ayrı açıklamayla kayyum uygulamasını kınadı.”    

“Politikasızlığın bedeli”

Cumhuriyet gazetesinin manşetinde, “Politikasızlığın bedeli” başlıklı haber yer aldı. Haberde şöyle denildi:

“Koronavirüsün Türkiye’nin kapısını çalmasının ardından halk sağlığını koruma konusunda temel politikası olmayan iktidar, toplumu korumasız bıraktı. Birkaç gündür açıklanan kararlar doğru, ancak hepsi gecikti. ‘Test, test, test’ uyarıları dinlenmedi ve bulaşma zinciri büyütüldü. Bir model çalışmaya göre, 1 virüslü kişinin en uç noktada 59 bin kişiye virüs bulaştırma riski var. Peki, niye testler yaygınlaştırılmadı? Açıklama yok, kapalı bir siyasi sistem var. Virüsün yoğunlaştığı yerler hakkında bilgi sıfır. Sokak yasağına ilerliyoruz.”     

“Artık yandaşlar ‘Feda’ desin”

Birgün gazetesi manşetindeki, “Artık yandaşlar ‘Feda’ desin” başlıklı haberinde, “Hazine garantili işletmelerde araç trafiği yüzde 70 oranında azaldı. Halka aktarılması gereken milyarlar yandaşa gidecek. Çözüm şirketlere ödeme yapmamak. Yurtdışı uçuşların iptal edilmesi, yurt içine sınırlama getirilmesiyle birlikte havayolu trafiği yüzde 70 oranında düştü. Otoyollar ve köprüler için de durum aynı. Salgına dair önlemler çerçevesinde azalan trafiğin bu haliyle iki ay devam etmesi durumunda sadece İstanbul havalimanı, Yavuz Sultan Selim ve Osmangazi Köprüsü, Avrasya Tüneli, İzmir-Bursa otoyolu gibi dev projeler için şirketlere fazladan 10 milyar lira verilecek. Türkiye salgınla boğuşurken kamuoyunda ‘beşli çete’ diye bilinen dev inşaat şirketleri işçi çıkarma telaşına düştü. Her fırsatta yurttaşa ‘kendinize OHAL ilan edin’ diyen iktidar, işe gidilmediği durumda yurttaşın geçimini nasıl sağlayacağına dair tek cümle kurmadı. Yapılması gereken çok net: Yıllardır kamunun sırtından geçinen şirketlere ödemeler durdurulup, oluşan kaynak vatandaşa aktarılacak” ifadelerini kullandı.

“Çözüm izole hastane”

Karar gazetesi manşetinde, “Çözüm izole hastane” başlıklı habere yer verdi:

“Türkiye koronavirüsle mücadelesine ‘hataya yer yok’ günlerinde olumlu adımlar atarken izolasyon en önemli tedbir başlığı olarak öne çıktı. Uzmanlar ‘Diyabet, KOAH gibi yüksek risk grubundaki hastalar ile Kovid-19 şüphesi bulunanların aynı ortamda tedavi görmemesi için alınan önlemler daha da sıkılaştırılmalı’ dedi. Virüsle daha etkili bir mücadele yürütülebilmesi için de yalnızca bu hastalara hizmet verecek özel donanımlı hastanelere ihtiyaç olduğu belirtildi. Türkiye, sosyal mesafeyi azaltacak peş peşe önlemler alırken izolasyonun en katı şekilde sağlanması gereken yer olarak hastaneler öne çıkıyor. Tanı kitlerinin devrede olduğu sağlık kuruluşlarının önünde test kuyruklarının oluşması tartışmalara yol açtı. İstanbul Bakırköy’de bulunan Sadi Konuk Hastanesi’nde koronavirüs şüphesiyle test yaptırmak isteyen vatandaşların kuyruğa girdikleri görüldü. Bazılarının arasında bir metreden az mesafe bulunan vatandaşlar ‘Acilden mi yönlendirdiler?’ sorusuna ‘Hayır, isteyen kendi talebi ile yaptırıyor’ yanıtını verdi. Bu testlerle birlikte hastanelerde işleyen süreç daha da kritik hale geldi.  Büyükşehirlerde yalnızca virüslü hastalara hizmet verecek hastane sayısının artması gerektiği belirtildi. ‘Evde kal’ çağrılarının ardından 20 Mart’ta yayımlanan genelgeyle Sağlık Bakanlığı, bünyesinde enfeksiyon hastalıkları ve klinik mikrobiyoloji, göğüs hastalıkları, iç hastalıkları uzmanı hekimlerden en az ikisinin bulunduğu 3. seviye erişkin yoğun bakım yatağı bulunan hastaneleri ‘pandemi’ yani salgın hastaneleri olarak tanımladı. Ardından 65 yaş ve üstü ile kronik hastalığı bulunan vatandaşlara yönelik sokağa çıkma yasağıyla birlikte ‘risk grubu’ olarak tanımlanan diyabet, KOAH, kalp ve tansiyon hastalarının toplumdan izole edilmesi hayati önem kazandı. Uzmanlar, sağlık kuruluşlarına koronavirüs şüphesiyle başvuranlarla ‘risk grubu’ndaki hastaların temas etmemeleri gerektiğine dikkat çekti. Bu riski vurgulayan Balıkesir Tabip Odası eski Başkanı CHP Balıkesir Milletvekili Fikret Şahin de KARAR’a yaptığı açıklamada ‘Acillere şeker hastası da korona şüphelisi de başvuruyor. Bu kişiler arasındaki mesafe yakınlaşabiliyor’ iddiasını dile getirdi. Şahin, ‘Büyük kentlerde sadece virüs şüphesi bulunan kişilerin başvuracağı hastaneler oluşturulmalı’ diye konuştu.”

Paylaş

Twitterda Paylaş Facebookda Paylaş Google Plusda Paylaş
?
  10 Eylül 2016'da gözaltına alındı  
  22 Eylül 2016'da serbest bırakıldı  
  23 Eylül 2016'da tutuklandı  
  4 Kasım 2019'da hükümle serbest bırakıldı  
  12 Kasım 2019'da gözaltına alındı  
  13 Kasım 2019'da tutuklandı  

P24’E BAĞLAN

Güncel bilgilerilerden /duyurulardan haberdar olmak için mail listemize kayıt olun.

Powered by PXLDeN Design