Anasayfa / Medya izleme / “Yazan ve yöneten AKP”

28 Nisan

“Yazan ve yöneten AKP”

Ankara Barosu’nun Ali Erbaş’la ilgili açıklamaları basında geniş yer buldu. Yeni Yaşam'ın manşetinde “kurtarma operasyonu”nun iç yüzü vardı

Yeni Yaşam gazetesi sürmanşetinde, “Yazan ve yöneten AKP” başlıklı habere yer verdi. Haberde şöyle denildi:

“Kızlarının sosyal medya üzerinden yaptığı ‘yardım çağrısı’ ile Sağlık Bakanlığı’nın gönderdiği ambulans uçakla Türkiye’ye getirilen Emrullah Gülüşken olayı, hükümet propagandasına dönüştürüldü. Ancak olayın kurgu olduğuna işaret eden bilgilere ulaştık. İsveçli yetkililer ‘hasta hakları’ gerekçesiyle bilgi vermezken, ulaştığımız başka kaynaklar Gülüşken’e diğer Kovid-19 hastalarına uygulanan protokolün uygulandığını söylüyor. Gazeteci Kurdo Baksi de Gülüşken’in 2 hafta önce pozitif çıkması üzerine hastanede tedavi altına alındığını, iyileşme eğilimi gösterince de kendi isteği ile evine gönderildiğini söylüyor. Baksi’nin verdiği bilgiye göre durumu yeniden kötüleşen Gülüşken’in tedavisine evinde devam edilmiş. Tedaviyi yeterli görmeyen Gülüşken’in kızının yardım çağrısı ise Sağlık Bakanı Koca’nın ‘dikkatini çekerek’ hemen ambulans uçak göndermiş. Deneyimli gazeteci Kurdo Baksi’ye göre bu operasyon bir tesadüf değil. Baksi’nin verdiği bilgiye göre Emrullah Gülüşken, AKP’ye yakın eski adı Avrupa Türk Demokratlar Birliği olan, Uluslararası Demokratlar Birliği’nin aktif bir çalışanı. Aynı zamanda eski başbakan Binali Yıldırım’ın da yakın arkadaşı. Baksi, Binali Yıldırım’ın da son kurtarma operasyonunun içinde olduğunu söylüyor.”  

“Diyanet devlet oldu, hedef laiklik”

Birgün gazetesinin manşetinde, “Diyanet devlet oldu, hedef laiklik” başlıklı haber yer aldı. Haberde şu ifadeler kullanıldı:

“İktidar, Cuma hutbesinde LGBTİ+’lara yönelik nefret içeren sözlere yer veren Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş için dört koldan harekete geçerek ayrıştırıcı söyleme tepki gösteren baroyu hedef aldı. Yapılan açıklamalarda Ankara Barosu’nun ‘dini aşağıladığı’ iddia edildi. Diyanet İşleri Başkanlığı ise baro hakkında suç duyurusunda bulundu. Diyanet Başkanı Erbaş’ın skandalları Cuma günkü nefret fetvasıyla sınırlı kalmadı. Erbaş’ın hazırladığı ‘Ramazan Günlükleri’ isimli kitapta üniversite kampüsleri yatak odalarına benzetilerek, ‘Ancak yatak odalarında rastlanacak bazı hareketler üniversite kampüslerinde de yapılıyor’ denildi.”    

Haber Evrensel gazetesinin ön sayfasının altında, “Baroya soruşturma ve ‘faşist’ suçlaması” başlığıyla yer buldu:

“Eşcinsellik ve evlilik dışı ilişkinin hastalıklara yol açtığını söyleyen Diyanet İşleri Başkanı Erbaş’ı eleştiren Ankara Barosu’na soruşturma açıldı. AKP Sözcüsü Ömer Çelik ise Ankara Barosu’na ‘faşist’ dedi.”

Yeni Şafak gazetesi manşetindeki habere, “Alçaksınız, düşmansınız, İslamofobiksiniz” başlığını attı ve “Ankara ve İzmir baroları, hutbede İslam’ın eşcinselliği lanetlediğini ve zinanın haram olduğunu söyleyen Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ı linç etmeye kalktı. Ankara Barosu, ‘sesi çağlar öncesinden gelen bu şahıs’, ‘zihinsel ve dogmatik sınırlara sahip’ diyerek İslam düşmanlığı yaptı. CHP’nin destek verdiği alçaklığa büyük tepki var” ifadelerini kullandı.

Sabah gazetesi birinci sayfasının altında, “Ramazan ayında din düşmanlığı” başlığıyla yer ayırdığı haberde, “Diyanet İşleri Başkanı Erbaş’ın Kuran ayetlerinden yola çıkarak zina ve eşcinselliği eleştiren hutbesini bahane eden Ankara Barosu ile CHP ve HDP koro halinde, İslamiyet’i hedef alan bir linç kampanyasına girişti. Halkın dini değerlerini aşağılamayı amaçlayan bu girişime tüm kesimlerden büyük tepki geldi” ifadelerine yer verdi.

Karar gazetesi ön sayfasının altındaki habere, “Diyanet’e linç kampanyası” başlığını attı:

“Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, Ramazan hutbesinde ‘İslam zinayı en büyük haramlardan biri kabul ediyor. Lutiliği, eşcinselliği lanetliyor’ demiş, Ankara Barosu yayınladığı açıklamada bu sözlerin nefret suçu olduğu iddiasında bulunurken dini değerleri hedef alan ifadeler kullanmıştı. Ankara Başsavcılığı, baro hakkında soruşturma başlattı. Cumhurbaşkanı Erdoğan: Diyanet İşleri Başkanımız açıklamasıyla sadece inancının, ilminin, yürüttüğü görevi yerine getirmiştir. SP Lideri Karamollaoğlu: İslam’ın getirdiği emir ve yasaklar açık ve nettir. Dini bir vecibeyi yerine getirmek üzere aile hayatının kutsallığını ve İslam’ın evrensel ahlaki ilkelerini hatırlatmak asla nefret suçu olarak değerlendirilemez. Gelecek Partisi: Marjinal kesimlerin inananların değerlerine yönelik saldırılarını şiddetle kınıyoruz.”   

“Çardak haberi, virüsle mücadeleye engelmiş”

Cumhuriyet gazetesinin manşetinde, “Çardak haberi, virüsle mücadeleye engelmiş” başlıklı haber yer aldı. Haberde şu ifadeler kullanıldı:

“Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun’un, Boğaziçi Öngörünüm Bölgesi’nde yer alan Kuzguncuk’ta kiraladığı araziye yaptırdığı şömine ve çardağın İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) tarafından yıkılmasına ilişkin ‘Boğaz’da kaçak var’ başlıklı haberimize getirilen erişim engeliyle beraber onlarca habere daha erişim engeli getirildiği ortaya çıktı. Erişim engeli kararı gazetemize tebliğ edilmezken sosyal medyada paylaşıldı. Erişim engelinin gerekçesinin, ‘koronavirüsle mücadele döneminde Avrupa ülkeleri başarısız olurken Türkiye’nin başarısını sekteye uğratmak ya da gizlemek’ olduğu savunuldu. Haberin güncellik değeri taşımadığını ileri süren karar metninde şunlar kaydedildi: ‘Ülkemizin doğal gündeminin salgınla mücadele olduğu için haberin güncellik değeri taşımadığı, haberin yapılmasında kamunun hiçbir yararının olmadığı, yasal olmayan ve suç içeren bir durum var ise haberi yapanların bunun için suç duyurunda bulunma haklarının olduğu, haberin veriliş biçimi ile özü arasında bir dengenin kurulmadığı bu nedenle yapılan haberlerin haber alma verme, yorum ve eleştiri ile ifadeyi açıklama hürriyetleri kapsamında kalamayacağı, haberin amaçlarından birinin de, talep edenin toplum nezdindeki itibarını ve saygınlığını zedelemeye yönelik matuf olduğu, toplumun birlik ve beraberliğe ihtiyaç duyduğu bir dönemde suni kutuplaşma, kamplaşma ve gerilim üretilerek milletimizin, devletimizin ve onun temsilcilerinin dünyayı saran salgın hastalıkla mücadelesinin de birlik-dirlik ve başarısının sekteye uğratılmaya ve gerçekdışı haberlerle yönlendirilmeye çalışıldığı anlaşılmakla itirazın kabulüne karar vermek gerekmiştir.’”

Paylaş

Twitterda Paylaş Facebookda Paylaş Google Plusda Paylaş
?
  10 Eylül 2016'da gözaltına alındı  
  22 Eylül 2016'da serbest bırakıldı  
  23 Eylül 2016'da tutuklandı  
  4 Kasım 2019'da hükümle serbest bırakıldı  
  12 Kasım 2019'da gözaltına alındı  
  13 Kasım 2019'da tutuklandı  

P24’E BAĞLAN

Güncel bilgilerilerden /duyurulardan haberdar olmak için mail listemize kayıt olun.

Powered by PXLDeN Design