Anasayfa / Medya izleme / “Yasak salgını”

03 Temmuz

“Yasak salgını”

Cumhuriyet ve Sözcü, “Büyük Savunma Mitingi’ni manşete taşırken, Karar gazetesi sosyal medya düzenlemesinin zaten çoktandır var olduğunu ortaya koydu.

Cumhuriyet gazetesinin manşetinde, “Yasak salgını” başlıklı haber yer aldı. “Turizm için dünyaya ‘Türkiye güvenli’ mesajı veren iktidar, ‘Savunma Mitingi’ni salgın bahanesiyle engelledi” üst başlığıyla verilen haberde şu ifadeler kullanıldı:

“İktidarın baroları susturmak için Meclis’e sunduğu teklifin komisyon görüşmeleri dün sert tartışmalarla başlarken bugünkü ‘Büyük Savunma Mitingi’ne engel çıkarıldı. Valilik, salgın gerekçesiyle 15 gün boyunca başkentte tüm eylemeleri yasakladı. Karar üzerine olağanüstü toplanan baro başkanları, ‘Haberiniz olsun: Vazgeçmeyeceğiz’ tepkisini gösterdi. Baro başkanları, ‘Salgına tedbir almak şimdi mi aklınıza geldi?’ Bilim Kurulu’ndan görüş aldık. Yasak anayasaya aykırı’ dedi. Prof. Adem Sözüer de, ‘Devletin görevi yasak değil tedbir almaktır. Karar ölçüsüzdür, hukuka aykırıdır’ paylaşımını yaptı. Ankara Barosu Başkanı Erinç Sağkan ile bir grup avukat da Ankara Adliyesi’nde protesto için insan zinciri oluşturdu.”  

Sözcü gazetesi ise manşetindeki, “Virüs bahane yasak şahane” başlıklı haberinde, “AVM, düğün salonu gibi yerler açıkken, maske-mesafe şartına uyulmazken Savunma Mitingi’nin yapılamasına 24 saat kala yasaklanmasına tepki yağdı. İktidarın ‘çoklu baro’ teklifine karşı çıkan avukatlar, 30 baro başkanının çağrısıyla bugün Ankara’da Büyük Savunma Mitingi yapacaktı. Ancak Ankara Valiliği’nden yasak geldi. Valilik, ‘virüs yayılıyor’ gerekçesiyle toplantı ve gösterileri 15 gün yasakladı. CHP’li Muharrem Erkek, ‘AVM’ler açıkken bu yasağı anlamak mümkün değil’ diyerek iktidarı eleştirdi” ifadelerine yer verdi.  

“Kaybedeceksiniz”

Birgün gazetesi manşetinde, “Kaybedeceksiniz” başlıklı habere yer verdi:

“Ülkeyi her alanda krize sürükleyen, yönetemeyen iktidar gerçeklerin üstünü örtmek, yaşanılanların dillendirilmemesi için her gün yeni bir hamlede bulunuyor. Bunun son işaretleri önceki gün görüldü. Erdoğan’ın “Sosyal medya mecralarının tamamen kaldırılmasını istiyoruz” açıklamasının hemen ardından sosyal medya düzenlemesi raftan indirilirken Tele1 TV ve Halk TV’ye de peş peşe cezalar yağdırıldı. Cezalara ve sosyal medyaya yönelik düzenleme girişimine tepkiler devam ediyor. İktidarın medyayı kuşatma hamlesine toplumun her kesiminden tepki gösterilirken her iki kanalda da program yapan gazeteciler, yazarlar hiçbir şekilde teslim olmayacaklarını, gerçekleri dile getirmeye devam edeceklerini söyledi. Barosuna sahip çıkan avukatından, kıdem benim son kalem diye işçisine, hayatına her koşulda sahip çıkan kadınlardan, her diktatörü madara edebilme yeteneğine sahip gençlere kadar ‘bir adım bile geri gitmeyeceğiz’ diyen milyonlar var. Baskıya, zorbalığa, sansüre hatta cezaevine tıkılma pahasına gerçekleri yazmaya devam eden medya kuruluşları, gazeteciler var. Her gazeteye, televizyona hatta bilgisayara bir bekçi koysalar bile gerçekleri haykıracak cürete ve cesarete sahip milyonlar var. Hiçbir yöntem bu mücadeleyi durdurmayacak.” 

“Denetim zaten var, bu tasarı ne için”

Karar gazetesinin manşetinde, “Denetim zaten var, bu tasarı ne için” başlıklı haber yer aldı. Haberde şöyle denildi:

“Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sosyal medyaya yönelik düzenleme için ‘Parlamentomuzdan bu tür sosyal medya mecralarının tamamen kaldırılmasını, kontrol edilmesini istiyoruz. Erişim engeli ile adli ve mali yaptırımlar dâhil her türlü yöntem devreye sokulacak’ sözlerinin ardından AK Parti’nin hazırladığı taslağa dair detaylara ulaşıldı. Ancak İfade Özgürlüğü Derneği’nin ‘EngelliWeb 2019: Buz Dağının Görünmeyen Yüzü’ adlı raporu, sosyal mecralar için var olan denetim sisteminin yeterli olduğunu ortaya koydu. Gerektiğinde etkili önlemlerin alınabildiğini gösteren raporda Türkiye’den erişime engellenen internet siteleri, haber, sosyal medya hesap ve içerikleriyle ilgili istatistiki veriler açıklandı. Raporda geçen yılsonu itibarıyla Türkiye’den 408 bin 494 internet sitesinin erişime engellendiği belirtildi. Ayrıca geçen yılsonu itibarıyla 130 bin URL adresine, 7 bin Twitter hesabına, 40 bin Tweet’e, 10 bin YouTube videosuna ve 6 bin 200 Facebook içeriğine de 5651 sayılı Kanun ve diğer hükümlere istinaden erişim engellendi. Yine aynı dönemde 50 bin kadar içeriğin erişim engelleme kararları sonrasında içerik sağlayıcılar tarafından yayından kaldırıldığı tespit edildi. Geçen yıl içinde Türkiye’den toplam 61 bin 49 alan adı erişime engellendi. Bunların yüzde 70’i 42 bin 145 alan adıyla Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) başkanı tarafından 5651 sayılı Kanun’un sekizinci maddesi kapsamında erişime engellendiği ifade edildi. Hâkimlik, savcılık ve mahkeme kararlarıyla da 16 bin 797 alan adına erişim engellendiği belirtildi. Geçen yıl 5651 sayılı Kanun’un dokuzuncu maddesi dayanak gösterilerek 223 farklı sulh ceza hâkimliği tarafından verilen toplam 888 farklı kararla erişime engellenen 5 bin 599 haber adresi (URL) bulunuyor. Bunlardan 3 bin 528 tanesi haber siteleri (içerik sağlayıcıları) tarafından erişim engeli kararı sonrasında yayından kaldırıldı.”

Paylaş

Twitterda Paylaş Facebookda Paylaş Google Plusda Paylaş
?
  10 Eylül 2016'da gözaltına alındı  
  22 Eylül 2016'da serbest bırakıldı  
  23 Eylül 2016'da tutuklandı  
  4 Kasım 2019'da hükümle serbest bırakıldı  
  12 Kasım 2019'da gözaltına alındı  
  13 Kasım 2019'da tutuklandı  

P24’E BAĞLAN

Güncel bilgilerilerden /duyurulardan haberdar olmak için mail listemize kayıt olun.

Powered by PXLDeN Design