Anasayfa / Medya izleme / “Yeni sistem hak ihlalini patlattı”

13 Temmuz

“Yeni sistem hak ihlalini patlattı”

Günün öne çıkan haberleri Cumhuriyet, Birgün, Karar ve Sözcü gazetelerinin manşetindeydi.

Cumhuriyet gazetesi manşetinde, “Yeni sistem hak ihlalini patlattı” başlıklı habere yer verdi. Haberde şöyle denildi:

“Anayasa Mahkemesi’ne 2012 yılından bu yana yapılan bireysel başvuru hakkı kapsamında gerçekleştirilen başvuruların yarısından fazlası Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin yürürlükte olduğu son iki yıl içerisinde gerçekleştirildi. 2012- 2019 yılları arasında Anayasa Mahkemesi’ne toplam 478 bin 407 başvuru yapılırken, söz konusu başvuruların yüzde 51’i yeni sistemin kabul edildiği ve devreye alındığı 2017-2019 yılları arasında yapıldı. CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Akkuş İlgezdi, ikinci yılını dolduran Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde yaşanan hak ihlalleriyle ilgili ‘Tek Adam Rejiminin Hak ve Özgürlükler Karnesi’ başlıklı bir çalışma hazırladı. Yaşanan tablonun hukuk devletinin her gün erozyona uğratıldığını gösterdiğini belirten İlgezdi, ‘Bu veriler aynı zamanda temsili hükümet, temel haklar; denge ve denetleme; kamu idaresinin tarafsızlığı ve katılım üzerinden şekillenen kapsamlı demokrasinin yerini Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemiyle birlikte otoriter rejime bıraktığını göstermektedir’ değerlendirmesini yaptı.”

Evrensel gazetesi ön sayfasının altında yer ayırdığı habere, “AYM’ye başvuruda rekor artış” başlığını attı ve “CHP’li Gamze Akkuş İlgezdi’nin raporuna göre; 2012-2019 yılları arasında AYM’ye hak ihlali gerekçesiyle 478 bin 407 başvuru yapıldı. Tek adam rejiminin resmen başladığı 9 Temmuz 2018’den 2019 yılı sonuna kadar yapılan başvurular ise 245 bin 350 ile AYM’ye yapılan başvuruların yarısını geçti” ifadelerini kullandı.

“Övdüğünüz sistem tel tel dökülüyor”

Birgün gazetesinin manşetinde, “Övdüğünüz sistem tel tel dökülüyor” başlıklı haber yer aldı:

“Hazine ve Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğü Sosyal Güvenlik Bütçe İstatistikleri’nde, Hazine’nin geçen yıl ve bu yılın Ocak-Mart döneminde malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile genel sağlık sigortası primi için ödemesi gereken devlet katkısını ödemediği görülüyor. Pandemi döneminde bile yurttaşlardan katılım payı ve ilave ücret talep edilirken, Hazine neden ödemesi gereken devlet katkısını ödemedi? 5510 sayılı Kanun gereği Hazine, Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) toplanan primlerin dörtte birini devlet katkısı olarak ödemek zorunda. Sosyal güvenlik gelirleri ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir ve kaldırılır. Oysa şimdiye kadar Hazine’nin devlet katkısı ödememesiyle ilgili olarak herhangi bir kanun değişikliği yapılmadı. Hazine ve Maliye Bakanlığı, emekli aylıklarını ve sağlık harcamalarını ödeyerek yurttaşların hastalık, işsizlik, sakatlık, ölüm ve analık halinde korunmasını sağlamakla yükümlü olan SGK, devlet katkısının neden ödenmediği konusunda kamuoyuna açıklama yapmalı. SGK’nin mali istatistiklerinde kurumun geliriyle gideri arasındaki dengesizliğin kronik hale geldiği ve her yıl ‘açığın’ giderek arttığı görülüyor. Hazine’nin devlet katkısını yatırmaması ile de Kurum’un aktüeryal dengesi ve mali açıdan sürdürülebilirliğinin daha da zorlaşacağı aşikâr. Hazine’nin devlet katkısını ödememesine bağlı olarak yakın gelecekte emekli aylık ve ödenekleri ile sağlık/tedavi hizmetlerinin ücretlerinin ödenmesinde sorunların yaşanması kuvvetle muhtemel. 2006’da çıkartılan 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu Ekim 2008’de yürürlüğe girdi. Yürürlüğe giren sosyal güvenlik sistemi, yurttaşlara prime dayalı katkılar üzerinden güvence sağlamakta. Sosyal güvenlik sisteminin finansmanını SGK oluşturulmakta.”

“Merkez’e vasıfsız eleman”

Karar gazetesi manşetinde, “Merkez’e vasıfsız eleman” başlıklı habere yer verdi. Haberde şu ifadeler kullanıldı:

“Deneyim ve uzmanlığın en gerekli olduğu kurumların başında gelen Merkez Bankası’nda başkan yardımcılığı için ‘tecrübe’ şartı kaldırıldı. ‘Beş yıllık görev süresi’ zorunluluğu da iptal edildi. ‘Memurluktan daha kolay atama’ düzenlemesiyle, herhangi bir üniversitenin herhangi bölümünden mezun bir kişinin Merkez Bankası’nın başkan yardımcılığına getirilebilmesinin önü açıldı. ‘Memurluktan daha kolay atama’ düzenlemesiyle, herhangi bir üniversitenin herhangi bir bölümünden mezun bir kişinin MB başkan yardımcılığına getirilmesinin önü açıldı. Liyakatsizliğin, ehliyetsizliğin ulaştığı boyutun en vahim örneği olan karar tepki çekti. Merkez Bankası’nda başkan yardımcılığına yapılacak atamalar için tecrübenin kaldırılması ile  ekonomi, iktisat, maliye, finans gibi bölümlerden mezun olma şartı da muallak kaldı. Eski metinde ‘Başkan Yardımcıları hukuk, maliye, ekonomi, işletme, bankacılık, finans, mühendislik, kamu yönetimi, siyaset bilimi, uluslararası ilişkiler ile istatistik alanlarından birinde veya iktisadi ve idari bilimler fakültelerinde lisans veya lisansüstü öğrenim görmüş, yeterli bilgi ve deneyime sahip ve meslekleri ile ilgili olarak en az on yıl çalışmış kişiler arasından’ deniliyordu. Resmi Gazete’de yayımlanıp yürürlüğe giren düzenlemeyle ‘meslekleriyle ilgili en az 10 yıl çalışma’ şartı da aranmayacağı belirtildi. Başkan yardımcısının görev süresinin 5 yılla sınırlı tutulması gerekliliği de rafa kaldırıldı. Bugüne kadar kurum içinde ‘deneyim ve başarı’ silsilesiyle yapılan görevlendirmeler yerine dışarıdan atamaların önü açıldı. Hem ekonomi yönetiminde hem de uluslararası piyasalar nezdinde stratejik konumda bulunan kuruma yönelik adım tepkilere yol açtı. ‘MB’de bile tecrübe aranmayacaksa nerede aranacak’ değerlendirmeleri yapıldı.”

“Katar Emiri’nin annesine Kanal İstanbul piyangosu vurdu!”

Sözcü gazetesi manşetindeki, “Katar Emiri’nin annesine Kanal İstanbul piyangosu vurdu!” başlıklı haberinde, “Erdoğan’ın 9 yıl önce gündeme getirdiği Kanal İstanbul’un çevresinde kurulacak yeni şehrin imar planları onaylandı. Katar Emiri’nin annesinin aldığı arazinin akıbeti de belli oldu. Kanalın dibinde bulunan 44 dönümlük tarla, turizm-ticaret alanı yapıldı. 25 milyon lira olduğu belirtilen arsanın fiyatının imarla birlikte 5’e katlanacağı tahmin ediliyor” ifadelerine yer verdi. 

Paylaş

Twitterda Paylaş Facebookda Paylaş Google Plusda Paylaş
?
  10 Eylül 2016'da gözaltına alındı  
  22 Eylül 2016'da serbest bırakıldı  
  23 Eylül 2016'da tutuklandı  
  4 Kasım 2019'da hükümle serbest bırakıldı  
  12 Kasım 2019'da gözaltına alındı  
  13 Kasım 2019'da tutuklandı  

P24’E BAĞLAN

Güncel bilgilerilerden /duyurulardan haberdar olmak için mail listemize kayıt olun.

Powered by PXLDeN Design