Anasayfa / Medya izleme / “Düşleri miras kaldı”

20 Temmuz

“Düşleri miras kaldı”

Yeni Yaşam, Evrensel ve Birgün gazeteleri Suruç Katliamı’nın 5. yıldönümünü unutmadı.

Yeni Yaşam gazetesi manşetinde, “Düşleri miras kaldı” başlıklı habere yer verdi:

“Türkiye’nin çeşitli yerlerinden bir araya gelen yaklaşık 300 genç Kobanêli çocuklara oyuncak götürmek üzere Urfa’nın Suruç ilçesine geldi. Gençler burada bir açıklama yaparak Rojava’ya geçmek istiyordu. Bunun için ilçede bulunan Amara Kültür Merkezi’nin bahçesinde toplandılar. Saatler 11:50’yi gösterdiğinde kalabalığın tam ortasında bir patlama meydana geldi. Patlama sonucunda 33 genç hayatını kaybetti. Katliamın 5. yılında ‘Düş yolcuları’ içerisinde yer alan ve patlama sırasında Amara Kültür Merkezi’nde bulunan Çağla Seven, o gün yaşananları anlattı: ‘400 vekil verin bu iş huzurla çözülsün’ söylemleriyle gidilen 7 Haziran 2015 seçimlerinde HDP’nin yükselişi ile tek başına iktidar olma şansını yitiren ve ‘Millet kaosu seçti’ şeklinde yorumlama cüreti tek adam iktidarının ne denli krize girdiğini gözler önüne seriyordu. 5 Haziran’da Amed’de HDP mitinginde patlatılan bombayla pimi çekilen süreç 20 Temmuz’da Suruç’la devam etti. 20 Temmuz sabahı Amara’nın bahçesinde toplanmıştık. Kampanya öncesi resmi makamlarla görüşmeler yapılmıştı. Habersiz bir sabah çıkıp gelmiş değiliz. Yolda defalarca araçlarımız durdurulup arandı. Ancak sonradan ortaya çıktı ki; bizim araçlarımız üzerlerimiz defalarca aranırken, istihbari bilgiye rağmen canlı bomba tüm gün kentte dolaşıp, emniyetin önünden elini kolunu sallayarak geçip aramıza girip kendini patlatabildi. O gün orada 33 kişi paramparça olarak öldü. Bunların kaçı hızlı erken ve doğru tıbbi müdahale ile kurtarılabilirdi. Yaralı kurtulan bizlerin kayıpları daha az olabilirdi. Katliamın hemen ardından bize yardıma gelenlere gaz bombaları atıldı ve sokak kapatılarak ambulansların girişine izin verilmedi. Bir de tabi motosikletli şüphelinin Kültür Merkezi’ne sokulup sakalının kesilmesi var ki akıllara zarar. Ben o gün orada çok ciddi yaralanmış, çok ciddi tıbbi desteklerle yaşatılmış biriyim. Vücudumdan onlarca bilye çıkarıldı bu çokça yazıldı ama hala vücudunda bilyelerle yaşayan yaralılar var. 1 ay yoğun bakım olmak üzere uzun süre hastanede tedavi gördüm. 30’un üzerinde ameliyat oldum. Geri dönüşümsüz bedensel hasarlarıma katkısı olmayacak düzeltme ve iyileştirme ameliyatlarım, psikiyatrik de olmak üzere tıbbi tedavilerim hala sürüyor. IŞİD tarihe nasıl gömüldüyse Türkiye’de kirli işbirliği içinde olduğu kişiler de tarihin çöplüğünde hak ettikleri alacaklar.’”

Evrensel gazetesi manşetin altındaki, “‘Suruç davasını kapatmak istiyorlar’” başlıklı haberinde, “IŞİD’in 20 Temmuz 2015’te Suruç’ta gerçekleştirdiği bombalı saldırıda 33 kişinin katledilmesi üzerinden 5 yıl geçti. Davanın avukatlarından Veysi Eski, “Dosyayı bir kişinin üzerinde sabitleyip o kişiye ceza verip dosyayı kapatma eğilimindeler” dedi. Eski, bir savcının yapması gereken birçok şeyi ve araştırılması gereken bütün hususları davanın avukatları olarak kendilerinin yaptığını söyledi. Mahkemeye getirilen olay sonrası görüntülerin 5 saatlik kısmının kesildiğinin altını çizen Eski, şöyle devam etti: ‘Bu 5 saatlik kısmın kimler tarafından ve nasıl kesildiğini, olaydan sonra orada kimlerin ve nelerin olduğunu defalarca sorduk. Bu noktalarda karanlıkta kalan ciddi meseleler var. Saldırının olduğu gün Abdullah Ömer Aslan isimli bir kişi olay yerinde görülüyordu. Bu kişinin imam olduğu söyleniyordu. Ancak bu kişi gözaltına alınıp derhal serbest bırakıldı. Daha sonra bizim ısrarlarımız sonucu mahkemede tanık olarak dinlendi. Tanık olarak dinlendikten sonra karakolda telefonuna el konulduğunu ve Suriye ile bağlantısının olduğu, Suriye’deki bazı hesaplarla görüşmelerinin olduğu tespit edildi. Mahkeme bu kişi hakkında suç duyurusunda bulundu. Mahkemenin suç duyurusuna rağmen savcı işlem yapmıyor. Buna hiçbir şekilde ne dava açıldı, ne yakalama ne de tutuklama yapıldı’” ifadelerine yer verdi.

Birgün gazetesi ise manşetin altında, “Acı da öfke de hâlâ taze” başlıklı habere yer verdi. Haberde şöyle denildi:

“IŞİD’in gerçekleştirdiği ve 33 kişinin yaşamını yitirdiği Suruç Katliamı’nın bugün 5’inci yıldönümü. Katliamda yaşamını yitiren Vatan Budak’ın babası Murat Budak, acılarının da öfkelerinin de hâlâ sürdüğünü söyledi. Davanın avukatlarından Serdil İzol, ‘Soruşturma süreci etkin yürütülmedi’ diye konuştu.” 

“Kimine lütuf kimine zulüm”

Birgün gazetesinin manşetinde, “Kimine lütuf kimine zulüm” başlıklı haber yer aldı. Haberde şu ifadeler kullanıldı:

“AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından "Allah'ın lütfu" olarak değerlendirilen 15 Temmuz 2016 Darbe Girişimi’nden 5 gün sonra ilan edilen OHAL'in dördüncü yılı geride kaldı. 7 kez uzatılan ve toplamda iki sene süren OHAL'de seçim dâhil ülkenin kaderine ilişkin çok sayıda anti-demokratik uygulama yaşandı. Kanun Hükmünde Kararnameler’in (KHK) damgasını vurduğu süreçte, KHK'lerle 125 bin 800 kamu personeli işinden edildi. Toplam 446 bin kişi hakkında adli işlem yapıldı. On binlerce dava açıldı, bu davaların yüzlercesi hala sürüyor. 30 bini aşkın kişi de cezaevlerinde bulunuyor. OHAL ilanından sonra Barış İçin Akademisyenler bildirisini imzalayan yüzlerce akademisyen, KHK ile mesleklerinden ihraç edildi. KHK ile ihraç edilenlerin kamuda ve özel sektörde işe girişleri büyük oranda engellendi. OHAL'de yaklaşık 50 gazetenin yayın hayatı son buldu. 17 televizyon kanalı kapatıldı, mallarına el konuldu. Kayyum atama, siyasetçileri tutuklama gibi uygulamalar da bu süreçte "zirveyi" gördü. 89 belediyeye kayyum atanırken aralarında dönemin HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ile Figen Yüksekdağ'ın da bulunduğu dokuz ismin milletvekilliği sona erdi, bu isimler cezaevlerine gönderildi. Büyük bir kısmının tutukluluğu dört yıldır sürüyor. OHAL'de toplamda 36 KHK yayımlanırken bu KHK'ler Anayasa Mahkemesi tarafından denetlenemedi. Bu süreçte en önemli değişiklik ise sistem değişikliği oldu. OHAL iptal edilmeden 16 Nisan 2017'de Anayasa değişikliği referandumu yapıldı. Parlamenter demokrasi terk edildi, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçildi.”

“Gökçekler’den milyarlık gol”

Cumhuriyet gazetesi manşetinde, “Gökçekler’den milyarlık gol” başlıklı habere yer verdi:

“Eski Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB) Başkanı Melih Gökçek’in belediyenin hafriyat döküm sahaları işini, 2015-2017 yılları arasında oğlu Ahmet Gökçek’in kurucu başkanlığını yaptığı Osmanlıspor’a verdiği ortaya çıktı. Belediye şirketi ANFA’nın aldığı işi, Osmanlıspor’a havale etmesi sonucunda ABB ve ANFA 3 yıl boyunca toplamda 4 milyon TL kazanırken, Osmanlıspor’un dönemin dolar kuruyla 150 milyon dolar, bugünün parasıyla yaklaşık 1.1 milyar TL kazanç elde ettiği tespit edildi. ABB, ihalelerde sorumluluğu olan Gökçek başta olmak üzere 13 kişi ve Osmanlıspor yetkilileri hakkında suç duyurusunda bulundu. Mansur Yavaş yönetimindeki ABB yönetimince ise Teftiş Kurulu Başkanlığı’na, hafriyat döküm işinden belediyenin uğratıldığı zarara ilişkin inceleme başlattırıldı. Müfettişlerin incelemeleri sonucunda, 14 Temmuz 2014 ile 1 Haziran 2018 arasındaki gelir-gider tablosu çıkarıldı. ABB ve ANFA, bu tarihler arasında toplamda 4 milyon 743 bin TL kira geliri elde ederken, Osmanlıspor dönemin parasıyla 150 milyon dolar (534 bin TL), bugünün parasıyla yaklaşık 1.1 milyar TL kâr elde etti.”

Paylaş

Twitterda Paylaş Facebookda Paylaş Google Plusda Paylaş
?
  10 Eylül 2016'da gözaltına alındı  
  22 Eylül 2016'da serbest bırakıldı  
  23 Eylül 2016'da tutuklandı  
  4 Kasım 2019'da hükümle serbest bırakıldı  
  12 Kasım 2019'da gözaltına alındı  
  13 Kasım 2019'da tutuklandı  

P24’E BAĞLAN

Güncel bilgilerilerden /duyurulardan haberdar olmak için mail listemize kayıt olun.

Powered by PXLDeN Design