Anasayfa / Medya izleme / “Yolun sonu karanlık”

28 Ağustos

“Yolun sonu karanlık”

Cumhuriyet gazetesi doktorların isyanını manşete taşıdı.

Cumhuriyet gazetesinin manşetinde, “Yolun sonu karanlık” başlıklı haber yer aldı. Haberde şöyle denildi:

“İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Adana ve Diyarbakır tabip odalarının başkanları salgınla ilgili son durumu Cumhuriyet’e değerlendirdi. Hekimler, vaka sayılarının açıklananın çok üstünde olduğunu, hastanelerin dolduğunu ve sağlık çalışanlarının tükendiğini anlattı. Ankara Tabip Odası Başkanı Dr. Ali Karakoç: Bakanlığın açıkladığı 1500’lü rakamlar var ama bu rakam Ankara’nın rakamı bile değil. Vaka sayısı çok fazla, dört pandemi hastanesinin tamamı dolu, yatak kalmadı. Pandemi hastanelerinin önünde hastalar kuyrukta bekliyor. Çalışanlar da yıprandı. Temmuzda anket yaptık. Ankete katılan hekimlerin üçte biri tükendik diyor, sağlıkçıların üçte biri depresyonda olduğunu söylüyor, bütün bunlara rağmen Ankara’da sağlık çalışanlarının hiçbirine ek ödeme iki aydır yapılmıyor. OECD verilerine göre yüz bin kişiye en az hekim düşen ülke biziz. Oysaki ülkede atama bekleyen hemşire, sağlık memuru, acil tıp teknisyeni, hekim var, halen güvenlik soruşturmaları nedeniyle hekimler atama bekliyor. Kamusal acil sağlık krizi yaşanırken iktidar, halen sağlık emekçilerini atamıyor, hukuk garabeti yaşanıyor. İstanbul Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Pınar Saip: Önceden vakalar merkezi hastanelerde yoğunlaşıyordu, şimdi yeni açılan hastanelere gönderiliyor, önemli bir kısmı hastanelere yatırılmıyor, evlerde tedavi ediliyor. İstanbul’da da vakaların arttığını duyuyoruz. 1 Haziran sonrası önlemlerin gevşetilmesi, Ayasofya Camisi’nin açılışı, sınavlar bunda etkili.”

“Korona ile yüz yüze”

Birgün gazetesi manşetinde, “Korona ile yüz yüze” başlıklı habere yer verdi:

“Bütün uyarılara rağmen seminer çalışmalarının yüz yüze yapılması nedeniyle koronavirüs görülen okul sayısı her geçen gün artıyor. Eğitim Sen tarafından yapılan açıklamada önceki gün virüs bulaşan okul sayısı 34’ken, dün bu sayıya 46 okul daha eklendi. Böylece Covid-19 görülen okul sayısı 80’e yükseldi. Eğitim Sen’in açıklamasına göre dün İstanbul’da 7; Ankara ve Karabük’te 5; Diyarbakır, Amasya ve Niğde’de 3; Adana, Eskişehir, Kars, Kocaeli, Kütahya’da 2; Afyon, Bitlis, Elazığ, İzmir, Mardin, Muğla, Ordu, Sinop, Trabzon ve Van’da 1 okulda Covid-19 görüldü. Eğitim Sen’den konuya ilişkin olarak şunlar dendi: ‘Eğitim için ne kadar hazırlıksız olduğunu gördük. Öncelikle ifade etmek gerekir ki, MEB yönetimi salgına karşı etkili ve uygulanabilir bir stratejiye sahip değil. Okullarda alınması gereken önlemler ve bunların sürekliliğinin sağlanmasına dair ayrıntılı bir planlamaya da sahip değil. Daha da önemlisi, okulların açılabilmesi için gerekli ve zorunlu olan “ek bütçe ve ek atama” gündemlerinde dahi yok. Bu koşullarda okullarda bulunmanın yarattığı sağlık riskleri ile baş etmek tek tek eğitim emekçilerine ve öğrencilere bırakılmış durumda. Eğitim Sen bu konuda uyarıda bulanmaya, eleştiri ve önerilerini ifade etmeye devam edecek. Bugün merkezimize ulaşan vaka görülen okul sayısının bir önceki günden fazla olması bizleri kaygılandırmaktadır. MEB’in hızla sendikalarla bir araya gelerek yol haritası oluşturması artık bir tercih değil zorunluluk haline gelmiştir.’”

“Bu haritalar boşuna mı çizildi?”

Evrensel gazetesinin manşetinde, “Bu haritalar boşuna mı çizildi?” başlıklı haber yer aldı. Haberde şu ifadeler kullanıldı:

Giresun’da 9 kişinin hayatını kaybettiği, 7 kişinin hâlâ arandığı ve birçok yerleşim yerinin yıkıldığı sel felaketinin göz göre göre geldiği ortaya çıktı. Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından yıllar önce hazırlatılan “Giresun ili taşkın tehlike alanlarının belirlenmesi” çalışması kapsamında, Giresun’da dereler üzerinde bulunan yerleşim alanlarındaki taşkın tehlikesi ayrıntılı bir biçimde haritalandırılmıştı. Ancak buna yönelik gerekli önlemler alınmadı. Konuya ilişkin sorularımızı yanıtlayan uzmanlar ise bu risk haritalarının imar planlarında dikkate alınması gerektiğini vurguladı. Jeoloji Mühendisleri Odası Başkanı Hüseyin Alan, Devlet Su İşleri tarafından ülkenin farklı bölgelerinde taşkın risk haritaları hazırlandığını ama imar planlarının entegrasyonunun yapılmadığını söyledi. Mutlaka bu haritalara göre imar planının yapılması ve yapılaşma varsa değiştirilmesi gerektiğini belirten Alan, altyapı ve kanalizasyon projelerinin de yeninden planlanması gerektiğini söyledi. İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Cemal Gökçe de bu haritalar yapıldığında bölgenin yapılaşmış olduğunu ya da tehlike haritasına rağmen sonradan yapılaştığını söyledi. Kaçak olarak taşkın mesafesi içerisinde inşa edilen yapıların ise çıkarılan imar aflarıyla affedildiğini belirten Gökçe, ‘HES’lerin de yapıldığı bu derelerde yapılaşmanın da taşkın mesafesinde olması felakete yol açmıştır. Taşacağı bilinen ve bu anlamda haritalandırılan bu bölgelerde yapıların zarar görmeyeceğini kim söyleyebilir?’ dedi.”

Cumhuriyet gazetesi ise ön sayfasındaki, “Giresun gerçekleri” başlıklı haberinde, “CHP heyeti, Giresun’da sel felaketinin ardından sahada yaptıkları incelemeleri raporlaştırdı. Dereli ilçesinin girişinde yer alan eski köprünün kaldırılmadan, yerine yeni köprünün yapılmasının ‘adeta bir baraj etkisi’ yarattığı; yoğun yağışın ardından biriken suyun köprünün yıkılmasıyla baraj kapağı açılmış gibi ilçede felakete neden olduğu belirtildi. Dereli’de selin nedeni, ilçe girişindeki iki köprünün üst üste yapılmış olması. Yıllardır var olan eski köprünün hemen üstüne, bir süre önce, yeni bir köprü yapılmış. Ancak eski köprü kaldırılmamış. Dağdan dereye gelen şiddetli yağmur üst üste iki köprünün olduğu alanda birikmiş. Sel ile gelen ağaçlar baraj etkisi yaratmış! Yağmur suyunun şiddetini artırmasından sonra bu köprülerden eski olan köprünün bir bölümü dayanamayarak yıkılmış. Böylece biriken sel suyu, baraj kapağı açılır gibi şehir merkezine girmiş ve önüne gelen her şeyi yıkıp götürmüş. Yeni köprüyü yapan hükümet, eskisini kaldırmadığı için bu facia yaşanmış. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sözünü ettiği ‘Yıkılması gereken köprü’ bu köprüdür. Şayet zamanında bu köprü kaldırılmış olsaydı şiddetli yağmur Dereli ilçesini bu kadar vurmazdı. Kayıpların çoğu da Dereli ilçesinde yaşanmış” ifadelerine yer verdi.



Paylaş

Twitterda Paylaş Facebookda Paylaş Google Plusda Paylaş
?
  10 Eylül 2016'da gözaltına alındı  
  22 Eylül 2016'da serbest bırakıldı  
  23 Eylül 2016'da tutuklandı  
  4 Kasım 2019'da hükümle serbest bırakıldı  
  12 Kasım 2019'da gözaltına alındı  
  13 Kasım 2019'da tutuklandı  

P24’E BAĞLAN

Güncel bilgilerilerden /duyurulardan haberdar olmak için mail listemize kayıt olun.

Powered by PXLDeN Design