Anasayfa / Medya izleme / “Sözümüzün arkasında, yaşamın yanındayız!”

18 Eylül

“Sözümüzün arkasında, yaşamın yanındayız!”

Evrensel ve Cumhuriyet gazeteleri Devlet Bahçeli’nin hedef gösterdiği Türk Tabipler Birliği’ne ön sayfalarında geniş yer ayırdı.

Evrensel gazetesi manşetinde, “Sözümüzün arkasında, yaşamın yanındayız!” başlıklı habere yer verdi. Haberde şöyle denildi: 

“Doktorlar ve sağlık çalışanları siyah kurdele takarak virüs nedeniyle yaşamını yitiren meslektaşlarını andı. ‘Yönetemiyorsunuz, ölüyoruz’ sözleri ve siyah kurdele eylemleri nedeniyle MHP lideri Bahçeli’nin ‘Hassas dönemde ihanet içindeki şebeke’ suçlamasına maruz kalan TTB’den, ‘İyi hekimlik için sözlerimizin arkasında, görevimizin başındayız’ açıklaması geldi.” 

Cumhuriyet gazetesi ise, “TTB’nin yanındayız” başlıklı haberinde, “MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, ‘ihanet şebekesi’ olarak nitelendirdiği Türk Tabipleri Birliği’nin (TTB) kapatılması ve yöneticileri hakkında adli işlem başlatılması çağrısında bulunmasına meslek örgütleri, eski tabip odası başkanları, hekimler ve siyasilerden tepki yağdı. ‘TTB’nin yanındayız’ diyen meslek örgütleri, Bahçeli’nin açıklamalarının iktidarın politikalarından bağımsız olmadığına dikkat çekerek ‘Gündem değiştirme çabaları var çünkü artık salgını yönetemiyorlar. Kendilerine biat eden, kendileri gibi düşünen odalar yaratma çabasıdır bu. Toplumsal muhalefete yönelik bu saldırıları kabul etmeyeceğiz’ vurgusu yapıldı. Türk Tabipleri Birliği (TTB) Başkanı Prof. Dr. Sinan Adıyaman, Bahçeli’ye yanıt vermeyeceklerini ve bu yönde karar aldıklarını belirterek, ‘Bu konuda Bahçeli’nin açıklamalarına ilişkin en ufak bir şey söylemeyeceğiz, kesin kararlıyız. 11 kişilik yönetim kurulumuz da açıklama yapmayacak. Biz açıklamamızı yaptık, biz işimize bakıyoruz, halk sağlığı ile ve hekimlerin, sağlık çalışanlarının sağlığı ile ilgili yaptığımız çalışmalara devam edeceğiz, bizim öyle bir gündemimiz yok. İşimize bakıyoruz. Onun dışında bir gündemimiz yok’ dedi” ifadelerine yer verdi.

“Bu iddia cevap bekliyor”

Karar gazetesinin manşetinde, “Bu iddia cevap bekliyor” başlıklı haber yer aldı:

“Uygur avı yürüten Pekin’in, üçüncü ülkeler üzerinden Türkiye’ye iade baskısı yaptığını KARAR gündeme taşıdı. Times ve Guardian da benzer iddialara yer verdi. Son olarak Foreign Policy yüzlerce kişinin geri gönderme merkezine yollandığını ileri sürdü. Ancak aylardır kamuoyunun gündeminde olan konu hakkında Ankara’dan bir açıklama gelmedi. Türkiye’yi vahşete karşı bir kapı gibi gören Uygurlara ilişkin net bir tutum ortaya konması yönünde beklenti oluştu. Amerikan Foreign Policy dergisi, geçen yıl Türkiye’de yüzlerce Uygur’un tutuklanarak geri gönderme merkezine yollandığını ileri sürdü. 2016’da da aktivist Abdülkadir Yapcan’ın sınır dışı edildiği iddia edildi. Ankara ile Pekin arasındaki ekonomik işbirliğine vurgu yapıldı. Ancak Dışişleri Bakanlığı’ndan ne iddialara ilişkin ne de Uygurların durumuna ilişkin net bir açıklama yapılmadı. Belirsizlik, hassas konu üzerindeki şüpheleri artırdı. Doğu Türkistan’daki zulümden kaçanlar için Çin üçüncü ülkeler üstünden iade talebinde bulunuyor. Pekin’in benzer kirli yöntemi Türkiye’de de yürüttüğü öne sürülürken son iddiayı Foreign Policy ortaya attı. Türkiye’nin 2019’dan bu yana yüzlerce Uygur’u geri gönderme merkezlerine yolladığı savunuldu. Ancak aylardır ortaya atılan sorulara karşın Ankara’dan tatmin edici açıklama gelmedi.”

“Kayak’ vurgunu”

Cumhuriyet gazetesi manşetindeki, “‘Kayak’ vurgunu” başlıklı haberinde, “Gençlik ve Spor Bakanlığı 2017’de kayak malzemesi alım ihalesi açtı. İddiaya göre, ihaleyi alan Er-ta Soyak Şirketi bakanlığa teslim ettiği malzemeleri Türkiye Kayak Federasyonu deposundan temin etti. 2018’de federasyon yönetimi değişti. Yeni yönetim, federasyonun depolarındaki malzemenin Er-ta Soyak’a verildiğini belirledi. Türkiye Kayak Federasyonu yönetimi 2019’da Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na bir dilekçe vererek federasyona ait çok sayıda malzemenin depolarında bulunamadığını, bazı spor kulüplerinin 2017 yılında kayak malzemesini ihale ile ER-TA SOYAK adlı bir firmadan aldıklarını ancak söz konusu malzemenin federasyondan karşılandığını iddia ederek federasyonun eski yöneticileri hakkında suç duyurusunda bulundu. Ayrıca hukuk mahkemesinde dava açtı. Süreç devam ederken Gençlik ve Spor Bakanlığı müfettişlerinin hazırladığı rapor ise vurgunu gözler önüne serdi. Raporda, Türkiye Kayak Federasyonu’nun eski yöneticilerinin federasyonu 4 milyon lira zarara uğrattıkları kaydedildi. Gençlik ve Spor Bakanlığı müfettişleri ise yeni yönetimin iddialarını hazırladıkları raporda doğruladı. Söz konusu raporda, tüm iddiaların dışında Milli Takım’a verilmesi gereken kayak malzemelerinin Türkiye Kayak Federasyonu’na teslim edilmiş gibi işlem yapıldığı ancak bu malzemelerin teslim edilmediği de aktarıldı. Söz konusu raporda şüpheli isimlerin federasyon içerisinde konumlarını araç olarak kullandıkları ve Türkiye Kayak Federasyonu’nu yaklaşık 4 milyon lira zarara uğrattıkları tespit edildi” ifadelerini kullandı.

Paylaş

Twitterda Paylaş Facebookda Paylaş Google Plusda Paylaş
?
  10 Eylül 2016'da gözaltına alındı  
  22 Eylül 2016'da serbest bırakıldı  
  23 Eylül 2016'da tutuklandı  
  4 Kasım 2019'da hükümle serbest bırakıldı  
  12 Kasım 2019'da gözaltına alındı  
  13 Kasım 2019'da tutuklandı  

P24’E BAĞLAN

Güncel bilgilerilerden /duyurulardan haberdar olmak için mail listemize kayıt olun.

Powered by PXLDeN Design