Anasayfa / Medya izleme / “IŞİD katliam örgütlerken devlet adım adım izlemiş”

24 Eylül

“IŞİD katliam örgütlerken devlet adım adım izlemiş”

Günün haberi Evrensel gazetesinin manşetindeydi.

Evrensel gazetesinin manşetinde, “IŞİD katliam örgütlerken devlet adım adım izlemiş” başlıklı haber yer aldı. Haberde şöyle denildi:

“Türkiye’nin selefi derneklerin silahlandığı iddialarını tartıştığı bugünlerde, IŞİD’in Antep Emiri Yunus Durmaz’ın örgütlediği bombalı saldırılardan sonra adım adım izlenmesine rağmen yakalanmadığı ortaya çıktı. Diyarbakır, Suruç, Ankara ve Taksim’deki bombalı saldırılar nedeniyle aranan Durmaz’ın yeri, 29 Nisan-19 Mayıs 2016 tarihleri arasında 19 kere tespit edildi. Ama Gaziantep Emniyetinin bombalanmasından sonra bile gözaltına alınmadı. Gaziantep 1. Ağır Ceza Mahkemesi, IŞİD’in Diyarbakır, Suruç, Ankara ve Taksim’deki bombalı saldırıları nedeniyle Yunus Durmaz hakkında, 2016 yılının nisan ayında ‘İletişimin dinlenmesi, kayda alınması ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi’ kararı aldı. Ayrıca Durmaz’ın HDP İstanbul İl Başkanlığı, Cumhuriyet Gazetesi Ankara Bürosu, Antalya G20 Zirvesi, Antalya 2016 Expo, Anıtkabir’de 19 Mayıs etkinlikleri ve AKP kongresine saldırı planladığı belirtiliyordu. 2016/491 sayılı değişik iş No’lu kararla birlikte Durmaz, 05349682984 numaralı hat üzerinden takip edilmeye başlandı. 29 Nisan-19 Mayıs 2016 tarihleri arasında Yunus Durmaz’ın görüşmelerinin dinlenmesinin yanı sıra, telefon sinyali üzerinden yeri 19 kez tespit edildi. Bazı günler bulunduğu yer birkaç kez öğrenilen Durmaz, çoğunlukla Ender Plastik civarında bulunuyordu. Yunus Durmaz o günlerde kaçma gereği duymadı ve yeni bombalı saldırılar planlamak için çalıştı. Hatta planlayıcısı olduğu ve 3 polisin hayatını kaybetmesine yol açan Gaziantep Emniyetine 1 Mayıs 2016 günü bombalı araçla yapılan saldırıdan sonra bile yakalanmadı. Oysa emniyete yapılan saldırıdan sonra kentte adı IŞİD ile birlikte anılan kim varsa gözaltına alınmıştı. Yunus Durmaz’ı yakalamak için emniyeti harekete geçiren ise 19 Mayıs etkinlikleri ve 22 Mayıs’ta AKP kongresine saldırı planlandığı istihbaratı oldu. 19 Mayıs günü, Gaziantep’te bulunan hücre evine yapılan baskında kendisini patlatan Yunus Durmaz ölü olarak ele geçirildi. Durmaz’ın ölmesi gerekçesiyle 6 Haziran 2016’da tedbirin kaldırılmasına ve elde edilen verilerin imha edilmesine karar verildi.”

“Bu işin bir sahibi var mı”

Karar gazetesi manşetinde, “Bu işin bir sahibi var mı” başlıklı habere yer verdi:

“Ekonomi yönetiminde rasyonellikten kaçışın etkisiyle kur ‘her gün yeni rekor’ noktasına ulaştı. Moody’s’in ‘Kurumlar sorunlarla baş etmede yetersiz’ deyip Türkiye’nin notunu en düşük seviyeye indirmesi kronik sorunların yansıması oldu. 120 milyar dolarlık rezervi eriten ‘kura dizgin’ hamlesi de karşılıksız kaldı. Dövizde yükseliş sürerken sıkıntılı süreci tersine çevirecek adımların atılmaması ise dikkat çekiyor. Türkiye’de son iki yıldır izlenen hatalı politikaların en ciddi yansıması kurda oldu. 2019 mart ayından beri doları 7’nin altında tutmak için 120 milyar dolar harcanmasına rağmen kur, tüm barajları yıkarak 7.70 seviyesini aştı. Türkiye dünyada da gelişmekte olan ülkeler arasında negatif ayrıştı. Kredi kuruluşu Moody’s ‘Kurumlar sorunlarla baş etmede isteksiz veya yetersiz’ savunmasıyla Türkiye’nin kredi notunu 2011’in bile altına çekti. TL’nin dolar karşısındaki değer kaybı yüzde 29’ları aştı. Cumhurbaşkanlığı sistemine geçişin ardından geriye gidişin hızlandığını vurgulayan CHP Sözcüsü Öztrak ‘İktidarın ilk döneminde Türkiye’nin her 100 dolar geliri karşılığında, 7 dolar kısa vadeli dış borcu vardı. Şimdi her 100 dolara karşı 17 dolar borç var’ dedi. Ekonomi yönetimine dikkat çeken Gelecek Partili İbrahim Turhan da ‘Hükümet Merkez Bankası’ndan elini çekmeli’ uyarısı yaptı.”

“Hodri meydana ‘önce oku’ yanıtı”

Cumhuriyet gazetesi manşetindeki, “Hodri meydana ‘önce oku’ yanıtı” başlıklı haberinde, “AYM’nin ‘Şehirlerarası yollarda gösteri ve yürüyüş yapılamaz’ hükmünü iptal etmesinin ardından ‘Korumasız, bisikletinle işe git bakalım. Ben varım, sen var mısın?’ diyen İçişleri Bakanı Soylu’ya AYM Başkanı Arslan’dan örtülü yanıt geldi. Arslan, gerekçenin beklenmesini istedi. AYM kararlarının kutsal metinler olmadığını belirten Arslan, ‘Eleştiri bizim için önemlidir. Ama kararlarımız okunmadan, bazen de okunduğu halde yeterince anlaşılmadan eleştirilmektedir. Halbuki sağlıklı bir eleştiri, okumayı ve okunanı doğru anlamayı gerektirmektedir’ dedi” ifadelerine yer verdi.

“Bir telefonda iki öğrenci”

Birgün gazetesinin manşetinde, “Bir telefonda iki öğrenci” başlıklı haber yer aldı:

“Veliler internet ve bilgisayar olmamasının yarattığı sıkıntıları aktarırken öğretmenler ise öğrencileriyle iletişimde yaşadıkları sıkıntılara değindi. Evinde bilgisayarı olmayan iki çocuklu bir veli, akıllı telefonuyla çocuklarının EBA’ya bağlanırken yaşadığı sıkıntıları aktarırken bir öğretmen ise öğrencilerinin yarısının derse katılabildiğini ifade etti. Edirne Merkez’de yaşayan iki çocuk velisi Gamze Kesermi hem kendilerinde hem de mahallerinde yaşayan birçok ailede internet veya bilgisayar olmadığını aktardı. Kesermi şunları söyledi: ‘İki çocuğum var. Biri 12 yaşında altıncı sınıfa gidiyor. Bir de üç buçuk yaşında küçük bir çocuğum var. Uzaktan eğitimin başlaması ile biz çok zorlandık. Bizim evimizde bilgisayar ve internet yok. Bu nedenle çocuklarımı sabah alıp babamın evine gidiyorum. Ancak orada çocuğun rahatlıkla derse girmesi, odaklanması açısından elverişli bir ortam yok. Zaten küçük kardeşi var bir de kız kardeşimin bebeği oluyor. Uzaktan eğitime çocuk sessiz ve uygun bir ortamda katılamıyor. Biz sabah erkenden geliyoruz babamlara. Mahalledeki arkadaşlarımda da görüyorum. Çoğunda bilgisayar, internet yok. Çocukların hem imkânı hem de uygun ortamı yok, benim evim tek oda. Ben veli olarak zorlanıyorum. Çocukların bu eğitimden verim aldığını düşünmüyorum.’ Öğrenciler yanında öğretmenler de EBA’dan şikâyetçi. Kırklareli’nde görevli Öğretmen Eser Çolak okulunun merkezde olmasından kaynaklı diğer okullara daha iyi olduğunu aktardı. Çolak, birçok öğretmenin de cihaz sıkıntısı yaşadığını anlattı.”    

Paylaş

Twitterda Paylaş Facebookda Paylaş Google Plusda Paylaş
?
  10 Eylül 2016'da gözaltına alındı  
  22 Eylül 2016'da serbest bırakıldı  
  23 Eylül 2016'da tutuklandı  
  4 Kasım 2019'da hükümle serbest bırakıldı  
  12 Kasım 2019'da gözaltına alındı  
  13 Kasım 2019'da tutuklandı  

P24’E BAĞLAN

Güncel bilgilerilerden /duyurulardan haberdar olmak için mail listemize kayıt olun.

Powered by PXLDeN Design