Anasayfa / Medya izleme / “Çöküşün fotoğrafı”

20 Ekim

“Çöküşün fotoğrafı”

Cumhuriyet gazetesi Devlet Bahçeli’nin “askıda ekmek” kampanyasına gelen tepkileri manşete taşıdı.

Cumhuriyet gazetesinin manşetinde, “Çöküşün fotoğrafı” başlıklı haber yer aldı. Haberde şöyle denildi:

“Bahçeli, geçen cuma günü askıda ekmek kampanyası başlattıklarını duyurarak ‘Hali vakti yerinde her vatan evladı, kendisine en yakın ekmek fırınına gitmeli, eğer 2 ekmek alacaksa 3 ekmek parası ödemeli. Komşusu açken tok yatan bizden değildir’ dedi. Bahçeli’nin sözlerinin ardından, Ankara’nın Çankaya ilçesinde, üzerinde MHP liderinin fotoğrafı olan tabelalara ekmek asıldığı görüldü. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin başlattığı ‘askıda ekmek’ projesini değerlendiren muhalefet milletvekilleri, kampanyanın krizin itirafı olduğunu söyledi. MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, eleştirilere ‘Densizler, çekilin’ karşılığını verdi. Siyasilerin yanı sıra vatandaşlar da eleştirilerini sosyal medyadan dile getirdi. Çankaya’daki standın kamuoyunda ‘kriz itirafı’ şeklinde yorumlanmasının ardından kaldırılması dikkat çekti. CHP Ankara Milletvekili Gamze Taşcıer de uzun süredir iktidara durumu anlatmaya çalıştıklarını vurgulayarak ‘Kriz yok diyorlardı ama vatandaş artık krizi mutfağından biliyor. İnsanları askıda ekmeğe muhtaç edenlerden biri Devlet Bahçeli’dir’ diye konuştu. CHP Sözcüsü Faik Öztrak, Cumhurbaşkanlığı’nın TBMM’ye sunduğu bütçe teklifini, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin başlattığı askıda ekmek uygulaması üzerinden eleştirdi. Öztrak, ‘Bu bütçede de milletin derdine derman yok. Bu bütçede ekonomik buhran yok. Bu bütçede tam gaz faiz lobilerinin, yandaşların cebini doldurmak var. Bu bütçe millete ekmeği ancak ‘askıda’ gösterir’ dedi.”

Gazete manşetin altındaki, “Saraylara para dayanmıyor” başlıklı haberinde ise, “Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı, kamu idarelerinin bu yılın ilk 6 ayında yaptığı harcamalar ile geçen yılın 6 ayında yaptıkları harcamaları karşılaştırdı. Genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri içerisinde yüzdelik oran olarak en fazla gider artışı yüzde 273.4’le Milli Saraylar İdaresi Başkanlığı’nda. İkinci sırada yüzde 219.5’lik artışla Strateji ve Bütçe Başkanlığı geliyor. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı da yüzde 46.8’lik artış ile 3. sırada yer aldı. Yüzdelik artış oranlarına bakıldığında, genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri içerisinde yer alan Diyanet, geçen yılın 6 ayında 5 milyar 43 milyon 119 bin lira harcama yapmıştı. Diyanet’in harcaması bu yılın aynı döneminde yüzde 12.2 artarak 5.6 milyar liraya çıktı. Genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri içerisinde 6 aylık harcaması oransal olarak en fazla artan kurum Milli Saraylar İdaresi Başkanlığı oldu. İdarenin bu yılın ilk 6 ayındaki gideri, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 273.4 oranında artarak 21.9 milyon liradan 81.8 milyon liraya çıktı. İkinci sıradaki Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı’nın 6 aylık gideri yüzde 219.5 artarak 51.4 milyon liradan 164.3 milyon liraya yükseldi. 3. sırada yer alan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın 6 aylık harcaması geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 46.8 arttı, 52.4 milyar liradan 77 milyar liraya çıktı” ifadelerini kullandı. 

“Şimdi de kıdem tırpanı”

Karar gazetesi manşetinde, “Şimdi de kıdem tırpanı” başlıklı habere yer verdi:

“Hükümetin kıdem tazminatı fonu oluşturulmasına yönelik çalışmasına kamuoyunda olumsuz eleştiriler yükselirken bir tartışma yaratacak adım daha geldi. AK Parti’nin geçen cuma günü TBMM’ye sunduğu işsizlik sigortası kanun tasarısında dikkat çeken başlıklar yer alıyor. Düzenlemeyle 25 yaş altı ve 50 yaş üstü işçiler için ‘belirli süreli iş sözleşmesi’ ile ‘kısmi çalışma’nın önü açıldı. Tasarıya kamuoyunda tepkiler yükseldi. Belirli süreli iş sözleşmesi yapılan çalışanların sözleşme bitiminde kıdem tazminatına hak kazanamayacağı belirtildi. Kocaeli Üniversitesi’nden Doç. Dr. Aziz Çelik de kıdemin parça parça ortadan kaldırılmaya başlandığına işaret etti. Teklifin anayasanın eşitlik ve sosyal güvenliğe ilişkin hükümlerine aykırı olduğuna dikkat çeken Çelik ‘25 yaşından küçük olup ayda 10 günden az çalışanların kısmi çalışmaları emeklilikte dikkate alınmayacak’ dedi. Çalışanların haklarına yönelik tartışmalı hamle, sözleşmeli çalışma modelinin de önünü açtı. Kıdem tazminatı fonuna yönelik girişimin askıya alınmasından sonra hazırlanan yeni tasarı ‘kıdem parça parça kaldırılıyor’ eleştirilerine yol açtı. Kısmi çalışmayla bu yaş grubundaki çalışanların kıdem tazminatı hakkının elinden alınacağı belirtildi. Belirli süreli iş sözleşmesi, işçinin 25 yaşını doldurmamış veya 50 ve daha yukarı yaşta olma koşulunu sağlaması kaydıyla, mevcut koşullar aranmadan yazılı yapılabilecek. 25 yaşını doldurmamış işçiler ile yapılacak belirli süreli iş sözleşmelerinin süresi, işçinin 25 yaşını doldurduğu tarihi geçemeyecek. Bu hüküm uyarınca bir defada veya yenilenerek yapılan belirli süreli iş sözleşmelerinin toplam süresi 2 yılı aşamayacak. Belirli süreli iş sözleşmesi yapan kişiler sözleşmeleri bittiğinde kıdem tazminatı almaya hak kazanamıyor.”

“Fikriniz yanlış halk ne yapsın”

Birgün gazetesinin manşetinde, “Fikriniz yanlış halk ne yapsın” başlıklı haber yer aldı. Haberde şöyle denildi:

“Krize çözüm üretemeyen iktidar bloku, toplumu ikna etmekte zorlanırken çareyi baskıyı artırmakta arıyor. Ülkeyi 18 yıldır yönetenler, her türlü maddi imkân ve pek çok gerici düzenlemeye karşın eğitim başta olmak üzere fikri ve kültürel alanlarda hegemonya kuramıyor. İcraat üretemeyen ve inandırıcılığını yitiren iktidar, yönetimde kalmanın yollarını ararken, toplumsal rızayı sağlayacak kültürel hegemonyanın eksiliği de her geçen gün daha derinden hissediliyor. Durumun farkında olan Cumhurbaşkanı Erdoğan, iktidar olarak yaşadıkları yönetim krizini itiraf niteliğinde açıklamalarda bulundu. Son 18 yılda eğitim ve kültür alanında arzu edilen ilerlemenin sağlanamadığını belirten Erdoğan, ‘Topyekûn bir eğitim öğretim reformu yapmamız gerekiyor’ diyerek yeni bir baskı ve gericileşme dalgasının da sinyalini verdi. İbn Haldun Üniversitesi Külliyesi’nin açılış töreninde konuşan Erdoğan, “Ülke ve millet olarak kendimizi kontrolsüz bir batılılaşma fırtınası içinde bulduk. Aklı hür, fikri hür, vicdanı hür nesiller yetiştirilmek üzere çıkılan yolun Batı taklitçiliğine dönüşmüş olması cumhuriyetimizin en büyük kaybıdır” diyerek siyasal İslamcı ezberleri tekrarladı. Buna karşın fikri iktidarlarını tesis edemediklerini de söyleyen Erdoğan, ‘Genç bir nüfusa sahibiz ama medeniyet tasavvurumuzu hayata geçiremiyoruz. Medyamız bizim sesimizi ve nefesimizi yansıtmıyor. İlimde, sanatta, kültürde benzer sıkıntılarla karşı karşıyayız’ ifadelerini kullandı.”

Paylaş

Twitterda Paylaş Facebookda Paylaş Google Plusda Paylaş
?
  10 Eylül 2016'da gözaltına alındı  
  22 Eylül 2016'da serbest bırakıldı  
  23 Eylül 2016'da tutuklandı  
  4 Kasım 2019'da hükümle serbest bırakıldı  
  12 Kasım 2019'da gözaltına alındı  
  13 Kasım 2019'da tutuklandı  

P24’E BAĞLAN

Güncel bilgilerilerden /duyurulardan haberdar olmak için mail listemize kayıt olun.

Powered by PXLDeN Design