Anasayfa / Medya izleme / “Türkiye’ye yurt dışından koronalı hasta getiriliyor”

13 Kasım

“Türkiye’ye yurt dışından koronalı hasta getiriliyor”

Sözcü, Birgün ve Cumhuriyet gazetelerinin manşeti gündemde öne çıktı.

Sözcü gazetesi manşetinde, “Türkiye’ye yurt dışından koronalı hasta getiriliyor” başlıklı habere yer verdi:

“Covid-19 salgını tüm dünyada yeniden hızla yayılmaya başladı. Özellikle Avrupa, yeniden ciddi tedbirler için harekete geçti. Her ülkedeki panik ise hastanelerdeki kapasitelerin dolması ve hastaların sağlık hizmetine ulaşamaması. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın açıkladığı son verilere göre, Türkiye'de yoğun bakım yatak doluluk oranı yüzde 69.9 oldu. Bu resmi rakam bile endişe yaratırken, başta Irak, İran, Gürcistan, Rusya olmak üzere Avrupa ve dünyanın birçok noktasından Türkiye'ye hasta taşınıyor. Açık kaynaklardaki bilgiler yurtdışından hasta akışını ortaya koymaya yetiyor. Tüm dünyadaki hava trafiğini canlı olarak takip eden Flight Radar adlı sistemdeki verilerde Sağlık Bakanlığı'nın ihaleyle kiraladığı uçaklar, ‘devlet uçağı’ statüsünde gösterildiği için gizleniyor. Ancak özel sektöre ait ambulans uçakların uçuş verileri açık. Bunlardan biri Katarlılar’ın ortak olduğu Redstar, diğeri ise SAS… Örnek olarak Redstar'ın Learjet 45XR model TC-RSB tescilli ambulans uçağının son bir haftada, günde 5-6 sefer yaptığı net bir şekilde görülüyor. Ağırlıklı Tiflis'ten olmak üzere Moskova, St. Petersburg, Roma, Ohri, Tiran ve Saraybosna ambulans uçağın sefer yaptığı bazı şehirler. Redstar, Irak, Gürcistan, Arnavutluk, Rusya ve Avrupa'nın çeşitli şehirlerinden uzaklığa göre hasta nakli için 18 bin ile 22 bin dolar arasında tarife uyguluyor.”

“Şirkete kuzu, halka kurt”

Birgün gazetesinin manşetinde, “Şirkete kuzu, halka kurt” başlıklı haber yer aldı. Haberde şöyle denildi:

“Ülke yönetimindeki beceriksizlik ve belli çevrelere kamu kaynaklarının aktarılması tercihinin yeni bir örneği daha saptandı. Çok sayıda ayrıcalık tanındığı bilinen elektrik ve doğalgaz dağıtım şirketlerinden mevzuata aykırı davrananlara kesilen cezalar da tahsil edilmedi. EPDK’nin gerekli sistemi kurmaması nedeniyle kurumlar arasında otaya çıkan koordinasyon eksikliği 3.7 milyar TL’lik para cezasının zaman aşımına uğraması riskini ortaya çıkardı. Bugüne kadar para cezalarının sadece yüzde 1’i tahsil edildi. 2019 yılında 4 milyon abonenin 2.4 milyar TL’lik borcunun ödeyememesi üzerine elektriklerini kesen kamu, şirketlerin ödemeleri konusunda aynı titizliği göstermiyor. Sayıştay’ın, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nu 2019 denetim raporunda, ‘Kurumlar arasındaki koordinasyon eksikliği sebebiyle kamu alacaklarının zamanaşımına uğrama riskinin bulunduğu tespit edilmiştir’ denildi. Kurum tarafından yapılan denetimler ile protokol kapsamında kamu kurumlarınca yapılan denetimlerde tespit edilerek EPDK’ye gönderilen mevzuata aykırı hareket eden firmalara idari para cezası kesildiği belirtildi. Kurum tarafından elektrik ve doğal gaz piyasasına ilişkin verilen idari para cezalarından kesinleşenlerin tahsil edilmesi için vergi dairesine bildiriminin yapıldığı ifade edilen raporda, şu tespitlere yer verildi:‘Bundan sonraki işlemler vergi daireleri tarafından takip edilmektedir. Tahsilatı tamamlanan cezalara ilişkin bilgilerin Kabahatler Kanunu gereği kuruma iletilmesi gerekmektedir. Ancak yapılan incelemede; idari para cezalarının tahsili sürecinde EPDK ile tahsilat dairelerinin koordinasyon içerisinde çalışmadığı tespit edilmiştir. Kurum, vergi dairelerine gönderdiği idari para cezalarının tahsilatının sağlanıp sağlanmadığına ilişkin güncel ve sağlıklı bilgiyi elde edememekte, bu nedenle ilgili vergi dairelerinden ve Gelir İdaresi Başkanlığından zaman zaman yazı ile bilgi istemektedir. Vergi dairelerince gönderilen cevabi yazılarda ise, idari para cezasına ilişkin evrakın vergi dairesine ulaşmadığı, alacağın zamanaşımına uğradığı ve herhangi bir işlemin yapılamayacağı ifade edilebilmektedir.’”

Gazete ön sayfasının altındaki, “İşsiz gençler ülkesi” başlıklı haberinde ise, “Türkiye’nin içinde olduğu ekonomik darboğaz, gençlerin iş bulma ümidini de giderek tüketti. Hemen her yıl yüz binlerce genç işsizler ordusuna katılırken üniversite mezunlarının iş arama süresi de giderek arttı. Verileri BirGün’e değerlendiren CHP Genel Başkan Yardımcısı Fethi Açıkel, eğitim ve istihdam planlaması arasında kopukluk olduğunu söyledi. Genç İşsizler Platformu’nun, ‘İşsizlik ve İstihdam Kasım 2020 Raporu’, Türkiye’deki genç nüfusun içinde bulunduğu vahim tabloyu bir kez daha gözler önüne serdi. Platformun TÜİK ve İŞKUR verileri doğrultusunda hazırladığı rapora göre, bir yıldan fazla süredir iş arayan 15-34 yaş arası genç sayısı, 2019 yılında 454 bin iken 2020 yılında 541 bine fırladı. Bir yıldan fazla süredir iş aradığını bildiren 15-34 yaş grubundaki genç sayısında artış oranı yüzde 19 oldu. Raporda, üniversite mezunlarının da iş arama sürelerinin giderek uzadığı kaydedildi. Buna göre, 2019 yılında 227 bin üniversite mezunu genç, bir yıldan fazla süredir iş aradığını söylerken bu sayı 2020 yılında 253 bin olarak kayıtlara geçirildi. Genç İşsizler Platformu, iş arama süresi uzayan üniversite mezunlarına yönelik raporda, ‘Uzayan iş arama süresi, KYK kredi borçlarının ödenememesine, gecikme faizi sonucu hacizlere kadar uzayan üzücü sonuçlara neden olmaktadır’ değerlendirmesinde bulunuldu” ifadelerine yer verdi.

“Aşı yarışı”

Cumhuriyet gazetesi manşetinde, “Aşı yarışı” başlıklı habere yer verdi:

“Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Serhat Ünal, yüzde 90 başarılı olduğu açıklanan BioNTech şirketi ile Pfizer’in geliştirdiği koronavirüs aşısının Türkiye’deki çalışmalarına ilişkin ‘1. aşılamalar bitti. 3 hafta bekliyoruz. 2. aşılamaları yapacağız. Şu ana kadar önemli bir yan etki yok’ dedi. Öte yandan, aşının dünya genelindeki denemelerinde 43 bin 538 gönüllüden 94’ünün korona hastası olduğu, ara analizde aşının koronavirüse karşı yüzde 90 oranında koruyuculuğu bulunduğu tespit edildi. Aşının tek dozu için ise 19.50 dolar fiyat belirlendiği öğrenildi. Aşının ne kadar süre bağışıklık sağladığını kimsenin bilemeyeceğini söyleyen Ünal, aşının temini konusunun faz çalışmalarından bağımsız bir konu olduğunu, Sağlık Bakanlığı’nın konuyu değerlendireceğini belirtti.”

Paylaş

Twitterda Paylaş Facebookda Paylaş Google Plusda Paylaş
?
  10 Eylül 2016'da gözaltına alındı  
  22 Eylül 2016'da serbest bırakıldı  
  23 Eylül 2016'da tutuklandı  
  4 Kasım 2019'da hükümle serbest bırakıldı  
  12 Kasım 2019'da gözaltına alındı  
  13 Kasım 2019'da tutuklandı  

P24’E BAĞLAN

Güncel bilgilerilerden /duyurulardan haberdar olmak için mail listemize kayıt olun.

Powered by PXLDeN Design