Anasayfa / Medya izleme / “Cinayete yargı kalkanı”

18 Kasım

“Cinayete yargı kalkanı”

Kemal Kurkut davasında sanık polisin beraat etmesi yalnızca Yeni Yaşam, Evrensel, Birgün ve Cumhuriyet gazetelerinde öne çıktı.

Yeni Yaşam gazetesi sürmanşetinde, “Cinayete yargı kalkanı” başlıklı habere yer verdi. Haberde şu ifadeler yer aldı:

“Kemal Kurkut davasında sanık polis Y.Ş. hakkında ‘delil yetersizliği’ gerekçesiyle beraat kararı verildi. UKB, Y.Ş’nin, Kurkut’u direkt hedef aldığını kaydetmiş, sonrası hazırladığı ikinci raporda da tam aksi yönde bilgiler vermişti. Diyarbakır 2017 Newroz’una katılırken öldürülen üniversite öğrencisi Kemal Kurkut’un katil zanlısı polis Y.Ş. hakkında ‘olası kastla öldürme’ suçundan açılan davanın 12’nci duruşması, Diyarbakır 7’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşma savcısı, daha önce verdiği mütalaayı tekrarladı. Ancak suç vasfını ‘olası kastla öldürme’ suçundan ‘bilinçli taksire’ çevirdi. Kurkut’un avukatlarından Mehmet Emin Aktar mütalaaya katılmadıklarını belirterek, ‘Savcı ‘bir kaza oldu’ diyor. Bunu kabul etmiyoruz’ dedi. Duruşmaya gelen bilirkişi raporlarına dikkat çeken Aktar, ‘Abdurrahman Gök’ün fotoğrafları olmasaydı bu yargılama da olmayacaktı. Vali ‘canlı bomba’ dedi. Gök’ün fotoğrafları ile mızrağın çuvala sığmadığı görüldü’ dedi. Savunmaların ardından Mahkeme heyeti delil yetersizliğini gerekçe göstererek, Sanık Y.Ş hakkında beraat kararı verdi. Olası şüphelinin tespiti için de 72 polis hakkında suç duyurusunda bulunmasını kararlaştırdı. Karara aile, avukatlar ve sosyal medyadaki kullanıcılardan çok sayıda tepki geldi. Kurkut’un ağabeyi Ercan Kurkut da Twitter hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda ‘İyi değiliz inanın. Bu sefer yanılmak isterdik. Fakat malesef yanılmadık. İnsan kendisini çaresiz hissediyor. Nefes almakta güçlük çekiyoruz’ ifadelerini kullandı.”

Evrensel gazetesi habere manşetin yanında, “Kurkut davasında polise beraat” başlığıyla yer verdi:

“Diyarbakır 2017 Newrozu’nda polis kurşunu ile yaşamını yitiren üniversite öğrencisi Kemal Kurkut için açılan davada karar çıktı. Mahkeme delil yetersizliğini gerekçe göstererek, Kurkut'u vurarak ölümüne neden olan Y.Ş. hakkında beraat verdi. Mahkeme asıl faillerin bulunması için suç duyurusunda bulundu. HDP’li Meral Danış Beştaş, cezasızlık politikasına bir davanın daha eklendiğini söyledi. Beştaş, ‘Bu adliyelerde her zaman adaletsizlik çıkıyor. Her zaman Kürde karşı işlenen cinayetleri aklama kararı çıkıyor. Kürt halkı yüz yıldır bu ülkede haksız bir şekilde, hukuksuz bir şekilde öldürüldüğünü ispatlamaya çalışıyor. Ama öldürüldüğünü ispatlayamıyor. Kameralar önünde, üst tarafı çıplak bir vaziyette, herkesin canlı tanıklığıyla işlenen bir cinayette de Kemal Kurkut öldürüldüğünü ispatlayamadı’ dedi.”

Birgün gazetesi manşetin yanından, “Kurkut’u vuran polise beraat” başlığıyla yer ayırdığı haberde, “Üniversite öğrencisi Kemal Kurkut'un Newroz kutlamalarına katılmak istediği sırada öldürülmesine ilişkin davada, mahkeme heyeti sanık polis Y.Ş. hakkında beraat kararı verdi. Cinayet anının fotoğraflarını çeken gazeteci Abdurrahman Gök'ün ise 20 yıl hapsi isteniyor. Mahkeme heyeti, duruşmada sanık Y.Ş. hakkında beraat kararı verirken, olası şüphelinin tespiti için de 72 polis hakkında suç duyurusunda bulunmasını kararlaştırdı” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet gazetesi ön sayfasının altındaki habere, “Zanlı polise beraat” başlığını attı:

“Diyarbakır'da 2017 yılında Nevruz kutlamaları sırasında polis kurşunuyla öldürülen Kemal Kurkut için açılan davada karar çıktı. Kurkut’u öldürmekle suçlanan polis memuru Y.Ş hakkında delil yetersizliği gerekçe gösterilerek beraat kararı verildi. Mahkeme heyeti, duruşmada sanık Y.Ş. hakkında beraat kararı verirken, olası şüphelinin tespiti için de 72 polis hakkında suç duyurusunda bulunmasını kararlaştırdı. Diyarbakır Baro Başkanı Cihan Aydın, karara sosyal medya hesabından tepki gösterdi. Aydın, ‘Cezasızlık politikası tam hız devam ediyor. Kemal Kurkut’u öldürmekle suçlanan polis memuru hakkında beraat kararı verildi’ dedi.”

“Hastalara bile yetişemiyoruz”

Evrensel gazetesinin manşetinde, “Hastalara bile yetişemiyoruz” başlıklı haber yer aldı. Haberde şöyle denildi:

“Hava Akcan 18 yıldır hemşire olarak çalışıyor. Buca Seyfi Demirsoy Eğitim Araştırma Hastanesinde görev yapan Akcan, depremde hastane ağır hasar görüp boşaltıldığı için Konak filyasyon ekibinde görevlendirildi. Akcan, pandemi sürecinde yaşadıklarını kısaca şöyle özetliyor: ‘Şu an öyle bir haldeyiz ki var olan hastalara ve temaslılara yetişemiyoruz.’ Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın her akşam açıkladığı turkuaz renkli tabloları anlayamadığını belirten Akcan, ‘Filyasyon oranı neye göre açıklanıyor, bunu neye dayanarak açıklıyorlar anlayamıyorum. Daha ellerine gelen hastalara ulaşmaya çalışırken sisteme yeni yüzlerce vaka düşüyor’ dedi. Filyasyon ekiplerinin tespit edilen hastaların adreslerine ulaşarak, ilaç ve vakaların temaslılarından test aldıklarını söyleyen Akcan, ‘Ekipler iki sağlık görevlisi ve 1 şoförden oluşuyor. İki sağlık görevlisinin içinde her sağlık alanından meslek var. Örneğin pandemi ile hizmet vermesi durdurulan diş hekimleri, hemşire, anestezi teknikeri, laboratuar teknisyeni, sağlık teknikerleri bulunuyor’ diye konuştu.”

“Millete karşı ‘Devlet projesi’”

Karar gazetesi manşetindeki, “Millete karşı ‘Devlet projesi’” başlıklı haberinde, “İçişleri Bakanlığı İBB Başkanı İmamoğlu hakkında ‘Ya Kanal Ya İstanbul’ afişleri için inceleme başlattı. Gerekçede Kanal için ‘devlet projesi’ vurgusu yapılması ise gündem haline geldi. ‘Hükümetin her işi devlet projesi mi’ tartışması başladı. İstanbul halkının yüzde 64.2’le karşı çıktığı projeye ilişkin, vatandaşın temsilci seçtiği ve devletin bir parçası konumundaki İBB başkanının itirazına müfettiş görevlendirilmesi tepki çekti. Salgın koşullarında dev bütçeli projeye yönelik ‘Acil ihtiyaçlar dururken konsensus oluşmamış işe para harcanmamalı’ itirazları arttı. DEVA Partisi Genel Başkanı Babacan da sert tepki gösterdi: Neymiş Kanal İstanbul devlet projesiymiş. Yapılacağı ilin belediye başkanı bunu eleştiremezmiş. Tabii ki eleştireceğiz. Bu devlet millet için var. Tartışacaksınız, etki analizini yapacaksınız. ‘Ben istiyorum yapılacak’ olmaz. Buna izin vermeyiz. Konuşmasında ekonomi politikalarını sert sözlerle eleştirmeye devam eden Babacan ‘Hazine ve Maliye’den sorumlu bakan sosyal medyadan istifa etti. O gün bugündür ortada yok. Bu süreçte Hazine’nin iç ve dış borç toplamı 1 trilyon 860 milyara çıktı’ vurgusu yaptı” ifadelerine yer verdi. 

Paylaş

Twitterda Paylaş Facebookda Paylaş Google Plusda Paylaş
?
  10 Eylül 2016'da gözaltına alındı  
  22 Eylül 2016'da serbest bırakıldı  
  23 Eylül 2016'da tutuklandı  
  4 Kasım 2019'da hükümle serbest bırakıldı  
  12 Kasım 2019'da gözaltına alındı  
  13 Kasım 2019'da tutuklandı  

P24’E BAĞLAN

Güncel bilgilerilerden /duyurulardan haberdar olmak için mail listemize kayıt olun.

Powered by PXLDeN Design