Anasayfa / Medya izleme / “Tek usulleri usulsüzlük!”

21 Aralık

“Tek usulleri usulsüzlük!”

Birgün ve Cumhuriyet gazeteleri, Sayıştay raporlarını okuyucularıyla paylaştı.

Birgün gazetesi manşetinde, “Tek usulleri usulsüzlük!” başlıklı habere yer verdi. Haberde şu ifadeler kullanıldı:

“Sayıştay raporları, geçim derdinde olan halkın parasının AKP ve MHP’li belediyelerce nasıl çarçur edildiğini gözler önüne serdi. Belediyelerdeki usulsüzlükler diz boyu… İBB İştiraki Kültür A.Ş., ‘1 Hadis 1 Film’ isimli dizi için AKP döneminde bir firma ile anlaşma imzaladı. Dizi gösterime girmedi ancak 295 bin TL’lik ödeme yapıldı. 15 sosyal medya fenomenine 700 bin TL ödendi. Bursa Osmangazi Belediyesi, AKP’lilerin yöneticisi olduğu İlim Yayma Vakfı’na yaklaşık 6 milyon TL’lik öğrenci yurdu inşa etti. AKP’li belediye, başka bir derneğe ait öğrenci yurdu için de yaklaşık 22 bin TL harcadı. Kayyum atanan belediyelerdeki usulsüzlükler çığ gibi. Mardin Büyükşehir Belediyesi’nin ‘gelecek yıla devreden kiralar’ kaleminde 3 milyon TL’ye yakın fark var. Van Büyükşehir Belediyesi’nin hesabında 13 milyon TL eksik. MHP’li İzmir Aliağa Belediyesi, son beş yılda dört özel kalem müdürünü ‘sınavsız giriş’ ile memur kadrosuna aldı. Atanan kişilerden biri sekiz, diğeri ise bir gün sonra memur olarak başka bir kadroya geçirildi. AKP’li Uşak Belediyesi’nin giderler hesabında 45 milyon 622 bin TL, bütçe giderleri hesabında ise 45 milyon 992 bin TL olduğu belirtildi. Bu iki hesap arasında 369 bin 540 TL’lik fark mevcut. AKP’li Malatya Büyükşehir Belediyesi, Hazine’nin ‘kültür merkezi olarak kullanılması’ şartıyla tahsis ettiği bir binayı, yaklaşık 1 milyon TL’ye restore etti. Ardından binayı beş yıllığına bir derneğe bıraktılar.”  

Cumhuriyet gazetesi manşetindeki, “Cumhur İttifakı’nın lüks araç sevdası” başlıklı haberinde, “Sayıştay raporlarında, Ankara’daki AKP ve MHP’li ilçe belediyelerine ilişkin çok sayıda usulsüzlük yer aldı. Sayıştay raporlarında, MHP’li Etimesgut Belediyesi tarafından kullanılmak üzere usule aykırı ‘yabancı marka 6 adet araç kiralandığı’ tespitine yer verilirken, AKP’li Keçiören Belediyesi’nin ise 2019 yılında 112 adet aracı ‘ihale bile yapmadan finansal kiralama yöntemiyle temin ettiği’ belirlendi. Sayıştay’ın Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne ait raporlarında da ‘AKP döneminde liyakatsiz bir şekilde atanan yöneticilerin, önceki dönem esas alınarak, görevde yükselmelerinin devam ettiği’ tespiti yapıldı. Sayıştay’ın açıkladığı 2019 denetim raporlarında, Ankara’daki ilçe belediyelerine ilişkin usulsüzlükler dikkat çekti. Örneğin AKP’li Altındağ Belediyesi’nde ‘müdür kadrolarına sınavsız atama yapabilmek için kişilerin önce ‘belediye başkan yardımcısı’ görevine getirildiği, daha sonra da bu kişilerin müdürlük kadrolarına atandığı’ vurgulandı. Belediye ise Sayıştay’a cevaben yaptığı açıklamada ‘usulsüzlükleri inkâr etmezken’, bu şekilde yapılan atamaların geri alındığını ve sınavsız atanan kişilerin müdürlüklerinin sona erdiğini belirtti. Öte yandan, 31 Mart 2019 tarihindeki yerel seçimlerde CHP’ye geçen Ankara Büyükşehir Belediyesi’nde de ‘AKP döneminden kalma usulsüzlüklerin yer aldığı’ görüldü. Buna göre, eski başkan Melih Gökçek döneminde itfaiye eri olarak belediyeye alınan 2 çalışan, eski AKP’li başkan Mustafa Tuna döneminde önce zabıta müdürlüğüne ardından da itfaiye şube müdürlüğüne sınavsız olarak atandı. Bu personel, 2020 yılının haziran ayında da şube müdürlüğü kadrosuna, bundan önceki görevleri esas alınarak sınavsız bir şekilde atandı” ifadelerine yer verdi.

Evrensel gazetesinin manşetinde, “Saltanat kurdular, ‘Oh olsun’ dediler” başlıklı haber yer aldı. Haberde şöyle denildi:

“‘Halkın parası ile kendilerine saraylar yapmışlar... Bütün israf ve şatafatlarını halka tek tek göstereceğiz’. Bu sözler Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Başkanı Selçuk Mızraklı’ya ait. 31 Mart yerel seçimlerinde belediyeyi yüzde 63 oyla kazanan Mızraklı, kayyumdan devraldığı belediyedeki şatafatı görüntülerken bu sözleri sarf etmişti. Seçildikten sadece beş ay sonra görevden alındı ve tutuklandı, 9 yıl 4 ay hapse mahkûm edildi. Mızraklı, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun bütçe görüşmeleri sırasında söylediği ‘Oh olsun, paralar artık örgüte gitmiyor’ sözlerine o görüntüleri hatırlatarak yanıt verdi. ‘Bizler kasası boşaltılan trilyonlarca borçlandırılan belediyeler devraldık’ diyen Mızraklı, Bakanın ‘Oh olsun’ sözlerini ‘Belediyelerin paralarını yandaşlarımıza aktarıyoruz. İstanbul, Mersin gibi büyükşehir belediyelerinde kaybettiğimiz rant kapılarını kayyumlarla telafi etme çabasındayız’ demek olarak yorumladı. Mızraklı, ‘23 Nisan’da koltuğu devralmış çocukların bile yapmayacağı hareketleri yaparak kendi seviyesini aslında gösterdi. Öncelikle belirtmekte yarar var, Bakanın ‘Oh olsun’ deyişi aslında şunu kastediyordu: Belediyelerin paralarını yandaşlarımıza aktarıyoruz. İstanbul, Mersin gibi büyükşehir belediyelerinde kaybettiğimiz rant kapılarını kayyumlarla telafi etme çabasındayız. Kentin ihtiyaçlarını değil kendi ihtiyaçlarımızı karşılamaktayız. Bunlara ‘Oh olsun’ diyordu o kürsüden. 31 Mart seçimlerinde belediyeyi kayyumdan devralıp ilk belediye binasına girdiğimizde Diyarbakır’da bugün yüz binler açlık sınırında, on binler işsiz, insanlarımız çöplerden, pazar tezgahlarından geride kalanlar ile beslenmeye çalışırken, iki buçuk yılda kayyum olarak atanan bir kişinin Diyarbakır halkının parasıyla nasıl kendisine saltanat odası kurduğunu gördüm’ dedi.”

“Bu tablonun tek ilacı erken seçim”

Karar gazetesi manşetinde, “Bu tablonun tek ilacı erken seçim” başlıklı habere yer verdi:

“Gelecek Partisi lideri Davutoğlu hükümete sert eleştiriler yöneltti, sandığı işaret etti: Can yakıcı bir tablo var. Türkiye 2021’in ikinci yarısından itibaren seçim iklimine girer. ‘İktidar, Bahçeli’nin esiri haline geldi. Doğu Perinçek'in dünyasına hapsolan bir AK Parti var. Türkiye bugün ikili, üçlü şahsiyetlerin travması altında yaşıyor. Hükümetin en büyük eksiği de samimiyet. Biden kazandı, güçlendirilmiş parlamenter sistem önerimizi paylaştık. Böyle bir iç ve dış baskı olmasaydı, iklim değişmeseydi asla reformdan bahsetmezlerdi. Hukuk evrenseldir ama hukuku kontrol etmeye çalışıyorlar. İnsan temelli olmayan bir hukuk yaklaşımı olamaz. Mülkiyet ve sözleşme hukuku ciddi bir tehlike altında. Türkiye adeta çölleşti. Sorunlarımız hem hukuki hem de ekonomik. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi anti demokratik bir yapı. Asla revize edilemez. Psikolojik olarak bakarsanız, Türkiye 2022’yi zor görür. Yani seçimsiz zor görür. Bu kadar yoksulluğun, hukuksuzluğun, çifte standartlığın olduğu ve iktidar kurumuna güvenin azaldığı bir dönemde seçim bir ilaçtır. Bir müddet sonra Sayın Erdoğan da bu ilaca başvurmak zorunda kalabilir. Çünkü gerçekten tablo, Beştepe’den görüldüğü gibi değil. Çok can yakıcı bir tablo var, böyle can yakıcı bir tablo için tek çözüm; erken seçimdir. 2021’in içinde olmasını, Türkiye için gerekli ve faydalı olacağı kanaatindeyim.’”

Paylaş

Twitterda Paylaş Facebookda Paylaş Google Plusda Paylaş
?
  10 Eylül 2016'da gözaltına alındı  
  22 Eylül 2016'da serbest bırakıldı  
  23 Eylül 2016'da tutuklandı  
  4 Kasım 2019'da hükümle serbest bırakıldı  
  12 Kasım 2019'da gözaltına alındı  
  13 Kasım 2019'da tutuklandı  

P24’E BAĞLAN

Güncel bilgilerilerden /duyurulardan haberdar olmak için mail listemize kayıt olun.

Powered by PXLDeN Design