Anasayfa / Medya izleme / “SGK’da rekor açık”

08 Şubat

“SGK’da rekor açık”

Gündemin öne çıkan haberleri Karar, Cumhuriyet ve Birgün gazetelerinin manşetinde yer aldı.

Karar gazetesi manşetinde, “SGK’da rekor açık” başlıklı habere yer verdi. Haberde şöyle denildi:

“Ekonomi yönetiminde uzun süredir izlenen politikaların en vahim yan etkilerinden biri de sosyal güvenlik sisteminde yaşanıyor. SGK hem çalışan sayısındaki artış hızının yavaşlaması hem de emekli sayısındaki yükselişle rekor açık verdi. ‘Bütçenin iki yakasını bir araya getirip’ sistemin çöküşünü önlemek için devlet kasasından aktarılan para son 25 yılda beş kat arttı. Sosyal güvenlik sisteminde alarm zilleri... Pandemi etkisiyle ekonominin kaynak bulmakta zorlandığı süreçte SGK’nın bütçe açığı katlanıyor. Yılın ilk 11 ayında kuruma devlet hazinesinden yapılan transfer, 231 milyar liraya ulaştı. Bu rakamın, vergi gelirlerinin yüzde 30.6’sına denk gelmesi tablonun düşündürücü boyutunu ortaya koydu. Yapılan ek ödemenin milli gelire oranı da 1995’ten bugüne yaklaşık beş kat artış gösterdi. Dikkat çeken açığın oluşmasında, ekonomi yönetimindeki hatalı politikaların yanı sıra çalışan ve emekli sayısındaki değişim de etkili oldu. Ekonomik daralma sonucu çalışanlar azalınca prim ödemeleri düştü. Emekli tarafında ise tam tersi bir denge oluştu. Son beş yılda prim ödeyenlerin sayısı yalnızca 1.2 milyon kişi yükselirken emekli maaşı alanlar 1.9 milyon arttı. Her yıl katlanan açık, izlenen politikalarda dönüşümün gerekliliğini gösterdi.”

“Çılgın maliyet”

Cumhuriyet gazetesinin manşetinde, “Çılgın maliyet” başlıklı haber yer aldı. Haberde şu ifadeler kullanıldı:

“CHP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Akın, Türkiye’nin Avrupa ile demiryolu bağlantısını sağlayacak Halkalı-Kapıkule Yüksek Hızlı Tren (YHT) Projesi’nin Çerkezköy-Halkalı kesimindeki maliyetinin, Kanal İstanbul güzergâhıyla kesiştiği için 2,5 katına çıktığını belirledi. Projenin 3,1 milyar TL olarak açıklanan maliyetinin revize edilerek 7,7 milyar TL’ye çıkarıldığına dikkat çeken Akın, ‘Bir rant projesi olan, bilim insanlarının karşı çıktığı Kanal İstanbul, henüz bir çivi çakılmadan kamuya en az 4,6 milyar TL tutarında ek yük getirmeye başladı’ dedi. Akın, 2020 yılında TCDD’nin yatırım programında Çerkezköy-Halkalı bölümünün toplam maliyeti 3,1 milyar TL olarak yer alırken; Cumhurbaşkanlığı tarafından yayımlanan 2021 Yılı Yatırım Programı’nda ise söz konusu bölümle ilgili maliyet artışı yapıldığını, TCDD’den alınarak Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’na devredildiğini belirtti. Akın, projenin maliyetinin iki katından fazla artmasının nedeninin ise Kanal İstanbul ile kesişmesinden kaynaklandığına dikkat çekti. Akın, ‘Toplam 76 kilometre uzunluğundaki proje kapsamında Kanal İstanbul nedeniyle etüt çalışmaları revize edildi. Yaklaşık 10 kilometre uzunluğunda tünelin yapılacak olması ve Kanal İstanbul ile uyumlu hale getirilmesi nedeniyle maliyet 2,5 kat artacak’ dedi. Projenin Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü bünyesinde bu yıl içinde ihale sürecinin tamamlanmasının beklendiğine işaret eden akın, projeye iktidara yakın firmaların yoğun ilgi göstereceğini dile getirdi. Akın; ‘Projenin ilk bölümü olan Kapıkule-Çerkezköy bölümü şu anda Kolin İnşaat tarafından yapılıyor. YHT projesinin ikinci bölümünün henüz nasıl yapılacağı belli olmayan ve tartışmalara neden olan Kanal İstanbul projesine uyumlu hale getirilmesi de iktidarın bu konudaki inadını gözler önüne seriyor’ değerlendirmesinde bulundu.”

Birgün gazetesi habere ön sayfasının altında, “Mega israf” başlığıyla yer ayırdı:

“Ülkenin Avrupa’yla demiryolu bağlantısını sağlayacak Halkalı-Kapıkule YHT Projesi’nin bir bölümünün maliyetinin, Kanal İstanbul güzergâhıyla kesiştiği için ikiye katlandığı belirtildi. CHP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Akın, ‘Bir rant projesi olan Kanal İstanbul, henüz bir çivi çakılmadan kamuya ek yük getirmeye başladı. Kanalın güzergâhıyla kesişen YHT projesinin maliyeti iki kattan fazla artırıldı’ dedi.”

“Köy virane, tarla boş, açlık kapıda”

Birgün gazetesi manşetindeki, “Köy virane, tarla boş, açlık kapıda” başlıklı haberinde, “Yoksulluğu derinden hisseden yurttaşlar, gıdaya erişim konusunda ciddi çıkmaz içerisinde. Gıda enflasyonu ocakta yüzde 18,11 olarak açıklansa da veriler ile gerçekler arasındaki makas giderek açılıyor. Dünya genelinde gıda krizi pandemiyle büyüdü. Ülkede ise daha çok hissedildi. İktidarın desteksiz bıraktığı çiftçi üretemez hale geldi ve köyleri terk ediyor. Köyden kente göçün devam ettiğini bildiren TÜİK verileri de durumu gözler önüne serdi. TÜİK tarafından açıklanan ‘Adrese dayalı nüfus kayıt istatistikleri’ köyden kente göçün devam ettiğini gösterdi. Verilere göre 2013’te 6 milyon 633 bin olan belde ve köy nüfusu 2019’da 6 milyon 3 bine, 2020’de ise ilk kez 6 milyonun da altına inerek 5 milyon 878 bine geriledi. Buna göre Türkiye nüfusunun yüzde 9 oranında arttığı 2013-2020 arasında köy nüfusu yüzde 11,4 azaldı. Köylerin durumuna ilişkin en çarpıcı veri, köy nüfusunun dramatik biçimde azalmasıysa, en az onun kadar çarpıcı diğer gelişme de, göç edenlerin yaşı. Verilere göre yaşlı köy nüfusu artarken, gençler köyleri boşaltıyor. 65 yaşının üzerindeki köy nüfusu 2013’te 896 binken, 2020’de 1 milyon 49 bine çıkarak yüzde 17 oranında yükseldi. Buna karşılık 65 yaş altı köy nüfusu 2013’te 5 milyon 737 binken, 2020’de 4 milyon 828 bine geriledi. Üstelik nüfusun yaşı azaldıkça kentte yaşama isteği de artıyor. 2013’te 35 yaşın altında köy nüfusu 3 milyon 500 bin kişiyken, 2020’de 2 milyon 717 bin kişiye düşmüş durumda. Başka bir hesapla 2013 ile 2020 arasında köylerde yaşayan 35 yaş altındaki her 100 kişiden 22’si kente göç etti” ifadelerine yer verdi.

Paylaş

Twitterda Paylaş Facebookda Paylaş Google Plusda Paylaş
?
  10 Eylül 2016'da gözaltına alındı  
  22 Eylül 2016'da serbest bırakıldı  
  23 Eylül 2016'da tutuklandı  
  4 Kasım 2019'da hükümle serbest bırakıldı  
  12 Kasım 2019'da gözaltına alındı  
  13 Kasım 2019'da tutuklandı  

P24’E BAĞLAN

Güncel bilgilerilerden /duyurulardan haberdar olmak için mail listemize kayıt olun.

Powered by PXLDeN Design