Anasayfa / Medya izleme / “Diyalog olsaydı, cenaze olmazdı”

22 Şubat

“Diyalog olsaydı, cenaze olmazdı”

Yeni Yaşam, Sözcü, Evrensel ve Birgün gazetelerinin manşeti gündemde öne çıktı.

Yeni Yaşam gazetesi manşetinde, “Diyalog olsaydı, cenaze olmazdı” başlıklı habere yer verdi. Haberde şöyle denildi:

“TSK’nin Garê’ye yaptığı operasyonda alıkonulan ve aralarında asker ve polislerin bulunduğu 13 kişinin geçtiğimiz hafta yaşamını yitirmesi hem iktidar hem de muhalefet partilerinin ana gündem maddesi. Her iki taraf da birbirlerine sert eleştiriler yöneltiyor. ‘Sorumluluk kimde?’ tartışmaları devam ederken, geçmiş yıllarda alıkonulanların bırakılma örnekleri sıkça hatırlatıldı. 90’lı yıllarda PKK’nin alıkoyduğu asker ve polislerin serbest bırakılmasında aktif rol oynayan sivil toplum örgütlerinden biri de İnsan Hakları Derneği’ydi (İHD). İHD Onursal Başkanı Akın Birdal, sorunu diyalog yollarının kapatılmasına bağladı. ‘Askerler sağ salim ailelerine ulaştırılacakken maalesef cenazeleri geldi’ dedi. Birdal, ‘Kürt sorununun çözümsüzlüğü her zaman gündemi değiştirmenin bir aracı oluyor. Ne zaman gerçekten ekonomik-politik bir kriz yaşansa ve derinleşse ya tecrit konusu gündeme geliyor ve ortalık altüst ediliyor. Ya da bu askerler konusu gündeme geliyor. İstenilseydi siyasetçiler değil sivil kuruluşlar, insan hakları savunucuları gidip alıp gelebilirlerdi. Annelere teslim edilebilirdi bu olmadı. Zaten istenilse kanallar açık bakın bu yol mümkün. İkincisi hadi içerde kimseye bu onuru vermek istemediniz. O zaman bizim taraf olduğumuz uluslararası insancıl bir hukuk var. Bu tür çatışma ve savaş hallerinde tarafların ‘ne yapması ya da ne yapmaması’ gereken kurallar belirlemiştir. Böyle durumlarda Uluslararası Kızılhaç bir rol üstleniyor. Örnekleri var. Geçmişte 8 askerin 2’si önce Kızılhaç’a verildi. 6’sını da sonra gittik getirdik. Bura da Uluslararası bir girişim olmadı. Hem sivil kuruluşlar açısından -oldu mu bilmiyorum- hem de iktidar tarafından. Bütün uluslararası insan hakları kuruluşları mobilize edilebilirdi. İnsan hakları evrenseldir ve hiç kimsenin iç işi değildir. Ortak gözetim ve koruma altındadır. Yapıldı mı yapılmadı mı bilmiyorum ama Kızılhaç devreye girebilirdi. Bu iş gerçekten bir soruşturulmalı. Nasıl oldu? Nasıl öldürüldüler? Otopsi yapılmadı. Derhal bu konuda sonuçlarının makul be ikna edebilmesi açısından TBMM Araştırma Komisyonu oluşturabilir, bir heyet oraya gidebilirdi. Çünkü Gare de köylüler, tanıklar var. İnsan hakları kuruluşları ve hukuk kurumları ve sağlıkçılardan oluşan bir heyet gidip yerinde inceleme yapabilmeli. Uluslararası kuruluşlardan bir heyet oluşup buraya gelebilirdi’” ifadelerini kullandı.

“Yasadan ‘Devletin Valisi’ kalktı”

Sözcü gazetesinin sürmanşetinde, “Yasadan ‘Devletin Valisi’ kalktı” başlıklı haber yer aldı:

“5442 sayılı İl İdaresi Kanunu’nun 9. maddesinde, ‘Vali, ilde devletin ve hükümetin temsilcisidir’ deniliyordu. Ancak 2018’de çıkarılan Kanun Hükmünde Kararname ile bu maddedeki, ‘Devletin temsilcisi’ cümlesi çıkarıldı. Yerine ‘Cumhurbaşkanının temsilcisi’ getirildi. Değişikliği muhalefet bile gözden kaçırdı.” 

“Kadir Aktar’a ne oldu?”

Evrensel gazetesi manşetinde, “Kadir Aktar’a ne oldu?” başlıklı habere yer verdi. Haberde şu ifadeler kullanıldı:

“17 yaşındaki Kadir Aktar, İstanbul Bağcılar’da bir polis memurunun hayatını kaybettiği olaydan tutuklandı, 16 Şubat’taki son duruşmada tahliye edildi. Tahliye edildiği günün gecesinde başka bir dosyadan arandığı iddia edilerek tekrar gözaltına alındı, iki gün içerisinde de tutuklandı. Ardından intihar haberi geldi. ‘Olay saat 17.00-17.30 sularında gerçekleşmesine rağmen bize neden saat 21.00'da haber veriliyor’ diyen avukatı Ahmet Atalay, sayısız şüpheye dikkat çekiyor. Baba Cengiz Aktar ise ‘Tahliye olduktan sonra oğlumla 1 gece geçirdik. Oğlum intihara meyilli değildi. O gün gayet iyiydi ruh hali. ‘Baba boyum uzamış, kilo almışım, bıyıklarım da çıktı’ dedi. Benim şüphelerim var’ diyor. Adli Tıp Kurumunda gerçekleştirilen otopsi ön raporuna göre Kadir Aktar ası sonucu hayatını kaybetti ancak, bacaklarında ve kollarında iç kanama bulguları var. Avukat Atalay, ‘Kadir'in buralardan birtakım darbelere maruz kaldığı tespit edilmiş. Ancak ana rapor çıktığında göreceğiz. Bu çocuk 17 yaşındaydı, 17. Ve kendini asacak birisi değildi’ diyor.”

“Daha çok topladık, daha az dağıttık”

Karar gazetesi manşetindeki, “Daha çok topladık, daha az dağıttık” başlıklı haberinde, “2019 bütçesinde devletin geçen yılki gelir hedefi 956 milyar lira olarak işlendi. ‘Salgın yüzünden gerçekleşemez’ denilen rakam 1 trilyonu aşarak beklentilerin bile üstüne çıktı. Toplanan vergi ise öngörülenden 43 milyar daha fazla oldu. Ancak vatandaşa, esnafa verilen destekler bu ‘ekstra gelirin’ bile altında 13 milyar seviyesinde kaldı. Geçen yıl tüm dünya ülkeleri vatandaşlarına esnafına yönelik koronavirüs paketleri açıkladı. Vergiden, ödemelere kadar birçok başlıkta can suyu olacak adımlar atıldı. Türkiye’de ise süreç ağırlıklı olarak kredi seferberlikleriyle yürütüldüğü için yetersiz destek eleştirileri yöneltildi. Disk-Ar’ın verilerine göre gelişmiş ülkeler pandemide nakit destek olarak milli gelirlerinin ortalama yüzde 12.7’sini ayırırken Türkiye’de bu oran yüzde 1.1’de kaldı. Vakit harcama ve gelir desteklerinde de Güney Afrika, Endonezya gibi ülkelere bile ulaşılamadı. Buna karşılık salgında devletin geliri tahmin edilenin de üstüne çıktı. 2019 bütçesinde 956 milyar TL öngörülen gelir hedefi 1 trilyon lirayı aştı. Beklentilerin 43 milyar TL üstünde vergi toplandı. Ekonomideki sıkıntılara salgının gerekçe gösterildiği süreçte desteklerin ise 13 milyarda kalması Türkiye’yi dünyadan ayıran tabloyu ortaya koydu” ifadelerine yer verdi.

“Kendilerine saltanat, gençliğe maneviyat”

Birgün gazetesi manşetinde, “Kendilerine saltanat, gençliğe maneviyat” başlıklı habere yer verdi:

“TÜİK verilerine göre ümidini yitirdiği için iş aramaktan vazgeçen gençleri de dahil edildiğinde ülkedeki genç işsiz sayısı 4 milyon 600 bini aşarken iktidar ise ‘manevi rehber’ adı altında gerici uygulamalarını hayata geçirme ısrarını sürdürüyor. Manevi rehberlik uygulamasının kapsamı 2015 yılında altı şehirdeki hastanelerde pilot olarak başlatılması ve öğrenci yurtlarına taşınmasının ardından yine genişletildi. Manevi rehberlerin, Gençlik ve Spor Bakanlığı’na bağlı gençlik merkezlerinde de görevlendirileceği bildirildi. Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Diyanet İşleri Başkanlığı arasında imzalanan protokol kapsamında Kredi ve Yurtlar Kurumu’na (KYK) bağlı yurtlara yerleştiren manevi rehberler için yeni bir istihdam alanı daha yaratıldı. Diyanet İşleri Başkanlığı, Diyanet Gençlik Merkezleri’nin yanı sıra Gençlik ve Spor Bakanlığı’na bağlı gençlik merkezlerinde de manevi rehber görevlendirileceğini bildirdi. Görevlendirme kararı, Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Müdürü Bünyamin Albayrak imzasıyla müftülüklere gönderilen yazı ile duyuruldu. Yazıda, gençlik merkezlere atanacak manevi rehber sayısına ilişkin detay yer almadı. Manevi rehberlik uygulamasının amacı ise “Gençlerim milli ve manevi değerler ekseninde yetişmelerine katkı sağlamak” ifadesiyle açıklandı. Görevlendirmelerin 26 Şubat’ta başlayıp 20 Ağustos’a kadar süreceği belirtildi.”

Paylaş

Twitterda Paylaş Facebookda Paylaş Google Plusda Paylaş
?
  10 Eylül 2016'da gözaltına alındı  
  22 Eylül 2016'da serbest bırakıldı  
  23 Eylül 2016'da tutuklandı  
  4 Kasım 2019'da hükümle serbest bırakıldı  
  12 Kasım 2019'da gözaltına alındı  
  13 Kasım 2019'da tutuklandı  

P24’E BAĞLAN

Güncel bilgilerilerden /duyurulardan haberdar olmak için mail listemize kayıt olun.

Powered by PXLDeN Design