Anasayfa / Medya izleme / “Vatan, millet, poliçe!”

13 Eylül

“Vatan, millet, poliçe!”

​Yeni Yaşam, Soylu’nun kuzeniyle ilgili SGK’daki usulsüzlük soruşturmasını okuyucularıyla paylaştı.

Yeni Yaşam gazetesinin manşetinde, “Vatan, millet, poliçe!” başlıklı haber yer aldı. Haberde şu ifadeler kullanıldı:

“Meclis kürsüsünde “Oh ohhh paralar örgüte gitmiyor” diye bağrına vurarak HDP’nin halkın büyük desteğiyle kazandığı belediyelere kayyum atanmasını savunan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, şimdilerde yolsuzluk iddiaları ile gündemde. Organize suç örgütü lideri Sedat Peker’in hakkında çok sayıda yolsuzluk iddiasını gündeme getirdiği Soylu’nun sık sık ‘vatan, millet, Sakarya’ vurgusuyla savunma yapması hafızalarda.

Geçtiğimiz günlerde SGK’de başlatılan usulsüzlük soruşturması da Soylu’ya uzandı. Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu tarafından başlatılan 1 milyar TL’lik usulsüzlükle ilgili soruşturmanın, Soylu’nun kuzeni Mehmet Soylu’nun bir dönem ortağı olduğu şirkete yönelik yürütüldüğü ortaya çıktı. BirGün gazetesinin haberine göre soruşturma, çok sayıda ürün grubunun geri ödemesinde usulsüzlük iddiasını kapsıyor. Buna göre bazı ilaç ve tıbbi cihaz ödemelerinde milyarlarca liralık usulsüz ödeme yapıldı. Üst düzey bürokratların görevine son verilmesine kadar uzanan soruşturmanın bir ayağının Soylu’nun kuzeni Mehmet Soylu’nun ortağı olduğu İnvamed firması olduğu öğrenildi.

Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu, firmanın toplam 16 ürün grubunda hastanelere verdiği ürünlerin Ürün Takip Sistemi (ÜTS) kayıtlarıyla Sağlıkta Uygulama Tebliği (SUT) kodları arasında uyuşmazlık olduğunu belirledi. Firmanın birçok ürününün sertifikalarına yönelik de usulsüzlükler tespit edilirken firmadan açıklama talep edildi. Firmanın ürünlerinin görselleri ile ÜTS kayıtlarındaki ürünler arasında farklılık bulunduğu kaydedildi.”

“‘Asrın’ fiyaskosu”

Birgün gazetesi manşetinde, “‘Asrın’ fiyaskosu” başlıklı habere yer verdi. Haberde öyle denildi:

“İktidarın, ‘Eğitimde asrın projesi’ olarak duyurduğu FATİH Projesi, eğitim bütçesi için adeta bir karadeliğe dönüştü. 2010 yılında başlayan ve 2014 yılına kadar tamamlanacağı söylenen proje, milyarlarca liralık harcamaya karşın 11 yılın sonunda hedefine ulaşamadı.

Milli Eğitim Bakanlığı, 2010-2021 yıllarını kapsayan 11 yıllık dönemde FATİH Projesi kapsamında 15 milyar TL’ye yakın para harcadı. Bakanlık, başarısızlığı verilerle tescillenen projeden salgın sürecinde de vazgeçmedi. Milyonlarca öğrenci ve veli, okulların salgına hazırlanmasına yönelik uygulamaların kaynak sorunu nedeniyle yetersiz kalmasını eleştirirken MEB, FATİH Projesi kapsamında 78 bin 500 yeni etkileşimli tahta almak için harekete geçti.

FATİH Projesi, 2021 yılı itibarıyla yalnızca yüzde 68,7’lik gerçekleşme oranına ulaşabildi. Tüm öğrencilere tablet dağıtma iddiasıyla yola çıkan proje kapsamında bugüne kadar tablet dağıtılan öğrenci sayısı ise 1 milyon 130 binde kaldı. Veriler, ‘Tüm öğrencilere tablet dağıtılacak’ iddiasıyla başlatılan FATİH Projesi’nin de bir kez daha sorgulanmasına yol açtı. Projenin başlangıç maliyeti 8,5 milyar TL olarak belirlendi. Proje kapsamında 18 milyon öğrenci ve öğretmene tablet bilgisayar dağıtılması planlansa da öğrenci ve öğretmenlerin büyük bölümü tablet bilgisayara ulaşamadı.

Başarısızlığı tescillenen projenin mal ve hizmet alımları için toplam 3,4 milyar TL para harcandı. 2010-2019 yılları arasında toplam 1 milyon 437 bin 800 tablet dağıtılırken bu sayı salgın sürecinde 2 milyona ulaştı. Tablet bilgisayar dağıtımı üzerinden değerlendirildiğinde hedeflenen kitlenin sadece yüzde 7,69’una ulaşılabildi.”

“Hakkımı helal etmiyorum”

Karar gazetesinin manşetinde, “Hakkımı helal etmiyorum” başlıklı haber yer aldı:

“Aşı karşıtlarının mitinginde 1.5 yıldır canla başla mücadele veren sağlık çalışanları yuhalandı, önde gelen bilim insanları isimleri okunarak hedef gösterildi. ‘Gidilmeyecek randevular alıp sistemi kilitleme’ çağrısı yapıldı. Mitinge onay verilmesine tepki gösteren doktorlar sosyal medyada ‘Bizden buraya kadar’ dedi: Hakkımızı helal etmiyoruz.

Prof. Dr. Bengi Başer: Sistemi kilitleme çağrısı yapılıyor. Devletin salgınla mücadele eden kurumları da suça teşvik eden açıklamaları izlemekle yetiniyor.

Prof. Dr. Güner Sönmez: Sağlık çalışanı bunun için mi can verdi? Haklarınız ödenmez teraneleri buraya kadarmış.

Prof. Dr. Erhan Tenekecioğlu: Tıbbiyeli kardeşlerim, işte sağlıkçıların emeğine gösterilen saygı. Yabancı dil çalışın.

Prof. Dr. Derya Unutmaz: Aşı karşıtlarıyla mücadelemi sonlandırıyorum. Devlet, en ufak müdahalede bulunmazken mücadele etmek artık bize düşmez.

Prof. Dr. Esin Davutoğlu Şenol: Doktorlar yuhalatıldı, ‘sistemi kilitleyin’ buyuruldu. Pandeminin neden yönetilmediğinin şifreleri bu mitingde.

Prof. Dr. Mustafa Cankurtaran: Bunca emek, özveri, can kaybı bunun için mi? Nasıl olur da bu mitinge izin verilir?”

“Öğrenci simsar eline düşürüldü”

Cumhuriyet gazetesi manşetindeki, “Öğrenci simsar eline düşürüldü” başlıklı haberinde, “Üniversiteler açılışa hazırlanırken öğrencilerin kalacak yer bulma sorunu kabusa döndü. Pandemi döneminde evleri ve yurtları boşaltan öğrenciler şimdi ne ucuza ev ne de boş yurt bulabiliyor. Kredi ve Yurtlar Kurumu’na bağlı yurtlar yetersiz. Tüm Yurt İşverenleri Sendikası’na bağlı 500’ü aşkın yurdun yarısı kapandı.

İktidarın öğrencileri mahkum ettiği dinci vakıf yurtları soru işaretleriyle dolu. TÜYİSEN yöneticisi Funda Gökgöl, öğrencilerin resmen emlak simsarlarının, tefecinin eline düştüğünü vurgulayarak, ‘Bir evde üç öğrenci kalsa dahi bir öğrencinin kira ve fatura için 2 bin TL’yi gözden çıkarması gerekiyor’ dedi” ifadelerine yer verdi. 

Paylaş

Twitterda Paylaş Facebookda Paylaş Google Plusda Paylaş

P24’E BAĞLAN

Güncel bilgilerilerden /duyurulardan haberdar olmak için mail listemize kayıt olun.

Powered by PXLDeN Design