Anasayfa / Medya izleme / “Söz sokağın”

25 Kasım

“Söz sokağın”

​Gündemde yine ekonomik krizle ilgili haberler öne çıktı.

Yeni Yaşam gazetesinin manşetinde, “Söz sokağın” başlıklı haber yer aldı:

“AKP-MHP ittifakı, ekonomik kaynakları Kürtlere karşı yürüttüğü savaş için seferber etti. ‘Mermi kaç lira’ diyerek savaşın ekonomiye yansımasını itiraf eden iktidar, kamu kaynaklarını paramiliter güçler, savaş, işgal ve silah sanayisine yatırdı.

Kürt düşmanlığı ile ekonomideki yağmayı örtme politikası izleyen iktidar, yolsuzluk rejimi kurdu. Bir avuç yandaş ve şirkete kamu kaynaklarından milyarlar akıtıldı. Köprüler, şehir hastaneleri vb. yerler kamu kaynaklarını yutan kara deliğe dönüştü.

Çözüm sürecinin bitirilmesiyle birlikte İmralı’da PKK Lideri Abdullah Öcalan’a yeniden ağır tecrit uygulanmaya başlandı. Tecrit adım adım tüm ülkeye yayıldı. Tecridin devrede olduğu her dönem siyasal, toplumsal ve ekonomik krizle sonuçlandı.

Esanaf, çiftçi, işçi, öğrenci, gençlik ağır sömürü koşullarına mahkum edildi; milyonlarca yurttaş eve ekmek götüremez hale getirildi. Emekçilerin grev ve örgütlenme hakları engellenerek kölelik dayatıldı. Krizin yükü halka yıkıldı.

İktidarın kadını köle gören yaklaşımı sistematik baskı, şiddet ve katliam olarak yansımasını buldu. Kadınlar eve mahkum edilmek istenirken, çalışma yaşamından koparma politikası izlendi. Buna karşı kadınlar her yerde sokağa çıktı.

Doğa sınırsız yağmaya açıldı. Ormanlar, sit alanları, tarım alanları, tarihi yapılar; yağma, maden, baraj ve betonlaşmaya açıldı. Ekolojik denge, sermayenin sınırsız talanıyla bozuldu, doğa yağması azgınlaştı. Betondan bir iktidar düzeni kuruldu.”

“Kötü yönetimin adı Kurtuluş Savaşı”

Karar gazetesi manşetinde, “Kötü yönetimin adı Kurtuluş Savaşı” başlıklı habere yer verdi. Haberde şöyle denildi:

“Türk Lirası’ndaki tarihi değer kaybının ardından hükümetin ‘Ekonomide kurtuluş savaşı veriyoruz. Dış güçler paramıza saldırıyor’ iddiasına muhalefetten sert tepki geldi. ‘Krizin sorumlusu ülkeyi 19 yıldır yöneten hükümettir’ diyen muhalefet liderleri erken seçim çağrısında ısrarlı: Türkiye kötü yönetiliyor. Ekonomi sahipsiz. Herkes olan bitenin farkında. Sandıktan başka çözüm yok.

Kemal Kılıçdaroğlu: Erdoğan açtığı belalardan kurtulma derdinde. ‘Dış mihrak dersem arkamdan gelirler’ diyor. Millet artık bu numaraları yemiyor. Türkiye’yi peşkeş çekiyorsun. Ülkenin parasını bile sattın. Vatandaş seçim istiyor, korkma sandığı getir.

Temel Karamollaoğlu: Biz gidişattan endişemizi dile getiriyoruz Cumhurbaşkanı muhalefeti düşman gösteriyor. İktidar ciddiyet ister. Tehditle, hakaretle, yeni bir ‘İstiklal Harbi’ yapıyormuş gibi milleti muhalefete karşı kışkırtmakla sorunları çözemezsiniz.

Ali Babacan: Erdoğan ‘ekonomik kurtuluş savaşı’ diye bir şey uydurdu. Olan biten sadece hükümetin yanlışlarının bedelini millete ödetmesinden ibaret. Dünyada bizim yaşadığımız nitelikte bir kriz yok. Olan biten sadece burada, faili de Beştepe’de.”

“Çarklar durdu!”

Birgün gazetesi manşetindeki, “Çarklar durdu!” başlıklı haberinde, “Kur artışıyla piyasalar adeta yangın yerine dönerken, üretimden ticarete her alanda büyük sıkıntı yaşanıyor. Vadeli alımlar durma noktasına geldi, üreticiler hammadde sıkıntısı çekiyor, ihracatçılar isyanda.

Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, döviz kurlarındaki aşırı dalgalanmanın ihracatı durduracak boyuta ulaştığını belirtti. ‘Toplumun her kesimi gibi ihracatçılar da büyük tedirginlik yaşıyor’ diyen Eskinazi, yaşanan durumu şu sözlerle özetledi: ‘Ticari hayat çok gerildi. İhracatçılar olarak fiyat veremiyoruz, mal alamaz noktaya geldik. Üretim ve ihracat durmak üzere. Türk ekonomisinde hammadde, enerji, lojistik başta olmak üzere pek çok girdi dövize endeksli. Dövizde bir günde yüzde 10-15 aralığındaki dalgalanma baş edilebilecek bir dalga değil. Bu dalgalanma hem işletmelerimizde, hem de ekonomimizde büyük yaralar açar. İşletmelerimizin özsermayeleri eridi. Kâhin olmaya gerek yok bundan sonraki aşamada bankalar kredi veremez noktaya gelecek. Gelinen nokta iş dünyasının çözüm bulabileceği noktayı çoktan geçti. Acil önlem alınmalı. Politikacılar birlikte çözüm üretmeli.’

Türkiye’nin ihracatla büyüme modelini seçtiğine dikkati çeken Eskinazi sözlerini şöyle sürdürdü: ‘Türkiye’ye son 1 yıllık dönemde 216 milyar dolar döviz kazandırdık. Önümüzdeki 5 yıllık dönemde ihracatımızı 300 milyar dolara çıkarabilecek potansiyele sahibiz. Kamuoyunda, döviz kurlarının TL karşısında değer kazanmasından ihracatçıların mutlu olduğu ile ilgili bir yanlış algı var.’”

Krizle geldiler, krizle gidiyorlar”

Cumhuriyet gazetesinin manşetinde, “Krizle geldiler, krizle gidiyorlar” başlıklı haber yer aldı. Haberde şu ifadeler kullanıldı:

“Duayen iktisatçı Prof. Korkut Boratav, Türkiye’nin son üç yılda yaşadığı üç döviz krizini idare ettiğini belirterek, ‘Kırılgan ekonomide tarih tekerrür ediyor. Erdoğan’ın pazartesi yaptığı açıklama, 2001’deki anayasa kitapçığı kriziyle aynı etkiyi yarattı. Balon patladı. Krizle geldiler, krizle gidiyorlar’ dedi.

Erdoğan’ın komplo söylemlerinin iktisat mantığıyla ilgisiz olduğunu vurgulayan Boratav, yakın dönemde kemer sıkmayı içeren IMF’siz IMF programı öngörüyor. İstihdam yaratmayan ekonominin toplumsal bunalımı kalıcı kılacağına dikkat çeken Boratav’a göre tedavi için ciddi operasyon şart.” 

Paylaş

Twitterda Paylaş Facebookda Paylaş Google Plusda Paylaş

P24’E BAĞLAN

Güncel bilgilerilerden /duyurulardan haberdar olmak için mail listemize kayıt olun.

Powered by PXLDeN Design