Anasayfa / Medya izleme / “Feci soygun!”

10 Mayıs

“Feci soygun!”

​Gündemin öne çıkan haberleri Evrensel, Cumhuriyet, Karar ve Birgün’ün manşetinde yer buldu.

Evrensel gazetesi manşetinde, “Feci soygun!” başlıklı habere yer verdi. Haberde şu ifadeler kullanıldı:

“Halkı yoksullaştıran yüksek enflasyon, hükümetin politikaları sonucu şirketler için nimete döndü. Banka ve şirket kârları patlarken emeğin milli gelirden aldığı pay azaldı.

İktidarın ‘düşük faiz’ iddiasıyla politika faizini yüzde 14’e kadar düşürmesiyle beraber yüzde 14 faiz ile fonlanan bankalar, piyasaya bu faiz oldukça üzerinde faiz ile kredi verdi. Merkez Bankasının art arda yaptığı faiz indirimlerinin aksine, faiz indirimleri geldikçe piyasada tüketici kredileri artarak yüzde 20 bandının üzerine çıktı.

Koç Holdinge ait Yapı Kredi Bankası, 2021’in ilk 3 ayında 1 milyar 452 milyon lira olan kârını 2022’nin ilk 3 ayında 7 milyar 258 milyon liraya çıkardı. Yapı Kredi’nin kârı bu dönemde yüzde 400 arttı. Yapı Kredi’nin 2021 yılındaki kârı ise 2020 yılına göre yüzde 28.6 artmıştı.

Sabancı Holdinge ait Akbank, yılın ilk üç ayında kârını yüzde 296 artırarak 8 milyar 46 milyon liraya çıkardı. Akbank’ın geçtiğimiz yılın ilk 3 ayında kârı 2 milyar 28 milyon liraydı. Akbank’ın 2021 yılındaki kârı ise bir önceki yıla göre yüzde 55 artmıştı.

Ana ortağı İspanyol sermayeli Garanti BBVA, yılın ilk üç ayında kârını yüzde 206 artırdı. Bankanın 2021’in ilk üç ayında 2.6 milyar lira olan kârı, bu yıl 8.2 milyar liraya çıktı.

Koç Holding ve Sabancı’nın sanayi alanında faaliyet gösteren şirketleri de kârlılığı devam ettirdi. Bankaların artan kârı, dev şirketlerin kâr artış oranını ise düşürdü. 2021 yılının ilk 3 ayında kârını yüzde 99 artırarak 1 milyar 92 milyon lira kâr eden Arçelik, 2022 yılının ilk 3 ayında kâr oranını yüzde 6.6 artırdı.”

“Sermayenin partisi AKP”

Cumhuriyet gazetesinin manşetinde, “Sermayenin partisi AKP” başlıklı haber yer aldı. Haberde şöyle denildi:

“Yılın yarısına yaklaşılırken toparlanma bir yana ekonomik göstergelerdeki bozulma tavan yaptı. Dış ticaret açığı büyüdü, rezervler dipte. Yabancı yatırımcı gelmiyor, dolarizasyon devam ediyor. Çalışan ve emeklilerin gelirleri enflasyon nedeniyle eriyor. Bankadaki mevduatın büyük bir bölümü milyonerlerde.

İktidarın söylemlerinin tersine ‘paradan para kazananlar’ en parlak dönemlerini yaşıyor. Yurttaş ve KOBİ’ler borç batağına saplanmış durumda. İcra dairelerindeki dosya sayısı 23 milyon 449 bine ulaştı. Türkiye’nin risk primi 600 puanı aşarak ülkeyi dünyada ikini sıraya taşıdı.

“Vatandaş konut aldı, halk konutsuz kaldı”

Karar gazetesi manşetindeki, “Vatandaş konut aldı, halk konutsuz kaldı” başlıklı haberinde, “TL’nin değeri dibe vurunca vatandaş ‘para bir tek burada değer kaybetmiyor’ diyerek birikimini konuta yatırdı. Vatandaşlık almak isteyen yabancıların talepleri ve inşaat maliyetleri de eklenince fiyatlar bir yılda yüzde 100’den fazla arttı. Ancak anahtarı yine birden fazla evi olan cebine koydu. Dar gelirli milyonlar ise sürekli artan kiraların yüküyle karşı karşıya kaldı.

Konut piyasasındaki dalgalanmanın önü alınamıyor. ‘İkinci El Konut Piyasası Raporu satışların geçen yılın aynı dönemine göre artış kaydettiğini ortaya koydu. Yabancıya satışın geçen yıla göre katlanarak yükseldiği görüldü. Tapu sahipliğindeki yükseliş trendi ev bedellerini de yukarı çekti. Fiyatlar bir yılda İstanbul’da yüzde 147, Ankara’da yüzde 116 arttı. Türkiye genelindeki yıllık oran yüzde 127’ye kadar ulaştı.

Fiyatlardaki tırmanışta, çimentodan, demire maliyet artışlarıyla birlikte mevduatının buharlaşmasını istemeyen yatırımcının tercihi etkili oldu. Vatandaşlık için konuta yönelen yabancıların ilgisi uçurumu büyüttü. Ev sahipliği artmasına rağmen kiracı oranının da yükselmesi tapuyu yine ihtiyacı olanın değil birikimi bulunanın aldığını gösterdi. 22 milyon kişi kirada kaldı. 2012’ye göre 5 milyonluk artış ise kötü yönetimin yansıması oldu” ifadelerine yer verdi.

“Ne gelen var ne de giden”

Birgün gazetesinin manşetinde, “Ne gelen var ne de giden” başlıklı haber yer aldı:

“Kamunun kasasından milyonlarca lira harcanarak yapılan Uşak, Çanakkale Gökçeada, Kocaeli Cengiz Topel ve Balıkesir Merkez havalimanları yıllardır atıl durumda. Kuş uçmaz kervan geçmez atasözünü hatırlatan havalimanlarında her gün onlarca personel görev yapmaya devam ederken, yolcuların gitmediği, tarifeli uçakların inip-kalmadığı havalimanlarının giderleri de devletin kasasından karşılanıyor.

İktidar partisinin temsilcileri ve AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, yıllardır havaalanı yapmakla övünse de Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’na bağlı Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Genel Müdürlüğü’nün havalimanlarına ilişkin verileri oldukça dikkat çekici.

DHMİ Genel Müdürlüğü’nün verilerine göre, Uşak Havalimanı’nı 2020 yılında toplam 7 bin 500 kişi kullandı. Ancak, 2021 yılında ise sadece 52 yolcunun Uşak Havalimanı’nı kullandığı belirtildi. Bu yılın ocak ve nisan aylarını kapsayan ilk dört ayında ise 83 personelin görev yaptığı, milyonlarca liralık araç ve gereçlerin bulunduğu havalimanı hiç kullanılmadı.

Kamunun bütçesinden milyonlarca lira harcanan ve 1998 yılında açılışı yapılan Uşak Havalimanı’nın yolcu garantisi verilen Kütahya'daki Zafer Havalimanı için kapatıldığını açıklayan CHP Uşak Milletvekili Özkan Yalım şunları söyledi:

‘Uşak Havalimanı pandeminin başlangıcında kapatıldı. Havalimanın kapatılma gerekçesi olarak pandemi gösterilse de aslında Zafer Havalimanı için kapatıldı. İktidar Uşaklıların Kütahya’daki Zafer Havalimanı’nı kullanmasını istiyor. Yıllık 1,3 milyon yolcu garantisi verilen Zafer Havalimanı yüzünden Uşak halkı zulüm görüyor ve havalimanın yeniden açılmasını istiyor. Uşak Havalimanı’nda yer hizmetleri, özel güvenlik, kule ekibi ve itfaiye personelleri hâlâ aktif görev yapıyor. Hatta havalimanının müdürü bile göreve devam ediyor.’”

Paylaş

Twitterda Paylaş Facebookda Paylaş Google Plusda Paylaş

P24’E BAĞLAN

Güncel bilgilerilerden /duyurulardan haberdar olmak için mail listemize kayıt olun.

Powered by PXLDeN Design