Anasayfa / Objective / Birine Ötekinin Hakkını Sormak

03 Mart

Birine Ötekinin Hakkını Sormak

BELMA AKÇURA

"Objective" destekli bu çalışmada deneyimli gazeteci-yazar Belma Akçura beş ilde 87 kişiyle “Yeniden ‘biz’ olabilir miyiz” sorusunu tartıştı

Niras ve BBC Media Action ortaklığındaki “Objective Araştırmacı Gazetecilik Programı” kapsamında desteklenen Belma Akçura imzalı çalışma, 24 Şubat-2 Mart 2014 tarihlerinde Milliyet’te yayımlandı. 
Akçura’nın “Birine Ötekinin Hakkını Sormak” başlıklı bu kapsamlı yazı dizisi için kaleme aldığı sunuş yazısını ve yedi bölüm halindeki söyleşi ve izlenimlerin tam metnini buradan okuyabilirsiniz.

 
Hepimiz ‘aynı’ otobüsün içindeyiz…
Eski ihtişamını kaybetmiş; freni tutmayan, önüne çıkanı ezip geçen, içindeki yolcuları oraya buraya savuran bir otobüs…
Sünnisi, Alevisi, Ermenisi, Süryanisi, Rumu, Türkü, Kürdü, Lazı, Romanı, dindarı, ateisti, solcusu, sağcısı, transı, milliyetçisi, ulusalcısı, demokratı…
Liste böyle uzayıp gidiyor.
Bu otobüsün nereye doğru yol aldığını ise şimdilik kimse bilmiyor.
 
90 yıllık Türkiye Cumhuriyeti…
Bugün bu topraklar üzerinde yaşayan hemen herkes, mevcut sistemin, ‘farklı’ olanı, hak, hukuk, adalet, eşitlik, talep edeni, hemen her dönemde kendi tehdit algılamalarının içine sokarak mağdur ettiği düşüncesinde…  Demokrasiyi tam da bu nedenlerle herkes kendi ‘yarası” üzerinden tarif ediyor;
Bir insanın kendi, ‘öteki’ kimliği ya da yaşadığı ‘mağduriyet’ üzerinden demokrasiyi algılaması ve yorumlaması mümkün olabilir mi?
Birinin “hukuk” dediğine bir başkası “hukuksuzluk” diyebilir mi?
Ya da bir insan, kendi hakkını ve hukukunu savunurken, başkasının hakkını hukukunu yok sayabilir mi?
Aynı kitle hareketi içerisinde yer alan insanlar bölünerek, çatışarak, ayrışarak demokraside yol alabilir mi?
 
Albert Camus Veba adlı kitabında şöyle der;  “Bir kenti tanımanın en bildik yollarından biri de insanların orada nasıl çalıştığına, orada birbirlerini sevip sevmediğine ve nasıl öldüğüne bakmaktır.”
Ben de kentlere gittim… 5 kentte gerek röportaj gerekse ayaküstü sohbetlerle 87 kişiyle görüştüm. Ankara ve İstanbul’un dışında İzmir’de ‘Laik, ulusalcılar’, Trabzon’da ‘Laik dindar, milliyetçiler’, Diyarbakır’da ‘etnik, dindar, ötekiler’’ üzerinden mağduriyetleri ve ötekileri konuştuk. Her üç ilde de hiç hatırlamayan ve konuşulmayan ‘ötekiler’ kadınlar, romanlar ve eşcinseller oldu. 
Görünen o ki; Türkiye’de siyaset üzerinden yaratılan gerginlik, dipten gelen bir dalga gibi insanları derin bir güvensizlik duygusuyla boğuluyor. Her krizde ‘giderek daha çok bölünüyoruz’ duygusu ağırlık kazanıyor.
Buna karşın ortak düşünce; “Bu ülke bizim, hepimizin, gideceğimiz başka yer yok!” duygusu üzerinden şekilleniyor. 
Dolayısıyla ya yeni bir “biz” yaratmanın yolunu açmak için, demokratik bir hukuk devleti olmanın önemini kavrayacağız ya da hep beraber bilmediğimiz bir yolda, yeni uçurumlara doğru yol alacağız…
Tercih bizim, sorumluluk hepimizin…


Birbirine Ötekinin Hakkını Sormak -1
Birbirine Ötekinin Hakkını Sormak - 2
Birbirine Ötekinin Hakkını Sormak - 3
Birbirine Ötekinin Hakkını Sormak - 4
Birbirine Ötekinin Hakkını Sormak - 5
Birbirine Ötekinin Hakkını Sormak - 6
Birbirine Ötekinin Hakkını Sormak - 7


______________________________________________________________________________________________________
 
AÇIKLAMA: Bu yazı dizisi, NIRAS ve BBC Media Action’ın ortaklığındaki Objective Araştırmacı Gazetecilik Programı kapsamında Danimarka Dışişleri Bakanlığı’ndan sağlanan bir bursla gerçekleştirilmiştir. Gazetecilik çalışması bu kurumların hepsinden bağımsız olarak yürütülmüştür ve ortaya konan ürün, Danimarka hükümetinin, NIRAS’ın ya da BBC Media Action’ın görüşlerini yansıtma iddiası ve zorunluluğu taşımamaktadır.





Paylaş

Twitterda Paylaş Facebookda Paylaş Google Plusda Paylaş
?

P24’E BAĞLAN

Güncel bilgilerilerden /duyurulardan haberdar olmak için mail listemize kayıt olun.

Powered by PXLDeN Design