Anasayfa / SARPHAN UZUNOĞLU / Sansüre karşı radikal bir medya deneyimi

04 Kasım

Sansüre karşı radikal bir medya deneyimi

Jiyan.org’un engellenmesi, sansür karşısında 4 yıl önce yalpalayan bir grup gencin ne yapılması gerektiğini artık bildiğini de gösterdi bize


 
24 Ekim 2015 tarihinde Türkiye İletişim Başkanlığı’nın kararı ile  Jiyan erişime engellendi. Jiyan’ı, 17 Temmuz 2010’da Bianet’in Okuldan Haber Odası atölyesinde 10’a yakın gazeteci adayı (bu kavram da zaman karşısında fazlasıyla yenik düştü) olarak kurmuştuk. Mevcut sansürle ilgili teknik ayrıntılara girmeden önce Jiyan’ın dijital tarihini anlatmak gerektiğine inanıyorum. Zira o dijital tarih ve onun içerisindeki izler Jiyan kadar Türkiye’nin yeni medya alanının da hafızasından çizgiler taşıyor. Ardından da güncel sansürümüzün ne anlama geldiğini ve geçen yıllarda Türkiye’deki sansür karşıtı mücadelenin ve sansür mekanizmalarının nasıl dönüştüğünü anlatmaya çalışacağım.

2010: Sansürle ilk tanışma

O dönem  http://www.Jiyan.us url’inden erişime açtığımız Jiyan’ı (kuruluşundaki adı Jiyan-Hayat-Gyank’tır ve hâlâ farklı projeleri için Türkçe ve Ermenice isimlerini kullanıyoruz) Türkiyeli bir şirketin hosting sunucuları üzerinde tutuyorduk. 12 Eylül 2010 referandumu öncesinde boykot yönünde aldığımız tavır ve Türkiye solu ile Kürt Hareketi arasında diyalog kurulması gerekliliğine ilişkin yayın politikamız etkisi ile günde 50 bin tıklamayı bulan ziyaretçi trafiğimiz bir araya geldiğinde o dönem kendini alternatif medya deneyimi olarak tanımlayan bir mecra için bir hayli tehlikeliydik.

Jiyan’ın muhtemelen şu an benim dışımdaki yazarlarının dahi farkında olmadığı sansür tarihi işte tam da o günlerde başladı. 12 Eylül 2010 referandumundan 15 gün sonra bir gece ansızın, hosting firması herhangi bir ihbarda bulunmaksızın Jiyan’ı sunucularından kesip attı. Kesip attı diyorum; çünkü eğer elimizde kendimize ait yedekler olmasaydı; sunucumuza bile erişme şansımız olmayacaktı. O günlerde Türkiye’de oturmuş bir yeni medya ortamı yoktu ve bugünkü farkındalığı yaratma imkanınız da bulunmuyordu. Kısa sürede editör kadrosu olarak öğrenci hallerimizle tekrar bir para topladık ve elimizdeki materyali bir başka sunucuya taşıdık.

Bu, Jiyan’ın başından geçen ilk sansür vakasıydı ve o dönem bilişimle ilgili ortada bir belirgin yönetmelik olmadığı ve hosting şirketinin önüne giden bazı okurlarımızın yaptıkları protesto da (sanırım 4-5 kişi katılmıştı) pek ses getirmediği için bugün birçok yazarımızca dahi hatırlanmıyor. Bu bizim sermaye tarafından devlet ideolojisinin gereği olarak ilk sansürlenmemizdi ve bu süreç gerçekten eğitici oldu. Server’larımızı yurtdışına taşımamız, alan adımızı küresel bir şirketten almaya başlamamız, temamız dahil her şeyi “gayri-milli” kaynaklarla sağlamaya başlamamız da bugüne rastlıyor.

2012: İki garip hack saldırısı

2010 yılında ve sonrasında Jiyan’da yazan ben dahil birçok yazar hukuki soruşturmalara tabi tutuldu. Bir yazarımız muhtemelen BDP ilçe teşkilatına girip çıktığı ve ‘’ideolojik olarak’’ halay çektiği için KCK operasyonları kapsamında 1 yıl boyunca hapis yattı. Ama dijital olarak Jiyan her daim takip altındaydı. O dönem TİB yazı sansürlemek konusunda bu kadar cömert olmadığından, sitenin teknik sorumlusu olduğum için bana başta Hrant Dink davası ile ilgili olan haberlerimizle ilgili olmak üzere birçok bu içeriği silmezseniz hakkınızda yasal işlem başlatılacaktır yazısı geldi.

Ben, Jiyan.org adına yaratılan ve İzmir’de bir hafriyatçının web sitesinin hack’lenmesine ilişkin bir dosyayla ilgili ifade vermeye çağrıldım. O gün ne için ifade vermem gerektiğini öğrendiğimde küçük çaplı bir şok geçirmiştim. Zira muhtemelen ayda 100 kişinin dahi ziyaret etmediği bir web sitesindeki açığı fark eden ve bizden de pek hoşlanmayan bir hacker o web sitesini hack’lemişti (bkz. Bu ne biçim hack’aye böyle) Hack’le suçlanmamızdan çok kısa süre sonra ise iki büyük hack saldırısı ve yaşadığımız teknik talihsizliklerden sonra Jiyan’I ilk kez kapamak zorunda kaldık, yayına sitenin sloganı olan http://herdildeherrenkteisyan.org adresinden devam ettik. 2013’te ise http://Jiyan.org eski ekipten bazı insanlarla ve yeni isimlerin katılımıyla tekrar hayata döndü. Bu geri dönüş,  bugün Jiyan’ın sansürlenen url’inde bulunan bütün yazıların  hala barındığı ve mevcut Jiyan projesinin dönüşüydü. Yaşadıklarımızdan çıkardığımız tek ders şuydu: Bu işi sürdürmek istiyorduk ve Jiyan okurların hızla yazar olabildikleri, yazarların yüklerini aldıklarında terk edebildikleri bir mekandı. Tam da bu sebeple Jiyan.org’un bana kalırsa bugün sansürlenmesine ilişkin en talihsiz  sonuç olan blog projemizi hayata geçirdik.

Bu proje kapsamında sansürlendiği güne dek Jiyan’da 2122 fikir yazısı, 368 blog yazısı, 222 söyleşi ve 4938 haber yayınlandı. 481 farklı yazarın yazıları okurla buluşma şansı buldu. Bu sayı şimdi anlatacağım güncel sansür hikâyemiz ile ise yeni bir boyuta ulaştı.
 
3-4 Ekim 2015: Devletin tam teşekküllü sansürüyle tanışma

Muhabirimiz Hayri Tunç’un Jiyan.org’daki yazıları ve attığı Tweet’ler nedeniyle Bayrampaşa’daki evi aranarak gözaltına alınmasının hemen ardından, Yaman Akdeniz Hoca’nın tabiriyle çıkan “jet” bir kararla Jiyan.org’a erişim engellendi. En başta tamamıyla hukuksuz bir idari tedbir kararına baktık. Haftanın başlamasıyla birlikte gerekçeyi öğrendik. Hakim Hayri Öztürk’ün 6639 sayılı bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında kanunun 29’uncu maddesiyle 5651 sayılı kanuna eklenen ve 15/04/2015 tarih ve 29327 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak, yayımlandığı tarih itibari ile yürürlüğe giren 8/A maddesi uyarınca önüne sunulan içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesine ilişkin  talebi onadığını gördük.

Ben bu yazıyı yazarken Jiyan.org sansürdeki 11’inci gününü tecrübe ediyor. Bu 11 gün ise kurumsal sansür karşısında dört yıl önce yalpalayan ve yokmuş gibi davranan bir grup gencin sansüre karşı ne yapılması gerektiğini nasıl öğrendiklerinin bir kanıtı gibi. Sansür kararını Twitter hesabımızdan duyurmamızın hemen ardından bize ulaşan Yaman Akdeniz ve Kerem Altıparmak ile Jiyan.org’un yürütücüleri olarak hızla hukuki süreci başlattık. P24’ün hukuk birimi de aynı hızla bize ulaşarak hem Hayri için hem de sansür için danışmanlık sağladı.

Geçen dört yıl içerisinde, kalabalıklaşan yeni medya ortamında eskisine göre daha az okunan, etki alanı küçülmüş bir site olmamıza karşın hem okurlarımızın hem de ifade özgürlüğünü ilke olarak benimseyen kuruluşların ilgisini çekti durumumuz. Şu anki hukuki süreçle ilgili olarak söyleyebileceğimiz şey şu: Hala elimizde kesin olarak yasaları hangi içeriklerimizle ve nasıl incittiğimize dair bir veri yok. Üstelik bizimle birlikte sadece bizi kapatan kararla birlikte erişime engellenen 30’u aşkın adres mevcut. Bunların arasında sendika6.org (onlar bu seriyi sürdürüyor), direnisteyiz1.org ve siyasihaber.org da yer alıyor. Sadece Jiyan.org değil, twitter’daki hesabımız olan @jiyaninsesi de engellenmek istenen hesaplar listesinde; ancak yine siber haklarımız konusunda danıştığımız hukukçularımızın desteği ve Twitter’ın gazetecilerin ifade özgürlüklerine ilişkin olumlu tutumu gereği @Jiyaninsesi şu an Türkiyeli kullanıcıların girişine engellenmiş durumda değil.

Sansürle eğlenmek ve öğrenmek

Yine de bu sansür bizim açımızdan eğitici oldu bile diyebiliriz. Sansürün hemen ardından sansürden iki hafta önce açtığımız telegram kanalımızın yanı sıra facebook sayfamız, sansürlenen web sayfamıza yüklediğimiz tüm içerikleri paylaştığımız ve şu anki asıl yayın alanımız olan medium.com/@jiyaninsesi adresleri  ve soundcloud hesabımız üstünden yayına devam ettik. Belki de Raymond Williams’ın vaktiyle hegemonyanın dinamik doğasına atıfla, onun içerisinde direnmenin de oldukça etkili olabileceğine dair tezini doğruladık. Youtube üstünden  "Siz okuyamıyorsanız, biz size okuruz” projemizi Efe Kerem Sözeri’nin fikri üstüne hayata geçirdik ve Jiyan editörleri olarak okurların Türkiye’deki Internet servis sağlayıcıları üzerinden erişemedikleri yazılarımızı onlar için okuduk.

Şimdi ise belki kısa belki de çok uzun sürecek; ama muhtemelen farklı şekillerde devam edecek bir sansür hikayesinin içerisindeyiz. Yanımızda bu işi çok iyi bilen insanlar var; ‘biz’ dediğimiz şey aslında birkaç kişinin mutfağında olduğu; ama yüzlerce blogger’ın varlığına katkı sunduğu bir olay.

Evet belki Türkiye’nin en etkili politik blogu değiliz; hatta birçok insan bizi sevmiyor. Ama tüm bunlara rağmen Jiyan.org şu an sansürlü ve biz beş yıllık emeğimizin geleceğinin ne olacağını tartışarak geçiriyoruz günlerimizi; sansürle hem eğleniyor hem de onun ağırlığını kaldırmayı deniyoruz.

sarphan.uzunoglu@khas.edu.tr

Etiketler: sarphan uzunoğlu , jiyan , bianet , haber odası , hayri tunç , twitter ,

Paylaş

Twitterda Paylaş Facebookda Paylaş Google Plusda Paylaş
?
?
?
?

P24’E BAĞLAN

Güncel bilgilerilerden /duyurulardan haberdar olmak için mail listemize kayıt olun.

Powered by PXLDeN Design