Anasayfa / PUNTO24 / Venedik Komisyonu’ndan OHÂL’de basın özgürlüğü uyarısı

14 Mart

Venedik Komisyonu’ndan OHÂL’de basın özgürlüğü uyarısı

“Medya kuruluşlarının kapatılması ve gazetecilerin tutuklanması demokrasiyi onarmak yerine daha da zayıflatabilir”


Avrupa Konseyi’nin anayasal hukuk uzmanlarından oluşan organı Venedik Komisyonu Türkiye’de Olağanüstü Hâl (OHÂL) kapsamında alınan tedbirlerin medya özgürlüğüne etkilerini inceleyen bir rapor yayımladı.
 
Pazartesi günü yayımlanan rapor, 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında birtakım olağanüstü tedbirlerin alınmasının gerekli olabileceğini, ancak OHÂL kararnameleri uyarınca medya kuruluşlarının toplu bir biçimde ve yargı incelemesine tabi olmaksızın kapatılması gibi adımların “uluslararası insan hakları hukukunun gerekleri ışığında kabul edilemez ve son derece tehlikeli” olduğunu belirtiyor. Gazetecilere yönelik “terör örgütü üyeliği” suçlamasıyla yürütülen yargılama ve “alakalı ve yeterli delil olmaksızın” tutuklamaların da bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğini belirten rapor, bu adımların “demokrasiyi onarmak yerine daha da zayıflatabileceği” uyarısında bulunuyor.
 
Venedik Komisyonu 10-11 Mart tarihli genel kurul oturumunda Türkiye ile ilgili üç ayrı görüş raporunu onaylamış, bu raporları Pazartesi günü sitesinde yayımlamıştı. Medya özgürlükleri ile ilgili rapora ek olarak, Komisyon 16 Nisan’da referanduma sunulacak Anayasa değişiklikleri ve Sulh Ceza hâkimliklerini diğer iki raporunda mercek altına almıştı.
 
Rapor, Türkiye’de OHÂL ilanını takiben çıkarılan kanun hükmünde kararnamelerle 190 medya kuruluşunun kapatıldığını, 2,500 gazetecinin işsiz kaldığını, 150’den fazla gazetecinin de OHÂL sonrasında gözaltına alındığını ya da tutuklandığını not ediyor. Gazetecilerin sadece yazıları ve sözleri temelinde “terör örgütü üyeliği” ya da bu tür örgütlere yardım ile suçlanmamaları gerektiğini savunan rapor, AİHM’nin bu tür davaları Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin düşünce, ifade ve toplantı özgürlüklerini düzenleyen 9., 10. ve 11. maddeleri kapsamında değerlendirme eğiliminde olduğunu belirtiyor.
 
Rapor, kamuoyu önünde farklı formatlarda yapılmış beyanların terör örgütü üyeliği ya da örgüte yardım suçlamalarının tek delili olarak sunulmaması gerektiğini, suç teşkil eden sözle yasadışı örgüt üyeliği ya da yasadışı örgüte yardım kavramlarının birbirinden farklı olduğunu dile getiriyor. 
 
“Tutukluluk istisna olmalı”
 
Venedik Komisyonu, gazeteciler için verilen tutuklama kararlarının yazıları dolayısıyla kendilerine yöneltilen suçlamaların ağırlığından kaynaklanmasını da eleştiriyor, Türk makamlarının tutuklama kararları için “alakalı ve yeterli” gerekçe sunmaları gerektiğini savunuyor. Komisyon’a göre, tutuklama kararları istisnai olmalı ve AİHM’nin daha önce Ahmet Şık ve Nedim Şener başvurularında verdiği ihlal kararları bu konuda ölçü alınmalı; ancak OHÂL döneminde gazeteci tutuklamalarında görülen artış, Türk yetkililerin “AİHM içtihadına uymadıklarını” gösteriyor.
 
Komisyon, tutuklu gazetecilere yöneltilen suçlamaların tam olarak belirtilmemesinden de şikâyet ediyor. Suçlamaların sadece savcılığın bilgisinde olmasının savunma avukatlarının tutukluluğa itirazlarını ve itirazı görüşen mahkemenin de tutukluluğu incelemesini zorlaştıracağını söyleyen Venedik Komisyonu, böylece Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile güvence altına alınan tutukluluğa itiraz hakkının uygulanmasının tehlikeye düşeceğini savunuyor.
 
Tutuklama kararlarının Sulh Ceza hâkimlikleri tarafından verildiğini hatırlatan Venedik Komisyonu, bu hakimlikler hakkında aynı gün yayımladığı eleştirel rapora dikkat çekiyor. Komisyon bu raporunda Sulh Ceza hâkimliklerinin tutuklama kararlarını da içeren “güvenlik tedbiri” alma yetkisinin kaldırılmasını, güvenlik tedbirleri alma yetkisinin hem soruşturma hem de yargılama aşamalarında normal hakimlere verilmesi gerektiğini savunmuş ve Sulh Ceza kararlarına itirazların Asliye Ceza ya da temyiz mahkemelerine yapılması gerekitiğini ifade etmişti.
 
Türkiye’ye ifade özgürlüğü eleştirisi
 
Rapor çok sayıda gazete, dergi, haber ajansı ve diğer medya kuruluşunun kanun hükmünde kararnamelerle kapatılmasını da yorumluyor ve bu kapatmaların darbe girişiminden sonra ortaya çıkan durumun zorlukları dikkate alındığında bile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin ifade özgürlüğünü düzenleyen 10. maddesine aykırı olduğunu savunuyor.
 
Türk yetkililerin bu tedbirlerin ifade özgürlüğüyle ilgisinin olmadığını ve terörle mücadele kapsamında alındıklarını söylemeleri karşısında ise rapor, “bu tür bir söylemin ifade özgürlüğü kavramının son derece yanlış anlaşıldığının göstergesi” olduğunu “büyük bir üzüntüyle” belirtiyor.
 
Rapor ayrıca 685 sayılı Kanun Hükmünde Kararname gereğince OHÂL kararnameleriyle kapatılan kurum ya da görevden alınan şahıslardan gelecek şikâyetleri incelemek amacıyla bir komisyon kurulmasını memnuniyetle karşılıyor ancak bu komisyonun etkili çalışabilmesi için söz konusu medya kuruluşlarının kapatılma gerekçelerinin kuruluşun yöneticilerine ve inceleme komisyonuna sağlanması gerektiğini vurguluyor.
 
Venedik Komisyonu’nun bu konudaki diğer talepleri ise inceleme komisyonunun kapatılan medya kuruluşları adına yapılacak başvuruları öncelikli olarak ele alması, ve komisyonun gerekirse kapatılan kuruluşların yeniden açılması ve el konulan varlıklarının iadesine karar verme yetkisine sahip olması.
 
Raporun İngilizce yayımlanan tam metnine aşağıdaki linkten ulaşılabilir:
 
http://www.venice.coe.int/webforms/documents/default.aspx?pdffile=CDL-AD(2017)007-e
 

Paylaş

Twitterda Paylaş Facebookda Paylaş Google Plusda Paylaş
?
?
?
?
?
?

P24’E YAZIN

Proje ve çalışmalarımızla
ilgili düşünce, öneri
ve görüşlerinizi
bize buradan iletebilirsiniz.

FİKRİNİ PAYLAŞ
P24’E YAZIN
Proje ve çalışmalarımızla ilgili düşünce, öneri ve görüşlerinizi bize buradan iletebilirsiniz.

Fikrini paylaş >>
© TUM HAKLARI SAKLIDIR.

P24’E BAĞLAN

Güncel bilgilerilerden /duyurulardan haberdar olmak için mail listemize kayıt olun.

Powered by PXLDeN Design