Anasayfa / FİGEN A. ÇALIKUŞU / Son seçimde, ön seçimden 5. sırada çıkmıştım…

02 Mayıs

Son seçimde, ön seçimden 5. sırada çıkmıştım…

Siyasi iktidar “tek adam rejimi”ne yelken açma çabası içinde olsa da bunu engelleyecek olanın kadınlar olduğuna inanıyorum


 
Kemal Kılıçdaroğlu, 15 Nisan Pazar günü CHP Kadın Kolları Genel Başkanlığı tarafından Antalya’mızın Kemer ilçesinde düzenlenen İl Kadın Kolları Eşgüdüm Toplantısında “demokrasiye gerçekten ve yürekten sahip çıkanların kadınlar olduğunu” söyledi.

Birilerinin ülkeyi “babasının çiftliği” gibi gördüğünü; cumhuriyetin, demokrasinin yok edilmek, bir tek adam rejiminin kurulmak istendiğini hatırlattı, buna karşı en güçlü mücadelenin sergileneceğini belirtti. Ve tekrar kadınların rolünü vurguladı:

“Mücadele irademizi güçlendireceğiz, bu mücadelenin baş aktörü kadınlar olacaktır!”

Kemal Kılıçdaroğlu’nun “siyaset ve kadın” vurgusu ertesinde, paldır küldür alınan baskın seçim kararı, yaşamımı adadığım hukuk sahası kadar, toplumsal zorlukların çözüm laboratuvarı olarak gördüğüm siyaset çabamı da yeniden aklıma düşürdü.

Siyaseti toplumun tümünü anlamak ve tümünün özgürlüğü ve refahı için çareler üretmek olarak algılıyorum. Ama bir yandan da
“demokrasiye gerçekten ve yürekten sahip çıkanların kadınlar olduğuna” tamamıyla katılıyorum.

Neden?

Çünkü kadın anne olarak, kadın eş olarak yaşamın yapı taşıdır. Hayatın tüm çilesini ve ezici ağırlığını en çok o hisseder. Kendi üzerinden hisseder, eşinin üzerinden hisseder, çocuklarının üzerinden hisseder. Her yerde, her daim nabız tutar, toplumsal tansiyonu doğrudan algılar.

Bütün yaşanan zorlukların tek bir reçetesi vardır; refahı artırmak. Refah ise ancak özgürlüklerin tam olduğu, insanların var olma çabalarının engelsiz bir şekilde yol alacağı ortamda karşılık bulur. Bu ise demokrasinin ta kendisidir. Çünkü demokrasi geçim çabasının mücadele alanıdır.

Nitekim bugün toplumda 16 milyon yoksul hane var.

Bu 16 milyon yoksul kadın demektir.

Bu 16 milyon yoksul anne demektir.

Bu 16 milyon yoksul eş demektir.

Mutfakta, yemek masasında, mütevazı salonunda, çarşıda, pazarda, alışveriş merkezlerinde 16 milyon kadının kötü yönetim ve beceriksizlik nedeniyle yaşamının hırpalanması demektir.

Refahı ve onun olmazsa olmaz ön koşulu olan özgür bir ortamı bu nedenle en çok kadın ister; bir an önce ailesinin çaresizlikleri aşacağı, daha rahat aş ve iş bulacağı ortamı kadın kovalar.

Benim de siyaset çabam hep bu açıdan yol aldı. Çok eskilerden beri toplumun daha özgür, daha zengin olmasını hedefledim, bunun reçetesine yoğunlaştım. Kadınlarla yol aldım. Hep birlikte yol almaya da devam ediyoruz.

Toplumun sadece bir bireyi olarak, sürekli ve düzenli olarak kadınların siyasetteki önemini hep gördüm, hep yaşadım.

Bunu sadece geçmiş çabalarıma dayanarak değil, erkek egemen siyaset dünyasında son genel seçimlerde ön seçimlerden beşinci sırada çıkan biri olarak aktarıyorum. Bunun hiç de kolay olmadığını kabul edersiniz. Nitekim sağlığına kavuşmuş bir şekilde hızlıca aramıza dönmesini beklediğim Sayın Deniz Baykal ikinci olmuştu.

Bana verilen tüm desteklere öncelikle de kadınlara bir kez daha teşekkür ediyorum.

24 Haziran’ı da yine beraber başaracağız.

Son genel seçimlerde altıncı sıraya kayınca, biz kadınlar, Akdeniz’in kraliçesi olan Antalya’dan CHP olarak maalesef parlamentoya bir kadın milletvekili bile gönderemedik.

Keşke yine ön seçim olabilseydi ama koşullar ne yazık ki ön seçime imkân tanımadı.

Yaşamda ve siyasette rekabeti ve yarışmayı her zaman tercih ediyorum; ayrıca kurallarına uygun yapıldığında demokratik rekabet tüm metabolizmaya olağanüstü bir canlılık veriyor.

Umarım bu ilki de bu kez demokrasi şöleninin bir siyasal kazancı olarak başarırız.

Siyasi iktidar “tek adam rejimi”ne yelken açma çabası içinde olsa da bunu engelleyecek olanın kadınlar olduğuna inanıyorum.

Antalya’nın bu istikamette çok önemli bir rol oynayacağı bugünden belli oldu. Antalya Akdeniz’in de kaderini çok olumlu yönde değiştirecek.

Çünkü Antalya geçen yıl 16 Nisan’da diktatörlük değil, demokrasi istediğini %65’lik ezici bir çoğunlukla haykırdı. Aynı zamanda Antalya, milletvekili sayısı artan illerden biri. Geçen seçimlerde hakkı gadre uğrayan kadınlarımızın temsilcilerinin mağduriyetlerinin, 24 Haziran’da fazlasıyla giderileceğinden bu nedenle eminim.

Ama asıl mesele, temel hedefimiz demokrasiyi bir daha kimsenin yok edemeyeceği ve yok etmeyi aklından geçiremeyeceği bir biçimde bileğimizin hakkıyla inşa etmek, bunun için sandıklara sahip çıkmak, sandıklardaki irademizi çaldırmamak. Eli kolu ayağı bacağı kırılan demokrasiye can vermek.

Peki, sandıklardan nasıl demokrasi çıkacak?

Bu soruya gelince, aslında her şey, hayatın tüm alanları, Türkiye’nin yönetilmediğini, başta ekonomi olmak üzere her şeyin freni kopmuş bir şekilde yokuş aşağıya gittiğini gösteriyor.

Yeter ki biz kapsayıcı olalım ve tüm toplumu kucaklayalım.

Formülü Kılıçdaroğlu Antalya’mızdaki toplantıda verdi; tamamen katıldığım bu formülü tekrarlamak isterim:

“Biz 2019’da en az %60’lık bir demokrasi gerçeğini ortaya çıkarmak durumundayız. Öyle %50 artı 1 filan değil. Yok öyle bir şey. En az %60. Neden? Bu ülkenin insanları hangi kimlikten olursa olsun demokrasiyi savunuyor.

AK Partili kardeşlerimizin içlerinde demokrasiyi savunan kadınlar ve erkekler var.
Ülkücü kardeşlerim demokrasiyi savunuyorlar, muhafazakâr demokratlar demokrasiyi savunuyorlar, demokratlar demokrasiyi savunuyorlar.

Liberal demokratlar demokrasiyi savunuyor.

Milli Kurtuluş Savaşını nasıl verdik?

Hiçbir ayrım yapmadan birlikte verdik.

Cumhuriyeti 2019’da demokrasi ile taçlandıracaksak o mücadeleyi birlikte vereceğiz.”

Aslında tek soru var:

“Demokrasiden yana mısın, değil misin?” Bunu ‘iyi ki CHP var’ başlıklı yazımda (http://platform24.org/yazarlar/2805/iyi-ki-chp-var) uzun uzun anlattığım için yeniden tekrarlamaya gerek yok; zaten Kemal Kılıçdaroğlu gayet güzel özetliyor:

“Demokrasi ortak paydamız, gerisi teferruat.”

Haydiiii Türkiye…

Haydiii Antalya…

Yaşamımızın geri kalan kısmı şu önümüzdeki 55 gün içindeki çabamıza bağlı.

Heba etmeyelim.

24 Haziran bize nefes olsun…

25 Haziran Türkiye’nin yeniden doğum günü olsun.
 
 

Paylaş

Twitterda Paylaş Facebookda Paylaş Google Plusda Paylaş
?
?

P24’E BAĞLAN

Güncel bilgilerilerden /duyurulardan haberdar olmak için mail listemize kayıt olun.

Powered by PXLDeN Design