Anasayfa / FİGEN A. ÇALIKUŞU / Tarihin akışını Kılıçdaroğlu değiştirmiş olacak…

16 Mayıs

Tarihin akışını Kılıçdaroğlu değiştirmiş olacak…

CHP’li üyenin YSK’daki oyunu Kemal Kılıçdaroğlu’na haber vermesi sonucu bir anda Türkiye'nin yakın siyasi geleceği değişti


 
Gelecek hafta 21 Mayıs Pazartesi günü milletvekili listeleri açıklanmış ve hepimiz daha da yoğun bir şekilde sahada koşturuyor olacağız.
 
Baştan beri söylüyorum, daha da ötesi iddia ediyorum; 24 Haziran’da sandıklardan “kadınlar ve demokrasi” çıkacak. Tabii ki Antalya’da da.
 
Ayrıca hep birlikte dikiş tutmayan ve yokuş aşağı gittikçe krizi artan “ekonomi bozulması” eşliğinde. Dipten gelip de etrafı sarmalayan toplumsal dalga da bunu ispatlıyor.
 
Şimdilerde hızla geçilen ama 24 Haziran sonrasında beklediğimiz seçim zaferi ertesinde çok daha sağlıklı ve derinlemesine konuşacağımız ve yakın siyasi tarihin akışını değiştiren hamle olarak hakkını teslim edeceğimiz bir siyasi adımı anımsatmak isterim.
 
Meğer 24 Haziran’ı elde etmek için AKP’nin çok basit bir planı varmış; İYİ Parti’yi seçime sokmamak. Şimdi anlıyoruz, AKP bundan öylesine emin olmuş ki aynı zamanda bu tek planmış.
 
İYİ Parti’nin seçime girmesi önlenince AKP’ye göre Cumhur İttifakının küçük ortağı kendi mecrasında alternatifsiz kalacaktı.
 
Ayrıca İYİ Parti seçime giremeyince AKP’ye göre Saadet Partisi’nin yarattığını gördüğümüz enerji de büyük ölçüde sekteye uğrayacaktı.
 
İYİ Parti’nin seçime girmesinin önlenmesi görevinin Yüksek Seçim Kurulu’na verildiği anlaşılıyor. Oyun öyle.
 
Şimdi burada dikkatinizi rica ediyorum. Evet dikkatinizi…
 
AKP’nin bu çok emin olduğu hatta “B planı” bile hazırlamaya gerek görmediği, oyunu bozulunca da darmadağın hâle geldiği oyun planı nasıl bozuldu?
 
Bir günlük bir tesadüfle…
 
Yüksek Seçim Kurulu’nun bir üyesinin şehir dışında olması, öncelikle “Allah’ın lütfu” olarak kabul edilecek bir şans.
 
İYİ Parti’nin seçime girmesinin önleme oylaması, Yüksek Seçim Kurulu’nda beşe beş baş başa kaldı. Muhtemelen şehir dışında olan üye bu oylamaya katılsa, altıya beş ile İYİ Parti’nin seçime girmesi önlenmiş olacak, AKP için 24 Haziran baştan kazanılmış sayılacaktı.
 
Şimdi daha da hayatî, daha da önemli ve daha da tarihsel bir hamleye geliyorum. Dikkatinizi çekiyorum:
 
CHP’li üyenin, Yüksek Seçim Kurulu’ndaki 24 Haziran’ın kaderini değiştirecek olan oyunu Kemal Kılıçdaroğlu’na haber vermesi sonucu bir anda büyük bir ihtimal ile yakın siyasi tarihimizin geleceği değişti.
 
Kemal Kılıçdaroğlu Cumartesi gecesi acilen adeta siyasal bir cankurtaran gibi 15 CHP milletvekilinin İYİ Parti’ye geçmesini ve bu partinin seçime girmesini hızla, acilen garanti altına almasa muhtemelen 24 Haziran’da elveda demek zorunda kalacaktık.
 
Bir gün gecikse, bugün ortam çok farklı olacaktı. Bu arada bu çok çok önemli bir görevi yapan 15 milletvekilimiz de geri döndü, hoşgeldiler, sefalar getirdiler.
 
Kılıçdaroğlu’nun Cumartesi gecesi attığı adım, göreceksiniz 24 Haziran sonrası yakın siyasi tarihin akışını değiştiren adım olarak nitelenecek.
 
Ben şimdiden söylemiş olayım; AKP’nin oyunu bozuldu, çok emin oldukları sinsi plan neyseki Kemal Kılıçdaroğlu’nun muhteşem çevik hamlesi sayesinde çöktü.
 
Şimdi zafer bize çok daha yakın.
 
Bu hayatî gelişme yanında AKP’nin 16 yılda iyice tükendiğinin de altını kalın kalın çizelim. Zaten belli ki o nedenle demokratik olmayan sinsi planlardan medet umuyordu.
 
16 yıl az bir zaman değil ama tek adamlık anlayışının ve dayatmasının bu dönemi hızlandırarak sona taşıyor.
 
Tek adam anlayışı nedir; “biat” kültürünün tartışılmaz egemenliğidir.
 
Halbuki tek adama biat, çoğunluğu, ortak  aklı, yanlışın tasfiyesini, sağduyu ve demokratik çoğulculuğu yok ediyor.
 
Bir tek kişinin yanlışlarının kefaretini tüm topluma ödetmeye kalkıyor. Yaşadığımız bu değil mi?
 
Üstelik, bunu zorla bir de 80 milyona, hepimize dayatmaya kalkıyorlar. 24 Haziran’da bizlere sundukları menü bu. Sağolun beyler, artık tamamdır.
 
Halbuki bizler itiraz kültüründen geliyoruz. Çünkü demokrasi itiraz kültürüne dayanır.
 
İtiraz kültürü çoğulculuğu içerir.
 
İtiraz kültürü ortak aklın güvencesi ve zenginliğinin sağlıklı kararlarını içerir.
 
İtiraz kültürü yanlışların tasfiyesini içerir.
 
İtiraz kültürü tek adam zorbalığının reddini içerir.
 
İtiraz kültürü sağduyuyu içerir.
 
İtiraz kültürü demokratik karar alma sürecini, bu sürecin dinçliğini, tazeliğini içerir.
 
24 Haziran seçimleri kendini inkâr etmeye dayanan bireyselliği yok eden, aklın egemenliğini öldüren biat kültürüne karşı demokrasinin varlığını ve hayatiyetini sağlayan itiraz kültürünün zaferini sağlayacak.
 
BİAT kültürü artık “tamamdır”, bıktık, usandık vallahi…
 
Şimdi itiraz kültürü heybeti, azameti, cazibesi, aklı, kıvancı ve sağlıklı düşünce ve yönetme becerisiyle büyüyerek 24 Haziran’a yürüyor.
 
Az kaldı…
 
Gelecek hafta listeler açıklanacak, daha da yoğun koşuşturacağımız bir son sürece gireceğiz.
 
Sandıklardan kadınlar ve demokrasi çıkacak.
 
Akdeniz’in Kraliçesi Antalya’da bundan hak ettiğini fazlasıyla alacak. Kadınlara karşı hoyratlığın özürü giderilmiş olacak.
 
Az kaldı, kazanacağız…
 

Paylaş

Twitterda Paylaş Facebookda Paylaş Google Plusda Paylaş
?
?

P24’E BAĞLAN

Güncel bilgilerilerden /duyurulardan haberdar olmak için mail listemize kayıt olun.

Powered by PXLDeN Design